Hayata Dair Notlar
₺99,00
“Bir toplumun içinde; geçmişin kalıntıları, geleceğin filizleri ve güncelin egemenliği birlikte yaşar.” (Henry Fielding)
Bu kitap; Geçmişten bugüne toplumun oluşmasında, oluşturulmasında ana karakter olan, önemli yer tutan “insan” odaklı anlatı türlerine ilişkin derleme ve kapsamlı analizler içermektedir.
İnsan üzerinden yola çıkarak toplumların ilişkilerini ve geleceğe aktaracakları değerleri ele almaya çalışırken bir bakıma zaman kavramı üzerinden, kültürel özellikler üzerinde durarak tarihte bir yolculuğa çıktık.
Belki birinizin kalbine dokunmak, belki yüzünüzde ufak bir tebessüm, belki de “ben bunları biliyorum” dedirtirken hafızanızı tazelemek …
Sizin de kendi iç aleminize yolculuk yapmanız için bir yerden başlamanız temennisiyle…
| Yayınevi | Timaş Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ahmed Günbay Yıldız |
1 adet stokta
Timaş Yayınları – Hayata Dair Notlar
“Bir toplumun içinde; geçmişin kalıntıları, geleceğin filizleri ve güncelin egemenliği birlikte yaşar.” (Henry Fielding)
Bu kitap; Geçmişten bugüne toplumun oluşmasında, oluşturulmasında ana karakter olan, önemli yer tutan “insan” odaklı anlatı türlerine ilişkin derleme ve kapsamlı analizler içermektedir.
İnsan üzerinden yola çıkarak toplumların ilişkilerini ve geleceğe aktaracakları değerleri ele almaya çalışırken bir bakıma zaman kavramı üzerinden, kültürel özellikler üzerinde durarak tarihte bir yolculuğa çıktık.
Belki birinizin kalbine dokunmak, belki yüzünüzde ufak bir tebessüm, belki de “ben bunları biliyorum” dedirtirken hafızanızı tazelemek …
Sizin de kendi iç aleminize yolculuk yapmanız için bir yerden başlamanız temennisiyle…
İlgili ürünler
Balım Kız Dalım Oğul
Ceyhun Atuf kansu'nun Balım Kız Dalım Oğul kitabı, Türkiye radyolarından yayımlanan “Anadolu Albümü”nün tümüdür. Dinleyicilerce çok sevilen bu konuşmalar, Anadolu'yu tanıtmada, sevdirmede ve güzel Türkçenin sesini duyurmada çocuklarımızı da etkileyecek, dinlendiği ölçüde sevilerek okunacaktır.
“Bağımsızlıktır içtiğimiz, nisan gülüdür açtığımız ve de gezdik, gördük, dolaştık, sorana, durana vatan dağlarından kekiktir saçtığımız: Koklayana bu yurttur, verilesi değil; insan bir sevdi mi, Anadolu anadır, kardaştır, yârdır hiç ayrılası değil!”
Bir İdam
İnsanların çoğu aşırı bencil değildir. Yaklaşık otuz yaşından sonra bireysel hırslarından vazgeçip –hatta çoğu durumda neredeyse birey olduklarını unutup– temelde başkaları için yaşamaya başlar, hayatın yükünün altında ezilirler. Ama sonuna kadar kendi hayatını yaşamayı kafaya koymuş yetenekli, inatçı bir azınlık da vardır; yazarlar da bu gruba mensuptur.
George Orwell, 1984 ve Hayvan Çiftliği romanlarında ortaya koyduğu romancı yönünün yanı sıra döneminin düzyazı ustalarındandı. Bir İdam, yazarın bu yönünü sergileyen biri kitap uzunluğunda dört makaleyi bir araya getiriyor.
"Yazma Sebebim"de Orwell yazarlık serüvenine nasıl başladığını anlatırken, "Sanat ve Propagandanın Sınırları"nda savaş çağında sanatın ve edebiyatın konumu üzerine düşüncelerini paylaşıyor. İngiltere’de Nazi işgalinin her an gerçekleşebilecek bir ihtimal olduğu, Londra’nın üstüne bombalar yağdığı bir dönemde yazılan "Aslan ile Tek Boynuzlu At"ta Orwell, sosyalist devrim gerekliliğini vatansever duygularıyla ve ülkesinin kimliğiyle uzlaştırmaya çalışıyor. Kitaba adını veren “Bir İdam”sa, Burma’da görev yaptığı sırada tanıklık ettiği bir idamın etrafında
gelişenleri anlatan kısa bir yazı.
Bir İdam, bir yazarın ve bir vatanseverin düşünce dünyasından bir seçki.
Değişim Gerekliyse Korkma
Yılmaz Akbaş, “Değişim Gerekliyse Korkma” adlı deneme kitabında,
“Belki de insanoğlu çözülmesi gereken bir “şey” değildi de insan hep çözmeye çalıştığından dolayı bir türlü çözemiyordu,” diyor.
Ve insanın belki de hiç çözemeyeceği bir duygu olan “aşk” tan bahsediyor.
“Ya aşka düştüğümde üzülürsem?” diye korkarak soran satır aralarındaki okurun iç sesine ise,
“Üzen aşk değil, üzen eskilere takılmak.
Takılıp kaldığın noktada değişim gerekliyse, korkma” diye usulca fısıldıyor.
Birbirinden ayrı başlıklardaki yazılarında aşkı, âşık olanı ve âşık olunanı anlatırken bir yandan okura en iyi sırdaşının kim olduğunu sorgulatıyor?
Bu sırdaşımızın gerektiğinde sert çıkışlar yaptığını ama gerektiğinde de bize hak ettiğimiz değeri gösterdiğine dair ipucu verirken, okura “ Bunu bize kim yapar ki?” diye düşündürüyor.
“Onunla ancak #aynadakiylesohbet etme cesaretini gösterebilenler tanışabilecek ve hayatları tamamen değişecek” diye de ekliyor.
“Teşekkürler beni terk ettiğin için.
Aksi hâlde, hayatı senden ibaret sanacaktım!”
Deli Çocuğun Güncesi
Mavi Lale (Yitik Lale)
Ben şimdilerde on altıncı asırlardan kalma çini bir pencere alınlığında, tam sağ alt köşeye imza düşürülmüş mavi bir Osmanıl lalesi neler düşünür, onu merak etmedeyim. Lale mühürlü, kendi tarihçesinin farkında mı her zaman merak edilebilir bir kağıdın sathında. Ben. Yani modern zamanların mavi laleleri kavramakta zorlanan bilinci örselenmiş, ben demekten hoşlanan çocuğu. Sağ avcumun içinde ters bir lale, kusursuzluğuyla kem nazarları çağıran Selimiye‘nin mazisinde ters huylu bir kadın olmasam da. Bir sahaf dükkanının derinliğinde ilk sahifesi yitik bir Lale Risalesini okumaya bir türlü başlayamıyorken ben, yine ben; bir laledana daldırılmış tek sap lalenin uyandırdığı aşinalığın sızısında.
Mutsuz Çocuklar Ülkesi
Süper Baba’nın müziğini flütle çaldığımız günlerde çok enteresan çocuklardık, Tsubasa izlerken çarpan kalbimiz, banyo sonrası Bizimkiler dizisi... Hayatın seyrinde güzel bir yolculuktaydık, önce hüpleten sonra gümleten felsefemiz, can sıkıntısının artan yoğunluğunda misket oynayarak geçirdiğimiz zamanlar, amacımız basitti yani:
Masumluk...
Amma velakin çok masumduk!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.