Burası Orası Değil
₺380,00 Orijinal fiyat: ₺380,00.₺314,00Şu andaki fiyat: ₺314,00.
1 adet stokta
Burası Orası Değil
Kimdir Oğuz Alplâçin? Tezer Özlü’nün öyküsünde karşımıza çıkan bir kahraman mı, 50 Kuşağı’nın en “bohem” üyesi mi? Büyük bir nihilist mi, Selahattin Hilav’ın taktığı isimle “entelektüel solucan” mı? Evsiz-yersiz-yurtsuz bir anarşist mi, yoksa Diyarbakırlı zengin bir ailenin ferdi mi? Dönemin yazarlarının anılarında yer alan siyah beyaz bir figür mü, eksiklerle dolu hayat hikâyesi anlatıldıkça efsaneleşen renkli bir karakter mi? İğneli sözleriyle karşısındaki insanı sarsan keskin bir çift göz mü, yoksa tanıyan herkesin çok sevdiği bir dost mu? Arkasında tek tük metinler bırakmış bir hevesli mi, yoksa çok çalışkan usta bir çevirmen veya göz ardı edilmiş bir şair/yazar mı? Oğuz Halûk mu, Haluk Oğuz mu? O. A. mı? OHA mı? “O Pera’daki Hayalet” mi? Yoksa sadece aramızdan geçip gitmiş bir Hayalet mi?
Kaya Tanış, yıllara yayılan (belki hâlâ devam eden) bir iz sürmenin neticesinde, Türk kültür-edebiyat sahnesinin en ünlü bohemini –kelimenin gerçek anlamıyla– tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Efsanelerden, rivayetlerden arındırıp bir hayaleti bedenine kavuşturuyor.
Burası Orası Değil / Hayalet Oğuz Kitabı’nda Tanış, Oğuz Halûk Alplâçin’in önce hayatında eksik bilinenleri belgeleriyle ortaya koyuyor, daha sonra şiirlerinden öykülerine, yazılarından çevirilerine imza attığı işleri bir araya getiriyor. Burası Orası Değil / Hayalet Oğuz Kitabı buzdağının görünmeyen kısmını gösteriyor.
İlgili ürünler
Anılarınla Barışırsan Özgürleşirsin
Dahi Diktatör
Atatürk hala önemli mi bizim için? Çok önemli. Peki, akıl bizim için önemli mi, aklımızı kullanmak zorunda mıyız? Buna verilecek cevaptan, Atatürk’ün bugün bizimle ilgili olup olmadığı, onun adını hatırlayıp hatırlamamız, onun yaptıklarından ders alıp almamamız gerektiği ortaya çıkacaktır. Atatürk bize aklın neler yapabileceğini göstermiştir. Bunun mümkün olduğunu göstermiş; ama, “Ben böyle diyorum, böyle yapın,” dememiştir. Bilakis, “Ben hiçbir şey söylemiyorum, sadece aklınızı rehber edinin,” demiştir. Yaptığı bütün inkılapların gayesi de aklın rehberliğinde Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağa uygun, bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline dönüştürmektir.
Atatürk bir diktatör mü, değil mi?
Son yıllarda yazılmış en iddialı Atatürk kitabı olmaya aday bu eserde bu ve daha birçok sorunun cevabını bulacaksınız.
Hak Dostum Diye Başlayalım Söze
İnanç
“Beni okuyanların şunları da bilmelerini isterim: Ben hiçbir ortaklıkta hisseli değilim. Hiçbir bankanın, fabrikanın, şirketin, gazetenin kazancı ile ilgili değilim. 1917'den beri Rusya’ya birkaç defa gidip gelerek ve Moskova’da oturarak, daha sonra onun örnekliği ile türemiş olanları görerek ve Batı sosyalizminin bu derslere göre nasıl kendi kendini gözden geçirmekte olduğuna bakarak edindiğim inançları yaymaya çalışıyorum. Elli şu kadar yıldan beri de savaşlarımın tek dayanağı, inancım olmuştur.” diyor.
İnanç; Falih Rıfkı Atay’ın, dünyaya yön veren ideolojilerin, politikaların ve kişilerin toplumlar üzerindeki etkisini anlatan ve döneminin Türkiye’sine ışık tutan değerlendirmelerini onun ‘inanç’ perspektifinden okumak isteyenler için eşsiz bir eser niteliğindedir.
Mesela
Geleneğin hikmetiyle günümüzün gerçeği “Mesela”da buluşuyor.
“Doğu kültürü sosyal hayatı hikayelerle harmanlamayı, kuşaktan kuşağa aktarırken büyük veya küçük hikayeler üzerinden ilerlemeyi sever. Bazen kulağımızdan kısa bir hikaye girer, zihnimize veya kalbimize yerleşir, benliğimiz ile özdeşlik kurarak bize bir ders verir. Modern zamanlar maalesef bu devamlılığı bozdu ve bizi o tür medeniyet taşıyıcı hikayeciklerden, mesellerden mahrum bıraktı.
Bu coğrafyanın ve medeniyetin bağrında özenerek ve göz nuru ile üretilen iğne oyaları maalesef ucuz pahaya feda edildi. Ve şimdi bazısını restore veya tamir etmeye, kimisinin imitasyonunu yapmaya, kimisini de inşa ve ibda usulüyle yeniden üretmeye mecburuz.”
Bu mecburiyete dikkat çeken İskender Pala, “Mesela” diye okumaya başlayacağımız doksan dokuz hikaye sunuyor bize. Her bir hikaye “mutlaka”larımız ile “keşke”lerimiz üzerine yeni bir bakış açısı getiriyor. Bazen bizi eski zamanlara götürüyor, bazen güncel sorunlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor, en çok da çevremizi ve kendimizi tekrar tanımamıza kapı aralıyor. Usta kalemiyle geleneğin hikmetlerini ve günümüzün tecrübelerini güncel bir üslupta buluşturan Pala, okuyucularına eğlenceli ve yararlı bir okuma serüveni vadediyor.
Öyküyü Okumak
“Öykü yumuşak yumuşak okşamaz; başında ya da sonunda sarsar okuru. Bir tümceyle, bir ünlemle, bir sözcükle; kimi zaman susarak...”
Öykü nedir? Bir öykünün atmosferi, karakterleri, geçtiği zaman ve yer nasıl değerlendirilmelidir?
Öykücülüğümüzün temel direği sayılan usta kalemlerden genç yazarlara uzanan bir çizgide Feyza Hepçilingirler’in seçtiği 13 öykü ve incelemelerinin bulunduğu bu kitap, öyküye dair sorulara cevap arıyor. Öykü dilinin derinlerine dalıyor. Ele aldığı öyküleri didiklemeye, anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Sırayla önce öyküyü ardından değerlendirmesini sunan Öyküyü Okumak okura kendi okuma pratiğini yazarın analizleriyle karşılaştırma imkânı veriyor.
Usta yazar ve eleştirmen Feyza Hepçilingirler, bildiğimiz, sevdiğimiz öykülere farklı bir pencereden bakarak okurla yazar arasındaki bağı derinleştiriyor, okumalarımıza yan yollar açıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.