Bir Aşk, Bir Kurşun ve Ötesi
₺290,00 Orijinal fiyat: ₺290,00.₺245,00Şu andaki fiyat: ₺245,00.
1 adet stokta
Bir Aşk, Bir Kurşun ve Ötesi
Enver Paşa, kimi tarihçilere göre bir maceracıdır, kimilerine göre bir çılgın: lakin o, mert karakteri ve sarsılmaz imanı ile Türk milletinin gönlünde hâlâ dipdiri yaşayan bir efsanedir.
Yiğit olduğu kadar ince ruhlu, sevgi dolu bir gönül adamıdır Enver Paşa; kâh Edirne sırtlarında kâh Türkistan dağlarında ölüm kalım savaşı verirken bile, bazen bir mavzer mermisinden oyduğu kolyeye, bazen altında uyuduğu bir ağaç gövdesine sevdiği kadının adını yazan bir âşıktır…
Bu kitapta, Naciye Sultan’ın kim bilir hangi sessiz yakarışlarla bezeyip Sarıkamış önlerinde savaşa tutuşan Enver Paşa’ya ulaştırması için genç teğmen Ahmet Nazım’a teslim ettiği kurşun kolyesi hikâye edilmektedir.
Soluk soluğa okuyacağınız bir ölüm kalım, kahramanlık, aşk ve hasret hikâyesi…
İlgili ürünler
Adaletin Kalesi Nizamülmülk
Nizamiye medreselerini bütün tehditlere rağmen canı pahasına koruyarak devletin kalesi haline getiren Selçuklu Veziri Hasan bin Ali et-Tûsî; namı diğer Nizamülmülk...
Öte yanda ise devasa bir plato üzerinde yükselen ve sarp zirvelere hâkim, ulaşılması güç, ehlisünnet düşmanı Alamut Kalesi… Hasan Sabbah gibi bariz bir düşmanın ötesinde, yalnızca küçülmüş gözbebeklerinden tanınabilen katil haşhaşi fedaileri…
Nizamülmülk, Ulu vezir Hasan et-Tûsî’nin Sultan Melikşah döneminde sonlanan, ancak hikâyesi dilden dile dolaşan efsanevi hayatını konu alıyor. Nizamülmülk’ün hikâyesi, bir devleti hem kılıçla hem de ilimle ayakta tutma imtihanını anlatıyor bizlere. Köklü dostlukların arasına sızan fitneye, kırılan kalplere ve telafisi zor kayıplara rağmen ilmî korumaya adanmış bir ömrün hikâyesini okuyoruz Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden. Hiçbir zaman kolay değildir koca bir devleti ilmî ve askerî yönden ayakta tutmak. Ancak herkes şunun farkındadır ki, zafer zor olandadır.
Türkiye’nin en çok okunan tarihi romanlarının yazarı, okurları tarafından “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden sürükleyici, heyecanlı ve derinlikli bir roman...
Fatih Sultan Mehmed Han
“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” Hz. Muhammed (s.a.v)
Dünya Tarihi çok az zamanlarda İstanbul’un Fethi gibi eşine az rastlanan olaylara tanık olmuş, çok nadir zamanlarda tarihin seyrini değiştiren büyük komutanlar görmüştür. İşte bunların hiç kuşkusuz belki de en başında sayılacak olanlarından biri de Fatih Sultan Mehmet Han’dı.
Fatih, dünya üzerinde eşine az rastlanan bir devlet başkanı idi. Devlet yönetiminde kendisine rehber edindiği yegâne kişi Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) olmuştu. Hz. Ebubekir’in sadakati, Hz. Ömer’in adaleti, Hz. Osman’ın yumuşak huyu, Hz. Ali’nin cesareti adeta Sultan Fatih ile tekrar yeryüzüne inmişti...
İşte bu sebeple özellikle yaşantımıza ışık tutması açısından O’nu tanımak ve gelecek nesiller tarafından tanınmasını sağlamak bizim yegâne görevlerimizden biri olacaktır.
İstanbul’u fethederek Peygamber Efendimizin övgüsüne nail olan Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet nasıl yetiştirildi?
Halid Bin Velid
İbrahim bin Cevri el Hamevi el Gassani, Kanonikler adına çalışırken Halid bin Velid’in canına kastedecek kadar gözünü karartan bir Hristiyan Gassani fedaisidir.
Yolu sahabe-i kiramın önemli isimlerinden Amr bin As ile kesişince İslam’a tanışır ve o günden sonra genç ve yetenekli bir savaşçı olarak kendini adeta İslam ordularını komutanı, Peygamber Efendimizin Seyfullah unvanını verdiği Halid bin Velid’in hizmetine adar ve macera başlar.
Artık komutanların şahı Halid nerede vazife alsa İbrahim de onun yanındadır.
İrtidat hareketlerinin bastırılmasında en saflardan olan biteni aktarır.
İbrahim’in tuttuğu kayıtlar eşliğinde Halid bin Velid ve ordusunun kahramanca savaştığı cepheler art arda gelir.
Sahte peygamber vakalarını başarıyla bastıran Seyfullah, Irak’ta Sasaniler’e, Suriye’de Bizans’a karşı saf tutar.
Fetih hareketleri hız kesmeden devam eder.
