Girdap Görüleri
₺330,00 Orijinal fiyat: ₺330,00.₺273,00Şu andaki fiyat: ₺273,00.
3 adet stokta
Girdap Görüleri
GÜCÜNÜN FARKINDA OLMAYAN BİR PRENSES,
KADİM SIRLARI BİLEN BİR YABANCI,
KADERLERİNİ BİRBİRİNE BAĞLAYAN BİR SAAT
Vi Solaris, neredeyse hiç görmediği bir imparatorluğun vârisiydi. Aldrik ve Vhalla, barışı sağlamak için kızlarını on dört yıl Kuzey’in vesayetine bırakmak zorunda kalmıştı. Bütün kıta ölümcül bir salgının pençesinde kıvranırken üç yıl daha geçmiş, Veliaht Prenses de evine gönderilmemesinin gerçek sebebinin büyüsünü kontrol edemeyişi olmasından korkmaya başlamıştı.
Fakat büyüsü aslında hem çok güçlü hem de çok beklenmedikti ve açığa çıkarsa onun tahttaki hakkına bile mal olabilirdi.
Büyüsünün sınırlarını öğrenmeye uğraşırken, gizemli bir yabancıyla arasında bir bağ olduğunu keşfetmişti. Bilmediği dünyanın sırlarına ulaşmasını sağlayacak anahtar ellerindeydi ancak bilginin bedeli çok ağırdı.
Vi hayatının en zor seçimini yapmak zorundaydı: Kuralına göre oynayıp tahta geçmek ya da dünyayı kurtarmak uğruna yasalara karşı gelmek.
“Elise Kova, insanı bir anda içine çeken ve daha fazlasını arzulamanıza neden olan inandırıcı dünyalar kurmakta usta.” —Cora Carmack
“Büyüyü, güçlü kadın kahramanları, aile bağlarını ve şeytani komploları sevenler bu dünyada kendilerini kaybedecek.” —Tonja Drecker
“Solaris İmparatorluğu’na dönmek beni kesinlikle hayal kırıklığına uğratmadı. Hem yeni okurlar hem de bu dünyaya eskiden beri aşina olanlar büyü, macera ve romantizmi tek bir pakette sunan bu hikâyeye bayılacak.” —Fae Crate
“Genç-yetişkin fantastik türünün başına gelen en güzel şey.” —Dany Reads
“Yeni okurlar da eski hayranlar da insanın nabzını hızlandıran bu duygusal maceraya bayılacak.” —The Reading Faery
İlgili ürünler
Gölgelerin Efendisi-8 Clonmelin Kralları
Macera devam ediyor…
Dışarlıklılar, ortalığı kasıp kavurmaya başladılar. Onları durduracak biri var mı?
Will, yıllık Orman Muhafızları Birliği Toplantısı'ndadır, ancak Halt batıda meydana gelen gizemli olayları araştırmaktadır. Nihayet işini bitirip onlara katılır, fakat hiç iyi haberler getirmemiştir. Hiberniya'da kızılca kıyamet kopmaktadır.
Kendilerine Dışarlıklılar diyen sahte bir tarikat, ortalığı yakıp yıkmaktadır ve altı Hiberniya krallığının beşini ele geçirmişlerdir. Şimdi de altıncı krallık Clonmel tehlikededir. Bunun üzerine Halt, Will ve Horace işleri yoluna koymak için kolları sıvarlar.
Halt'un geçmişindeki sır, bu görevlerinde onlara yardımcı olabilecek midir?
İki Küçük Su Ejderhası
Hollanda'dan Filipinler'e uzanan İki Küçük Su Ejderhası'nın umut dolu hikâyesi...
Leoni, babasının işleri nedeniyle yaz tatilini Filinpinler'de geçirmek zorundadır. Gittiği bu yeni ülkede Liwey ile tanışır ve aralarında muazzam bir dostluk başlar.
Ancak Liwey ve Lumad halkının başı, topraklarını ele geçirmek isteyen birtakım insanlarla derttedir. Leoni ilk defa geldiği bu ülkede kendisini derinden etkileyen bir beraberlik hissiyle karşılaşır.
Leoni; Liwey ve Lumad halkının çabasını, babaannesinin kendisine anlattığı efsanevi hikâyedeki su ejderhalarına benzetir.
Şimdi iki küçük ejderha Liwey ve Lumad halkının, topraklarını ve eğitim haklarını tekrar kazanmaları için bir şeyler yapmak zorundadır.
İskandinav Mitolojisi
“Başlangıçtan Önce Hiçbir Şey Yoktu: Ne Toprak Vardı Ne Gökkubbe, Ne Yıldızlar Vardı Ne De Gökyüzü¨. Şekilsiz Ve Şemalsiz, Sisten Bir A^lem İle Durmadan Yanan Ateşten Bir A^lemdi Var Olan.”
Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.
İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.
