Karganın Elyazması
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺165,00Şu andaki fiyat: ₺165,00.
1 adet stokta
Karganın Elyazması
Jacobo bir karga; meraklı, zeki, gözlemci bir karga üstelik. Kendi türünün yararına insan yaşamına dair çeşitli notlar düşmüş defterine. Akıl yürütme şekline bakılırsa feraset sahibi bir kargaymış. Ama eserini tamamlamaya vakit bulamadan ortadan kaybolmuş. Elinizde tuttuğunuz kitapta bu elyazmasının dilimize çevirisini bulacaksınız. Anlatılanlar Fransa toprakları içinde yer alan bir toplama kampında geçiyor. Zamanında Max Aub diye bir yazarın da yatmış olduğu bir kamp.
İlgili ürünler
Açılın Ben Öğretmenim
Ögˆrencilerin ayaklarının geri geri gittigˆi okullarda iyi dersler is¸lemenin yolunun strateji, teknik, yöntem, ipuçları bilmekten geçtigˆini yıllar içinde deneyimleyerek ögˆrendim. Ögˆrenmek kadar ögˆrendiklerini paylas¸manın da degˆerli oldugˆuna inanıyorum. Bu kitap, ögˆretmenlik, yöneticilik günlerimden ve egˆitimcinin egˆitimini yaptıgˆım yıllar içinde cebimde biriktirdiklerimden olus¸uyor. Kitabı okurken kendinizi içinde bulacagˆınız bas¸lıkların hiçbiri reçete ya da can simidi degˆil, bunu s¸imdiden söyleyebilirim. Okuyacaklarınız sadece bir egˆitimcinin deneyim kırıntıları.
Dalgalar – Ren Kitap
Birçok okuru tarafından Virginia Woolf’un başyapıtı olarak kabul edilen Dalgalar, modernist edebiyatın en yoğun ve şiirsel romanlarından biri. Bir grup arkadaşın hayatlarını çocukluk dönemlerinden orta yaşlarına dek anlatan Dalgalar’da karakterlerin kendileri ve birbirlerine dair düşünceleri ritmik bir tekrara dayalı söz öbekleri, yoğun imgeler ve şiiri çağrıştıran dolaylı bir anlatımla aktarılır. Dalgaların vurduğu bir sahilde gündoğumu ve batımının döngüsel seyrine göre düzenlenmiş bölümler içeren Dalgalar’ın sarkaç hareketiyle ilerleyen lirik anlatımı, okuru adeta zamanın ve mekânın öğütüldüğü bir girdabın içine çeker. Yazıldığı günden beri eleştirmenleri ve okurları büyülemeye devam eden Dalgalar, dünya edebiyatının şaheserlerinden biri. “Dalgalar, düzyazıyla yazılmış görkemli bir şiirdir.” STEPHEN BENDER “Virginia Woolf’un ne olduğunu, ne düşündüğünü, ne duyduğunu okurlara tam olarak aktaran yapıtı Dalgalar’dır.” JEAN GUIGNET
Gençler İçin Hatıralarla Necip Fazıl
Onu birçok kişi yazdı. Ama onların çoğu görmeden, dinlemeden, tanımadan, okumadan yazdı. Çoğu zaman bir yanıyla yazıldı. Hatta gizli, açık karşıtlık duyguları ya da kıskançlık hasedi ile yazıldı. Bu yüzden de anlaşılması zorlaştı.
Bu eser, yaşanmışlıklardan hareket etti. Teoriden, tahminden, yorumdan çok, hatıralara dayandı. Ondan geriye kalanlar unutulmasın, manevi cihadın basın dünyasındaki mühim bir unsuru ve edebiyat tarihinin şanlı Üstadı geleceğe taşınsın diye yazıldı…
Fırtınalı bir arayış macerasından sonra sımsıkı inanıp bağlandığı Allah (c.c.), taksiratını affetsin ve onu rahmetine gark etsin.
Kahire Modern
1922 yılında Mısır İngilizlere karşı tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eder. Kral Faruk yönetimi altında bağımsızlık fikrine alışmaya çalışan bir toplumda, yeni çelişkiler yaratacak fikirlerin, köktenciliğin ve Arap milliyetçiliğinin tohumları atılmaktadır. Bu ortamda yoksul bir aileden gelen ve kısa yoldan zengin olma hırsıyla yanıp tutuşan bir üniversite öğrencisi olan Mahcub, yükselme tutkusuyla her türlu¨ ödev duygusuna ve ahlaki ilkeye sırt çevirir. Açlığın pençesinde geçen yılların ardından, hiç düşünmek sizin karşısına çıkan ilk memuriyet fırsatına tutunur. Ancak hayata ve toplumu oluşturan değerlere karşı sinik bir tutum benimse yen bu genç adamın ödemesi gereken büyük bir bedel olacaktır. Necib Mahfuz, 30’lu yılların başında devrimlerle çalkalanan, yol ayrımındaki Mısır toplumunun ek siksiz bir panoramasını sunuyor. Kahire Modern, bir grup üniversite öğrencisinin kesişen hayatları üzerinden Kahire’nin zengin ve yoksul kesimlerini, sosyal ve düşünsel dokusunu, bürokrasi aygıtındaki yozlaşmayı, açlığı ve öfkeyi, sınıf atlama tutkusuyla körleşen karakterleri olağanüstü bir canlılıkla gözler önüne seriyor.
Kendime Düşünceler
Batı felsefesinin tek filozof-imparatoru Marcus Aurelius, günümüzde hem politikacı hem de düşünür kimliğiyle adından söz ettiren Roma hükümdarlarından biridir. Savaşlarla geçen yaşamı boyunca hayranlıkla felsefe metinleri okumuş, Germen kavimleriyle savaştığı sırada cephede yazdığı Kendime Düşünceler’le dünya felsefe tarihine önemi yadsınamaz bir eser kazandırmıştır. Bugün hâlâ Stoacı felsefenin en önemli metinlerinden biri olarak okunan Kendime Düşünceler, Stoacı düşüncenin modern dünyaca anlaşılmasını sağlamış başlıca metinlerden biridir. Aurelius bu ölümsüz metinde kendinden önceki Roma hükümdarlarının ve kendisinin yönetim şekillerini sorgular; kocaman bir kente benzettiği evreni, insanı merkezine alarak irdeler. Aurelius için yaşamdaki her bir ayrıntı bütünün iyiliğine hizmet eder; bu yüzden akıl yürütme kabiliyetini kullanarak doğayı, evreni ve kendisini araştırmaya mecburdur insan.
Meksika’ya Yolculuk
Gülten Dayıoğlu'nun bu seferki durağı, gizemli uygarlıklar ülkesi Meksika. Üzerinde çok konuşulan, bilimsel eserlerden oyunlara, filmlerden çizgi romanlara kadar pek çok şeye konu olan Maya ve Aztek uygarlıklarının geride bıraktığı güzellikler içinde geziniyor Dayıoğlu. Tarih içinde duygulanıyor, kederleniyor, coşuyor. Ve tüm bunları yine sizinle paylaşmayı arzuluyor.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.
Taymis Kıyıları
“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır."
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor.
Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.