İskelet Şövalye: Başka Bir Dünyada 3
₺240,00 Orijinal fiyat: ₺240,00.₺200,00Şu andaki fiyat: ₺200,00.
1 adet stokta
İskelet Şövalye: Başka Bir Dünyada 3
Arc ve arkadaşları bilgi toplamak için başkent Olav’a gelir. Başkentte daha önce Diento’da karşılaştıkları canavar kulaklı ninja kız Chiyome “Canavarinsan ırkı”ndan yoldaşlarını kurtarmak için harekete geçmiştir…
Arc’ın bu cesur kızın içten dileğini görmezden gelmesi mümkün değildir!
“Bu iğrenç yeri…
Tamamen yok edeceğim!”
Arc, Chiyome ve arkadaşı Goemon ile birlik olup başkente saldırır!
İskelet Şövalye Arc’ın farkında olmadan “iyileştirdiği” bu dünyadaki macerasının üçüncü perdesi karşınızda!
İlgili ürünler
Döşek – Japon Klasikleri Dizisi 13
"Suyun akışı, açmış çiçeklerin soluşları gibi doğanın derinlerinde barınan, karşı gelinmez güce rastlanıldığında insan evladı kadar fâni ve acınası bir varlık daha olmadığı anlaşılıyordu.”
Cümlelerinin derinliğinde gerçek bir yaşam hikâyesinin izlerini taşıyan bir itiraf romanı… Yazar Tokio, bir yayınevinin yarı zamanlı çalışanı olarak olağan yaşamını sürdürürken hayatını raydan çıkaran bir duygu seline kapılır. Hayranı ve aynı zamanda öğrencisi olan Yoshiko Yokoyama’ya duyduğu tutku, Tokio için günden güne içine sıkıştığı bir hapishaneye dönüşür. Saplantılı bir tutkunun değiştirdiği hayatlara değil de sadece duyulan arzuya odaklanan Döşek, itiraflardan inkâra uzanan ve kontrolden çıkmaya her an hazır bir yaşamın kesitini tüm çarpıcılığıyla okura aktarıyor.
Japon edebiyatındaki "itiraf roman” türünün öncüsü kabul edilen Katai Tayama, kendi yaşamından derin izler sakladığı bu eseriyle hayatındaki kabullerin itirafını yaparken aslında gerçekle yüzleşmenin de imkânsız olduğunu katmanlı bir okuma şöleniyle sunuyor.
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 3 Manga
Galaktik Demiryolu’nda Gece – Japon Klasikleri Dizisi 12
İki çocuk, trene geç kalmamak için beyaz kayanın üzerinde var güçleriyle koştular. Gerçekten de rüzgâr kadar hızlı koşabildiklerini fark ettiler. Nefesleri kesilmemiş, bacakları yanmamış ya da acımamıştı. Giovanni böyle koşarlarsa dünyayı bile turlayabileceklerini düşündü.”
Yaşından büyük sorumluluklarının altında ezilen fakat hayata küçük bir umut penceresinden bakmayı asla bırakmayan bir çocuğun kırgın yüreği… Giovanni, annesine bakarken bir yandan da babasının yokluğunu içine ektiği umut tohumlarıyla yeşertmeye çalışır. Onu bu mücadelesinde en çok yoran ise arkadaşlarının acımasız yargıları ve sözleri olur. Fakat tüm bu zorluğun arasında Giovanni için yıldızlarla dolu bir yolculuk başlar ve bu yolculukta kendisine eşlik eden kişi en çok özlem duyduğu arkadaşı olur.
Çocuklar için yazdığı eşsiz kurgularla bilinen Kenji Miyazawa bu eserinde, iki çocuğun arkadaşlık, mutluluk ve yaşam keşfiyle dolu yolculuklarını yıldızların ışığında metaforlarla ele alıyor. Değişen hayatıyla birlikte yalnızlaşan küçük bir çocuğun sorumlulukları ve hayalleri arasında sıkıştığı bu hikâye, yetişkin zihinler için çocukluğun o saf ve aynı zamanda acımasız dönemine dönüş bileti oluyor.
Kappa – Japon Klasikleri Dizisi 9
“Hayatımız için gerekli olan düşünceler, bundan üç bin yıl evvel tükenmiş olabilir. Bizler, yalnızca eski odunları yeniden tutuşturuyoruz.”
Kendi düzenleri içinde, olması gerektiği gibi yaşam süren kappaların evrenine ansızın sızan meraklı bir çift gözün deliliğe varan trajikomik hikâyesi… Meraklı kahramanımız, günün birinde bir kappayı takip ederken yaşadığı dünyadan oldukça farklı bir düzende yürütülen Kappalar Diyarı’nda bulur kendini. İçine düştüğü bu yeni topluma ve getirdiği kurallara uyum sağlamaya çalışır. Fakat her ne kadar dilini, kültürünü, örf ve âdetlerini öğrenmeye çalışsa da bir süre sonra bulunduğu toplumun ve bağladığı kuralların gerçeklik algısına ters olduğunu anlar. Kendi dünyasına gitmek için girdiği kurtuluş yolu ise onu sonsuz bir zihin çılgınlığına sürükler.
