Cumhuriyet Kadını Türkan Ayral
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺320,00Şu andaki fiyat: ₺320,00.
18 adet stokta
Cumhuriyet Kadını Türkan Ayral
1988’de vefat eden Türkiye Yardım Sevenler Derneği Genel Başkanı Türkan Ayral’ın aile hikayesi 1875’te Tiran’da başlıyor. Nesiller boyu eğitime büyük önem veren bu ailenin en parlak üyesi olan Türkan, uzun yıllar boyunca kız çocuklarının eğitimi ve kadınların ekonomik özgürlüğüne kavuşması için uğraş verdi. Ailenin Kurtuluş Savaşı’ndaki katkılarını, Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki yaşamları ve takip eden yıllarda bireylerin karakter farklılıklarından doğan çatışmalarla, değişen yaşam ve olayları anlatan biygorafik roman; bu kişilerin günlükler, mektup ve dönem gazeteleriyle, kişileri tanıyanların anılarıyla, Cumhurbaşkanlığı ve T.Y.S.D. arşivlerindeki bilgiler harmanlanarak oluştu. Yaklaşık yüz yılı kapsayan hikayede sadece bir ailenin hayatı değil, Cumhuriyet’in getirdiği ve bu süreçte ülkenin yaşadığı değişikliklerin de yansıması bulunuyor.
İlgili ürünler
Benim Adım Pogba
Başarıdan başarıya koşan Pogba’nın futbol yaşamı…
Fransa’da Gineli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Paul Pogba, altı yaşında futbola başladı ve zaman içinde Avrupa’nın en büyük takımlarının peşinde koştuğu bir orta saha oyuncusu hâline geldi.
20’li yaşlarda İslamiyet’i seçen ve Müslümanlığın, hayatında olumlu değişiklikler yaptığını söyleyen Pogba, başarı basamaklarını hızla tırmanmaya devam ediyor.
Bu kitapta Paul Pogba’nın sabrı, hırsı, gücü ve yeteneği sayesinde nasıl aranan bir futbolcuya dönüştüğünü okuyacaksınız.
Dindar Bir Doktor Hanım
"Ömrü boyunca 'kadın başıma ne yapabilirim ki' düşüncesini aklına bile getirmeyen Hümeyra Hanım, karşılaştığı bütün zorluklarla, sıkıntılarla iman, sabır ve tevekkülün verdiği güçle mücadele etmiştir. Hizmet hayatı yoğunlaştıkça her genç kıza mahsus evlilik hayalleri de uzaklaşmış, kendi ifadesiyle: ' Hereve bir anne lazım, annelik çok yüksek bir mevki ama yedi mahalleye de bir doktor gerek. O da ben olayım, annelere bakayım' diye düşünmüştür. O zaten tanıyan herkesin Hümeyra Annesidir..." Sibel Eraslan
Bu kitap, Cumhuriyet'in ilk döneminde tıp eğitimi alıp doktor olan Ayşe Hümeyra Ökten'in günümüz gençlerine örnek niteliğindeki hayat hikayesidir. Doktor Ayşe Hümeyra Ökten, 85 yıllık yaşamının yarım asrını hastalarına adar ve tek başına bir vakıf gibi hizmet verir. 1959'dan beri İslam dünyasının da çok yakından tanıdığı Ayşe Hümeyra Hanım birçok alim ve devlet adamının da doktorluğunu yaparak herkesin sevgisini kazanır. 1953'te Kızılay'ın teklifiyle Medine'ye görevli ilk kadın doktor olarak gider. Bu gidiş onun için bir dönüm noktası olur ve bir daha o kutsal topraklardan bağını koparamaz. Artık evi de Mekke ve Medine olur.
Türkiye'de geleceğin başbakanlarının yetişeceği İmam Hatip Liseleri'nin kurulması için insanüstü gayretler gösteren Mahmud Celaleddin Ökten'in kızı olan Ayşe Hümeyra Ökten, kendisiyle yapılan bu söyleşide, babasını ve çevresini özel olarak anlatıyor, Mehmed Zahid Kotku, Babanzade Ahmed Naim, yahirü'l-Mevlevi, Mehmed Ali Ayni, Mahir İz, Nurettin Topçu, Orhan Okay, İsmail Fenni Ertuğrul, Mustafa Şekip Tunç, Küçük Hüseyin Efendi ve Mehmed Akif Ersoy gibi bir döneme damgasını vurmuş ilim adamlarının hayatına dair şimdiye kadar hiç bilinmeyen birçok anekdot aktarıyor.
Geleceği Keşfedenler
Walter Isaacson, dünya çapında yankı yaratan Steve Jobs biyografisinin ardından en az onun kadar ilham verici bir kitapla geri dönüyor.
Geleceği Keşfedenler, makinelerin insanların zihin dünyasına ortak olacağı bir geleceği hayal ederek yola çıkmış ve adım adım içinde yaşadığımız dijital çağı inşa etmiş dâhilerin, yenilikçilerin, hacker’ların, girişimcilerin hikâyesi. Kimdi bu insanlar? Kafaları nasıl çalışıyordu? Tavan arası ya da garajlarına kapanıp her şeyi tek başına yapmış dâhilerden mi bahsediyoruz yoksa onları farklı yapan, yan yana gelip “ortak deha” yaratma becerileri miydi?
