Erkek Beyni
₺450,00 Orijinal fiyat: ₺450,00.₺378,00Şu andaki fiyat: ₺378,00.
Dr. Louann Brizendine, Kadın Beyni adlı çok satılan kitabının devamı niteliğindeki bu eserinde, erkek zihniyeti ve davranışlarının ardında yatan beyinsel aktiviteleri açıklıyor ve erkek beyniyle ilgili en son bilimsel bulguları sunuyor. Erkek beyni;
– Sorun çözmek için tasarlanmış bir makinedir
– Bir sorunla karşılaştığında çözüm bulmak için duygusal yapıları değil analitik yapıları kullanır
– Rekabet ettikçe gelişir; sert oynar; hiyerarşi konusunda takıntılıdır
– Seksle ilgili bölümü kadın beynine kıyasla 2,5 kat daha büyüktür
Bilimsel bulguları son derece anlaşılır, basit bir dille anlatan bu kitabı okuyunca aklınızı kurcalayan pek çok sorunun yanıtını bulacaksınız:
– Erkek bebeğinizle göz teması kurmakta neden zorlanıyorsunuz?
– Küçük oğlunuz neden oturmak nedir bilmiyor?
– Ergenlik çağına girmiş oğlunuzla iletişim kurmak neden size bu kadar güç geliyor?
– Yetişkin erkekler neden hiyerarşiyi takıntı haline getiriyor?
Erkekleri anlamak isteyen kadınlar ve kendilerini daha iyi tanımak isteyen erkekler bu kitabı mutlaka okumalı.
| Yayınevi | Say Yayınları |
|---|
1 adet stokta
Say Yayınları – Erkek Beyni
/n
Dr. Louann Brizendine, Kadın Beyni adlı çok satılan kitabının devamı niteliğindeki bu eserinde, erkek zihniyeti ve davranışlarının ardında yatan beyinsel aktiviteleri açıklıyor ve erkek beyniyle ilgili en son bilimsel bulguları sunuyor. Erkek beyni;
– Sorun çözmek için tasarlanmış bir makinedir
– Bir sorunla karşılaştığında çözüm bulmak için duygusal yapıları değil analitik yapıları kullanır
– Rekabet ettikçe gelişir; sert oynar; hiyerarşi konusunda takıntılıdır
– Seksle ilgili bölümü kadın beynine kıyasla 2,5 kat daha büyüktür
Bilimsel bulguları son derece anlaşılır, basit bir dille anlatan bu kitabı okuyunca aklınızı kurcalayan pek çok sorunun yanıtını bulacaksınız:
– Erkek bebeğinizle göz teması kurmakta neden zorlanıyorsunuz?
– Küçük oğlunuz neden oturmak nedir bilmiyor?
– Ergenlik çağına girmiş oğlunuzla iletişim kurmak neden size bu kadar güç geliyor?
– Yetişkin erkekler neden hiyerarşiyi takıntı haline getiriyor?
Erkekleri anlamak isteyen kadınlar ve kendilerini daha iyi tanımak isteyen erkekler bu kitabı mutlaka okumalı.
İlgili ürünler
Bilişsel Davranışçı Terapi Temel İlkeler Ve Uygulama
Bilişsel Terapi, yalnızca başvuranların güncel sorunlarını çözmez, aynı zamanda bütün yaşamları boyunca sorunlarını çözebilecekleri özel birtakım beceriler de öğretir. Unutmayın ki; “Olayları olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz”.
“Bilişsel terapi alanında yazılan bu kitapta hem BDT’nin tanıtılması, hem de BDT’nin uygulanabilir alanlarının akıcı ve anlaşılır bir dille aktarılmış olması Türkiye’deki bilişsel terapi alanı adına bir kazanç niteliğindedir. Bunun yanında tüm ruh sağlığı alanında çalışanlara ve hastalara yol gösterici niteliğinde olan bu kitabı bizlere kazandıran Dr. Hakan Türkçapar’a teşekkürlerimi sunarım.”
-Dr. Emel Stroup (ABPP, ACT)
“Prof. Hakan Türkçapar’ın Bilişsel Davranışçı Terapi: Temel İlkeler ve Uygulama isimli kitabının yeni baskısı, bilişsel terapi modeli için harika bir başlangıç ve genel değerlendirme. Bu müthiş eser, klinisyenlere, bilişsel model veya psikopatoloji hakkında, hastaların nasıl değerlendirilmesi gerektiği, ilk seansta nasıl etkili çalışılacağı, olgu kavramlaştırması ve sorunlu düşünüş-davranış biçimlerini tanılama hakkında güncel bir bakış açısı sağlıyor. Elinizdeki kitap, bilişsel modeli bilinçli ve sofistike bir bağlamda kullanmak isteyen klinisyenler için çok önemli bir kaynak. Klinisyenlere şiddetle tavsiye ederim.”
