Anadolu’da Bir Üniversite Kuruluyor
₺280,00 Orijinal fiyat: ₺280,00.₺224,00Şu andaki fiyat: ₺224,00.
3 adet stokta
Anadolu’da Bir Üniversite Kuruluyor
Bu kitap, Anadolu’da bir üniversitenin kuruluş sürecini, süreç boyunca karşılaşılan zorlukları ve azimle aşılan engelleri anlatıyor.
Büyük şehirlerde yoğunlaşan yükseköğretimin Anadolu’ya yayılma mücadelesi, akademik yapılanmanın getirdiği sorumluluklar ve kritik dönüm noktaları, gerçek anılarla ele alınıyor.
Üniversitelere internetin girişi ve bilgi işlem altyapılarının gelişimi, akademik dünyada iletişimi hızlandırdı. Kütüphanelere entegre edilen veri tabanları, araştırmalara yeni bir boyut kazandırdı. Bilim, teknoloji ve eğitimin kesişiminde şekillenen bu dönüşüm, sürecin içinde aktif rol alan bir öğretim üyesinin gözünden aktarılıyor.
İlgili ürünler
Bir Gün Mutlaka
Yılmaz Güney, Bir Gün Mutlaka ’da devrimci mücadelenin önemini ve toplumu içten içe çürüten yozlaşmanın önüne geçebilmek için neler yapılabileceğini gösteriyor. Filmin gösterime girdiği dönemde yaşanan baskılarsa Bir Gün Mutlaka ’nın amacına ulaştığını ve başka bir yolun her zaman mümkün olduğunu kanıtlıyor.
Döneminin en radikal sanat atılımlarından biri olan Bir Gün Mutlaka herkesin okuması ve üzerinedüşünmesi gereken bir eser.
Doktor Moreau’nun Adası – Modern Klasikler 100
Wells’in öncü niteliğindeki bilimkurgu klasiği Doktor Moreau’nun Adası yayımlandığı günden beri “sarsıcı” etkisinden hiçbir şey yitirmedi. Bilimsel yöntemlerinin doğuracağı sonuçlar konusunda hiçbir sorumluluk hissetmeyen çılgın bilim insanının hikâyesi, unutulmaz filmlere ilham vermiştir. Acı, zulüm, ahlaki sorumluluk, insanın doğaya müdahalesi gibi felsefi temalarıyla dikkat çeken yapıtında, Wells daha sonra genetik alanındaki çalışmaların gündeme getireceği etik meseleleri öngörmüştür.
Bir deniz kazasından kurtulan Edward Prendick, mahsur kaldığı adada garip yaratıklar ve karanlık sırlarla karşılaşır. Bu ada, insanı ve yazgısını kollayacak bir Tanrı’nın bulunmadığı, bütünüyle ahlaktan yoksun bir evrenin mikrokozmosudur adeta.
Doktor Moreau’nun Adası bilimin kontrolden çıktığı zaman barındırabileceği potansiyel tehlikelere karşı bir uyarı niteliği taşır.
İkinci Vakıf-Vakıf Serisi
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Katır, Galaksi’yi fethetmişti, en azından büyük bir kısmını. Birinci Vakıf’ın liderleri ya öldürülmüş ya da taraf değiştirmişti. Ancak İkinci Vakıf’ın varlığı Katır’ı hâlâ huzursuz ediyordu. Sır gibi saklanan Vakıf’ın yeri, Galaksi’deki “Yıldız Sonu”ndaydı; peki ama burası neresiydi? Ya da bu Vakıf gerçekten mevcut muydu? Katır, artık en sadık generali olan ve an itibariyle beyni yıkanmış eski direniş lideri ile zihni hâlâ özgür, hırslı genç Bail Channis’i Vakıf’ın yerini bulmak için görevlendirmişti. Ama arayış içindekiler yalnızca onlar değildi. Seldon’ın planını kendinden büyük pek çok kişiden daha iyi anlayan 14 yaşındaki Arkady Darrell da Vakıf’ın peşindeydi…
Yayımlanış tarihine göre: 3. Kitap / Kronolojiye göre: 5. Kitap
Liktorun Kılıcı
“Son elli yılın en olağanüstü bilimkurgu kitabı. Yeni Güneş Kitabı, bilimkurgu edebiyatının Kayıp Zamanın İzinde’si olmaya en yakın eser.” –Neil Gaiman
Locus En İyi Fantazi Romanı Ödülü
August Derleth Yılın En İyi Romanı Ödülü
“Bazen Bir Oğlan Çocuğunun Gözlerinden Anlarım Onun Gelecekte Gamli Bir Adam Olacağını.”