Gaiman, eski çağa bu ait hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…
“Gaiman’ın her zamanki gibi yalın ve su gibi akan kelimeleri ortaçağ metinlerinin dramatik gücünü yansıtmayı başarıyor. Hikâyeleri anlatma tarzı yediden yetmişe herkese uygun ve bu hem yerinde hem de akıllıca bir hamle.” –Ursula K. Le Guin
“İskandinav Mitolojisi’nde Gaiman eski mitleri öyle canlı anlatmış ki okurken yatak odam Valhalla’ya dönüşecek sanmaya başladım. Cüceler, devler ve yaratıklar da dahil tüm İskandinav panteonunu bir film ya da roman gibi işliyor. Ne yalan söyleyeyim, kendime göğüs zırhı sipariş etmeme şu kadar kaldı. Takdiminde Gaiman’ın da dediği gibi, bu öyküler dünyayı yaratan ateş ve buzdan başlayıp dünyayı sona erdiren ateş ve buza giden yolculuğu anlatıyor.” –Lidia Yuknavitch
“Bu kitap sayesinde, çocukken severek okuduğum mitler yeni nesle, baştan keşfedilmek üzere anlatılacak. Ne de olsa, tekrar anlatılamayan öyküler unutulmaya mahkumdur ve her neslin bu mitleri yeniden keşfetmesi ve anlaması gerekir.” –Joanne Harris
Karanlığın Şehri
Doğduğu günden beri ailesinin son derece korumacı ve baskıcı tutumuyla yetiştirilen Efsan Erez, doğum gününde en sevdiği grubun konserine gitmek üzere kardeşiyle beraber gizlice evden çıkar. Masum bir istekle başlayan bu çıkış, Efsan’ın kendini küçük dünyasından tamamen farklı bir evrende bulmasıyla sonuçlanır.
Krallıklar tarafından yönetilen topraklarda yaşayan tehlikeli yaratıkların ve büyü kullanabilen ırkların hüküm sürdüğü evrende biçare ve kimsesiz kalır. Artık o, olmaması gereken bir yerde, olmaması gereken kişidir. Yabancıların hoş karşılanmadığı bu karanlık şehirde tanımadığı kişilerin yardımına muhtaç olmasıyla, sonun başlangıcı için zaman akmaya başlayacaktır.
Bir yandan eve dönüş yolunu ararken, diğer yandan hayatta kalabilmek için kimliğini gizleyerek tehlikeli seçimler yapmak zorunda kalır; fakat bu girişimleri, yakalanmaması gereken en önemli kişinin, Alaz Şahzade’nin dikkatini çeker. Artık olmaması gereken yer, bu karanlık şehir değil, yanında dahi durmaması gereken bu adamın geceden daha siyah harelerinin içidir.
Canını kurtarmak için kaçarak ailesine geri dönmeye çalışan Efsan karanlık şehirden kaçabilecek midir ya da tan vaktini bile görebilecek midir, belli değildir.
Üstelik ne kadar engel olmak isterse istesin kalbi de yavaş yavaş Alaz Şahzade için çarpmaya başlarken…
Güçlü bir duruşu vardı, aynı zamanda karanlıktı da ve karanlık kötüydü. Karanlık bilinmezlik demekti, karanlık boşluktu ve... Ben karanlığı sevmezdim.
Kılıçların Fırtınası 1
George R. R. Martin’in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık’ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht’ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova’daki Genç Robb, Kuzey’e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler’le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir. Diyarda sükûnet, Yedi Krallık’ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür... Zengin bir hayal dünyasının ürünü... boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden. -Publishers Weekly-
Kılıçların Fırtınası 2
George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.
İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir.
En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.
Diyarda sükunet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür...
"Zengin bir hayal dünyasının ürünü… boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden."
-Publishers Weekly
Powerless
New York Times Çok Satanlar listesinden!
Paedyn, Prens’in hayatı boyunca avladığı şeyin ta kendisi…
Prens ise Paedyn’in hayatını rol yaparak geçirdiği gerçekliğin ta kendisi…
Ilya Krallığı sadece sıradışı ve güçlü olan Seçkinlere ait. Seçkinlerin sahip oldukları güçler, onlara onlarca yıl önce yaşanmış Veba tarafından bahşedildi. Fakat herkes iyileşecek ve Veba’nın ödüllerinin tadını çıkarak kadar şanslı değildi. Sıradan doğanlar ise isimlerini hak edecek kadar… sıradanlar. Ve Kral, Elit topluluğunu korumak için tüm Sıradanları sürgün etmeye karar verdiğinde, bir yeteneğinizin olmaması aniden bir suç haline geldi. Şimdi Paedyn Gray bir kader suçlusu ve zorunlu olarak bir hırsız.
Yeşil Bambu Ve Diğer Fantastik Öyküler
“O yılın bir sonbahar gününde Saburou birini öldürdü. Bir oyun arkadaşını Kototoi Köprüsü’nden Sumida Nehri’ne itti. Kişisel bir sebebi yoktu. Tabancayı kendi başına dayayıp ateş etmek isteyen birinin dürtüsüne tamamen benzer bir dürtü tarafından ele geçirilmişti.”
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, “sıradışı” hayatıyla da meşhur Osamu Dazai, Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler’de Japon masallarındaki tipik su perilerini, denizkızlarını ve intikamcı hayaletleri kendine has üslubuyla yorumlayarak fantastik bir alegori, çarpık bir masal dünyası ortaya çıkarıyor.
Bu öykü kitabında bir denizkızı peşinde helak olan samuray Çûdô Konnai’dan onurlu yoksulluğunun altüst olmaması için elinden geleni ardına koymayan krizantem sevdalısı Sainosuke’ye, para peşindeki yalancı Saburou’dan kız peşinde kendini yakışıklı birine dönüştürmek isteyen sihirbaz Tarou’ya kadar hiç kimse, Dazai’nin acımasız ve mizahi kaleminden kurtulamıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.