Elon Musk – Hedef: Dünyayı Kurtarmak
₺329,00 Orijinal fiyat: ₺329,00.₺265,00Şu andaki fiyat: ₺265,00.
1 adet stokta
Elon Musk – Hedef: Dünyayı Kurtarmak
Okulda zorbalıkla mücadele eden ancak New York Times’ta “dünyanın tartışmasız en önemli ve başarılı girişimcisi” olarak gösterilen Elon Musk’ın nasıl ikonik bir vizyonere dönüştüğünü anlatan, sürükleyici ve harika kurgulanmış bir biyografi.
SpaceX’in arkasındaki deha ve elektrikli otomobil şirketi Tesla’nın CEO’su olan Elon Musk’ın toplu taşıma ve güneş enerjisi gibi konularda attığı cesur adımların yanı sıra uzay yolculuğunun kurallarını yeniden yazmak, Mars’ta koloni kurmak gibi çok konuşulan sıradışı planları bulunmaktadır.
Ancak akıllara durgunluk veren manşetlerin ve efsanevi hamlelerinin ardında, yaratıcılığı ve kararlılığı sayesinde hikâyesini yeniden yazıp dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için kendi yolunu bulmaya karar veren, zorluklar içinde geçen bir çocukluk da yatıyor.
Ödüllü gazeteci Anna Crowley Redding okurlarını yaratıcılığı ve kararlarıyla adından sıklıkla söz ettiren Elon’un hayatı üzerine enine boyuna araştırılmış bir yolculuğa çıkarıyor.
İlgili ürünler
Alex De Souza
Alex, kuşkusuz birlikte çalışma ayrıcalığına eriştiğim büyük bir oyuncuydu. Maç okuma yeteneği olağanüstüydü, zeki ve teknikti, sahada olup bitenleri gözden kaçırmıyor ve topa akıl almaz bir kolaylıkla dokunuyordu. Onun futbolu klasik ve rafineydi.
Saha kenarından, sonraki hamlelerini çoğu zaman tahmin edemiyordum. Fakat o, öngörüsüyle yapılması gerekenleri diğerlerinden önce düşünüyordu. Hiç kuşkusuz, Brezilya futbolunun en büyük oyuncularından biriydi. Fakat Dünya Kupası'na katılma fırsatı verilmeyerek adaletsizliğe maruz kaldı. Bence 2002'de Brezilya Milli Takımı’nda yer almalıydı.
Kendisi yıldız olduğu halde, sizi idolleştiren biriyle çalışmak pek kolay değildir, fakat sonuçta, onun ve kurduğu o güzel ailenin dostu olma hazzına eriştim. Fenerbahçe'de onun gibi örnek bir profesyonelle çalışmak işimi kolaylaştırmıştı. Takım için önemini gösterme niyetiyle zaman zaman, ondan çok şey talep ettim. Alex bir liderdi ve takımdan yana aldığı her tutum önemliydi. Daha fazla sorumluluk üstlenmesini hedefleyerek, onu kaptan yaptığımda, hemen sorumluluğu üstlendi ve takıma liderlik yaptı. Türkiye'de birlikte çok mutlu anlar yaşadık.
Alex, tüm yaşamını futbola adayarak elde ettiği parlak kariyerini kısa bir süre önce sonlandırdı, sıra dışı futbol yıldızlığının, saha dışındaki tavırlarının yanı sıra bencillikten uzak tutumunun şekillendirdiği bir kişiliğe sahipti. Bütün bunlar onun futbolculuğunu ve eşsiz kişiliğini daha da belirginleştiriyordu.
Zico, Brezilya Milli Takımı’nda 10 numaralı formayı giydi, üç Dünya Kupası’nda (1978, 1982 ve 1986) oynadı; 2006-2007 ve 2007-2008 sezonlarında Fenerbahçe’yi çalıştırdı.
Dindar Bir Doktor Hanım
"Ömrü boyunca 'kadın başıma ne yapabilirim ki' düşüncesini aklına bile getirmeyen Hümeyra Hanım, karşılaştığı bütün zorluklarla, sıkıntılarla iman, sabır ve tevekkülün verdiği güçle mücadele etmiştir. Hizmet hayatı yoğunlaştıkça her genç kıza mahsus evlilik hayalleri de uzaklaşmış, kendi ifadesiyle: ' Hereve bir anne lazım, annelik çok yüksek bir mevki ama yedi mahalleye de bir doktor gerek. O da ben olayım, annelere bakayım' diye düşünmüştür. O zaten tanıyan herkesin Hümeyra Annesidir..." Sibel Eraslan
Bu kitap, Cumhuriyet'in ilk döneminde tıp eğitimi alıp doktor olan Ayşe Hümeyra Ökten'in günümüz gençlerine örnek niteliğindeki hayat hikayesidir. Doktor Ayşe Hümeyra Ökten, 85 yıllık yaşamının yarım asrını hastalarına adar ve tek başına bir vakıf gibi hizmet verir. 1959'dan beri İslam dünyasının da çok yakından tanıdığı Ayşe Hümeyra Hanım birçok alim ve devlet adamının da doktorluğunu yaparak herkesin sevgisini kazanır. 1953'te Kızılay'ın teklifiyle Medine'ye görevli ilk kadın doktor olarak gider. Bu gidiş onun için bir dönüm noktası olur ve bir daha o kutsal topraklardan bağını koparamaz. Artık evi de Mekke ve Medine olur.