Isaacson’un benzersiz öykülendirme becerisi sayesinde sürükleyici bir roman tadında akan kitap, Lord Byron’ın yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış olmasına rağmen ilk yazılımcı kabul edilen kızı Ada Lovelace ile başlıyor ve Charles Babbage, Alan Turing, John von Neumann, Robert Noyce, Bill Gates, Steve Wozniak, Steve Jobs, Larry Page gibi pek çok etkileyici şahsiyetle devam ediyor.
Geleceği Keşfedenler, yaratıcılığın ve dünyayı değiştiren fikirlerin hangi koşullar bir araya geldiğinde yeşerebildiğini ortaya koyan muazzam bir rehber.
Haben
Başkan Obama ona Beyaz Saray Değişim Şampiyonu adını verdi. Helen Keller Başarı Ödülü’nü ve Forbes 30 Under 30 listesinde yer aldı. Bill Clinton, Başbakan Justin Trudeau ve Şansölye Angela Merkel de Haben’ı onurlandıran isimler arasında. Görüp duyabilen insanlar için tasarlanmış bir dünyada sağır ve kör olarak büyümek, Haben Girma için büyük zorluklarla başa çıkmak demekti.
Birileri ona “Yapamazsın,” dedikçe Haben her seferinde bunun aksini kanıtladı. Engelinin, onun önünde bir engel olduğuna bir an olsun inanmadı. Başardığı her şeyde kendine olan güveni biraz daha
arttı ve bugün binlerce engelli insanın umudu oldu.
Engelli bir birey olarak çocukluğundan beri verdiği bireysel mücadele, daha çok kişi için mücadele edebilmek adına Harvard Hukuk
Fakültesi’ne girmesiyle sonuçlandı.
Burada, görme engelliler için
geliştirilmiş Braille alfabesi ile diğer insanlarla iletişim kurabileceği bir sistem geliştirdi ve bu sayede dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama ile özel bir toplantı gerçekleştirip
Beyaz Saray’da bir konuşma bile yaptı.
Şimdi ise oldukça başarılı bir engelli hakları avukatı.
Haben, kendi kaleme aldığı hayat hikâyesi ile okuyucularını engelleri aşmak üzerine ilham verici bir yolculuğa çıkarıyor.
Messi – Sahanın Yıldızları
Şair Nigar Hanım Güftesi Garplı Bestesi Şarklı
Şâir Nigâr Hanım. Yahut eserlerine attığı imza ile Nigâr binti Osman.
Adını açıkça sahiplenen şiirleriyle edebiyatımızın ilk “kadın” şâiri. Yirmi beş yaşından başlayıp hayatının sonuna kadar yazmayı sürdürdüğü günlüğüyle Türk edebiyatının en uzun günlük yazan kadın yazarı.
Şâir Nigâr Hanım, sadece yazar kimliğiyle değil, döneminin seçkinlerinden oluşan geniş sosyal çevresi ve kişisel hikâyesiyle de çok önemli bir portre. Bu portreyi en ince ayrıntılarıyla günümüze taşıyan, Nigâr Hanım deyince akla gelen ilk kişi ise şüphesiz Nazan Bekiroğlu.
Nazan Bekiroğlu 1995 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığı Şâir Nigâr Hanım çalışmasını yıllar sonra büyük bir özveriyle adeta yeniden yazdı. Nigâr Hanım’la ünsiyetini akademik çalışmanın çok ötesine taşıyan Bekiroğlu, dört başı mamur bir edebî portre ortaya koyarken Nigâr Hanım’ın eserleriyle yaşamı arasındaki çok yönlü ilişkilere işaret eden, salonundan geçmiş kişilere varıncaya kadar hayatı ve edebiyatıyla ilgili en küçük ipuçlarını dahi yakalayan bir dikkatle edebiyat araştırmacıları için eşsiz bir çalışma örneği sundu.
Nigâr Hanım’ın eserleri ve günlüklerine ilâveten bugüne intikal bütün evrakın, kişisel arşivlerin, şâirenin aile fertlerinin özel koleksiyonlarının, kartpostalların, ithaflı fotoğraf ve kitapların, fotoğraf albümlerinin ve muhtelif eşyanın izinde geçen yılların semeresi olarak ortaya çıkan bu önemli eser “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı”sıyla yeniden raflarda.
“Nigâr Hanım sentezci değil eklektik bir kimliktir. Onda Doğu ve Batı öncelik sonralık sıralamasına alınmadan bir arada başlar, öylece devam eder ve öylece biter. Onunki, Doğulu gibi yaşamak ama Batılı gibi düşünmek değil; Doğulu gibi yaşamak ve Batılı gibi düşünmektir. Bu yönüyle eğer bir şarkıysa, güftesi Garplı, bestesi Şarklıdır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.