Bizi Üzen Bütün Kanatlar
₺290,00 Orijinal fiyat: ₺290,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
1 adet stokta
Bizi Üzen Bütün Kanatlar
Hayatın çok nurunda nurunda nurunda nurunda olduğu zamanlar… Yaşamın anlamını Google’da arıyor, bulduğumuzla yetinmiyoruz. Köşe başında bir sevgiliyi gözlemek yerine köşeleri gözlüyoruz; yoksa bu o, dönülecek köşe mi diye. Aramızdan biri ağıt yakmaya başlıyor: “Kimse bizimle konuşmuyor. Kimse bizi duymuyor, görmüyor.” Kalabalık ve yalnızız. Yerli ve millî acılarımız var, yaralıyız ama uyuşmuşuz da suskunuz. Bir depresyon uykusunda, bizi mutlu edeceğini umduğumuz rüyaların peşindeyiz. Uyanıklığın kara listesindeyiz yıllardır.
Kâinata alışamayanlarımız iplerini, ilaçlarını hazırlıyor; balkonlarına çıkıp yüksekliği kontrol ediyorlar.
Oysa balkonda iki kişi olsa mutluluğu beklemek kolaylaşacak…
Hüseyin Kural diyor bunu. O tüm bu olanların farkında. Bizi Üzen Bütün Kanatları açın diyor, tekrar deneyenlerin küçük bahçesine uçun! Sevginin gücünü göstereceğim size, hiç yalnız kalmayacaksınız, en kötü kendi kendinizden arkadaş yapma sanatını öğreteceğim.
Bu kitaptaki öyküler ikiye ayrılıyor: gözlerimizin kısacık bir sürede, su gibi içtiği uzunlar; kalbimizin bize uzun uzun şerh ettiği kısalar. Kader, sevgi, insanı tehlikeye atan arzular, varlık, ölüm… Tüm bu derin konular absürdün ayıltan şaşırtıcılığıyla kaleme alınıyor.
İlgili ürünler
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Çikolataca Konuşur Musun
Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!
Denizler Arslanı
Falaka – Parıltı Yayınları
Osmanlı’da çocukluk nasıl yaşanırdı?
Eğitim hangi yollarla verilirdi?
Ahmet Rasim, başta bunları ve daha fazlasını, anılarından doğan Falaka’da, 19. yüzyılın İstanbul manzaraları eşliğinde anlatıyor.
Edebiyatımızın en üretken kalemlerinden Ahmet Rasim,
okul hayatının ilk dönemini oluşturan “mahalle mektebi” yıllarında yaşadığı olayları, kıvrak kalemiyle yazıya döktü. Bugünden bakıldığında bir yanı trajik, bir yanı komik sayılabilecek bu tecrübeleri 1927’de, Falaka adı altında yayımladı.
Falaka, o günden bu yana hayatımızda ve
Ahmet Rasim’in, dahası edebiyatımızın en çok okunan
kitapları arasında yer alıyor.
Şimdi, günümüz Türkçesiyle…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.