2010: İkinci Uzay Destanı
₺330,00 Orijinal fiyat: ₺330,00.₺273,00Şu andaki fiyat: ₺273,00.
1 adet stokta
2010: İkinci Uzay Destanı
“Galakside cesur bir gezinti ve 2001: Bir Uzay Destanı’na layık bir devam kitabı.” —Carl Sagan
Arthur C. Clarke, bilimi edebiyatla eşsizce birleştiren, bilimkurgunun üç büyük ustasından biri. İnsanın evrimini, yapay zekânın gelişimini ve uzay yolculuğunu konu edinen 2001: Bir Uzay Destanı’nın büyüleyici devam kitabı 2010: İkinci Uzay Destanı ise galaksinin derinliklerine gizemli bir yolculuk.
Jüpiter ve monoliti çevreleyen gizemli olaydan yıllar sonra Sovyet ve Amerikalı astronotlar insanlığı temelden değiştirebilecek potansiyel cevaplar aramak üzere, Jüpiter’in uydularına ve Discovery’ye doğru yeni bir yolculuğa çıkarlar. Görevleri: monolitlerin bilmecesini çözmek ve HAL’ı mürettebatı öldürmeye sürükleyen koşulları anlamak.
Çinli bir keşif ekibi de aynı hedefe yönelir ve kurtarma görevini, Discovery’nin Jüpiter’in yörüngesindeki esrarengiz monolit hakkında sahip olabileceği değerli bilgileri ele geçirmek için çılgınca bir yarışa dönüştürür.
Bu arada, bir zamanlar Dave Bowman olarak bilinen varlık –monolitin gizemini çözen tek insan– hayati bir görev için Dünya’ya doğru yola çıkar.
2010: İkinci Uzay Destanı, kozmik gizemlerin ve insanın bitmeyen bilgi arayışının öyküsü.
İlgili ürünler
Avengers: Yok Oluş Anahtarı
Dünya’nın en güçlü kahramanları Kaptan Amerika, Demir Adam, Thor, Kara Dul ve Yeşil Dev ne zaman dünyayı tehdit eden evrensel bir tehlike peyda olsa, onlarla savaşmak için bir araya gelirler. Onlar Yenilmezler’dir. Fakat bazı tehlikeler, bazı tehditler çağların da ötesine uzanır.
Yüzyıllar öncesinden gizemli bir Anahtar vardır. Bu öyle bir Anahtar’dır ki akılalmaz ve son derece gizli enerjileri aktarabilir. Düşman Zodyak bu enerjileri kullanmak isteyince, onlarla mücadele etmek için daha önce eşi benzeri görülmemiş bir grup kahraman antik çağlarının Yenilmezler’i olarak bir araya gelir ve büyük bir savaş çıkar. Gezegen korkunç hasarlar almış, Anahtar ise kaybolmuştur.
Zodyak üyeleri saklanıp gölgelerin arasından dünyada olup bitenleri etkilemeye devam ederken, bir yandan da geri dönüşlerine öncülük edecek yıldızların denkleşmesini beklerler.
21. yüzyılda, 12 burcun özelliklerini taşıyan tuhaf varlıklar ortaya çıkınca, Yenilmezler tekrar bir araya gelir. Ama bu modern kahramanlardan oluşan ekip kendi aralarında güçlerini bölünce, düşman gitgide daha çok güçlenir. Ve mecburen… Yeniden Yok Oluş Anahtarı’nın peşine düşerler…
Çünkü Yenilmezler onu bulamazsa dünyamızın sonu gelmiş demektir.
Çürük Vişne 4 Viata
Gidişler geri dönüşler içindi ama geri dönüldüğünde her şey aynı kalır mıydı?
Günler geçse, haftalar, aylar...
Kış bitse, mevsimlerden bahar olsa, bir mucize gerçekleşse...
Asrın, Esila’ya dönse...
Esila için büyük hasret yalnız kaldığı o gece başladı ve saatler, günler, haftalarca devam etti.
Zamanını, saksının içindeki solmuş bir bitki kadar mutsuz geçirdi ve arkadaşlarının dahi kendisi için yapabileceği bir şey kalmadı. Yağmurlar yağdı, mevsimler değişti, çiçekler açtı ama Asrın olmayınca
Esila için her mevsim kış kaldı.
