Edouard Roditi ve İstanbul Avangardı
₺180,00 Orijinal fiyat: ₺180,00.₺149,00Şu andaki fiyat: ₺149,00.
1 adet stokta
Edouard Roditi ve İstanbul Avangardı
Clifford Endres, yazdıkları ve çevirdikleri bir yana, İstanbul’daki avangard muhit içinde oynadığı “arabuluculuk” vasfıyla modern Türkiye’nin kültür hayatında iz bırakan görünmez bir kahramanı tanıtıyor bize.
“Edouard sanat dünyasında o kadar çok kişiyi birbiriyle tanıştırdı ki, onsuz bir Türk kültür hayatı çok daha yoksul olurdu.”
İlgili ürünler
Aya Yolculuk – Modern Klasikler 72
İnsanın Ay üzerinde ilk yürüyüşünden yaklaşık yüz yıl önce, 1865’te yayımlanan bu roman, insanlı Ay yolculuğuna dair bilimsel düş gücü ve hiciv yönünden hayli zengin bir kehanet gibidir. Baltimore Silah Kulübü’nün seçkin üyeleri, Amerikan İç Savaşı’nın sona ermesiyle boşluğa düşünce, kulübün başkanı bir uzay silahı icat ederek, Ay’a bir yolculuk gerçekleştirme önerisini ortaya atar. Yeni bir roman türünün, bilimsel romanın yaratıcısı olarak görülen Jules Verne, çağdaş bilimkurgunun da temellerini atmıştır. Bugün bizler için hiçbir şaşırtıcı yanı kalmamış birçok bilimsel gelişme, henüz ufukta yokken onun yapıtlarında ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Verne, fantastik serüvenlerinde uzay yolculuğunun yanı sıra bilim ilerledikçe hayatımıza katılan denizaltıları, televizyonu ve oksijen tüpünü de öngörmüştür.
Hayvanlaşan İnsan – Hasan Ali Yücel Klasikleri 329
Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneye tabi tutarken, duygusal ve toplumsal olayları da bir kimyacı gibi ele alması gerektiğini savundu. Zola içinde yaşadığı eski dünyanın yıkıntılarını inceledi, gelecekteki bir dünyanın olgularını saptamaya çalıştı. Bu niyetle yirmi iki yılda yazdığı yirmi romandan oluşan Rougon-Macquartlar dizisi başta olmak üzere çok sayıda büyük eser verdi. İkinci İmparatorluk Dönemi’ni anlatan bu dizinin on yedinci kitabı Hayvanlaşan İnsan 1890’da yayımlandı. Roman 19. yüzyılda Paris ve Le Havre arasındaki demiryolu hattında geçen bir suç ve aşk hikâyesidir; insanın öldürme içgüdüsünü ve nasıl bir kötülük makinesine dönüşebileceğini anlatır. Zola’nın, eşsiz gözlem gücüyle endüstrileşmenin beraberinde getirdiği kasvetli, yıkıcı ve ilkel arzuları deşifre ettiği bu roman defalarca sinemaya da uyarlanmıştır.
Meyhane
Meyhane hiç tartışmasız Emile Zola’nın başyapıtlarından biri... Paris’in kenar mahallelerinin birinde çamaşırcı Gervaise’in hikâyesini anlatan roman yayımlandığı dönemde büyük fırtınalar koparır, edebiyat dünyasını âdeta ikiye böler. Kentin gözden ırak köşelerinde yaşayan işçilerin yoksullukla, alkolle, aylaklıkla çürüyen yaşamları, ahlakın yavaş yavaş yitirilişi, yaşadığı gibi sefilce ölen bütün bu insanlar öyle yalın ve ödünsüz bir gerçekçilikle anlatılıyordur ki pek çok kişi ortaya çıkan toplum tablosunu kabul etmek istemez. Roman mimlenir, Emile Zola çeşitli suçlamalara uğrar.
Eleştirilere karşı yazdığı önsözde Zola, romanının halkın kokusunu taşıyan ilk roman olduğunu ve yalnızca gerçeği söylediğini belirtir. Eserinin kendisini savunacağına inandığını, bunun için zamana ve halkın iyi niyetine güvendiğini dile getirir. Bu düşüncesinde de yanılmaz: Roman çok kısa sürede onlarca baskı yapar, başka bir deyişle halk romanı sahiplenir. Meyhane yalnızca Zola’nın en çok okunan romanlarından biri olmakla kalmaz, Fransız romanının da köşetaşlarından biri olur.
Bu büyük romanı ve onun unutulmaz kahramanı Gervaise Macquart’ın umutlar ve hüsranlarla dolu hazin yaşamını Hamdi Varoğlu’nun yetkin çevirisiyle okurlarımıza sunuyoruz.
Seksen Günde Dünya Gezisi – Modern Klasikler 94
Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir.
Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1972 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.