Busra’da, Havran’da, Ecnadeyn’de, Yermük’te, Şam’da İslam düşmanlarının kalbine korku salan Halid bin Velid’in kahramanlık ve cesaret dolu hayatı Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden bugüne taşınıyor.
Kanaviçe
ben bu denizleri, gölleri, bu ağaçlarla hayvanları
aldım, biriktirdim sana, dağıttım, doksan dokuz gün
bu dağları, hele bu dağları yonttum, avuttum
unuta hatırlaya seni, seni en çok
yasaklı bir peygamber kadar sevdim
ben bir aşktan dirildim, ölümle aldatma beni
sağalmadı yaralarım, değdi kar, değdi rüzgâr
ben bu fırtınayı eskittimse, bu kavgayı, savaşı
uzaklaşa yaklaşa seni, seni en çok
bin ışık yılı öteden de sevdim
Mehmed Akif – Milli Mücadele Yolculuğu
Ele avuca sığmaz, güçlü, sıhhatli ve enerjik... Ama hep çalışkan, hep erdemli...
Bir yanı şair ruhlu, bir yanı vatanı söz konusu olduğunda dinmez bir mücadeleci, sözüne güvenilir bir İslam büyüğü...
Vatan topraklarına düşmanların ayak basmasına daha fazla dayanamadı Mehmed Akif. İşgal yıllarında Sebilürreşad dergisiyle yaptığı mücadele de yetmedi ona. İstanbul’da artık rahat edemeyeceği hakikatine sarılarak, oğlu Emin Akif’le beraber Ankara yollarına düştü. Yeri geldiğinde gizlenerek, yeri geldiğinde at sırtında, yeri geldiğinde trenle, yeri geldiğinde yayan… Yolda karşılaştıkları bağımsızlık mücadelesine baş koymuş dostları ve insanlarla birleşip zorlu bir yolculuk gerçekleştirdi adım adım. İzmit, Eskişehir ve nihayet Ankara…
Milli Mücadele’de verdiği büyük hizmetlerle gerçek bir “istiklal kahramanı”nı karşıladı Ankara.
Bu, Türk tarihinin en hazin imtihanlarından biri olan Kurtuluş Savaşı yıllarında, memleketi karış karış adımlayıp pek çok yüreğe vatan sevdasını düşüren Mehmed Akif’in hikayesi…
Bu, hazin bir şekilde ölüme uğurladığımız Mehmed Akifler, Emin Akifler üzerinden; unutulmuş vatan savaşçılarının öyküsü
Mimar Sinan
Mimar Sinan, şüphesiz dünyanın gelmiş geçmiş en büyük mimarlarından biridir. Osmanlı mimarlığının olgunluk çağını temsil eden Sinan, yaklaşık bir asırlık yaşamı boyunca yüzlerce yapı inşa etmiştir. Bu yapılar hem teknik hem de estetik açıdan mimarlık tarihimizin şahikalarından olduğu gibi aynı zamanda Türk mimarisinin dünya çapında tanınmasına da büyük katkı sağlamıştır.
Mimar Sinan’ın hayatına dair bilgileri içeren bu kitap, onun gençliğinden başlayarak Osmanlı ordusundaki görevleri, mimarlık eğitimi, seferlerdeki başarıları ve mimarbaşı olma sürecini detaylı bir şekilde inceliyor.
Mimar Sinan kitabı Sinan’ın mimarlık anlayışını, inşa ettiği yapıların detaylarını, teknik becerilerini ve dönemin mimarlık anlayışına olan katkılarını anlamak isteyen okurlar için benzersiz bir rehber niteliği taşıyor. Ayrıca, mimarın ölümünden sonra bıraktığı mirasın günümüzdeki etkilerine ve popüler kültürdeki yerine odaklanarak, Sinan’ın izini sürüyor.
Mimar Sinan kitabı tarihî detayları, zengin görsel içeriği ve akıcı üslubuyla her seviyeden okuyucunun ilgisini çekecek nitelikte bir eser olarak Mimar Sinan’ın büyülü dünyasına yeni bir kapı aralıyor…
Selahaddin Eyyubi (Okay Tiryakioğlu)
Yavuz
Kuşatma 1453’ün yazarı Okay Tiryakioğlu’ndan eşsiz bir tarihî şahsiyetin sarsıcı romanı: YAVUZ.
Sefer güzergâhını soran vezire, “Sır tutmayı bilir misin?” diye soran; “Evet!” cevabını alınca “Ben de bilirim.” karşılığını verecek denli temkinli, “dünya”yı kafasında taşıyan bir gaye adamı.
Hedefleri uğruna kardeş kavgasını hatta baba-oğul çekişmesini bile göze almak zorunda kalan küçük şehzade.
Bu kararlılığına, son nefesine kadar, kaybettiği kardeşleri ve can dostlarının özlemi eşlik etmiş şair bir yürek.
Devletine ve ümmetine 400 yıl soluk aldıran eşi benzeri görülmemiş 8 yıllık bir “hamle”nin mimarı halife.
Ve çevresindekilere aklı yitirmenin sınırlarını zorlatan bir yaralı son: Şirpençe.
Hiç abartılı olmayan ama kahramanlarının dayandıkları manevi gücü de ıskalamayan olgun bir edebî dilin romanı: YAVUZ

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.