Bay Pond’un Paradoksları
₺140,00 Orijinal fiyat: ₺140,00.₺115,00Şu andaki fiyat: ₺115,00.
Chesterton’ın 1936 yılındaki ölümünden hemen sonra yayımlanan Bay Pond’un Paradoksları, sekiz dedektiflik öyküsünden oluşuyor. Sıradan bir devlet memuru olan Bay Pond, başta dostları Yüzbaşı Gahagan ve Sir Hubert Wotton olmak üzere çevresindekileri çileden çıkaran paradokslarıyla, ilk bakışta anlamsız görünen çelişkili ifadeleriyle ünlüdür. Ne var ki “kafasında bir anlığına yüzeye çıkıp sonra dibe batan” bu “canavarlar” Bay Pond’a, karşılaştığı gizemli olayları çözecek müthiş bir sezgi gücü kazandırmıştır. Sherlock Holmes’ta temsilini bulan İngiliz polisiye geleneğinin hem devamı hem de yöntemsel bir eleştirisi sayılan Bay Pond’un Paradoksları, hiciv ile akılcılığın çarpıcı bir bileşimi olarak dünya klasikleri arasında yerini almıştır.
| Yazar | Gilbert K. Chesterton |
|---|---|
| Sayfa Sayısı | 168 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “12, 5 X 20, 5″ |
| Cilt Tipi | Ciltsiz |
3 adet stokta
Gilbert K. Chesterton – Bay Pond’un Paradoksları
/n
Chesterton’ın 1936 yılındaki ölümünden hemen sonra yayımlanan Bay Pond’un Paradoksları, sekiz dedektiflik öyküsünden oluşuyor. Sıradan bir devlet memuru olan Bay Pond, başta dostları Yüzbaşı Gahagan ve Sir Hubert Wotton olmak üzere çevresindekileri çileden çıkaran paradokslarıyla, ilk bakışta anlamsız görünen çelişkili ifadeleriyle ünlüdür. Ne var ki “kafasında bir anlığına yüzeye çıkıp sonra dibe batan” bu “canavarlar” Bay Pond’a, karşılaştığı gizemli olayları çözecek müthiş bir sezgi gücü kazandırmıştır. Sherlock Holmes’ta temsilini bulan İngiliz polisiye geleneğinin hem devamı hem de yöntemsel bir eleştirisi sayılan Bay Pond’un Paradoksları, hiciv ile akılcılığın çarpıcı bir bileşimi olarak dünya klasikleri arasında yerini almıştır.
İlgili ürünler
Altmış Öykü
Altmış Öykü , Dino Buzzati’nin masalsı ve gizemli dünyasına kısa bir bakış gibidir.
Gündelik hayatın birer yansıması olan bu öykülerde olay örgüsü aniden canlanır, atmosfer gerçeküstü bir hal alır ve şaşırtıcı olaylar gerçekleşir: Brahms’ın senfonisini yönetmek için hazırlanmış dâhi maestronun seyircisi aniden salonu terk eder; bir âşık, sevdiği kadına mektup yazarken toplantı talepleriyle, telefon görüşmeleriyle bölünür; mesaisine yetişmeye çalışırken arabasına park yeri arayan bir adam şehirden gittikçe uzaklaşır; efsanelere konu olmuş ejderhayı görmek için bir Kont keşif gezisine çıkar.
Buzzati her zaman olduğu gibi insanlık hallerine odaklanır; varoluşun gizemi, insanın kader karşısındaki huzursuzluğu, ölüm, yalnızlık, hastalık gibi motifleri karanlık ormanlarla, bilinmez şehirlerle, ıssız dağlarla buluşturur.
Italo Calvino’nun "zamana en iyi dayanmış yazarlarımızdan biri" olarak nitelendirdiği, yirminci yüzyıl edebiyatının tartışmasız en iyi isimlerinden olan Dino Buzzati’den yaşamın anlamını düşündürecek öyküler…
“Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” Jorge Luis Borges
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Yıldırım Sesli Manasçı-Asker Çocuğu-Beyaz Yağmur
Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikayesinin yer aldığı kitap; aslında insan, mekan ve hafıza arasında birbirini sürekli besleyen ilişkinin göz önüne serilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Aytmatov, Asker Çocuğu isimli hikayesinde tıpkı çocuk kahramanların olduğu diğer hikayelerindeki gibi, çocuğa uçsuz bucaksız bir hayal dünyası vermiştir. Yazarın bu hikayesinde yetim bir çocuğun babaya duyduğu hasret okuyucuya öyle kuvvetli hissettirilmiştir ki, kısacık bir hikayede bunu başarmak elbette Aytmatov’un ustalığını bir kez daha ispatlamaktadır. Beyaz Yağmur hikayesinde aşkın tertemiz halini, Yıldırım Sesli Manasçı’da ise ölümsüz olanın fikir olduğunu anlatan Aytmatov, şu sözlerle Kırgız kahramanını bir Manas anlatıcısına dönüştürür: “Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (…) Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler insandan insana geçer. Ölümsüz olan Manas’tır”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.