Cehenneme Övgü
₺430,00 Orijinal fiyat: ₺430,00.₺365,00Şu andaki fiyat: ₺365,00.
Bazı eleştirmenlerin “şeytanın avukatı” sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassaf’ın “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısı”yla sunduğumuz Cehenneme Övgü’sü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük ‘totaliter dünyalar’ımızı afişe ediyor, daha doğrusu ‘yüzümüze vuruyor’. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarımızı ve kimi dayatılan kimisini de gönüllü olarak kabul ettiğimiz kavramları irdeleyerek gösteriyor. Cehenneme Övgü, yazarın kendiyle hesaplaştığı, herkesi de hesaplaşmaya çağıran, hatta kışkırtan bir kitap.
| Yayınevi | İletişim Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Gündüz Vassaf |
| Sayfa Sayısı | 279 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
İletişim Yayınevi – Cehenneme Övgü
/n
Bazı eleştirmenlerin “şeytanın avukatı” sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassaf’ın “gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısı”yla sunduğumuz Cehenneme Övgü’sü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük ‘totaliter dünyalar’ımızı afişe ediyor, daha doğrusu ‘yüzümüze vuruyor’. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarımızı ve kimi dayatılan kimisini de gönüllü olarak kabul ettiğimiz kavramları irdeleyerek gösteriyor. Cehenneme Övgü, yazarın kendiyle hesaplaştığı, herkesi de hesaplaşmaya çağıran, hatta kışkırtan bir kitap.
İlgili ürünler
Aile Sohbetleri
Hakan Öner’in hazırladığı “Aile Sohbetleri” kitabı aileyi oluşturan her bir bireye Âlemlerin Rabbine nasıl iman edilmesi gerektiğini hatırlatırken ibadetin özünü anlatıyor. Müminde bulunması gereken güzel hasletlerden bahsederken sakınılması gereken davranışlara da değiniyor. Kitap üç ana bölümden oluşuyor. İman bölümü olan birinci bölümde Allah Teâlâ’ya imandan imanın kazancına, Allah’ın kulunu sevmesinin alametinden Allah’ın kullarını sevmesine vesile olan yollara kadar pek çok konudan bahsediliyor. İbadet bölümü olan ikinci bölümde temizliğin ehemmiyetinden namazın önemine, dua etmenin öneminden orucun faziletine yine pek çok konu ele alınıyor. Ahlak bölümü olan üçüncü bölüm ise üç kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda “yapılması gerekenler” başlığı altında güzel ahlaklı olmak, sabırlı olmak, anne-babaya saygı, akraba hukukuna riayet, cömertlik gibi müslümanda bulunması gereken güzel hasletlerden bahsediliyor. İkinci kısımda ise “sakınılması gerekenler” başlığı altında gıybet, haset, buğz, kibir, kul hakkı gibi kötü hasletlerden kaçınmanın önemine değiniliyor. Son kısımda ise giyim, tesettür ile ilgili edepler ele alınıyor.
Toplam 26 ana başlıktan oluşan çalışma, aile reislerine hayat gailesinden kolay kolay bir araya gelemeyen aile bireylerini bir araya getirip her gün bir konu okuyarak hem toplanma hem de o gün işlenen konu hakkında bilgi edinme fırsatı sunuyor. Ayrıca her konunun sonunda değerlendirme sorularıyla işlenen konunun zihinde tekrardan canlanmasına yardımcı olunuyor. Soruların bir kısmında ise “haydi sen anlat” diyerek aile bireylerinin ifade ve anlatma yeteneğini geliştirme hedefleniyor.
Babanız Atatürk
Her birinizin bir babası ve bir annesi var. Onlar olmasa idi dünyaya gelemezdiniz. Eğer Atatürk, milletinin ve ordularının başında Anadolu savaşlarını kazanmasa idi, bu dünyada vatansız ve hürriyetsiz kalırdınız. Asıl öksüzlük budur. Onun için kitaba Babanız Atatürk adını koydum. Hayatınızı ana-babanıza, hür, şanlı ve şerefli Türklüğünüzü Atatürk’e borçlusunuz. Size, babanız Atatürk’ün nasıl yetiştiğini, neler yaptığını, nasıl bir insan olduğunu anlatmak istiyorum. Onunla, niçin övündüğünüzü, nasıl onun gibi olacağınızı öğrenmeniz umuduyla.
Fatih Sultan Mehmed
Fatih’i yetiştiren atmosferin resmi, kanaatimizce, genç nesillere, "geniş ufuklu insanlar" olabilmenin sırlarını vermektedir. Böyle insanlar yetiştirmede hayli çorak dönemler yaşayan bu ülkenin eğitimcilerine, bahsi geçen noktada başarılı olmuş bir devrin insanlarını anlatmanın, gelecekte bu sorunları aşma adına, faydalı olacağını düşünüyoruz. Her biri, İstanbul kadar mühim fetihler gerçekleştirmesini umduğumuz nesillere, bir damla can suyu olabilmesi temennisiyle hazırlanan bu eser, dileriz, geleceğin Fatihlerine ulaşır.
Gösteri Toplumu
Yaşamını medyatik uygarlığın ötesinde, herkesten uzakta ve gizlice tamamlamış olan Guy Debord 20. yüzyılın ikinci yarısının en önemli şahsiyetlerinden ve kahinlerinden biridir. Gösteriye katılmayı reddeden bir radikaldir!
