Bahçesaray Çeşmesi
₺280,00 Orijinal fiyat: ₺280,00.₺224,00Şu andaki fiyat: ₺224,00.
1 adet stokta
Bahçesaray Çeşmesi
Rus şiirinin en güzel lirik destanı ve hazin bir aşka adanmış bir anıt olarak nitelendirilen Bahçesaray Çeşmesi, Puşkin’in gençlik dönemi şiiridir. Şairinin yaygın ve kalıcı şöhretini kazanmasında büyük payı olan bu şiiri meydana getiren saikler de, esasında Puşkin’in geçici gençlik hevesleridir. Şair, 19-20 yaşlarında bulunduğu sırada, kendinden iki yaş küçük olan karşılıksız mâşûkası Sofya Stanislovov Potoçka’dan Tatarlarca kaçırılarak Kırım Hanı’nın hareminde ölen “büyük ninesi” Mariya Potoçka’nın ve “Gözyaşı Çeşmesi”nin hikâyesini dinlemiş, Bahçesaray’ı zorunlu güney seyahati sırasında görmüş, destanı ise yine bu zorunlu seyahati boyunca yoğun olarak okuduğu Byron’un eserlerinin büyüsüne kendini kaptırdığı bir dönemde kaleme almıştır. Yayınevimiz, Azad Ağaoğlu’nun Rusça özgün metinden Türkçeye manzum olarak aktardığıBahçesaray Çeşmesi’ni, 1892 baskısının gravürleriyle neşretmiştir.
İlgili ürünler
Altın Yağmur
Kimliği hakkında çok az şey bildiğimiz, Bizans döneminden İstanbullu hemşerimiz, Mabeyinci Pavlos, özgün adıyla Paulos Silentiarios... İS altıncı yüzyılda, İustinianos’un sarayında bir tür mabeyincilik görevi üstlenen (sessizliği sağlayan kişi) Mabeyinci Pavlos’un ismi, kendisine atfedilenlerle beraber 80’in üzerinde epigramma ile iki uzun şiiriyle (biri Pythia kaplıcaları üstüne, diğeriyse Ayasofya’nın yapılışı onuruna yazılan ve kilisenin açılışında halka okunan Ayasofya’nın Betimi [Kırmızı Kedi Yayınevi 2018]) bugünlere kadar gelir.
Mabeyinci’nin 70’in üzerinde epigramma’sını bir araya getirdiği Altın Yağmur kitabında, Samih Rifat’ın dört önemli kaynaktan, Anthologie Grecque (Pierre Waltz), Anthologie Grecque (Maurice Rat), Anthologie de la Poézie Grecque (Robert Brassilach) ve Poèmes Erotiques (Paul Le Silentiaire) derleyip çevirdiği şiirler, yüzyıllar sonra biz okurlarını “sessizliğe” davet ediyor.
“Daha ne kadar, ateşli bakışlarımızı saklayıp,
kaş göz işaretleriyle yetineceğiz, söyle!
Gel açığa vuralım sevdamızı ve karşı çıkarsa biri
her acıyı unutturacak kavuşmamıza, bir kılıç
çare olsun ikimiz için de: birlikte sahip olmak
en güzeli, sonsuza dek, yaşama ya da ölüme.”
Ateş Yakmak – Modern Klasikler 129
Jack London, Kuzey topraklarını konu alan eserlerinde okurlarını buzla sarmalanmış bir diyarda adım adım gezdirir. Biri 1902’de, öbürü 1908’de yayımlanan ve “Ateş Yakmak” başlığını paylaşsalar da birbirlerinden olay örgüsü yönünden ayrılan iki hikâyeyle, “Yaşama Azmi” adlı üçüncü bir hikâyenin bir araya getirildiği bu derlemede de Jack London insanın buz kaplı doğayla ve kendi benliğiyle yüzleşmesini anlatır. Gençliğinde Klondike bölgesine altın aramaya giden ve soğuğun hüküm sürdüğü bu topraklarda bizzat yaşamış olan London, Alaska’dan Yukon’a, Kolondike’ten Kanada tundralarına kadar yörenin coğrafyasına ve sakinlerine oldukça hâkimdir. Jack London’ın karakterleri Kuzey’in dört bir yanda uzanan bembeyaz topraklarında vahşi doğanın gücüyle amansız bir mücadele halindedir. Doğanın, soğuğun ve pek iyi bilmedikleri bir coğrafyanın pençesinde, hayata tutunmaya çalışırlar. Ve ateş yakmak, bu varoluş mücadelesinin ilk adımıdır.
Ceza Sömürgesi
Franz Kafka’nın külliyatından seçilen hikâyelerden oluşan Ceza Sömürgesi toplamda dört hikâye içeriyor. Bu hikâyeler de Dava ve Dönüşüm kitaplarında olduğu gibi, okuyucuyu Kafka’nın gizemli labirentlerinde dolaştırıyor ve modern hayatta bazen silik bir tablonun siması bazen de tabloyu bizatihi kendisi yapan insanın yasalar karşısındaki tutum ve davranışlarını betimliyor. Kafka’nın öykü ve romanlarında kullandığı ana unsur olan metafor ve çağrışımlar, bu hikayelerde de yer alarak okuyucuyla Kafka’nın kurmaca dünyası arasında kuvvetli bir bağ oluşturuyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.