Ferdi ve Şürekası
₺99,00
5 adet stokta
Ferdi ve Şürekası
1892’te Hizmet gazetesinde tefrika edildikten sonra 1895’te kitap olarak neşredilen Ferdi ve Şürekâsı, Halid Ziya’nın “Edebiyat-ı Cedide” döneminde kaleme aldığı eserlerinden biridir. Yazarın İzmir dönemi romanlarının sonuncusu olan Ferdi ve Şürekâsı, aynı zamanda yazarının ustalık dönemini de müjdeleyen bir eser olarak öne çıkar. Mehmet Rauf tarafından tiyatroya da uyarlanan roman, aşkı ile zenginlik arasında tercih yapmak zorunda kalan İsmail Tayfur’un yaşadığı çatışmalara odaklanır ve arka planda zengin-fakir çatışması temasına eğilir. Girift ruh tahlilleriyle örülen Ferdi ve Şürekâsı, dönemin sosyal çevrelerini anlayabilmemiz açısından da Halid Ziya romanları içinde apayrı bir yerde durmaktadır.
“İsmail Tayfur, burada, rüzgârların yekdiğerine çarpıştığı bu iskelede, bu kar altında, bu deniz karşısında, soğukta, uzun uzun düşünmek; tabiatın bu şiir ve huşuna tercüme-i hissiyat etmek istedi; iskelenin müntehasında bir halat direğinin üzerine oturdu, şemsiyesini kapadı, kalbini taşıran hissiyatı boşaltmaya muhtaç olan bu adam, karların altında, kışın bu gecesinde, gecenin bu vaktinde, orada yapyalnız, bir heyula-yı hülya gibi oturdu.”
İlgili ürünler
Öteki
“Yaşamıma başka türlü devam etmem mümkün değildi belki de. Unuttum, suçluluk duygusundan kurtulmak istedim ve eski beni sildim, peki yerine koyduğum ne? Bir kukla, öyle mi? Algılarım zaman ve mekândan kopuyor, aklımda apansız bir tilki fikriyle ekranıma görmeden bakıyorum. “Av yoksa avcı da yok,” diye mırıldanıyorum kendi kendime, bu boşluktan çıkmak için düşünce akışıma tutunmalıyım.”
‘Öteki’ romanı; örneğine pek rastlanmayacak biçimde geleceğin tasarımını günümüz teknolojik gelişmeleriyle ilişkilendirerek okura hem sürprizlerle dolu hem de bir o kadar tanıdık bir dünya gösterirken yazar Barış Toprak, Türkiye’de ‘Bilim Kurgu’ ve 'Polisiye' edebiyatına yeni bir bakış açısı getiriyor…
Sevdim Gitti
Çırpınıyorum, boğuluyorum.
Olmadığın her an biraz daha
ölüyorum, biraz daha seviyorum.
Bir yerden eksiliyor, bir
yerden büyüyorum. Yokluğunda
eksiğim, tamamlanamıyorum.
Beni sevmediğin her an yok
oluyorum, parçalanıyorum.
Oysa ne güzel severdik birbirimizi,
hep en acıyan yerlerimizden
öpmez miydik? Hep sarmaz mıydık
yaralarımızı?
Gel artık, ben hep buradayım.
Sensiz eksiğim, yalnızım.
Gel artık.
Bıraktığın yerdeyim.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.