2. Richard
₺150,00 Orijinal fiyat: ₺150,00.₺124,00Şu andaki fiyat: ₺124,00.
3 adet stokta
2. Richard
II. Richard Shakespeare’in İngiltere’deki içsavaşlarla ilgili tarihsel oyunları arasındaki gerek şiirselliği, gerek oyun kişilerine sağladığı zengin olanaklar açısından en sevilen ve en sık oynanan yapıtlarından biridir. Öbür tarihsel oyunlarında olduğu gibi Shakespeare bu oyununda da Holingshed’in vakayinamelerinden yararlanmış ve geçiş döneminin çalkantılarını Ortaçağ krallık kavramı ile Yeniçağın siyasal gerçekçiliği arasındaki çelişkilerle sergilemiştir.
Oyunun kahramanı Kral II. Richard, geleneksel ve yüceltilmiş krallık anlayışını öylesine benimsemiş, bu kutsallığına inandığı konuyla öylesine başı dönmüştür ki, ülkesinin somut gerçekleri ve karmaşık sorunlarıyla başa çıkamayacak bir duruma düşmüştür. Başarılı bir eylem adamı olamadığı için de sürgüne gönderdiği amcaoğlu Bolinbroke’un geri dönüp haksız olarak el konulan topraklarını geri istediği zaman, Bolingbroke’un öbür soylulardan gördüğü büyük destek karşısında amcaoğluna topraklarıyla birlikte tacını da kendi eliyle vermiş, kendine acıyan bir oyuncu durumuna düşmüştür.
II. Richard oyun oynamaktan hoşlanan bir karakter olarak bir bakıma Hamlet’in habercisi gibi de düşünülebilir. Ancak Hamlet’in eylemlerine düşünceleri ve kullandığı sözcükler yön verirken, Richard’ın eylemleri sözcüklerinin denetimindedir. Shakespeare bu oyununda güzel söz söyleme esrikliğini oyun kişileri aracılığı ile sınırsızca kullanmış olsa bile, insan doğasının ve tarihsel gerçeklerin eksiksiz bir yorumunu sunmayı başarır.
İlgili ürünler
Cyrano De Bergerac
Oidipus Kolonos’ta – Hasan Ali Yücel Klasikleri 280
Sophokles (MÖ 495-406): Yunan tragedyasının en önemli yazarları arasında adı ilkönce hatırlanan Sophokles, konuları işleyişi ve oyundaki karakterleri canlandırmakta ustalığıyla ayrı bir yere sahiptir. Tiyatro tekniğini geliştirmiş, diyaloglara, dekor ve kostüme önem vermiştir. Tragedyalarında dönemin yazarlarında rastlanmayan derli toplu bir içyapı görülür. Eserlerinde yazgı sorununu her zaman ön planda tutar. Katıldığı yarışmalarda yirmiden fazla ödül almıştır. Yüz yirmi üç tragedya yazan Sophokles’in eserlerinden sadece Aias, Antigone, Kral Oidipus, Elektra, Trakhisli Kadınlar, Philoktetes, Oidipus Kolonos’ta günümüze ulaşabilmiştir. Oidipus Kolonos’ta eseriyle Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi’nde Sophokles’in tüm eserleri tamamlanıyor.
Piyesler 1
Tarık Günersel'in piyeslerinin bu ilk cildinde iktidar çatışması ağırlık taşıyor. Argonotlarla ilgili Yunan efsanesinden hareketle yazılmış bir siyasal hiciv: Altın Post. İkinci piyes Neron ile Agrippina tarihin belki de en trajik ana-oğul ilişkisi üzerine. Kösem Sultan-Deli İbrahim-Avcı Mehmed odaklı Zırhlı Kurt günümüzle ilgili çağrışımlara yol açıyor. Dördüncü piyes, 1950-61 döneminin Adnan Menderes'ten esinlenerek ama hayalî bir aşk ilişkisi bağlamında işlendiği Yarım Bardak Su. İktidar Beşlemesinin son piyesi ise Kader Planlayanlar: Günümüz kapitalizminin uluslararası egemen elitlerine yönelik eleştirel bir dram.
Günersel'in piyeslerini okurken hem oyuncu, hem rejisör hem de izleyici olacaksınız.
