Akira Kurosawa
₺229,00 Orijinal fiyat: ₺229,00.₺195,00Şu andaki fiyat: ₺195,00.
1 adet stokta
Akira Kurosawa
“Çoğu yönetmen bir veya belki iki filmiyle bilinir,” diyor Francis Ford Coppola ve şöyle devam ediyor: “Akira Kurosava ise sekiz veya dokuz filmiyle biliniyor.” Gölge Savaşçı, Yedi Samuray, Cennet ve Cehennem gibi başyapıt niteliğindeki filmleriyle George Lucas, Steven Spielberg ve Martin Scorsese gibi birçok yönetmeni etkilemiş, sinematografi ve kurguda çığır açan yeniliklerini hikâye anlatıcılığıyla birleştirmesiyle sinematik bir ikon haline gelmiştir. Bu biyografide Peter Wild bir yandan Kurosava’nın filmlerini değerlendiriyor, öte yandan kameranın gerisindeki bu adamın aile yaşamına, tutkusuna, kişiliğine göz atma fırsatı sunuyor. Wild, Kurosava’nın Japonya’daki çocukluk yıllarını irdeleyerek işe başlıyor. Sonrasındaysa Raşomon ile uluslararası beğeni toplamaya başlamadan önceki yıllarda yeni bir film stüdyosunda yardımcı yönetmen olarak geçirdiği yılları ve ardından İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki süreçte çektiği ilk filmlerini mercek altına alıyor.
Kurosava’nın etkileyici kariyerini ortaya koyan Wild, bir yandan da yönetmenin hem ülkesinde hem de yurt dışında karşılaştığı Batı sinemasından çok etkilendiği, otantik bir Japon olmadığı yönündeki sayısız eleştiriyi inceliyor. Kurosava’yı ve filmlerini döneminin bağlamına yerleştiren Wild, bizlere yönetmeni ve ona karşı yöneltilen suçlamaları anlamamıza yardım ediyor. İşin özü, bu kitap, usta yönetmenin çalışmalarına ilgi duyan herkes için okunması gereken bir eserdir.
İlgili ürünler
Ahmed Arif
Asıl adım Ahmed Önal. Ahmed Arif olarak bilinirim. Yaşamım boyunca hakkı aradım; ezilen ve güçsüzün yanında durdum. Memleketlilerim sömürülmesin, memleketlilerim kullanılmasın, memleketlilerim ölmesin diye konuştum. Eşitlik için yazdım, eşitlik için söyledim, eşitlik için dayak yedim, eşitlik için sövdüm. O günleri görmeyeceğimi
bilsem de birilerine o günleri göstermek için öldüm.
“…Gözlerinden, burnunun üst dudağına düşen fark edilmez incecik gölgesinden öperim canım.
Öperim ömrüm. Yaşşa!..”
“…Daima düşünmekle ve daima da aynı şeyi düşünmekle insan aşkın bir fikri işgal olduğunu kabul ediyor…”
Alex De Souza
Alex, kuşkusuz birlikte çalışma ayrıcalığına eriştiğim büyük bir oyuncuydu. Maç okuma yeteneği olağanüstüydü, zeki ve teknikti, sahada olup bitenleri gözden kaçırmıyor ve topa akıl almaz bir kolaylıkla dokunuyordu. Onun futbolu klasik ve rafineydi.
Saha kenarından, sonraki hamlelerini çoğu zaman tahmin edemiyordum. Fakat o, öngörüsüyle yapılması gerekenleri diğerlerinden önce düşünüyordu. Hiç kuşkusuz, Brezilya futbolunun en büyük oyuncularından biriydi. Fakat Dünya Kupası'na katılma fırsatı verilmeyerek adaletsizliğe maruz kaldı. Bence 2002'de Brezilya Milli Takımı’nda yer almalıydı.
Kendisi yıldız olduğu halde, sizi idolleştiren biriyle çalışmak pek kolay değildir, fakat sonuçta, onun ve kurduğu o güzel ailenin dostu olma hazzına eriştim. Fenerbahçe'de onun gibi örnek bir profesyonelle çalışmak işimi kolaylaştırmıştı. Takım için önemini gösterme niyetiyle zaman zaman, ondan çok şey talep ettim. Alex bir liderdi ve takımdan yana aldığı her tutum önemliydi. Daha fazla sorumluluk üstlenmesini hedefleyerek, onu kaptan yaptığımda, hemen sorumluluğu üstlendi ve takıma liderlik yaptı. Türkiye'de birlikte çok mutlu anlar yaşadık.
Alex, tüm yaşamını futbola adayarak elde ettiği parlak kariyerini kısa bir süre önce sonlandırdı, sıra dışı futbol yıldızlığının, saha dışındaki tavırlarının yanı sıra bencillikten uzak tutumunun şekillendirdiği bir kişiliğe sahipti. Bütün bunlar onun futbolculuğunu ve eşsiz kişiliğini daha da belirginleştiriyordu.
