Kanuni Sultan Süleyman
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺310,00Şu andaki fiyat: ₺310,00.
TARİHİN BÜYÜK TÜRK’Ü:
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN…
Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı tarihinin en fazla övgüye ve araştırmaya mazhar olmuş padişahlarından biridir. Batı kaynakları onun büyüklüğünün ve kudretinin farkına çok önceden varmış, onu “muhteşem” ve “büyük” anlamlarına gelen Magnificent , Magnifique , Der Practige , Grand Turc gibi unvanlarla anmıştır.
Yavuz Sultan Selim’in tek oğlu olması sebebiyle şehzadeliğinde hassasiyetle yetiştirilen Süleyman; tahta geçişinden itibaren imparatorluk topraklarını genişletmeyi ve fakat bunu yaparken de adaletten ve devletin gücünden asla taviz vermemeyi önemsemiştir. Bunun için de her göreve işinin ehlinin getirilmesi üzerinde durmuştur. Bu durum hâliyle bazı makamlarda bulunmanın çok fazla risk taşımasına sebep olmuştur ki o dönem halk arasında söylenegelen bir beddua şöyledir: “Sultan Süleyman’a vezir olasın!”
1961’de İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü bünyesinde açılan Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Kürsüsü’nün kurucusu olup birçok önemli araştırmaya, esere imza atmış olan Prof. Tayyib Gökbilgin’in bu kitabı, Kanuni Sultan Süleyman’ı ve dönemini olaylarıyla, insanlarıyla ve toplumuyla çok özgün bir biçimde aktarıyor. Padişahın tahta çıkışı, İbrahim Paşa’nın vezâreti, Viyana kuşatması, Akdeniz mes’eleleri, Macaristan mes’eleleri ve 1541 seferi, Şehzade Mustafa’nın katli, Süleymaniye Külliyesi’nin açılışı, denizlerde harekât, Sultan Süleyman’ın şahsiyeti ve eserleri, kitabın bölümlerini oluşturuyor.
Kanuni Sultan Süleyman , muhteşem Türk’ün şahsiyetini ve zamanın iklimini akıcı bir dille, tarihi gerçeklere dayanarak ortaya seren bir kaynak kitap…
| Yayınevi | Nesil Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Yavuz Bahadıroğlu |
| Sayfa Sayısı | 320 |
| Baskı Yılı | 2011 |
1 adet stokta
Nesil Yayınları – Kanuni Sultan Süleyman
TARİHİN BÜYÜK TÜRK’Ü:
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN…
Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı tarihinin en fazla övgüye ve araştırmaya mazhar olmuş padişahlarından biridir. Batı kaynakları onun büyüklüğünün ve kudretinin farkına çok önceden varmış, onu “muhteşem” ve “büyük” anlamlarına gelen Magnificent , Magnifique , Der Practige , Grand Turc gibi unvanlarla anmıştır.
Yavuz Sultan Selim’in tek oğlu olması sebebiyle şehzadeliğinde hassasiyetle yetiştirilen Süleyman; tahta geçişinden itibaren imparatorluk topraklarını genişletmeyi ve fakat bunu yaparken de adaletten ve devletin gücünden asla taviz vermemeyi önemsemiştir. Bunun için de her göreve işinin ehlinin getirilmesi üzerinde durmuştur. Bu durum hâliyle bazı makamlarda bulunmanın çok fazla risk taşımasına sebep olmuştur ki o dönem halk arasında söylenegelen bir beddua şöyledir: “Sultan Süleyman’a vezir olasın!”
1961’de İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü bünyesinde açılan Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Kürsüsü’nün kurucusu olup birçok önemli araştırmaya, esere imza atmış olan Prof. Tayyib Gökbilgin’in bu kitabı, Kanuni Sultan Süleyman’ı ve dönemini olaylarıyla, insanlarıyla ve toplumuyla çok özgün bir biçimde aktarıyor. Padişahın tahta çıkışı, İbrahim Paşa’nın vezâreti, Viyana kuşatması, Akdeniz mes’eleleri, Macaristan mes’eleleri ve 1541 seferi, Şehzade Mustafa’nın katli, Süleymaniye Külliyesi’nin açılışı, denizlerde harekât, Sultan Süleyman’ın şahsiyeti ve eserleri, kitabın bölümlerini oluşturuyor.
Kanuni Sultan Süleyman , muhteşem Türk’ün şahsiyetini ve zamanın iklimini akıcı bir dille, tarihi gerçeklere dayanarak ortaya seren bir kaynak kitap…
İlgili ürünler
Gösteri Toplumu
Yaşamını medyatik uygarlığın ötesinde, herkesten uzakta ve gizlice tamamlamış olan Guy Debord 20. yüzyılın ikinci yarısının en önemli şahsiyetlerinden ve kahinlerinden biridir. Gösteriye katılmayı reddeden bir radikaldir!