Radyo Oyunları
Bir dil ustası farklı kişilikleri sizin için, sizin adınıza konuşturmuştu. Şimdi, onu dinleme zamanı. Kendinizden ve çevrenizden çok şeyler bulacaksınız.
Birtakım hayatlar elinizde. Herkes kendi repliğini seçecektir kuşkusuz.
Yolunu arayanların, bulduğu anda yitirenlerin, kendileri olamayanların hikâyelerini dinleyeceksiniz. Aşk uğruna her yaşanmışlık parçasını rastgele savuranların, yolları sonunda kendilerine çıkanların replikleri dolduracak odanızı. Seversiniz ya da hoşlanmazsınız, ama onları tanıyacaksınız. Yolda yanınızdan geçen insanların düşündüklerini, parçalanmış hayatlarını bütünleştirme çabalarını öğreneceksiniz.
Şair Evlenmesi – Bilge Kültür Sanat
Bir töre komedisi özelliği taşıyan “Şair Evlenmesi”, görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır. Batılı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle pek sevilmeyen, eğitimli olmasına rağmen saf bir yapıya sahip olan Müştak Bey, şairliğe özenmiş romantik bir gençtir. İki kardeşten yaşı küçük olan Kumru Hanım’ı sevmektedir. Kılavuz ve yenge hanımlar aracılığıyla evlenmeye çalışır.
Bu kadınlar mahallenin imamı Ebüllâklaka ile iş birliği yaparak Müştak Bey’i Kumru Hanım’ın ablası Sakine Hanım’la evlendirmeye kalkışırlar. Müştak Bey, nikâh sonrasında kendisiyle evlendirilen kişinin, Kumru Hanım’ın çirkin ve yaşlı ablası Sakine Hanım olduğunu görünce önce bayılır, sonra itiraz eder. Mahallelinin de işe karışmasıyla başına gelenleri kabul etme mecburiyetinde kalan Müştak Bey’in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir.
Şinasi Batılı bir eseri tercüme etme veya uyarlama yoluna giderek daha geniş kadrolu bir tiyatro eseri meydana getirme yoluna gitmemiş, halk tiyatrosu motiflerini kullanarak tiyatro yazarlarına adeta mesaj vermek istemiştir.
Töre
Turgut Özakman, "Bütün Oyunları" dizisinin altıncı kitabında daha önce defalarca sahnelenmiş Güneşte On Kişi, Duvarların Ötesi ve Töre isimli üç oyun bulacaksınız.
Özakman, Töre'yi, "kadını yüceltmek, kan davasını aşağılamak için" yazılmış bir oyun olarak niteler. Töre, "ölüm"e karşın "yaşam"ı savunmayı seçen, ailedeki erkeklerin çoğunu yitirmiş sekiz kadının öyküsüdür. Kadınların bile ellerinde silah "düşman izi" sürdüğü bir karabasan ortamında yaşanan dram, gözleri görmeyen nene ve torun Zühre üstünde odaklanır.
Yol
1982 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan Yol, senaryo yazımından çekimlerine kadar dünya sinemasında benzeri olmayan bir fenomen niteliğinde. Bu kitapta, senaryo metninin yanı sıra filmin yurtdışında uyandırdığı tepkileri ve Yılmaz Güney’le Yol projesi üzerine yapılan röportajları da bulacaksınız.
“Yol’u ne denli zor koşullar altında gerçekleştirdik, biliniyor. Buradan çıkartılacak ders şudur. En zor, en inanılmaz koşullar altında bile, başarıya giden yollar bulunabilir. Bu, sadece sanat alanında değil, hayatın her alanında mümkündür. Yeter ki, doğru ve sağlam bir siyaset izleyebilelim, kolektif çalışmanın sorumluluk ve görevlerini iyi kavrayalım ve gereken sabrı gösterelim…”
- Yılmaz Güney
“… Quartier Latin’de popüler bir sinemanın önünde 45 dakikalık bir kuyruk. Salon tıklım tıklım, dikkatli, heyecanlı. Film bittikten sonra önce büyük bir sükûnet, sonra alkışlar. Yılmaz Güney’in Yol’u hakkında çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Fakat filmin nasıl karşılandığı da kendi başına bir olay niteliğinde…”
- Tahar ben Jelloun

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.