Türkiye'de geleceğin başbakanlarının yetişeceği İmam Hatip Liseleri'nin kurulması için insanüstü gayretler gösteren Mahmud Celaleddin Ökten'in kızı olan Ayşe Hümeyra Ökten, kendisiyle yapılan bu söyleşide, babasını ve çevresini özel olarak anlatıyor, Mehmed Zahid Kotku, Babanzade Ahmed Naim, yahirü'l-Mevlevi, Mehmed Ali Ayni, Mahir İz, Nurettin Topçu, Orhan Okay, İsmail Fenni Ertuğrul, Mustafa Şekip Tunç, Küçük Hüseyin Efendi ve Mehmed Akif Ersoy gibi bir döneme damgasını vurmuş ilim adamlarının hayatına dair şimdiye kadar hiç bilinmeyen birçok anekdot aktarıyor.
Gaspıralı İsmail
UNESCO 2014 GASPIRALI İSMAİL YILI
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu.
Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır.
Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır.
Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir.
Bu kitap, Çarlık Rusyası’nın Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
Lewandowski – Sahanın Yıldızları
2023 yılı güncel bilgileriyle!
Sporcu bir anne babanın oğlu olan Lewandowski’nin kanına işlemişti futbol aşkı. En büyük hayali tıpkı ailesi gibi oynadığı topun hakkını verebilmek ve sayısız başarılar kazanmaktı. Ne var ki erken başladığı futbol hayatı daha on yedi yaşında ufak sarsıntılarla karşı karşıya kalmıştı.
Ama o asla yılmadı; düştüğü basamakları tekrardan çıkmakla kalmayıp adını dünyanın en iyileri arasına bile yazdırmayı başardı. Gol atmak artık onun için içgüdüsel bir hareket gibiydi. Top daha ayağına gelmeden kalenin neresine vuracağını biliyordu. Tek bir golle asla yetinmez; daima daha fazlasını isterdi.
Gittiği her takımı bir üst seviyeye taşıyan, attığı gollerle taraftarları şaha kaldıran, Polonya’nın gururu Robert’ın,
‘Gol Makinesi’ Lewandowski’ye dönüşünün hikâyesiyle futbolun vazgeçilmezliğine tanık olacaksınız!
Messi – Sahanın Yıldızları
Ronaldinho – Sahanın Yıldızları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Kısa süreli bir fırtınaydı onunkisi…
Futbol dünyasına adım attığı andan itibaren ne var ne yoksa kazandı. Ama en önemlisi, sahada her zaman keyif aldı ve izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Onun maçı olduğunda futbolseverler çok başka bir heyecan yaşadı.
Kimine göre gelmiş geçmiş en iyi oyuncu Messi kimine göre Cristiano Ronaldo. Kimi Maradona’yı över kimi Pelé’yi. Ancak futbolseverleri en çok eğlendiren, izleyenleri en çok neşelendiren isim tartışmasız Ronaldinho’ydu. O, Avrupa futboluna damgasını vuran Barcelona efsanesinin 2000’lerdeki ilk müjdecisiydi.
Bu kitap sadece bir futbolcunun değil, bir dönemin, bir coşkunun ve benzersiz bir yeteneğin hikâyesini anlatıyor. Ronaldinho’nun büyülü dünyasına hoş geldiniz; burada futbol sadece kazanmak için oynanmaz, aynı zamanda yaşanır ve hissedilir.
Şair Nigar Hanım Güftesi Garplı Bestesi Şarklı
Şâir Nigâr Hanım. Yahut eserlerine attığı imza ile Nigâr binti Osman.
Adını açıkça sahiplenen şiirleriyle edebiyatımızın ilk “kadın” şâiri. Yirmi beş yaşından başlayıp hayatının sonuna kadar yazmayı sürdürdüğü günlüğüyle Türk edebiyatının en uzun günlük yazan kadın yazarı.
Şâir Nigâr Hanım, sadece yazar kimliğiyle değil, döneminin seçkinlerinden oluşan geniş sosyal çevresi ve kişisel hikâyesiyle de çok önemli bir portre. Bu portreyi en ince ayrıntılarıyla günümüze taşıyan, Nigâr Hanım deyince akla gelen ilk kişi ise şüphesiz Nazan Bekiroğlu.
Nazan Bekiroğlu 1995 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığı Şâir Nigâr Hanım çalışmasını yıllar sonra büyük bir özveriyle adeta yeniden yazdı. Nigâr Hanım’la ünsiyetini akademik çalışmanın çok ötesine taşıyan Bekiroğlu, dört başı mamur bir edebî portre ortaya koyarken Nigâr Hanım’ın eserleriyle yaşamı arasındaki çok yönlü ilişkilere işaret eden, salonundan geçmiş kişilere varıncaya kadar hayatı ve edebiyatıyla ilgili en küçük ipuçlarını dahi yakalayan bir dikkatle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir çalışma örneği sundu.
Nigâr Hanım’ın eserleri ve günlüklerine ilâveten bugüne intikal bütün evrakın, kişisel arşivlerin, şâirenin aile fertlerinin özel koleksiyonlarının, kartpostalların, ithaflı fotoğraf ve kitapların, fotoğraf albümlerinin ve muhtelif eşyanın izinde geçen yılların semeresi olarak ortaya çıkan bu önemli eser “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı”sıyla yeniden raflarda.
“Nigâr Hanım sentezci değil eklektik bir kimliktir. Onda Doğu ve Batı öncelik sonralık sıralamasına alınmadan bir arada başlar, öylece devam eder ve öylece biter. Onunki, Doğulu gibi yaşamak ama Batılı gibi düşünmek değil; Doğulu gibi yaşamak ve Batılı gibi düşünmektir. Bu yönüyle eğer bir şarkıysa, güftesi Garplı, bestesi Şarklıdır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.