17 Numara Piyes Ciltli
₺515,00 Orijinal fiyat: ₺515,00.₺438,00Şu andaki fiyat: ₺438,00.
Evet, ben 17 Numara değildim. 17 Numara, Asır’ın yarattığı bir kurbandı. Ben Defne Karaca’ydım, sahnenin yaratıcısıydım.
Asır ve çetesi, ölüm kapanına kısılır. Defne içinse karanlık günler biter, daha karanlık günler başlar. Bir yanda her şeyden çok sevdiği ve kaybettiği babası, bir yanda Asır’ın her şeyden çok sevdiği ve kaybettiği kız kardeşi vardır. Defne, vicdanı ve duyguları arasında bir seçim yapmak zorunda kalmıştır.
Defne, sahip olduğu her şeyin aslında bir avuç yalandan ibaret olduğunu öğrenir. Asır’a karşı gardını indirdiği sırada kendiyle yüzleşmesinin vaktinin geldiğini anlar.
Bu mücadele siyah ve beyazın değil, siyahla tozpembenin mücadelesidir. Artık her şey tersyüz olmuştur.
Kimin kötü, kimin daha kötü olduğunu öğrenmenin vakti gelmiştir.
Şimdi sahne değişmiştir ve perde yeniden açılmak için hazır bekliyordur. Bu kez piyes, gerçekler üzerine kuruludur. Gerçeklerse bir katliamdan bile daha çok can yakacaktır.
| Yayınevi | Artemis Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Fatma Şamata |
| Sayfa Sayısı | 432 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “14, 00 X 22, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Artemis Yayınları – 17 Numara Piyes Ciltli
/n
Evet, ben 17 Numara değildim. 17 Numara, Asır’ın yarattığı bir kurbandı. Ben Defne Karaca’ydım, sahnenin yaratıcısıydım.
Asır ve çetesi, ölüm kapanına kısılır. Defne içinse karanlık günler biter, daha karanlık günler başlar. Bir yanda her şeyden çok sevdiği ve kaybettiği babası, bir yanda Asır’ın her şeyden çok sevdiği ve kaybettiği kız kardeşi vardır. Defne, vicdanı ve duyguları arasında bir seçim yapmak zorunda kalmıştır.
Defne, sahip olduğu her şeyin aslında bir avuç yalandan ibaret olduğunu öğrenir. Asır’a karşı gardını indirdiği sırada kendiyle yüzleşmesinin vaktinin geldiğini anlar.
Bu mücadele siyah ve beyazın değil, siyahla tozpembenin mücadelesidir. Artık her şey tersyüz olmuştur.
Kimin kötü, kimin daha kötü olduğunu öğrenmenin vakti gelmiştir.
Şimdi sahne değişmiştir ve perde yeniden açılmak için hazır bekliyordur. Bu kez piyes, gerçekler üzerine kuruludur. Gerçeklerse bir katliamdan bile daha çok can yakacaktır.
İlgili ürünler
Halid Ziya Uşaklıgil’in Kaleme Aldığı Ve Tercüme Ettiği Öykülerden Bir Seçki: Nakil
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Halid Ziya Uşaklıgil, henüz çocukken Gedikpaşa Tiyatrosu’nda seyrettiği oyunlar vesilesiyle Fransız kültürü ve edebiyatıyla tanışır; bu tanışıklık İzmir Rüşdiyesi’nın sıralarında öğrenciyken Fransızca dersine duyduğu sevgiyle daha da ileri bir boyuta taşınır. Yine bu esnada yazar, özel hocası Auguste de Jaba’nın etkisiyle ilk tercümesini yapar; önceleri Jaba’nın seçtiği kitapları tercüme ederken bir süre sonra bağımsız devam eder ve tercümeye duyduğu tutkuyu şu sözlerle dile getirir: “Artık delice bir hevesle, birini bırakıp ötekine koşarak, bir oyuncak dolu masanın önünde kendisini şaşırmış bir çocuk hâliyle tercümeler yapmaya başladım.”
Halid Ziya Uşaklıgil’in Alphonse Daudet, Guy de Maupassant, Émile Zola gibi Fransız edebiyatının önde gelen kalemlerinden tercüme ettiği öykülerle kendi öykülerini bir araya getirdiği ve çiçeği burnunda bir yazarın hikâye anlatmanın her yönüne duyduğu derin tutkuyu gözler önüne seren eşsiz eseri Nâkil, eksiksiz olarak ilk kez gün yüzüne çıkıyor...
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…
Seçme Öyküler
Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.
Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur.
Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.
Yıldırım Sesli Manasçı-Asker Çocuğu-Beyaz Yağmur
Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikayesinin yer aldığı kitap; aslında insan, mekan ve hafıza arasında birbirini sürekli besleyen ilişkinin göz önüne serilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Aytmatov, Asker Çocuğu isimli hikayesinde tıpkı çocuk kahramanların olduğu diğer hikayelerindeki gibi, çocuğa uçsuz bucaksız bir hayal dünyası vermiştir. Yazarın bu hikayesinde yetim bir çocuğun babaya duyduğu hasret okuyucuya öyle kuvvetli hissettirilmiştir ki, kısacık bir hikayede bunu başarmak elbette Aytmatov’un ustalığını bir kez daha ispatlamaktadır. Beyaz Yağmur hikayesinde aşkın tertemiz halini, Yıldırım Sesli Manasçı’da ise ölümsüz olanın fikir olduğunu anlatan Aytmatov, şu sözlerle Kırgız kahramanını bir Manas anlatıcısına dönüştürür: “Bu dünyada insanlar doğar ve ölür. (…) Ama dünyada, insan hafızası zamana meydan okur. İnsanın kendi hayatı, göz açıp kapatıncaya kadar geçen zaman kadar kısadır. Ölümsüz olan düşüncedir, fikirdir. Ve bu fikirler insandan insana geçer. Ölümsüz olan Manas’tır”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.