-Prof. Dr. Robert L. Leahy
American Bilişsel Terapi Enstitüsü Direktörü
Bilişsel Davranışçı Terapiler Derneği Eski Başkanı
Uluslararası Bilişsel Psikoterapi Derneği Eski Başkanı
Bilişsel Terapi Akademisi Eski Başkanı
“Hakan Türkçapar, bilişsel terapinin teori ve pratiğiyle ilgilenen Türkçe konuşan klinisyenler için değerli bir kitap yazmış. Hakan, Türkiye’deki psikiyatri kurumlarında bilişsel davranışçı terapi eğitimi, süpervizyonu ve yaygınlaştırılması konularında oldukça yoğun çalışmalar yapan deneyimli bir BDT klinisyeni. Onunla çalışmaktan her zaman büyük keyif aldım; bu kitabı da bilişsel terapinin temel prensipleri ve uygulamalarını öğrenmek isteyen Türkçe konuşan tüm akıl sağlığı çalışanlarına tavsiye ederim.
-Prof. Dr. Judith S. Beck
Beck Bilişsel Davranışçı Terapi Enstitüsü Başkanı
“Kuramlar, fotoğraf çeken bir kameraya benzer; kameranın objektifi resmi çekerken belli bir noktaya odaklanır, diğerlerini göz ardı eder, etmek zorundadır. Kameranın açısı ne kadar genişse o kadar daha fazla öğe kapsanır. İnsan psikolojisiyle ilgili çeşitli kuramlar da böyledir. Bilişsel davranışçı terapinin bu noktadaki farkı ya da ayrıcalığı; psikoloji alanındaki çeşitli kuramlar içinde, bilimsel yöntemi psikolojiye uygulama iddiasını kendine kalkış noktası olarak benimsemesi ve bu sayede diğer kuramlardan farklılaşmasıdır. Bilişsel davranışçı kuramın bilimsel önerme ve verilere (gözlem, hipotez-hipotezin test edilmesi) dayalı olarak oluşturulması ve onu temel alması, diğer bilimsel kuramları içinde kapsayarak dışlayıcı olmaması ve psikolojideki en insana özgü yanı, yani bilişleri merkeze oturtması ve değişimde merkezi dayanak noktası yapmasında yatar. Birazdan sayfalar arasında ilerledikçe, yukarıdaki ölçütler açısından kuramları değerlendirdikçe, neden bu kitapta bilişsel davranışçı terapinin konu alındığı daha iyi ortaya çıkacaktır.”
“Bilişsel davranışçı terapinin uygulama alanında diğer psikoterapilerden farklılaşan yönü yapılandırılmış bir tedavi olmasıdır. Bunun iki anlamı vardır: Birincisi bilişsel davranışçı terapi süreci, seanslar arasında yapılandırılmıştır. Terapi sürecinin genel yapısı değerlendirme, ilk psikoterapi görüşmesi, terapi süreci ve yinelemeyi önleme ve güçlendirme görüşmeleri sırasını izler. Yani süreç değerlendirme ve tedavi amaçlarının belirlenmesiyle başlar, psikoeğitim seansları ve bilişsel davranışsal müdahalelerin uygulandığı rahatsızlığa özgü tedavi protokolüyle devam eder ve sonlandırma seanslarıyla biter. Süreç bittikten sonra da gerek duyulursa güçlendirme seansları yapılır. İkinci anlamı ise her seansın kendi içinde de benzer bir yapının olmasıdır. Seanslar da aynen terapi süreci gibi kısa bir değerlendirme, amaç/gündem belirleme ile başlar. Bilişsel davranışçı müdahalelerle süre. Özet ve geribildirimle biter.”
Hayatın Hakkını Vermek
Hangi yaşta olursak olalım, hepimiz hayatımızı ve kendimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Çünkü anlam arayışındaki bir yaşam, her zaman yapım aşamasındadır.
Hayat akıp gidiyor.
Uzun yaşayalım ancak yaşlanmayalım istiyoruz.
Ne kadar uzun yaşarsak o kadar mutlu olacağımızı düşünüyoruz.
Hiç üzülmeyelim istiyoruz.
Hayatı keyif almak için yaşıyor ve haz alırsak mutlu olacağımızı sanıyoruz.
