Gel De Söyleme
₺60,00 Orijinal fiyat: ₺60,00.₺50,00Şu andaki fiyat: ₺50,00.
1 adet stokta
Gel De Söyleme
Yıllarca dertleri içime attım
Yüreğim köz oldu gel de söyleme
Neşeyi hüzünü beraber tattım
Her acı iz oldu gel de söyleme
Açılan her yara tutmuyor yama
Dönüyor kedere dönüyor gama
Benim derdim doksan dokuzudu ama
Bu sıra yüz oldu gel de söyleme
Dost bildiğim dostlar lafı yutuyor
Buyur diye yanlış safa atıyor
Gördüm ki horoza kafa tutuyor
Tavuklar kaz olmuş gel de söyleme
Çile hançer olmuş yürek deşmeye
Hasret kaldık bir çağlayan çeşmeye
Nazar değdi şu içtiğim eşmeye
Dört mevsim yaz oldu gel de söyleme
…
İlgili ürünler
Bağbozumu Şarkıları
Tanrılar arasında insan yalnızlığı mı
İnsanlar arasında insan yalnızlığı mı?
Korkusu küçük düşürüyor hayatımızı.
Ne diyordu ince şeylerin annesi
“Ötekini oku, derinde dipte duranı.”
Kilisenin bahçesinde mumdan bir harita
Bütün göç yollarının iki ucuna tutunmuş
“Geride kalmanın cezasıyım –diyor-
Biliyor musun, hoyratlık değil de
İncelik yakıyor canımı...”
Bu kalabalıkta bu tenhalık--
Sevgilim, bütün sözlerimi
Mazlumların rüyasından seçtim ben.
Budur, düşünmeden bildiğim
Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe...
Belki De Neşe
“Hayat, en uzunu, sakalı nehri andıran en uzun ömürlü ihtiyarınki
De dâhil olmak üzere, ardında her zaman karanlık
Suskunluklar, küle dönmeyen harabeler, meçhul
Adalar bırakır. Altmış yıl değil, akla hayale sığmayacak altı
Yüz yıl daha geçse bile, bu süre adaları yaşanır kılmaya,
Harabeleri kül etmeye yetmez; insan karanlıklardan bahsetme
Mecburiyetinden gene kurtulamaz.”
Çağdaş dünya edebiyatının ölümsüz kalemlerinden José Saramago’nun üç kitaptan oluşan Toplu Şiirler’i artık Türkçede.
Bütün Şiirleri 1
Destan Destan Çanakkale
Düşman çizmesinden korumak için bir neslin canlarını siper ettiği kutlu şehir; Çanakkale!
Anadolu’nun her köşesinden bütün sevdiklerini ardında bırakarak vatan savunmasına koşanların geri dönemediği yurt köşesi Çanakkale!
Çanakkale; adını duyduğunda her annenin bağrı kanar, her çocuğun yüreği sızlar. Mutlaka o cepheden geri dönmeyen bir sevdiği vardır!
Bu kutlu yurt köşesini düşmana vermemek için milletimizin her ferdi Mehmetçik olmuş, verdiği emsalsiz mücadele ile bayraklaşmıştır.
Çanakkale’de yaşananlar, dilden dile gönülden gönüle dolaşırken şairlerin, ozanların gönüllerine de uğrayınca şiirleşir, destanlaşır..
Bu kitapta; bayraklaşan bir neslin hikâyesini mısra mısra, beyit beyit, kıta kıta bulacaksınız.
Mehmet Âkif Ersoy’dan, İbrahim Alaeddin Gövsa’ya; Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan Âşık Halil’e pek çok ozanımız bu destanı tarihin sayfalarına ve gönüllerimize altın harflerle nakşetmişlerdir.
Bizim derlediğimiz ise bu kutlu nakıştan sadece birkaç desen...
Kızıl Elma- Şiirler
Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan…
Ziya Gökalp, büyük bir çoğunluğunu "Genç Kalemler", "Türk Yurdu", "Halka Doğru", "Türk Sözü" gibi dergilerde yayımladığı şiirlerini "Kızılelma" adı altında bir araya getirmiştir. Kitapta yer alan "Kızılelma" şiiri, kitabın adını ve kitapta yer alan şiirlerin muhtevasını da tayin etmiştir. "Turan", "Ötüken Ülkesi", "Altın Yurt", "Altın Destan", "Ergenekon", "Balkanlar Destanı" ve "Kızıl Destan" gibi şiir adlarına bakıldığında bunların Kızılelma mefkuresiyle örtüşen şiirler oldukları görülür.
Ziya Gökalp'ın bu kitabına "Kızılelma" adını koyması ve kitabında ilk olarak "Turan" şiirine yer vermesi tesadüf değildir. Bu iki şiir, Ziya Gökalp'ın hayatı boyunca savunduğu ve dile getirdiği temel düşüncelerinin yansıması, hatta özetidir. "Turan" şiiri, Türklerin büyük bir ülkede birlikte yaşama ideallerini ve isteğini anlatırken, "Kızılelma" ise bu ülkede yaşayan insanların ülküsünü dile getirmekte, onlara aramaları ve ulaşmaları gereken yerleri ve fikirleri işaret etmektedir.
Kızılelma oldu bir güzel Cennet: Oradan Turan'a yağdı saadet.
Nils Ve Uçan Kaz
Kuşaklardır okunan klasik eserler, kısaltılarak genç okurlar için özenle yeniden kaleme alındı.
1909 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Selma Lagerlöf’ten unutulmaz bir klasik…
Nils Holgersson, insanları kızdıran ve hayvanlara eziyet eden bir çocuktur. Günün birinde cüce bir büyücü onu parmak çocuğa dönüştürür ve Nils, harika bir yolculuğa çıkar. Çiftliklerindeki genç erkek kaz Martin ile yaban kazlarından oluşan bir sürüye katılarak kuzeye uçar ve heyecan dolu bir macera yaşar.
Küçülünce hayvanların dilini anlamaya başlayan Nils, onlara daha sevecen yaklaşan, bambaşka bir çocuk olur. Bir sincap ailesine yardım ettikten, Gümüş Tüy adlı dişi kazı kurtardıktan ve kartal Gorgo’yu özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yeniden gerçek bir insan olma fırsatını yakalar.
Ancak bunun da bir bedeli vardır. Nils, nasıl bir karar verecek?
Yalnızlığıma Dokun
Harikadır şimdi bizim oralar,
Her manzara ayrı dilden konuşur...
Bahar cümle sergisini açmıştır...
Gökte uçan kuşlar ve akan sular,
Mevsimin efsunu orda buluşur...
Kırlarda çiçekler, dalda meyveler,
Toprağın bağrına düşen sebzeler,
Doğada süzülen tüm kelebekler
Ve hatıralarımın sindiği her yer.
Doğduğum o diyar beni konuşur...
Ahmed Günbay Yıldız, eserleriyle nesilden nesle sayısız insanın duygu ve düşünce dünyasının şekillenmesine katkıda bulunmuş, durmadan üretmiş, Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden. Yıldız’ın hem yeni hem de uzun zamandır baskısı bulunmayan şiirlerini bir araya getiren Yalnızlığıma Dokun , en derinlerde saklanan duygularımıza yoldaşlık edecek.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.