Ve günü geldiğinde o mucize gerçekleşti, bahar oldu.
Fakat baharın gelişi fırtınaların kopmasına engel olamadı.
Bazı aşklar bu fırtınaların üzerinden gelir, fırtınayla başa çıkabilir, son bulmadan yoluna devam eder.
Onların aşkı da böyleydi. Mehtap tepede yükselirken iki kalp bir olup titrer ve fırtına ne kadar büyük olursa olsun Asrın ile Esila’ nın yüreğinden hep aynı şey geçer: Seni seviyorum.
Dan Ve Buzdan Piramit
Dan`in hayaletlerle kurduğu bağ, onu bu kez Londra`nın en yüksek noktasında kimsenin cesaret edemeyeceği bir görevle yüzleştiriyor.
Ancak herkesin bilmesi gereken bir şey var ki Dan hayaletlerin bile çekindiği bir varlıkla karşı karşıya!
Dan ve hayalet dostu Simon, Buzdan Piramit`in içinde dönen paranormal olayların peşine düşer. İkilimiz bu kez yalnız değil, ekipleri büyür ve Küçük Stacey ile gizemli Venn Specter da bu macerada onların yanına dahil olur. Ancak hayaletleri avlamaya çalışan bir düzenbazın varlığı, işleri daha da karmaşık hale getirir.
Dan, hem kendini hem de arkadaşlarını bu lanetli canavardan kurtarabilecek mi? Yoksa buzdan bir piramidin içinde sonsuza dek hapis mi olacaklar?
Frankenstein – İthaki Yayınları
“Frankenstein, gu¨nu¨mu¨z bilimkurgusunun bas¸langıc¸ noktası.”
- Stephen King
“Frankenstein’ın bas¸arısı, insanlıgˆın sonu gelmeyen korkularından biri olan tehlikeli bilgiye kars¸ı korkuyu yeniden ortaya koymasında saklı.”
- Isaac Asimov
“Sevgi uyandıramıyorsam, korku salacağım, özellikle de sana çünkü söndürülmez bir nefret duyuyorum yaratıcıma.”
Mary Shelley yas¸adıgˆı do¨nem, bulundugˆu c¸evre ve geldigˆi aile sebebiyle edebiyat tarihinin nevi s¸ahsına mu¨nhasır yazarlarından biri olsa da ona o¨lu¨msu¨zlu¨gˆu¨ getiren s¸ey “yaratıcılıgˆı”. Shelley’nin iki asır o¨nce kaleme aldıgˆı Frankenstein pek c¸oklarınca ilk bilimkurgu eseri olmasının yanı sıra gotigˆin, korkunun hatta romansın bir araya geldigˆi gerc¸ek bir edebiyat klasigˆi. Eserden daha bu¨yu¨k popu¨lariteye ulas¸an, kis¸inin kendi yaratımı tarafından yok edildigˆi “Frankenstein Teması” ise hem ku¨ltu¨ru¨mu¨zu¨n o¨nemli bir parc¸ası hem de Shelley’nin izlerini takip eden pek c¸ok yazarın c¸ıkıs¸ noktası.
Dogˆanın sınırlarını zorlamaya kararlı olan genc¸ bilim insanı Victor Frankenstein ceset parc¸alarını birles¸tirip uzun c¸alıs¸maları sonucunda yaratıgˆına can verir. Bas¸langıc¸ta nezaket ve iyilik dolu olan canavar, toplumun zulmu¨nden dolayı gu¨n gec¸tikc¸e acımasızlas¸ır ve onu terk eden yaratıcısından intikam almaya karar verir.
Yaratıcının, yaratımına kars¸ı bir sorumlulugˆu var mı? Yoksa canavar du¨nyada yalnız bırakıldıgˆı ic¸in intikam aramakta haklı mı?
Frankenstein, bilimkurgunun Aydınlanması.
Neil Gaiman’ın sunumuyla
Geri Giden Saat
“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.
