Devlet ve Tabiat – Ya da Orta İkiden Ayrılan Çocuklar İçin Şiirler 50 Yaşında (Numaralı Özel Baskı)
₺350,00 Orijinal fiyat: ₺350,00.₺305,00Şu andaki fiyat: ₺305,00.
5 adet stokta
Devlet ve Tabiat – Ya da Orta İkiden Ayrılan Çocuklar İçin Şiirler 50 Yaşında (Numaralı Özel Baskı)
“İki genel odağın, ‘iğdiş edilme korkusu’ ile ‘baba katli’nin dolayında gelişir Ece Ayhan şiirinde baba-oğul ilişkisi. ‘Tarihsel zamanın sınırından başlayarak yasanın sûreti ile özdeşleşen simgesel işlevin dayanağını babanın adı’nda görmemiz gerekir’ [Ecrits, s. 278] — özellikle ‘Devlet ve Tabiat’ta yeralan kimi imgeler, Jacques Lacan’ın yukarıdaki yargısını doğrulamak için şiire yerleşmiş gibidirler. Bir karşıtlıklar zinciri halinde gelişir odakların biribirilerine göre konumları: ‘Ölümü ustaca oyalayan babam öldürülmüş ben satarım’ dizesi ‘Oğlum öldürülmüş ben satarım’a dönüşürken karşıtlığa kesin bir görünüm kazandırır.”
Enis Batur (Tahta Troya, 1977-1978)
“ ‘Ece Ayhan şiirinin kilit noktası dildir,’ demişti Cansever… Cansever haklıydı, Ece Ayhan’ın şiirinde bir maddesellik veya geçirmezlik kazanmıştı dil. Kilit noktası değil, kilitlenme noktası demeyi yeğlerim ben: Şiirin anlamından önce diline çarpıyor ve oraya mıhlanıyordu okur… Neydi, nedir, bu dili özeller arasında daha özel kılan? Nedensizlik içinde nedenlilik, anlamsızlığı kendine alet eden anlamlılık: Hiç bu kadar çıplak ve dolaysızca ortaya çıkmamıştı sanki, sanat yapıtının biçim ilkesi için Kant’ın sunduğu tanım.”
Orhan Koçak (“Ece Ayhan’ın Şiirinde Dil ve Bağlam”, Ludingirra, Bahar 1997)
“Ece Ayhan’ın şiirindeki genel şema, bu kitapta, en açık ifadesini bulur: Toplum, eşitsizlik üzerine kurulmuştur, sömürülen ve ezilen yalnızca genel olarak yoksul sınıflar değildir ama kadınlardır, çocuklardır (ve bunlara devrimcileri de ekleyebiliriz)… Toplumsal eşitsizlik kategorileri, belli ölçülerde, birbirinin içine geçmiş durumdadır. İşte ‘Devlet ve Tabiat’, bu eşitsizlikler düğümünün kalbine dokunan ve bunu yaparken, büyük bir biçimsel özgünlük içinden, büyük bir isyan lirizmini ortaya koyan bir başyapıttır.”
Ahmet Soysal, (“Önsöz”den)
İlgili ürünler
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 4
Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.
Eyvallah
O benim için geçmişe anıt bırakılacak kadar değerli; geçmişte bırakılamayacak kadar gereklidir.
Unutuyorum her seferinde neresinde kalmıştık ayrılığın?
Bana geldiğin yol, aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında... Oysa ben, gelişini ‘‘milat’’ sayacak kadar başlıyordum aşka...
Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!
Sol yanıma yatsam seni uyusam, hep rüyada kalsam...
Ama içime dokundun bir kere. Parmak izlerin duruyor bakışlarımda. Nereye baksam senden bir iz bırakıyorum.
Ben senin, kaçmak istediğinde açabileceğin ve sonrasında dünyanın yüzüne çarpıp gidebileceğin bir kapıyım!
Gel, aç ve kaç...
Söyle sevgili şimdi hayatında bir kayıp mıyım? Bulunmaz...
Açık bir yara mıyım? Sarılmaz...
Tehlikeli bir yol muyum? Gidilmez...
Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Eyvallah" ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Gülü İncitme Gönül
GÜLÜ İNCİTME GÖNÜL
Çiçeklerle hoş geçin,
Balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için
Dalı incitme gönül.
Konuşmak bize mahsus,
Olsa da bir güzel süs,
‘Ya hayır de, yahut sus.’
Dili incitme gönül.
Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.
Başın olsa da yüksek,
Gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek
Yolu incitme gönül.
Mevlâ verince azma,
Geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma,
Külü incitme gönül.
Dokunur gayretine,
Karışma hikmetine.
Sahibi hürmetine
Kulu incitme gönül.
Kalbe Karışık
Şiir azıcık aklî, daha çok kalbî bir eylemdir. Şairin kastı konuşulduğunda birazcık aklı, daha çok ruhu konuşuluyor demektir. “el-Ma’nâ fî batni’ş-şâir.” der Araplar. Yani kasd-ı mahsusa şairin bâtınında, derûnunda, hâsılı ruhundadır. Ruh ise sırdır, akıl onu anlayamaz, kısırdır.
Şiiri ruh anlar; akıl ise belki ve ancak yorumlar.
Şiir, aklî düşüncenin kalbî idrake evrilmesidir.
Şiir, aklın devrilmesi, kalbin anlamı devralmasıdır.
Aslında muamma olan; sözdeki şiir değil, ruhtaki şuurdur. Kapalı olan, lafız değil ruhtur.
Nuyageva
Usta şair Nurullah Genç'in kalemiyle hayata armağan ettiği kelimeler, Nuyageva 'da yıllar sonra yeniden nefes buluyor.
O nasıl maceraydı, o nasıl “düş”tü
Çevresine ihtilâl kuzgunları üşüştü
Ay görünce düzenli ışıyan gözlerini
Hıçkırıklı bir mendil gökten kıyıya düştü
Öyle maktul bir esaret boşaldı ki doğudan
Köleler ata bindi; sultanlar yaya düştü
Nuyageva bir gümüştü, tılsımlı bir gülüştü
Sonsuz Günbatımı
1965 yılında yaşamöyküsünü ünlü yönetmen Bertolucci’nin belgesel film yaptığı, şiirleri ve hayatıyla tüm dünyada “biricik” yere sahip adlardan Furuğ Ferruhzad.
Kısacık yaşamına rağmen (1935-1967) modern İran şiirinin en parlak temsilcilerindendir Furuğ.
Sonuncusu “tamamlanmamış” olmakla birlikte beş şiir kitabıyla önce İran’da sonra tüm dünyada ezilen kadınların sesi olmuş bir şair aynı zamanda.
Sonsuz Günbatımı , Furuğ’un tüm okuyanları etkisi altına alan duyarlılığıyla; insanı, doğayı, zamanı, mekânı derin şiir diliyle sorguladığı şiirlerinden ustalıklı bir seçki. Onat Kutlar ve hem Kutlar’ın hem de Furuğ’un yakın dostu Celal Hosrovşahi’nin seçtikleri şiirler ve ustalıklı çevirileri, şairin şiir dünyasını tüm yoğunluğuyla aktarıyor.
Sonsuz Günbatımı hacmen küçük ancak her kelimesi, her dizesiyle zihinlerinizde balyoz etkisi yaratacak bir kitap.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.