Debord’un Gösteri Toplumu adlı kitabı yıkıcı olduğu kadar tarihe de direnebilmiş bir eserdir. 70’lerde yayımlandığında “aşırı” tezleri nedeniyle “şok” yaratmış, 80’lerde ise hayatın doğruladığı bir metin olarak kabul görmüştür. Egemenliğini tüm dünyada çoktan kurmuş ve gündelik dile geçirmiş olan gösteri toplumunu ilk kez tanımlayan ve adlandıran Debord, kapitalist iktisadın ve meta dolaşımının uzantısı olarak nitelendirdiği gösteri egemenliğinin sosyalist oldukları iddiasında olan ülkelerde de var olduğunu; dünyanın yeniden tek bir pazar haline geleceğini ve bürokratik iktidarların da Amerikan tipi gösterinin hakimiyeti altına gireceğini söylemiştir. Gösteri Toplumu’nda tek kelimeyi bile değiştirme gereğini duymadan yıllar sonra kaleme aldığı Gösteri Toplumu Üzerine Yorumlar’da mafya, terörizm, polis devleti gibi olguların nasıl gösterinin bir parçası haline geldiklerini sergiler.
Gösteri toplumunda, kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasına dönüşür, sahteleşir. Tüm dünya aynı gösterinin sahnesidir artık; hepimiz aynı gösterinin oyuncusu ve seyircisi oluruz. Tarihsel bilgiyi yok etmek, özgünlük görünümü altında sansürü genelleştirmek, gösterinin vazgeçilmez ikizi olan terörizme girişmek, doğruyu bir yanlışlık anı yapmak, öznelliği silmek... gösteri toplumunun söylemini oluşturur.
Bu umutsuzluk kitabı, hapishane halindeki bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne serer. Antikçağdan günümüze, zaman kavramından mekan kavramına, şehircilikten turizme ve kültürel tüketim soytarılığına kadar her alana uzanan Gösteri Toplumu’nun labirentleri arasındaki yolculuk kitabın ortalarında giderek dehşete dönüşür: Çıkış yoktur!
Debord karamsardır! Karamsarlığın doruğunda yaşayan tüm devrimciler gibi gerçekçidir de... Hakikati söyler.
Kanuni Sultan Süleyman
TARİHİN BÜYÜK TÜRK’Ü:
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN…
Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı tarihinin en fazla övgüye ve araştırmaya mazhar olmuş padişahlarından biridir. Batı kaynakları onun büyüklüğünün ve kudretinin farkına çok önceden varmış, onu “muhteşem” ve “büyük” anlamlarına gelen Magnificent , Magnifique , Der Practige , Grand Turc gibi unvanlarla anmıştır.
Yavuz Sultan Selim’in tek oğlu olması sebebiyle şehzadeliğinde hassasiyetle yetiştirilen Süleyman; tahta geçişinden itibaren imparatorluk topraklarını genişletmeyi ve fakat bunu yaparken de adaletten ve devletin gücünden asla taviz vermemeyi önemsemiştir. Bunun için de her göreve işinin ehlinin getirilmesi üzerinde durmuştur. Bu durum hâliyle bazı makamlarda bulunmanın çok fazla risk taşımasına sebep olmuştur ki o dönem halk arasında söylenegelen bir beddua şöyledir: “Sultan Süleyman’a vezir olasın!”
1961’de İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü bünyesinde açılan Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Kürsüsü’nün kurucusu olup birçok önemli araştırmaya, esere imza atmış olan Prof. Tayyib Gökbilgin’in bu kitabı, Kanuni Sultan Süleyman’ı ve dönemini olaylarıyla, insanlarıyla ve toplumuyla çok özgün bir biçimde aktarıyor. Padişahın tahta çıkışı, İbrahim Paşa’nın vezâreti, Viyana kuşatması, Akdeniz mes’eleleri, Macaristan mes’eleleri ve 1541 seferi, Şehzade Mustafa’nın katli, Süleymaniye Külliyesi’nin açılışı, denizlerde harekât, Sultan Süleyman’ın şahsiyeti ve eserleri, kitabın bölümlerini oluşturuyor.
Kanuni Sultan Süleyman , muhteşem Türk’ün şahsiyetini ve zamanın iklimini akıcı bir dille, tarihi gerçeklere dayanarak ortaya seren bir kaynak kitap…
Türk Atasözlerinden Seçmeler
Atalarımız, tarihin en eski uygarlığını ve değişik yörelerin kendine has halk kültürünü, değer yargılarını, hemen hemen her konuda geleneksel dünya görüşlerini bünyesinde toplamış ve Türklüğün varoluşundan beri halkımıza ışık tutan bilgelik kaynağı uyarı ve öğütler zincirini kendilerinden sonraki kuşaklara miras olarak bırakmışlardır.
Türkçe, atasözleri yönüyle oldukça zengin bir dildir. Halkımız özellikle konuşma dilinde, düşüncesini atasözleri ile destekler.
Türk Atasözlerinden, sizler için derlediğimiz bu seçme sözleri, birçoğunuz çevrenizdeki insanlardan duymuşsunuzdur, aralarında anlamlarını merak ettikleriniz de olmuştur.
Elinizdeki bu kitapta günlük hayatta en çok kullanılan Türk atasözlerini özet açıklamaları ile bulabilirsiniz.
Çocuk Klasi̇kleri̇ seri̇mi̇zle si̇z çocukları bu kez de
Türk Atasözlerinden Seçmeler kitabıyla buluşturuyoruz.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.