Hüsrev Gerede
₺240,00 Orijinal fiyat: ₺240,00.₺204,00Şu andaki fiyat: ₺204,00.
1 adet stokta
Hüsrev Gerede
Mustafa Kemal Paşa’nın “ilk inkılap ve müşkilat arkadaşım” olarak andığı Hüsrev Gerede, önemli görevlerde bulunmuş tarihi bir şahsiyettir. Milli Mücadele ve Cumhuriyet döneminin öne çıkan isimlerinden biri olan Hüsrev Gerede, Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya hareket ettiği günlerden Cumhuriyet’in ilanına dek yanında bulunmuştur. 1923 yılı sonrası diğer devletlerle ilişkilerini geliştirmek isteyen Türkiye Cumhuriyeti, çeşitli ülkelerde elçilikler ihdas etmiştir. Hüsrev Gerede de elçiliklerde görevlendirilen isimlerden biri olmuştur. Uzun yıllar boyunca sürdürdüğü büyükelçilik görevi boyunca birçok hadiseye şahitlik etmiştir. Tahran, Tokyo, Berlin ve Rio de Janerio gibi dünyanın dört bir yanında yer alan şehirlerde yürüttüğü görevlerini, İkinci Dünya Savaşı yıllarına dek sürdürmüştür.
Dolayısıyla bu kitap, 20. yüzyılda gerçekleşen iki büyük dünya savaşı arasındaki dönemde yaşanan gelişmeleri ve gelişmeler karşısında verilen reflesklere farklı bir perspektiften bakmaya imkân sağlamaktadır. Bir biyografi çalışması olması sebebiyle bu kitap, içinde barındırdığı anekdotlarla, dönemin anlaşılması açısından oldukça önem taşımaktadır.
İlgili ürünler
Dedem Mehmet Akif
İnanç Ve İktidar: Orta Doğu’da Din Ve Siyaset
İslam
İslam ve Türkiye tarihi konusunda en önemli tarihçilerden biri olan merhum Bernard Lewis, Hz. Muhammed’in peygamber olmasıyla başlayan ve Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesine kadar uzanan yaklaşık sekiz yüzyıl boyunca İslam tarihinde bir yolculuğa çıkıyor. Arabistan Yarımadası’ndan başlayıp Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’ya, Asya’nın büyük bir bölümüne, Kuzey ve Güney Avrupa’ya yayılan İslam’ın bu tarihsel yolculuğunda, farklı devlet ve halkların ortak inanç temelinde yarattıkları bir uygarlığın tarihini herhangi bir yorum yapmadan orijinal belgelerle okumak, Lewis’in okuyucusu için de heyecan verici bir deneyim oluyor. Üstelik, Bernard Lewis okuyucusunu heyecan verici bir yolculuğa çıkarmakla kalmayıp, kendi tarihsel çalışmaları için derlediği belgeleri paylaşarak İslam tarihi konusunda araştırma yapan tarihçilere de bir yol haritası çıkarıyor.
Elbette tarih yazımı belgelerden ibaret değil. Bernard Lewis, tarihçilere sadece bir yol haritası veriyor. Tarihçiye düşen görev, bu yol haritasında, belgeler arasında kuracağı bağlantılarla, belgeleri yorumlayışıyla ve farklı belgelerle zenginleştirmesiyle kendi özgün tarihini yazmak oluyor. Lewis, tarihin sadece belgelerden ibaret olduğunu savunmuyor, aksine “bu çalışmalardaki değerlendirmeler, hatta kabul görmüş olgular olma iddiasındaki basit açıklamalar bile titizlikle ele alınmalıdır” uyarısında bulunuyor. Tarih çalışmalarının sadece belgelerden ibaret olduğunu ileri sürmek ne kadar eksik bir anlayışsa belge olmadan tarihsel çalışma yapmanın mümkün olduğunu ileri sürmek de o kadar hatalı bir anlayıştır.
İslam, İslam uygarlığı ve tarihi konusunda araştırma yapan tüm tarihçilerin ve bu büyük uygarlığın tarihine ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt.
Mustafa Kemal’in Çanakkale Efsanesi
Mustafa Kemal’in Uçakları
Osmanlı Kanunları Ve Devlet Teşkilatı
Osmanlı’nın Derdi Ne?
Sınırları Çizen Kadın İngilzi Casus Gertrude Bell
Gertrude Bell’in Ortadoğu’nun şekillenmesinde oynadığı rol neydi? Yazar, arkeolog, seyyah ve casus olarak bilinen Gertrude Bell aslında kimdi? Nasıl bir süreçten geçerek Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması için çalışan bir ajan durumuna gelmişti?
Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, ilk defa başvurulan arşivler ve keşfedilen belgeler ışığında daha önce birçok yönü irdelenmemiş Gertrude Bell’in bambaşka bir portresini ortaya çıkarıyor. “Dünyaya medeniyet yaydığına inandığı” ülkesine layık olmak için var gücüyle çalışmış Gertrude Bell’in yalnız başına Arap çöllerine girecek cesareti bulabildiği sıradışı yaşamı tüm hikâyesiyle gözler önüne seriliyor. Bu kitap, Gertrude Bell’i biyografik olarak sunmakla kalmıyor, onun Orta Doğu’nun şekillenmesinde rol oynamış kişilerden biri olduğunu teferruatıyla anlatıyor. Bir taraftan öğrenciliği, tarihçiliği, arkeoloji çalışmaları ve gezilerinden bahsederken diğer taraftan da yeniden şekillenen Orta Doğu’daki gelişmelerin seyrini, nüfuz mücadelelerini irdeliyor.
Bu açıdan kitapta Gertrude Bell’in özel yaşamına paralel olarak 19. yüzyılı şekillendiren önemli olaylar da yer buluyor.
İngiltere’nin Kutülamare yenilgisi ve bölge politikasına etkisi, İngiliz-Fransız ortaklığı ve Sykes-Picot Anlaşması, Balfour Deklarasyonu, Paris Barış Konferansı, Percy Cox ve Mezopotamya Sivil İdaresi’nin kurulması, Fransa’nın Suriye’yi işgali, Kahire Konferansı, Faysal’ın Irak Kralı yapılması gibi son derece kritik meseleler Gertrude Bell’in düşünceleri ve tarihi gerçekler eşliğinde açıklanıyor.
Sınırları Çizen Kadın: İngiliz Casus Gertrude Bell, haritalarıyla ve fotoğraflarıyla soluk soluğa okunacak bir kaynak niteliği taşıyor…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.