Bilimkurgunun Melville’i olarak bilinen Gene Wolfe, spekülatif edebiyatın sınırlarını zorlayan, fantaziden bilim ve bilimden de fantazi çıkarmayı başaran, türün her alanında eşit muazzamlıkta eserler veren ender yazarlardan biri. Wolfe’un dilin ve türün imkânlarını sonuna kadar kullandığı, bilimkurgunun Ulysses’i olarak da anılan Yeni Güneş Kitabı’nın üçüncü cildi Liktorun Kılıcı’nda ise bu gizemli yolculuğun sonuna yaklaşıyoruz artık.
Günümüzden yüz binlerce yıl sonrası. Ancak öyle bir gelecek ki geçmişten farkı yok. Bugüne ait kültür ve olaylar artık bir anı bile değil. Gezegen, beklenmedik ve gizemli biçimlerde değişimler geçirmiş. Güneş’in ömrünün sonu gelmiş, sönmekte.
İşkenceci Severian, sürgün edildiği Thrax’a, Penceresiz Odalar Şehri’ne ulaştı sonunda. Ancak vicdanı yüzünden burayı da terk etmek zorunda kalacak ve dağları aşacağı bu yolculuğunda, adaş olduğu bir oğlan da yoldaşlık edecek ona.
Serinin bu cildinde, Severian, kaderin kendisi kadar azametli kılıcı Terminus Est ve pek kudretli bir ışığa sahip cevheri Pençe ile yoluna devam edecek, karşısına çıkan canavarları alt edecek, bu yıkılmış dünyanın mazisine dair biraz daha bilgi edinecek ve bazı eski yüzlerle tekrar karşılaşacak. Güneş elbet bir gün ölecek. Ve Yeni Güneş elbet bir gün doğacak.
Liktorun Kılıcı, tek hamleyle birbirinden ayrılmayan doğru ile yanlışın kitabı.
Vakıf Kurulurken
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir biliminsanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Yıl 12,020 GD ve Trantor’daki tahtında İmparator I. Cleon huzursuz. Galaktik İmparatorluk’un çökmeye başladığı dedikoduları her yerde yankılanıyor. Cleon’un, kendisini tahttan indirmek isteyen hasımlarını alt etmek ve İmparatorluk’u eski günlerine kavuşturmak için bir şeye ihtiyacı var: Geleceği tahmin etmek.
Bu sırada, matematikçi Hari Seldon, psikotarih bilimini açıkladığı makalesiyle İmparator’un dikkatini çekecek. Hem İmparatorluk güçleri hem de tahtı isteyenlerin peşine düşmesiyle birden kaçak durumuna gelen Seldon, Chetter Hummin adındaki gizemli bir adamın yardımıyla şehirden şehre yolculuk ederek özgürlüğünü sürdürmeye ve insanlığın kaderini belirleyecek nihai çözümü geliştirmeye çalışacak: Vakıf’ı.
Yayımlanış tarihine göre: 6. Kitap / Kronolojiye göre: 1. Kitap
Vakıf Ve İmparatorluk
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Vakıf, çökmekte olan İmparatorluk’a rakip olacak kadar gelişmişti. Üstün teknolojisi ve diğer gezegenlerin sahip olmadığı enerji kaynaklarına ulaşabilmesi sayesinde Galaksi’nin dört bir yanından destek görüyordu, kısacası her şey Seldon’ın Planı’na göre ilerliyordu. Ancak öngörüsünü geniş kitleler üzerinden yapan bu plan, giderek daha da güçlenen bir kişiyi hesaba katmamıştı: duyguları ve düşünceleri kontrol etme gücü olan Katır’ı. Katır’ın, Galaksi’yi ele geçirmesini engelleyen tek şey ise yeri gizli tutulan ve insanların bu sırrı korumak adına ölmeyi göze aldığı, gizemli İkinci Vakıf’tı.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.