Karadenizin Kıyıcığında
₺380,00 Orijinal fiyat: ₺380,00.₺323,00Şu andaki fiyat: ₺323,00.
Karadenizin Kıyıcığında, Rıfat Ilgaz’ın öğretmenlik yaptığı Akçakoca kasabasını ve uzun süre bir arada yaşadığı Batı Karadeniz insanını anlatır. Geçimini fındık yetiştirerek sürdüren Kasaba halkı, bir yandan hırçın doğayla, diğer yandan yoksullukla başa çıkmaya çalışmaktadır. Sevgiler, dostluklar bu sıkıntıların gölgesinde yaşanır.
Her türlü haksızlığa ve zorluğa rağmen insandan yana umutlarını kaybetmeyen, çalışkan bölge insanının dayanışması da bu topraklara özgüdür. Rıfat Ilgaz, Güllü ile Recep’in engellerle boğuşan aşkı etrafında Karadeniz insanının onurlu var olma öyküsünü akıllara kazır.
Karadenizin Kıyıcığında, Rıfat Ilgaz’ın Yıldız Karayel romanıyla birlikte batıdan doğuya
bir Karadeniz panoraması oluşturmaktadır.
| Yayınevi | Çınar Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Rıfat Ilgaz |
| Sayfa Sayısı | 384 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2018 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Çınar Yayınları – Karadenizin Kıyıcığında
/n
Karadenizin Kıyıcığında, Rıfat Ilgaz’ın öğretmenlik yaptığı Akçakoca kasabasını ve uzun süre bir arada yaşadığı Batı Karadeniz insanını anlatır. Geçimini fındık yetiştirerek sürdüren Kasaba halkı, bir yandan hırçın doğayla, diğer yandan yoksullukla başa çıkmaya çalışmaktadır. Sevgiler, dostluklar bu sıkıntıların gölgesinde yaşanır.
Her türlü haksızlığa ve zorluğa rağmen insandan yana umutlarını kaybetmeyen, çalışkan bölge insanının dayanışması da bu topraklara özgüdür. Rıfat Ilgaz, Güllü ile Recep’in engellerle boğuşan aşkı etrafında Karadeniz insanının onurlu var olma öyküsünü akıllara kazır.
Karadenizin Kıyıcığında, Rıfat Ilgaz’ın Yıldız Karayel romanıyla birlikte batıdan doğuya
bir Karadeniz panoraması oluşturmaktadır.
İlgili ürünler
Babamdan Sonra
Eserleri yıllara meydan okuyan yazar Ahmed Günbay Yıldız’dan hayata dair yepyeni bir roman; Babamdan Sonra...
Genç Muhsin, babasının ısrarı ile hiç aklında olmayan biriyle evlendirilir. Hayatı boyunca bunu bir haksızlık olarak gören Muhsin, askere gider ve bu yüzden bir daha eve dönmez. Ardında bıraktığı eşi ve çocuğuna karşı bir vicdan yükünün altında içten içe ezilirken, ikinci evliliğini gerçekleştirir. Eşler arasında din farklılığı olan bu evlilikte bir oğlu olur… Hayat artık Muhsin için kambur üstüne kamburdur… Muhsin ne gidebilmiş ne kalabilmiş ne de bir yere ait olabilmiştir… O, bir öfke uğruna hayatını sil baştan yaşamaya çalışmış, geçmişini reddetmiş ve tam da bu yüzden “kaybolmuş bir adamdır”…
Baba oğul ilişkisinin birey üzerindeki hayati etkisini, farklı kültürlerden gelen kişilerin yapacağı evliliklerde çıkabilecek çatışmaları, ebeveynin farklı inançları arasında kalan çocukların düşebileceği çıkmazları, ani kararların beklenmedik sonuçlarını, sadakat ve vefa duygularından yoksun bir hayatın insanı sürükleyebileceği çıkmazları ve bu çıkmazlardan çıkış yollarını Ahmed Günbay Yıldız’ın güçlü kurgusu ve akıcı anlatımıyla bu kitapta göreceksiniz…
Müşahedat
Müşâhedat, Ahmet Mithat Efendi’nin sadece natüralist bir roman yazmak için kaleme aldığı bir eser değil, bu natüralist romanın nasıl yazılacağına öncülük eden bir rehber niteliğindedir. Tanzimat Dönemi romanının ötesine geçerek Batı’da dahi henüz görülmediği söylenen tekniklerle yazılan bu roman, büyük oranda toplumsal beklentileri sorgular ve sosyal eleştiride bulunur.
Ahmet Mithat’ın olaylara ve insanlara karşı gözlemlerinden oluşan Müşahedât ’ta, yazar, romanın başkahramanı olarak kendine de yer verir. Mithat, çalıştığı gazeteye gitmek için Beykoz’dan Eminönü’ne giden bir vapura biner. Biri yaşlı ikisi genç üç kadın ile karşılaşır, aralarında geçen bütün konuşmalara tanıklık eder. Duyduğu ilgi uyandırıcı konuşmalar arasında yazacağı romanın konusunu düşünür ve kadınların konuşmalarına kulak kabartmaya devam eder. Vapur iskeleye yaklaşınca onları takip ederek ulaştığı gizemli kadının hikâyesi romanın temel izleğini oluşturur.
Yazar, romanında Batılılaşma, kadın-erkek ilişkileri, Müslüman ve gayrimüslimlerin yaşantıları konularına ilişkin tespitlerini dönemin sosyal ve siyasal atmosferiyle harmanlayarak ele alır. Mithat’ın flanörvari keskin gözlem yeteneği, İstanbul’un kalabalık sokaklarına ve gizli köşelerine hayat vererek, geçmiş dönemlere bir bakış sunar. Şehrin hareketli sokaklarının, entelektüel çevrelerinin, karakterlerinin özünü yakalayarak günlük yaşamın canlı bir resmini çizer.
Ömer Seyfettinden Seçme Hikayeler
Hikâyelerinde kendi hayatı hakkında ipuçları veren Ömer Seyfettin, karakterleriyle yer yer gülümsetir, çoğu zaman da ders verir. Dilden dile dolaşan hikâyeleri, bu yüzden hiç eskimemiştir. Hikâyelerin bu kadar sevilmesinin en önemli sebepleri, gerçekçiliği ve samimiyetidir. Çocukluk anılarından olduğu kadar ailesinden de ilham alan yazar, annesi Fatma Hanım’la ilgili hatıralarını kitaptaki “İlk Namaz” adlı hikâyede anlatır. Yine “And” ve “Falaka” adlı hikâyeler ise, çocukluk günlerindeki hatıralarından izler taşır. “And” hikâyesinde doğduğu ve büyüdüğü Gönen’i, iki çocuk arasındaki dostluğu uzun uzadıya anlatan Ömer Seyfettin, hayatın içinden bulup çıkardığı bu gibi konuları ustaca hikâyeleştirmiştir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.