Hedefler belirliyor, adımlar atıyoruz.
Uzmanların görüşlerine kulak veriyor, bize söylenenleri uyguluyoruz ama kafamız karışıyor.
Yaşamaya değer bir hayat istiyor ancak nasıl olacağını tam bilemiyoruz.
Peki, yaptıklarımız uzun dönemli bilimsel araştırmaların bulgularıyla ne kadar örtüşüyor?
Bu kitap, okura eşlik ederek hayatını değerlendirme fırsatını ona vermeyi amaçlıyor. Acar Baltaş, bilimsel araştırmalardan yararlanarak genelgeçer kabulleri sorgularken uzun yaşam hakkındaki doğruları ve bireyi mutluluğa götüren ilkeleri geniş bir perspektifle ele alıyor.
Hayli Duyarlı Kişi
“Bu kitapta kendimi apaçık bir şekilde gördüm ve neredeyse her sayfasını gözyaşları içinde okudum. Hayatımı bütünüyle değiştirdiğini söylemek bile yetersiz kalır. Elaine Aron'a sonsuza dek minnettarım.”
- Alanis Morissette, müzisyen, söz yazarı, aktivist
“İnsan doğasının temel boyutlarından birini çok yönlü bir şekilde inceleyen Elaine Aron’ın analizi mutlaka okunmalı. Dengeli yaklaşımı, duyarlılığın bir engel değil olanak hâline gelmesi için yeni çözümler öneriyor.”
- Philip G. Zimbardo, Shyness, Psikoloji ve Yaşam
“Utangaç”, “korkak”, “asosyal”, “tuhaf”... Bunlar, yıllar boyu size uygun görülmüş etiketlerden yalnızca birkaçını tanımlıyorsa, Hayli Duyarlı Kişi size kendinizi bir kez daha tanıma şansı veriyor.
1990’dan beri duyarlı kişiler üzerine çalışmalar yürütmüş olan, klinik psikolog Elaine N. Aron’ın Hayli Duyarlı Kişi kitabı, duyarlı olmanın sıklıkla yanlış anlaşıldığı ve yanlış adlandırıldığı modern dünyada, toplumdaki ve yakın çevrenizdeki rolünüzü tekrar değerlendirmenize, bakış açınızı değiştirmenize yardımcı olacak.
On dörtten fazla dile çevrilmiş ve dünyanın dört bir yanında bir milyondan fazla satmış bu kitap, şu sorularınıza da yanıt bulmanızı sağlayacak:
• Yalnızca kadınlar mı hayli duyarlıdır? Duyarlılığın cinsiyeti olur mu?
• Duyarlı kişilerin hepsi birbirinin aynısı mı?
• Duyarlı kişilerin güçlü yanları da var mı?
• Hayli Duyarlı Kişi’yi duyarlı olmayandan ayıran özellikler nelerdir?
• Duyarlılığın veya hassasiyetin dereceleri ve çeşitlilik gösterdiğine dair örnekler var mı?
• Uyaranları kontrol edip günlük hayatla baş etmek mümkün mü?
• Uyarılma gerçekten kaygı ve korkudan farklı mıdır?
• Bu özelliğe sahip olup başarılı ve göz önünde bir kariyer sahibi olmak mümkün mü?
“Bu olağanüstü kitap bize yeni bir bakış açısı veriyor, bizi rahatlatıyor ve toplumdaki yerimizi daha iyi anlamamızı sağlıyor. ”
- John Gray, Ph.D., Erkekler Mars'tan, Kadınlar Venüs'ten
“Üzerine çok az çalışma bulunan önemli bir konuyu inceleyen bu kitap ciddi bir çalışmanın ürünü.”
- Portland Oregonian
“Bu kitap HDK'ler için ve HDK'leri anlamak isteyenler için paha biçilmez bir kaynak.”
- The New York Times
“Aydınlatıcı ve insana güç veren bu kitap hepimize çok değerli bir hediye.”
-Riane Eisler, Ph.D.,Nurturing Our Humanity
Hüzün Hastalığı
Herkesin kesintisiz mutlu olmaya ya da mutluymuş gibi görünmeye şartlandığı bir çağdayız. Keyifsizlik anlarının dahi “minör depresyon” adını aldığı zamanlar. Herkesin “en mutlu, en güzel, en şanslı, en başarılı ve her koşulda pozitif” olmasını öğütleyen Batı menşeli psikoloji anlayışının karşısında, hüznün doya doya yaşanması bile pek mümkün değil artık.
