Alan’ın Savaşı
₺420,00 Orijinal fiyat: ₺420,00.₺335,00Şu andaki fiyat: ₺335,00.
1 adet stokta
Alan’ın Savaşı
Savaşın yıkıcılığı ve insanın her koşulda, her
zorlukta, hatta siperde savaşırken bile kendisini yeniden yaratabilmesinin gücü üzerine ilham verici bir eser.
Alan Ingram Cope’un anılarından uyarlanan bu çizgi romanda, Emmanuel Guibert hem yazar hem de illüstratör kimliği ile akıllara kazınacak bir işe imza atıyor.
2. Dünya Savaşı’nın tam kalbinde, bombaların ve silahların patladığı savaş alanlarına paralel köy ve kasabalardaki günlük hayata da şahitlik ediyoruz bu gerçekçi ve lirik anlatıda.
İlgili ürünler
Cam Kapının Ardında – Japon Klasikleri Dizisi 7
"Yaşarken ölümü düşünmeye gerek var mı?
Ölene kadar herkes hayatta!”
Yaşamının son döneminde olan bir yazarın, dışarıda akıp giden hayatı ve geçmişin silik izlerini çalışma odasına konuk ettiği kısa bir yaşam sahnesi Cam Kapının Ardında...
Natsume Sōseki’nin çocukluğuna dair anılarıyla yazarlığının verdiği olgunluğun arasına sıkışmış bu otobiyografik denemeleri, kurgu dünyasının çok üstünde bir gerçekliğe açılır. Çalışma odasından evinin bahçesini izleyen ve kimi zaman geçmişin tozlu raflarına eli uzanan kimi zaman ise odasına aldığı misafirlerinin emanet ettiği öykülerle boğuşan yazar, hayatının süzgecinden geçirdiği anılarını, hatırlamanın ve hatırlanmanın büyülü yolculuğuyla okuruna aktarır.
Natsume Sōseki, 1916 yılında mide ülserinden yaşamını yitirmeden bir yıl öncesinde kaleme aldığı bu eserinde, roman ve öykülerinde okurlarına sunduğu kurmaca dünyanın dışına çıkan bir gerçek sunuyor. Çalışma masasından izlediği cam kapının ardındaki anılarında kendisiyle de yüzleşen yazar, hem yakın hem de uzak geçmişine çıktığı bu yolculuğa yine başladığı yerde, cam kapının ardındaki çalışma masasında son veriyor.
Death Note Ölüm Defteri 13 Manga
Japon çizgi romanlarına verilen isim olan Manga, dünyada bir çılgınlık halini almıştır. Death Note (Ölüm Defteri) yayınladığı bütün ülkelerde satış rekorları kıran ve geniş bir hayran kitlesine sahip en önemli manga serilerinden biridir.
Bu deftere adı yazılanlar ölür… Ölüm Tanrısı Şinigami Ryuk’un insanoğlu dünyasına düşürdüğü defter: .Death Note - Ölüm Defteri Bu doğaüstü defteri bulan ve dünyadaki cani suçluları ortadan kaldırmak için kullanmaya karar veren Light Yagami (nam-ı diğer Kira) ile kimsenin çözemediği olaylarda polise yardım eden L adlı gizemli detektif arasındaki muhteşem mücadele böyle başlar.
Dünyayı sarsan Kira olayı. Bir de bu olayın arka planında Death Note'un varlığı. Bu kez, olay ve defterle ilgili farklı kayıtları kaleme alıp, çizgilendirdik. Gizem perdesi arkasında kalan birçok gerçek şimdi gün yüzüne çıkıyor!
12 ciltlik maceranın perde arkasınıöğrenmeye, karakterleri yakından tanımaya ve Death Note’un yazarı ve çizeri ile yapılan samimi röportajları okumaya hazır mısınız?
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 4 Manga
Galaktik Demiryolu’nda Gece – Japon Klasikleri Dizisi 12
İki çocuk, trene geç kalmamak için beyaz kayanın üzerinde var güçleriyle koştular. Gerçekten de rüzgâr kadar hızlı koşabildiklerini fark ettiler. Nefesleri kesilmemiş, bacakları yanmamış ya da acımamıştı. Giovanni böyle koşarlarsa dünyayı bile turlayabileceklerini düşündü.”
Yaşından büyük sorumluluklarının altında ezilen fakat hayata küçük bir umut penceresinden bakmayı asla bırakmayan bir çocuğun kırgın yüreği… Giovanni, annesine bakarken bir yandan da babasının yokluğunu içine ektiği umut tohumlarıyla yeşertmeye çalışır. Onu bu mücadelesinde en çok yoran ise arkadaşlarının acımasız yargıları ve sözleri olur. Fakat tüm bu zorluğun arasında Giovanni için yıldızlarla dolu bir yolculuk başlar ve bu yolculukta kendisine eşlik eden kişi en çok özlem duyduğu arkadaşı olur.
