Huzursuzluğun Kitabı
₺350,00 Orijinal fiyat: ₺350,00.₺289,00Şu andaki fiyat: ₺289,00.
18 adet stokta
Huzursuzluğun Kitabı
“Bu kitabı okumanın sizde şehvetli bir kâbustan uyanmış izlenimi bırakmasını istiyorum.”
Bir kitap ki yazılması 20 yıldan fazla sürsün. Bir kitap ki asıl yazarının değil kendi uydurduğu bir başka yazarın adıyla kaleme alınsın. Bir kitap ki yazılırken birkaç fragmanı dönemin dergilerinde yayımlanmış olsa da diğer yüzlerce fragman bir sır gibi gizli kalsın. Bir kitap ki yazarın ölümünden sonra açılan sandıktan çıksın. Bir kitap ki tamamlanmamış olsun ve her şeye rağmen “başyapıt” olarak anılsın. Fernando Pessoa’nın 1935’teki ölümünden sonra sandığından çıkan binlerce sayfalık şiir, yazı, belge arasında bulunan, Bernardo Soares imzalı Huzursuzluğun Kitabı’nın kader çizgisi böyle çizilmiş.
Tarih, felsefe, mitoloji, psikoloji, sanat ve edebiyata fazlasıyla hâkim “kurmaca” bir yazarın, tüm gerçekliği yok sayarak hayaller üzerine inşa ettiği bir dünyanın fragmanlara bölünmüş gündökümü Huzursuzluğun Kitabı. Bir mefruşatçıda muhasebecilik yapan Bernardo Soares’in pencereden izlediği yağmur manzaraları, fırtınaların uğultusu ve şehrin kalabalığına bakarak kendinde gördüğü yalnızlığın metni.
Yarım kalmış başyapıt Huzursuzluğun Kitabı’nı, en güncel edisyondan ve Portekizce aslından çeviriyle sunuyoruz.
“Ben var olmayan bir şehrin varoşlarıyım, hiç yazılmamış bir kitabın uzun soluklu yorumuyum. Ben hiç kimseyim, hiç kimse. Nasıl hissedeceğimi, nasıl düşüneceğimi, nasıl isteyeceğimi bilmiyorum. Yazılmamış bir romandan bir karakterim, beni nasıl tamamlayacağını bilmeyen birinin hayallerinde yaşıyorum, hiç var olmadan dağılmışım, havada süzülüyorum.”
İlgili ürünler
Deccal Hristiyanlığa Lanet
Nietzsche, ölümünden sonra yayımlanan başyapıtında, çoğunluk karşısında azınlık bile olamayacak bir azlığı ifade ederken, o zamana kadar sağır kalınmış doğrulara kulak verecek yeni bir vicdanın doğuşunu muştuluyor, tıpkı bir peygamber gibi. O günden bugüne çok şeyler değişti. Hıristiyanlığa lanet okuyanlar, hele ki bu coğrafyada, hiç az değil. Keza yeni bir vicdanın doğuşunu bekleyenler de. Ama söz savını koruyor hâlâ:
“Bu kitap en azlarındır.”
Dorian Gray’in Portresi
Ressam Basil Hallward’ın sıra dışı güzelliğiyle Dorian Gray adlı bir genç adamın portresini çizmesiyle başlar her şey. Dorian portrede gördüğü genç ve güzel halinin büyüsüne öyle kapılmıştır ki yaşamının devamını tuvaldeki suretini koruyabilmenin hırsı içinde geçirir. Kendisinin bile haberdar olmadığı tutku ve arzularını ona açan Lord Henry Wotton’sa Dorian’ın güzellik, şehvet ve zevk peşinde günden güne yozlaşmasına önayak olur. Dorian Gray’in Portresi, cinselliğe dair kalıpları yıkarken estetik, güzellik ve sanat kavramlarına da felsefi bir yaklaşımda bulunur.
Oscar Wilde’ın sansasyonel romanı Dorian Gray’in Portresi, metinde olan bitenler kadar yayımlanma öyküsüyle de merak uyandırır. Romanın yayımlanmasından beş yıl sonra, Wilde bir gecede İngiliz edebiyatının en renkli figüründen bir cinsel suçluya dönüşmüştür. Romandan alıntılar eşcinsel olduğu gerekçesiyle yargılandığı duruşmalarda yazarın önüne kanıt olarak sürülür. O günlerde ne yaşanmış olursa olsun, roman dönemin cinsellik ve erkeklik algısında bir kırılma yaratması ve yazarın yaşamından kolayca görülebilen izler taşımasıyla çağdaşlarından ayrışır. Okur ve eleştirmenler, karakterlerin yazarın gerçek yaşamındaki hangi kişilerden esinlendiğine kafa yoradursunlar, kendisi ise şöyle der: “Benden çok şey barındırıyor. Basil Hallward benim olduğumu düşündüğüm şey, Lord Henry Wotton insanların benim hakkımdaki düşünceleri; Dorian’sa olmak istediğim şey – belki de başka bir çağda.”
#dünyaklasikleri #ingilizklasikleri #güzellik #sanat #yozlaşma #iyilikvekötülük
Dorian Grayin Portresi – Kırmızı Kedi Yayınevi
İnsan Neyle Yaşar? – Kısaltılmış Metin
Yoksul bir ayakkabıcı olan Semyon, zor geçen bir günün ardından tuhaf bir adama rastlar. Soğuk bir kış günü olmasına rağmen adamın kıyafeti ya da ayakkabıları yoktur. Semyon, bunun onu ilgilendirmediğini düşünür; arkasını dönüp gider. Birkaç adım sonra, eğer yardım etmezse adamın öleceğini fark eder. Geri döner ve kim olduğunu ya da nereden geldiğini açıklamayı reddeden adamı evine davet eder. Bunu yaparken, kendisinin ve ailesinin kaderini değiştirecek bir seçim yaptığının farkında değildir.
Büyük ustadan, mutlaka okunması gereken bir eser.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.