Kemal Sayar, böyle mutluluk tariflerinin peşinden koşmaya gerek olmadığını, hiçbir şeye kıymet vermeden sadece kendini değerli bilerek yaşanmayacağını anlatıyor. Çünkü hüzün bize dünyanın faniliğini, şeylerin gelip geçiciliğini öğreten görkemli bir misafirdir.
“Hüzün bizi en çıplak varoluşumuzla karşılaştırır, bizi sahte bir dünyada sahici kılar.”
İyi Toplum Yoktur
Nihan Kaya, çok ses getiren kitabı İyi Aile Yoktur’dan sonra, hiç farkında olmadan topluma uygun hâle getiriliş biçimlerimizi ve bu mekanizmanın hem toplumun hem de bireyin gerçekten var olabilmesini nasıl engellediğini anlatıyor. İyi Aile Yoktur’un devam kitabı olan İyi Toplum Yoktur, sünnet, nikâh, düğün, kına gibi törenlerin bize anlatılandan çok başka amaçlara dayandığını, her törenin aslında bir kurban etme töreni olduğunu savunurken, yine ezber bozuyor, doğru bildiğimiz inanışlarımızı altüst ediyor.
İnsanın en önemli aynası cinselliğidir. Aynı şekilde toplumlar da cinsiyet ve cinsellik üzerinden şekillenirler -nitekim, bu ikisi aslında aynı şeydir. Toplumun, bireyleri kendi uzantısına dönüştürebilmesi için, kadınlık ve erkeklik algısı yaratılır, bu algı törenlerle pekiştirilir. Varlığından bir şekilde haberdar olduğumuz ve kanıksadığımız her tören, bizi topluma kurban eder ve toplumu da ölü, işlevsiz kılar.
Törenlere verdiğimiz anlam, kendimize verdiğimiz anlamı ve hayatımızın kontrolünün kimin elinde olduğunu belirlemektedir.
Mindfulness Ve Şema Terapi
Şema Terapi, ‘şema’ ve ‘mod’ olarak adlandırılan iki kavramı kullanır. Şemalar insanların kendilerini, başkalarını ve kendilerini çevreleyen dünyayı algılama biçimidir. Geçmişte, özellikle çocukluk döneminde deneyimlenen duyumsal algılar, duygular ve faaliyetlerden ötürü oluşurlar.
Mindfulness, (bilinçli farkındalık) eğitimi ise bize özellikle içsel ve dışsal deneyimlere anbean dikkatimizi vermeyi, sonrasında da zihnimizin ayrıntılı düşünmeye veya kaçınmaya kendini nasıl kaptırabildiğini açık bir şekilde görmeyi öğretir.
Bu kitap, şema terapideki son gelişmelerle birlikte terapist ve danışanlar için kanıtlara dayanan ve çok yararlı olabilecek uygulamalar eşliğinde değerli bir kaynak sunuyor.
Sevme Sanatı Modern Kapak
“Sevgi, kişiyi diğer insanlardan ayıran duvarları yıkan, onu diğerleriyle birleştiren, insanın içindeki etkin gu¨çtu¨r.”
“Psikoloji alanındaki en önemli çalışmalardan biri.”
—The New York Times
Her sanat dalı disiplin, odaklanma ve sabır gerektirir. Sanatta ustalaşma, bir çocuğun yeni yu¨ru¨meye başladığı evredeki gibi du¨şe kalka ama denemekten vazgeçmemekle elde edilir. Sevmek de içinde sevme ve sevilme eylemini birlikte muhafaza eden bir sanattır. Hatta diğer sanat dallarından daha fazla içgöru¨ye ve anlayışa sahip olmaya ihtiyaç duyar. Bir ustası, bir kılavuzu yoktur; kişinin salt kendisi için ve tek başına edinebileceği bireysel bir deneyimdir.
Sevme Sanatı, bu sanatın nasıl ve hangi araçlarla icra edileceğinin anlatıldığı bir reçete ya da sevginin ne olduğu konusunda binlercesi bulunan bir kişisel gelişim kitabı değildir. Bunun çok ötesinde, artık bir klasik sayılan, hemen hemen tu¨m du¨nya dillerine çevrilen, yayımlandığı u¨lkelerde milyonlarca satan bu kitap, insanlığın geleceği için hu¨manist bir yaklaşım, sevme hakkında kusursuz bir felsefi manifestodur.
Sevme Sanatı, “sevmek” eyleminin ana hatlarını belirleyen ve bunu felsefe ve psikoloji temelinde ele alan, incitmeyen, eleştirmeyen, dili ve içeriği asla eskimeyen bir kitap.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.