Armut Bahçesi
₺260,00 Orijinal fiyat: ₺260,00.₺215,00Şu andaki fiyat: ₺215,00.
1 adet stokta
Armut Bahçesi
Acımasız bir yetişkin dünyasında seslerini bulmaya çalışan gençlerin korkusuz bir tasviri…
Lela’nın sürekli düşündüğü iki şey vardı: Tarih öğretmeninin ölmesi gerekiyordu ve sonra da armut bahçesinin ötesinde yeni bir hayata başlamalıydı.
Sovyet sonrası Gürcistan’da, Tiflis’in kenar mahallerinden birinde, yatılı bir okul vardı. Zihinsel Engelli Çocuklar Okulu ya da yerli halkın deyimiyle Gerzekler Okulu. Aileleri tarafından buraya bırakılan çocuklar, şiddet, cinsel istismar ve ihmalle dolu bir öğrencilik hayatı sürmekteydi. On sekiz yaşına gelmiş bulunan Lela, okuldan ayrılacak kadar büyümüştü ama gidecek bir yeri olmadığından okulda kalıyordu ve hem kendi kaçışına hem de okuldaki küçük çocuklardan biri olan İrakli’nin geleceğine dair planlar yapıyordu. Amerikalı bir çift okuldaki çocuklardan birini evlat edinmeye karar verince, Lela da İrakli’nin bu fırsatı yakalayabilmesi için elinden ne geliyorsa yapmaya, canını dişine takmaya karar vermişti.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Öteki
“Yaşamıma başka türlü devam etmem mümkün değildi belki de. Unuttum, suçluluk duygusundan kurtulmak istedim ve eski beni sildim, peki yerine koyduğum ne? Bir kukla, öyle mi? Algılarım zaman ve mekândan kopuyor, aklımda apansız bir tilki fikriyle ekranıma görmeden bakıyorum. “Av yoksa avcı da yok,” diye mırıldanıyorum kendi kendime, bu boşluktan çıkmak için düşünce akışıma tutunmalıyım.”
‘Öteki’ romanı; örneğine pek rastlanmayacak biçimde geleceğin tasarımını günümüz teknolojik gelişmeleriyle ilişkilendirerek okura hem sürprizlerle dolu hem de bir o kadar tanıdık bir dünya gösterirken yazar Barış Toprak, Türkiye’de ‘Bilim Kurgu’ ve 'Polisiye' edebiyatına yeni bir bakış açısı getiriyor…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.