Çağlayanlar – Bilge Kültür Sanat
₺140,00 Orijinal fiyat: ₺140,00.₺115,00Şu andaki fiyat: ₺115,00.
Çağlayanlar Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun hikâyeler aracılığıyla Türk kültürü ile ilgili düşüncelerini etkili biçimde dile getirdiği bir eserdir. Türk milletinin içine düştüğü zor durumun tesiriyle kaleme alınan eser milletin değerlerine sahip çıkmanın önemini haykırır. Yazar, birçoğumuzun önemsemediği yatağan, kilim gibi şeyleri bile anlatırken çağlayanlar gibi coşkuludur. Sokak satıcısının “kaaarpuz” diye bağırmasını bugünlere kadar getirir. Millî değerlere sahip çıkmanın öneminin anlatıldığı hikâyelerin bazıları hikâyeden çok denemeyi andırır. Çağlayanlar Müftüoğlu’nun Türkçülük anlayışına uygun olarak yazdığı hikâyelerden meydana gelmektedir. İçinde taşıdığı millî heyecanla ve Türk kültürüne hayranlıkla kaleme alınan eser yazarın en beğenilen kitaplarından biridir.
| Yayınevi | Bilge Kültür Sanat |
|---|---|
| Yazar | Ahmet Hikmet Müftüoğlu |
| Baskı Yılı | 2012 |
1 adet stokta
Bilge Kültür Sanat – Çağlayanlar – Bilge Kültür Sanat
/n
Çağlayanlar Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun hikâyeler aracılığıyla Türk kültürü ile ilgili düşüncelerini etkili biçimde dile getirdiği bir eserdir. Türk milletinin içine düştüğü zor durumun tesiriyle kaleme alınan eser milletin değerlerine sahip çıkmanın önemini haykırır. Yazar, birçoğumuzun önemsemediği yatağan, kilim gibi şeyleri bile anlatırken çağlayanlar gibi coşkuludur. Sokak satıcısının “kaaarpuz” diye bağırmasını bugünlere kadar getirir. Millî değerlere sahip çıkmanın öneminin anlatıldığı hikâyelerin bazıları hikâyeden çok denemeyi andırır. Çağlayanlar Müftüoğlu’nun Türkçülük anlayışına uygun olarak yazdığı hikâyelerden meydana gelmektedir. İçinde taşıdığı millî heyecanla ve Türk kültürüne hayranlıkla kaleme alınan eser yazarın en beğenilen kitaplarından biridir.
İlgili ürünler
Define
“Mağazalar, paranın temin edeceği bütün zevk ve rahatlık, keyif ve neşe vasıtalarını bana birer birer takdim ediyor, kadınların hepsi tebessüm ederek beni davet ediyorlar gibiydi. Birdenbire sarsıldım, durdum. Şayet bir aksilik çıkar da bu emeller gerçekleşmezse ne tamir edilemez bir felaket, ne tahammül edilemez bir sefalet olacaktı!”
Edebiyatımızın ilk psikolojik romanı kabul edilen Eylül ’ün yazarı Mehmet Rauf’un kendisiyle özdeşleşen tarzından farklı bir yola saparak serüven ve gizem hissini önde tuttuğu, kitabın devamı sayılan Kan Damlası ile beraber polisiye türünde kaleme aldığı tek eseri olan Define 1927 yılında yayımlanmıştı.
Sıkı bir polisiye okuru olan, Erzurum Hastanesi Başhekimi Şakir Feyzi’nin hastalarından Hacı Hanım, zamanında çalıştığı konaktaki Paşa’nın ona bir kitap verdiğini ve bu kitabın içinde büyük bir hazinenin yerinin saklı olduğunu söyler. Hacı Hanım yaşı nedeniyle defineyi bulamayacağından bu sırrı Şakir Feyzi’ye emanet etmek istiyordur. Büyük bir servetin heyecanına kapılan Şakir Feyzi, Fuzulî Divanı ’nın sayfalarında başlayan bu yolculukta, yalnızca okuduğu kitaplarda gördüğü türden bir maceranın içinde bulacaktır kendini.
Mehmet Rauf’un bir gizemi çözmenin coşkusunu, paranın akıl çelici kuvvetini anlattığı Define Türk polisiyesinin en sürükleyici yapıtlarından birisi.
Mürebbiye
Mürebbiye romanı Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın (1864-1944) henüz otuz üç yaşında iken tamamladığı İstanbul romanlarından biri. 1899 yılında basılan bu romanda olaylar Boğaziçi’nde bir yalıda gelişir. Fransa’da hayat kadını iken bir vesileyle İstanbul’a gelen, Dehri Efendi’nin yalısına mürebbiye olarak giren Anjel, evin erkeklerini bir bir baştan çıkarır. Âşıklar arasında hesaplaşmalara yol açar. Bir sürpriz gelişme ile olaylar sona erer. Hüseyin Rahmi’nin kahramanlara yaptırdığı felsefe tartışmalarında ve ansiklopedik bilgilerde üstadı Ahmet Mithat Efendi’nin etkisi açıkça görülür. Eserin aslına sadık kalarak yayıma hazırlanan bu çalışmada gereken yerlerde köşeli parantez içinde açıklama verilmiştir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.