Berslan
₺179,00 Orijinal fiyat: ₺179,00.₺144,00Şu andaki fiyat: ₺144,00.
3 adet stokta
Berslan
Bir gün sonbahar gelecekti ve hüzün veren mevsimin en hüzünlü günü için ambarlarda en iyi şekilde saklanan elmaların ağız sulandıran kokusunun kapılardan sızmasıyla anlaşılacaktı… anlaşılmıştı… akşam karanlığının çökmesine yakın, konaklarda yanan ateşlerin ve geleneksel olarak bugün için ambarlarda saklanan kasa kasa elmaların lezzetli kokusu bütün ciğerleri ince ince yakarken şehrin kapısında tüccarlar çanlarla oturdukları ateşin başından ayaklanıp, sisli sokaklardaki tezgah yardımcılarının çoktan toplaması gereken tezgahlarını karanlık tam çökmeden son kez kontrol ederlerken şehirdeki en az katlı konağın boyunda şehri çevreleyen duvarlarda bir ağacın altında ayrılmak üzere olan iki sevgili birbirlerine kendini her zaman hatırlatacak hediyelerini son kez vereceklerdir. ancak; adam kadını zaten asla unutamayacağını biliyordur. canı ateşlerle kavruluyordur. Zaten bu gece çok uzun sürecektir. Zaten bugün hüzünlü bir gün, mevsim hüzünlü bir mevsim. Şehirdeki, hatta Okzalia Ormanı’ndaki, Kıta’daki ve Adria Denizi’ndeki tüm canlılar için bu gece zaten en uzun gece gökten çökecektir. Peki bu geceden sonraki şafak kimler için atacak?
İlgili ürünler
Cadının Yüreği
“Madeline Miller'ın Ben, Kirke'sini sevenler için birebir.” –Library Journal
“Neil Gaiman’ın İskandinav Mitolojisi’ni ve Joanne M. Harris’in Loki romanlarını seven okurlar için eşsiz bir yeniden anlatım.” –Booklist
“Kadim İskandinav tanrılarının puslu diyarına uzanan benzersiz bir yolculuk. Kitabın merkezinde ise sevdiklerini korumak için çağlar boyunca fedakârlıklar yapan bir cadı duruyor.” –Margaret George
Derler ki, yaşlı bir cadı yaşarmış doğuda…
Bu cadı güneş ve ayı kovalayan kurtlar getirmiş dünyaya. Derler ki, Asgard’a gitmiş ve üç kez ateşe verilmiş, üç kez yeniden doğmuş kaçmadan önce. Derler ki, eşsizmiş büyüsü, kâbusuymuş tanrılar tanrısı Odin’in bile. Derler ki, yaralı dudakları ve sivri dili olan bir adamı sevmiş, Loki derlermiş adına. Derler ki, doğurduğu çocuklar tanrıların alacakaranlığını, Ragnarök’ü getirmiş. Ve yine derler ki, kendisi direnmiş Ragnarök’ün alevlerine sonuna kadar, kalbi dışında her şey bir kez daha küle dönene kadar. Ancak kimisi onun hâlâ yaşadığını söyler.
İnsanlar ölür, tanrılar ölür amao yaşamaya devam eder…
Cadının Yüreği’nde Genevieve Gornichec, İskandinav mitolojisinin göz ardı edilen ancak kıyametin gelmesinde doğrudan rol oynayan buz devi cadı Angrboda’nın hikâyesini anlatıyor. Loki’nin Asgard tanrılarından gizlediği eşi; Fenrir, Hel ve Jormungundr’un annesi; Odin’in alt edemediği rakibi Angrboda, bu kibirli tanrılar dünyasında kendi destanını yazma fırsatına ilk kez kavuşuyor.
Gölgelerin Efendisi-8 Clonmelin Kralları
Macera devam ediyor…
Dışarlıklılar, ortalığı kasıp kavurmaya başladılar. Onları durduracak biri var mı?
Will, yıllık Orman Muhafızları Birliği Toplantısı'ndadır, ancak Halt batıda meydana gelen gizemli olayları araştırmaktadır. Nihayet işini bitirip onlara katılır, fakat hiç iyi haberler getirmemiştir. Hiberniya'da kızılca kıyamet kopmaktadır.
Kendilerine Dışarlıklılar diyen sahte bir tarikat, ortalığı yakıp yıkmaktadır ve altı Hiberniya krallığının beşini ele geçirmişlerdir. Şimdi de altıncı krallık Clonmel tehlikededir. Bunun üzerine Halt, Will ve Horace işleri yoluna koymak için kolları sıvarlar.
Halt'un geçmişindeki sır, bu görevlerinde onlara yardımcı olabilecek midir?
Gölgenin Öpücüğü
Bazı kaderler, gölgelere aittir.
Erkek arkadaşının ölümü loncanın koruması altındaki Olivia’nın hayatını tepetaklak eder. Ardından yaşanan birçok olaysa bunun sadece başlangıç olduğunu kanıtlar niteliktedir. Kendisinden gizlenen gerçekler su yüzüne çıkarken Olivia, bunların bedelini canıyla ödemek zorunda kalabileceğini fark eder. Kendi acılarıyla boğuşan bir vampir tarafından kaçırılarak fanilerin köle ve yemek olarak kullanıldığı kan dondurucu Kâbuslar Şehri’ne götürüldüğünde Olivia’nın hayatta kalmak için tehlikeli bir oyun oynaması gerekir. Başkalarının koruması altında geçirdiği bir ömürden sonra dizginleri ele alıp kanlı kaderinin pençelerinden kaçmayı başarabilecek midir? Yoksa attığı her adım onu gölgelerin daha da derinine mi götürecektir?