Debord’un Gösteri Toplumu adlı kitabı yıkıcı olduğu kadar tarihe de direnebilmiş bir eserdir. 70’lerde yayımlandığında “aşırı” tezleri nedeniyle “şok” yaratmış, 80’lerde ise hayatın doğruladığı bir metin olarak kabul görmüştür. Egemenliğini tüm dünyada çoktan kurmuş ve gündelik dile geçirmiş olan gösteri toplumunu ilk kez tanımlayan ve adlandıran Debord, kapitalist iktisadın ve meta dolaşımının uzantısı olarak nitelendirdiği gösteri egemenliğinin sosyalist oldukları iddiasında olan ülkelerde de var olduğunu; dünyanın yeniden tek bir pazar haline geleceğini ve bürokratik iktidarların da Amerikan tipi gösterinin hakimiyeti altına gireceğini söylemiştir. Gösteri Toplumu’nda tek kelimeyi bile değiştirme gereğini duymadan yıllar sonra kaleme aldığı Gösteri Toplumu Üzerine Yorumlar’da mafya, terörizm, polis devleti gibi olguların nasıl gösterinin bir parçası haline geldiklerini sergiler.
Gösteri toplumunda, kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasına dönüşür, sahteleşir. Tüm dünya aynı gösterinin sahnesidir artık; hepimiz aynı gösterinin oyuncusu ve seyircisi oluruz. Tarihsel bilgiyi yok etmek, özgünlük görünümü altında sansürü genelleştirmek, gösterinin vazgeçilmez ikizi olan terörizme girişmek, doğruyu bir yanlışlık anı yapmak, öznelliği silmek... gösteri toplumunun söylemini oluşturur.
Bu umutsuzluk kitabı, hapishane halindeki bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne serer. Antikçağdan günümüze, zaman kavramından mekan kavramına, şehircilikten turizme ve kültürel tüketim soytarılığına kadar her alana uzanan Gösteri Toplumu’nun labirentleri arasındaki yolculuk kitabın ortalarında giderek dehşete dönüşür: Çıkış yoktur!
Debord karamsardır! Karamsarlığın doruğunda yaşayan tüm devrimciler gibi gerçekçidir de... Hakikati söyler.
Öğretmen Olmak
Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan, bu kitapta genç fidanları taptaze umutlara dönüştüren öğretmenlerimizi konuşuyorlar. Eğitim ve öğretmenlik hakkında bugüne kadar biriktirdikleri kuramsal, tarihsel ve güncel fikirlerini paylaşmak üzere bir araya gelen Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurdular. Yaklaşık bir yıla yayılan bir zaman dilimi içinde, sadece İstanbul'da değil, Türkiye'nin çeşitli kentlerinde "öğretmen"i konuştular, tartıştılar ve bütün bu kayıtları, elinizdeki kitabın malzemesini teşkil edecek şekilde düzenlediler. Nihayetinde ortaya çıkan bu eser, eğitim konusunda Türkiye'nin en birikimli düşünürlerinden Doğan Cüceloğlu ve İrfan Erdoğan'ın yalnızca kendi aralarındaki değil, tüm öğretmenlerimizle kurdukları diyalogun bir ürünü olarak görülmelidir. Ve şimdi bu diyalog, kitabın okurlarıyla devam edecek. Öğretmen Olmak, sadece okulda değil, yaşamın her alanında, herkese esin kaynağı olmak isteyenlere...
Tarihi Değiştiren Askerler
Ustadır Arı (Yky)
Ustadır Arı, Ağacın Çürüğü, Baldaki Tuz ve Zulmün Artsın Yaşar Kemal'in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kaleme aldığı yazılardan ve konuşmalarından derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir. "Boğazı zilli kurt, boğazındaki zil yüzünden hiçbir canlışa yaklaşamaz. Boğazında zil, bozkırlar boyunca, dağlar boyunca koşar durur ve bir gün açlıktan ölür. Bu insan aklına gelen işkencelerin, zulümlerin en korkunçlarından biridir." -Yaşar Kemal-
Yaklaşan Dalga
“Büyüleyici, harika yazılmış, çok önemli bir kitap.”—Yuval Noah Harari
“Mutlaka okumalısınız.”—Daniel Kahneman
“Eşi görülmemiş zamanlar için mükemmel bir rehber.”—Bill Gates
İnsanlık tarihinde önemli bir eşiğe yaklaşıyoruz. Her şey değişmek üzere.
Yakında etrafımızda yapay zekâlar olacak. DNA yazıcılarının ve kuantum bilgisayarlarının, laboratuvar patojenlerinin ve otonom silahların, robot asistanların ve enerji bolluğu dünyasında yaşayacaksınız. Böyle bir dünyaya hazır değiliz.
Google bünyesindeki yapay zekâ şirketi Deepmind’ın kurucularından olan Mustafa Suleyman bu devrimin merkezindeydi. Önümüzdeki yıllara bu güçlü ve hızla yayılan yeni teknolojiler dalgası damgasını vuracak.
Yaklaşan Dalga’da Suleyman bu teknoloji dalgasının büyük bir bolluk yaratacağını ama öbür yandan da küresel düzenin temeli olan ulus devleti nasıl tehdit edeceğini anlatıyor. Kırılgan devletlerimiz bir felakete sürüklenirken, varoluşsal bir ikilemin içindeyiz: Bir yanda hayal bile edemeyeceğimiz felaketler, öbür yanda da her saniye gözetim ve baskı altında yaşamak.
Yapay zekâ teknolojisinin merkezinden çıkan bu çığır açıcı kitap, çağımızın en büyük problemi olan güçlü teknolojileri kontrol edebilmeyi, “dizginleme problemini” inceliyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.