Ortanca
Waterstones 2020 Çocuk Kitapları Ödülü adayı
2020 CILIP Carnegie Madalyası adayı
The Times Haftanın Çocuk Kitapları seçkisi
On bir yaşındaki Maggie, dış dünyadan bir duvarla ayrılan Fennis Wick'te yaşar. Sınırın ötesinde şiddetli sessiz savaş sürer ve kirli, tehlikeli gezginler dolanır. En büyük kardeşi Jed saygı duyulan ve özel biridir. Bir kahraman. Küçük kardeşi Trig’i herkes çok sever. Fakat Maggie yalnızca ortancadır, görünmez olan ve geride bırakılan.
Sıcak bir Eylül günü, Maggie aç, yardım çığlığı atan bir gezgin olan Una ile tanışır ve Maggie’nin bütün bildikleri altüst olur. Maggie’den ustaca ve mizahi biçimde unutulmuş ortanca olmanın, ailesi tarafından bile duyulmayan bir çocuk olmanın nasıl olduğunu dinleriz. Bu yasak arkadaşlığın, sadakatin ve ihanetin anlatıldığı kitap distopya okurları için mükemmel bir tercih.
Özerkin Hisarı – Yeni Güneş Kitabı 4
“Günümüzün kesinlikle en iyi, en özgün yazarlarından. Eserleri benzersiz, hipnotize edici, hiçbir şeyle kıyaslayamamak korkutucu.” –Harlan Ellison
John W. Campbell En İyi Bilimkurgu Romanı Ödülü / Prix Apollo
Sizin İçin Tüm Vaatlerimi Yerine Getirdim Mi?”
Bilimkurgunun Melville’i olarak bilinen Gene Wolfe, spekülatif edebiyatın sınırlarını zorlayan, fantaziden bilim ve bilimden de fantazi çıkarmayı başaran, türün her alanında eşit muazzamlıkta eserler veren ender yazarlardan biri. Wolfe’un dilin ve türün imkânlarını sonuna kadar kullandığı, bilimkurgunun Ulysses’i olarak da anılan Yeni Güneş Kitabı dörtlemesinin son cildi Özerkin Hisarı başladığı yerde bitiriyor yolculuğu.
Günümüzden yüz binlerce yıl sonrası. Ancak öyle bir gelecek ki geçmişten farkı yok. Bugüne ait kültür ve olaylar artık bir anı bile değil. Gezegen, beklenmedik ve gizemli biçimlerde değişimler geçirmiş. Güneş’in ömrünün sonu gelmiş, sönmekte.
Severian bir zamanlar işkenceciydi, ardından liktor görevini üstlendi, şimdiyse yazgısındaki asıl mertebeye erişmek üzere. Ama önce ölü bir askeri diriltmeye çalışacak, ateşler içinde hasta yatacak, daha sonraysa dinleyeceği dört hikâyenin en iyisini seçecek.
Dörtlemenin son kitabında, Severian kadim bir nesneyi asıl sahiplerine teslim edecek, büyük bir savaşın içinde bulacak kendini, Harçâlem’in Özerki ile tanışacak en nihayetinde ve zamanın ötesindeki yeşil adam ile karşılaşacak bir kere daha. İnsanlığın yıldızlara tekrar erişip erişmemesi onun elinde artık. Güneş ise bir gün ölecek elbette. Peki, Yeni Güneş doğacak mı yine?
Özerkin Hisarı, tek bedende birden fazla ömrün kitabı.
Vakıf Ve İmparatorluk
Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü
1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.
Vakıf, çökmekte olan İmparatorluk’a rakip olacak kadar gelişmişti. Üstün teknolojisi ve diğer gezegenlerin sahip olmadığı enerji kaynaklarına ulaşabilmesi sayesinde Galaksi’nin dört bir yanından destek görüyordu, kısacası her şey Seldon’ın Planı’na göre ilerliyordu. Ancak öngörüsünü geniş kitleler üzerinden yapan bu plan, giderek daha da güçlenen bir kişiyi hesaba katmamıştı: duyguları ve düşünceleri kontrol etme gücü olan Katır’ı. Katır’ın, Galaksi’yi ele geçirmesini engelleyen tek şey ise yeri gizli tutulan ve insanların bu sırrı korumak adına ölmeyi göze aldığı, gizemli İkinci Vakıf’tı.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.