Hayatı boyunca genlerinde gizlenen delilikten korkan Japon kısa hikâyelerinin babası olarak nam salmış Akutagawa, otuz beş yaşında intihar etmeden kısa bir süre önce kaleme aldığı bu eserinde, mevcut dönemdeki insanların hayata bakış açılarını, eğlence anlayışlarını, ölüme duydukları korkuyu, aile yapısını, politikalarını, kapitalizmi ve daha nicesini hiciv eşliğinde bir dille eleştirerek aktarıyor.
Koya Dağı Keşişi – Japon Klasikleri Dizisi 14
"Enfes bir koku yayılıyordu havaya; kadının teninden gelen bir koku muydu yoksa dağ havası mı, emin olamıyorum. Belki de sırtıma vermemek için uğraştığı nefesiydi.”
Yollara düşen gezgin bir keşişin heybesine topladığı efsanevi anlatım… Zorlu dağ yollarını aşarak ilerleyen keşiş, hiç hesapta yokken bir yol ayrımına gelir. Yaşadığı ikilem sonucu içindeki sesi dinleyerek adım attığı yol ise gerçeküstü bir dünyanın kapılarını aralar. Üstelik bu zorlu orman yolu, ıssız dağların gölgesi ve karşılaştığı sürprizler keşişin kendi iç dünyasını, duygularını ve inancını da farklı bir yönle keşfetmesine yol açar.
Romantik duygular ve doğaüstü güçleri harmanlayarak okuyucunun ilgisini henüz ilk sayfalarda yakalamakta ustalık kazanmış Kyōka İzumi, kelimeleriyle bizleri uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın ince ince ördüğü bu hikâyeyle zihinlerimize yansıttığı dünya, bizleri de keşişle aynı duygulara sürüklüyor, içsel evrenimize sorgulayıcı bir bakış açısıyla bakmamıza yol açıyor.
Öğrenci Kız – Japon Klasikleri Dizisi 4
"Tokyo’nun neresinde yaşadığımı biliyor musunuz?
Bir daha benimle hiç karşılaşmayacaksınız.”
Öğrenci Kız, adını hiç öğrenemediğimiz genç bir kadının berrak zihnine ve tecrübesiz hayatına sızdığımız kısa ama derin bir yolculuk…
Döneminin Japonya’sında belki de yaşından büyük acılarla baş etmeye ve mutlu rolünü diğer insanlar gibi sürdürmeye çalışan karakterimiz hiçbir sıfatın arkasına saklanmadan, tüm çıplaklığıyla düşüncelerini ortaya koyar. Alışageldiğimiz gibi bir karakterle tanışamıyor olsak da en mahrem, en gizli düşünceler bir lütuf gibi bizlere sunulurken dönemin toplumsal gerçekleri satır aralarında karşımıza çıkar.
Romanlarında toplum yapısına geniş bir perspektiften bakan ve karakterin derinliğini tüm gerçekliğiyle okura hissettiren Osamu Dazai, bu eserinde bizleri, genç bir kadının saf ve gerçek yaşamının penceresinden hayata farklı bir bakış açısıyla bakmaya davet ediyor.
Otogizoshi – Japon Klasikleri Dizisi 3
"Âşık oldum diye suç mu işledim?
Antik çağlardan bu yana, dünya üzerinde yazılmış bütün trajedilerin bu soruyu konu edindiğini söylemek abartı olmaz. Her kadının içinde biraz bu acımasız tavşandan bulunduğu gibi, her erkeğin içinde boğulmamak için mücadele eden bir Japon rakunu mevcuttur. Otuz küsur yıllık başarısız bir kariyere sahip olan bir yazar olarak bunun doğruluğunu teyit edebilirim. Belki siz de aynı düşüncedesinizdir.”
Osamu Dazai’nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar… Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. Tümör Bahtsızlığı, Bay Urashima ve Ejderha Sarayı, Tiktak Dağı ve Dilsiz Serçe masallarının her biri orijinal anlatımları eleştirilerek mercek altına alınır ve okura "Daha farklı nasıl yazılabilirdi?” sorusu sorulur.
Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.
Yaban Kazı – Japon Klasikleri Dizisi 11
"Her gün nerede, kimin önünde olursa olsun secdeye kapanır gibi eğilir, bu şekilde yaşar giderdi. İnsanların, kendilerinden üstün gördüklerine saygı duyduklarına, aşağıda gördüklerine ise zorbalık yaptıklarına, içip içip karılarına ve çocuklarına vurduklarına şahit olmuştu.”
Birbirini vakitsiz tanıyan iki yüreğin hikâyesi… Girdiği ilk evlilik girişimi hayal kırıklığı ile sonuçlanan O-Tama, babasıyla birlikte bu buhranı atlatmaya çalışırken hayatına yeni bir kapı açılır. Çevreden gelen "tavsiye” niteliğindeki baskılar sonucu babasının iyiliği ve huzuru için zengin bir tüccar olan Suezō’nun metresi olmayı kabul eder. Fakat beklediği rahat hayat, günden güne babasıyla arasına mesafe koyan ve aslında bilmediği gerçeklerle yüzleştiği bir çıkmaza sürüklenir. Tam da bu çıkmazın içinde tanıştığı tıp fakültesi öğrencisi Okada ise O-Tama’nın zamanı geri alma isteğini tetikler.
Modern Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden Ōgai Mori’nin 20. yüzyılın başlarında kaleme aldığı Yaban Kazı, kadın-erkek ilişkileri ve toplum baskısı çerçevesinde dönemin Japonya’sına geniş bir perspektif çiziyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.