“Garcia’nın seçilmiş kişi temasına getirdiği bu ateşli ve taze kan sizi daha ilk sayfadan ele geçirecek. Vampirler ve her saniyesine değecek, yavaş yavaş büyüyen bir tutku mu arıyorsunuz? İstediğiniz her şeyi Gölgenin Öpücüğü’nde bulacaksınız. Beş heyecan verici yıldız!”
—Sarah M. Cradit
“Rebecca L. Garcia, Gölgenin Öpücüğü’nü âdeta vampir notalarıyla karanlık ve büyülü bir senfoni olarak bestelemiş.”
—Casey L. Bond
“Gölgenin Öpücüğü gerçeküstü bir vampir dünyasının kapılarını aralıyor. Rebecca Garcia hayal gücünüzü ve kalbinizi tadına doyamayacağınız fantastik bir diyara götürecek.”
—Rebel Heart Book Blog
“Sırlar, ihanet, seksi bir vampir ve başa çıkamayacağınız bir cinsel gerilim… Gölgenin Öpücüğü’nün gotik dünyasını tek ısırıkta yutmak isteyeceksiniz.”
—A Midsummers Nights Read
Hırsızların Dansı
MİRAS DÜNYASININ KRALLIKLARINDA GEÇEN NEFES KESİCİ YENİ BİR MACERA!
Krallıklardan ilki olduğunu iddia eden dişli, kanun kaçağı bir aile.
Birdenbire büyük bir güç elde eden, kaderinde liderlik olan bir oğul.
Kraliçenin özel muhafızları Rahtan şövalyelerinden üç güçlü genç kadın.
Göreve önderlik eden ve kendini kanıtlamaya kararlı, efsanevi bir hırsız.
Bütün kıtayı tehdit eden karanlık bir sır…
Kanun kaçağı lider bu ünlü hırsızla tanışınca aralarında hilelerle dolu bir kedi fare oyunu başlar. Bu oyun beraberinde yalnızca hayatlarını değil, aynı zamanda kalplerini de tehdit eden bir savaş getirir.
“Merkezinde atan cesur bir kalp, muhteşem fantastik bir hikâye. Mary E. Pearson korkusuz bir yazar, bu kitabı bitirdikten sonra nefesim kesildi.”
-New York Times çoksatan Caraval, Legendary ve Finale serisinin yazarı Stephanie Garber
İskandinav Mitolojisi
“Başlangıçtan Önce Hiçbir Şey Yoktu: Ne Toprak Vardı Ne Gökkubbe, Ne Yıldızlar Vardı Ne De Gökyüzü¨. Şekilsiz Ve Şemalsiz, Sisten Bir A^lem İle Durmadan Yanan Ateşten Bir A^lemdi Var Olan.”
Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.
İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.
Gaiman, eski çağa bu ait hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…
“Gaiman’ın her zamanki gibi yalın ve su gibi akan kelimeleri ortaçağ metinlerinin dramatik gücünü yansıtmayı başarıyor. Hikâyeleri anlatma tarzı yediden yetmişe herkese uygun ve bu hem yerinde hem de akıllıca bir hamle.” –Ursula K. Le Guin
“İskandinav Mitolojisi’nde Gaiman eski mitleri öyle canlı anlatmış ki okurken yatak odam Valhalla’ya dönüşecek sanmaya başladım. Cüceler, devler ve yaratıklar da dahil tüm İskandinav panteonunu bir film ya da roman gibi işliyor. Ne yalan söyleyeyim, kendime göğüs zırhı sipariş etmeme şu kadar kaldı. Takdiminde Gaiman’ın da dediği gibi, bu öyküler dünyayı yaratan ateş ve buzdan başlayıp dünyayı sona erdiren ateş ve buza giden yolculuğu anlatıyor.” –Lidia Yuknavitch
“Bu kitap sayesinde, çocukken severek okuduğum mitler yeni nesle, baştan keşfedilmek üzere anlatılacak. Ne de olsa, tekrar anlatılamayan öyküler unutulmaya mahkumdur ve her neslin bu mitleri yeniden keşfetmesi ve anlaması gerekir.” –Joanne Harris
Rapsodi – Pazarlıkçı Serisi 1. Kitap
Yeşil Bambu Ve Diğer Fantastik Öyküler
“O yılın bir sonbahar gününde Saburou birini öldürdü. Bir oyun arkadaşını Kototoi Köprüsü’nden Sumida Nehri’ne itti. Kişisel bir sebebi yoktu. Tabancayı kendi başına dayayıp ateş etmek isteyen birinin dürtüsüne tamamen benzer bir dürtü tarafından ele geçirilmişti.”
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, “sıradışı” hayatıyla da meşhur Osamu Dazai, Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler’de Japon masallarındaki tipik su perilerini, denizkızlarını ve intikamcı hayaletleri kendine has üslubuyla yorumlayarak fantastik bir alegori, çarpık bir masal dünyası ortaya çıkarıyor.
Bu öykü kitabında bir denizkızı peşinde helak olan samuray Çûdô Konnai’dan onurlu yoksulluğunun altüst olmaması için elinden geleni ardına koymayan krizantem sevdalısı Sainosuke’ye, para peşindeki yalancı Saburou’dan kız peşinde kendini yakışıklı birine dönüştürmek isteyen sihirbaz Tarou’ya kadar hiç kimse, Dazai’nin acımasız ve mizahi kaleminden kurtulamıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.