Zico, Brezilya Milli Takımı’nda 10 numaralı formayı giydi, üç Dünya Kupası’nda (1978, 1982 ve 1986) oynadı; 2006-2007 ve 2007-2008 sezonlarında Fenerbahçe’yi çalıştırdı.
Haben
Başkan Obama ona Beyaz Saray Değişim Şampiyonu adını verdi. Helen Keller Başarı Ödülü’nü ve Forbes 30 Under 30 listesinde yer aldı. Bill Clinton, Başbakan Justin Trudeau ve Şansölye Angela Merkel de Haben’ı onurlandıran isimler arasında. Görüp duyabilen insanlar için tasarlanmış bir dünyada sağır ve kör olarak büyümek, Haben Girma için büyük zorluklarla başa çıkmak demekti.
Birileri ona “Yapamazsın,” dedikçe Haben her seferinde bunun aksini kanıtladı. Engelinin, onun önünde bir engel olduğuna bir an olsun inanmadı. Başardığı her şeyde kendine olan güveni biraz daha
arttı ve bugün binlerce engelli insanın umudu oldu.
Engelli bir birey olarak çocukluğundan beri verdiği bireysel mücadele, daha çok kişi için mücadele edebilmek adına Harvard Hukuk
Fakültesi’ne girmesiyle sonuçlandı.
Burada, görme engelliler için
geliştirilmiş Braille alfabesi ile diğer insanlarla iletişim kurabileceği bir sistem geliştirdi ve bu sayede dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama ile özel bir toplantı gerçekleştirip
Beyaz Saray’da bir konuşma bile yaptı.
Şimdi ise oldukça başarılı bir engelli hakları avukatı.
Haben, kendi kaleme aldığı hayat hikâyesi ile okuyucularını engelleri aşmak üzerine ilham verici bir yolculuğa çıkarıyor.
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar – Modern Klasikler 18
Stefan Zweig, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar’da pek çok açıdan birbirinden farklı üç yazarın, Casanova, Stendhal ve Tolstoy’un hikâyesini anlatıyor. Bu üç farklı şahsiyetin yaşamlarını biyografik, duygusal, felsefi ve insani bir yönden gözlemliyor.
İlk bakışta Casanova gibi rahat, ahlak kurallarına uymayan bir çapkınla, yaptığı ve yapmadığı her davranışın kökenini kendi Ben’inde arayan bir yazar olan Stendhal ve ahlak savunucusu, gerçek bir sanatçı olan Tolstoy’un yaşam öykülerini aynı kitapta bulmak şaşırtıcı gibi görünse de Zweig bu üç ismi "Kendi Ben’lerinin dünyasını evrene açmayı, sanatlarının en önemli görevi görmek" ortak paydasında buluşturuyor. Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar Zweig’in bütün eserlerine hâkim olan derin bir edebiyat ve felsefe tadıyla yoğrulmuştur.
Stefan Zweig 20 Ekim 1881'de Viyana'da doğdu. 1920-1928 yılları arasında yazdığı Üç Büyük Usta, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar, Kendileriyle Savaşanlar büyük ses getirdi. Hayatı boyunca her tür resmi ödülü reddeden Zweig 1940 yılında bir konferans için Güney Amerika'ya gitti ve hayatını orada sürdürdü. Zweig, 23 Şubat 1942 yılında ikinci eşi Elisabeth Charlotte ile birlikte, yarattığı birçok roman kahramanı gibi savaşın neden olduğu derin bir umutsuzluk duygusuyla ölümü seçti.
Lewandowski – Sahanın Yıldızları
2023 yılı güncel bilgileriyle!
Sporcu bir anne babanın oğlu olan Lewandowski’nin kanına işlemişti futbol aşkı. En büyük hayali tıpkı ailesi gibi oynadığı topun hakkını verebilmek ve sayısız başarılar kazanmaktı. Ne var ki erken başladığı futbol hayatı daha on yedi yaşında ufak sarsıntılarla karşı karşıya kalmıştı.
Ama o asla yılmadı; düştüğü basamakları tekrardan çıkmakla kalmayıp adını dünyanın en iyileri arasına bile yazdırmayı başardı. Gol atmak artık onun için içgüdüsel bir hareket gibiydi. Top daha ayağına gelmeden kalenin neresine vuracağını biliyordu. Tek bir golle asla yetinmez; daima daha fazlasını isterdi.
Gittiği her takımı bir üst seviyeye taşıyan, attığı gollerle taraftarları şaha kaldıran, Polonya’nın gururu Robert’ın,
‘Gol Makinesi’ Lewandowski’ye dönüşünün hikâyesiyle futbolun vazgeçilmezliğine tanık olacaksınız!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.