Çocuklar için yazdığı eşsiz kurgularla bilinen Kenji Miyazawa bu eserinde, iki çocuğun arkadaşlık, mutluluk ve yaşam keşfiyle dolu yolculuklarını yıldızların ışığında metaforlarla ele alıyor. Değişen hayatıyla birlikte yalnızlaşan küçük bir çocuğun sorumlulukları ve hayalleri arasında sıkıştığı bu hikâye, yetişkin zihinler için çocukluğun o saf ve aynı zamanda acımasız dönemine dönüş bileti oluyor.
Küçük Bey – Japon Klasikleri Dizisi 5
"Ne bir rütbem ne de bir ünvanım var ama kendi ayakları üzerinde duran bir insanım.”
Küçük Bey, kırsaldan şehre uzanan saf bir bakış açısının hayatın gerçekleri ile yüzleşmesinin hikâyesi...
Ailesi tarafından "umutsuz” görülen Küçük Bey, çocukluk döneminde pek çok kez yok sayılmış olsa da evin hizmetlisi Kiyo herkesin aksine bütün hassasiyetini bu saf yüreğe sunmaktan kaçınmaz. Küçük Bey’in yolu hiç tanımadığı insanlarla dolu bir şehre düştüğünde bile karşılaştığı şaka yollu aşağılanmalara karşı tek sığınağı Kiyo’yla kopmayan bağı olur. Kendine has mizahi üslubuyla gerçeklik algısının sertliğini aktaran bu eserde, toplumsal statüler duyguların gücüyle yıkılırken eğitimden sosyal yaşama kadar döneminin birçok alanına farklı bir pencere açar.
Sıra dışı tarzıyla Japon edebiyatının öncülerinden olan ve modern dönem edebiyatını derinden etkileyen Natsume Sōseki, bu eseriyle okuru dünyanın bir başka ucundaki olayın merkezine ustalıkla yerleştiriyor. Etkileyici cümle tasarımları ve duygu aktarımıyla oluşturduğu perspektifte, Japon kültürü ve modernleşmenin Japonya’ya etkisi derin izlerle gözler önüne seriliyor.
On Gece Rüyası – Japon Klasikleri Dizisi 6
"Gittikçe daha da sıkılıyordum. Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam, etrafta kimsenin olmadığı bir vakit, kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an, hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden keşke vazgeçseydim, diye düşündüm. Lakin çok geçti.”
Rüyalar âleminin derin karanlığına doğru yapılan fantastik bir yolculuk… On Gece Rüyası’ndaki her bir öykü kısa ama öz bir şekilde kendi bağımsızlığını ilan eder. Sayfaları çevirdikçe bir samurayın kılıcının parıltısından bir babanın günahının altında ezilişine, bir kadının ölüme yakın yakarışlarından bir annenin çaresizce yaşama ve umuda tutunma çabasına kadar insanı derinden etkileyen, efsunlu bir dünyaya adım atıyoruz.
Çağdaş Japon edebiyatına yön veren ve pek çok yazarı etkileyen Natsume Sōseki, bu eserinde kaleme aldığı on farklı öyküyü, büyülü atmosfer kurgusuyla birbirine sımsıkı bağlayarak okuruna sunuyor. Yazarın bir sihirbaz gibi parmaklarında oynattığı bu düşsel evren, gerçeklik algısını altüst ederken rüyanın ağırlığı, anlatımın sadeliğiyle âdeta uçucu bir hâl alıyor.
Otogizoshi – Japon Klasikleri Dizisi 3
"Âşık oldum diye suç mu işledim?
Antik çağlardan bu yana, dünya üzerinde yazılmış bütün trajedilerin bu soruyu konu edindiğini söylemek abartı olmaz. Her kadının içinde biraz bu acımasız tavşandan bulunduğu gibi, her erkeğin içinde boğulmamak için mücadele eden bir Japon rakunu mevcuttur. Otuz küsur yıllık başarısız bir kariyere sahip olan bir yazar olarak bunun doğruluğunu teyit edebilirim. Belki siz de aynı düşüncedesinizdir.”
Osamu Dazai’nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar… Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. Tümör Bahtsızlığı, Bay Urashima ve Ejderha Sarayı, Tiktak Dağı ve Dilsiz Serçe masallarının her biri orijinal anlatımları eleştirilerek mercek altına alınır ve okura "Daha farklı nasıl yazılabilirdi?” sorusu sorulur.
Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.