Okyanus Macerası
Ölmek Ya Da Ölmemek
• Ailenizde prostat kanseri öyküsü mü var? O süt bardağını bırakın ve diyetinize olabildiğince keten tohumunu ekleyin.
• Karaciğer hastalığıyla mı savaşıyorsunuz? Kahve içmek karaciğer enflamasyonunuzu azaltabilir.
• Meme kanseriyle mi mücadele ediyorsunuz? Soya tüketmek daha uzun süre hayatta kalmakla ilişkilendiriliyor.
• Kalp hastalığından mı endişelisiniz? Hastalığı önlemekle kalmayıp durdurabildiği de defalarca ortaya konulan işlenmemiş bitkisel temelli bir diyete geçin. Erken ölümün başlıca on beş nedeni kalp hastalığı, kanser, diyabet, Parkinson, yüksek tansiyon ve diğerleri her yıl milyonlarca insanın hayatına kastediyor. Böyle olmak zorunda değil. Dr. Greger’ın tümü güçlü bilimsel kanıtlarla desteklenen önerilerini takip ederek bu hastalıkları önleyebilirsiniz!
Tamamen kullanışlı, uygulanabilir öneriler ve beslenme biliminin en yeni, en şaşırtıcı verileriyle dolu bu reçete uzun, sağlıklı bir hayat sürmek için tam ihtiyacımız olan şey. "Bu kitap, hastalıklardan korunmak isteyenlere yardımcı olacaktır."
-Dalai Lama
"Dr. Michael Greger bu kitapta, uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek için gerekli olan faydalı yiyeceklerin rolünü tüm berraklığıyla gözler önüne seriyor."
-Daily Mail
Ölüm Adası
Karayip güneşinin tadını çıkaran Miss Marple huzursuz günler geçirmektedir. Evet, sıcak hava romatizmalarına iyi gelmiştir ama bu cennet gibi yerde heyecandan eser yoktur. Miss Marple’ın otelin müşterilerinden emekli bir subayla tanışması tatiline renk katar. Emekli subayın, tanıdığı bir katilin öyküsünü anlatması Miss Marple’ın ilgisini çeker. Binbaşı tam katilin fotoğrafını göstermek üzereyken birdenbire vazgeçer. Adamın panik içindeki davranışlarını otelde katili görmüş olmasına yoran Marple, yanlış kişiye odaklanır. Ve bu cennet gibi adada peş peşe cinayetler işlenir...
Ölüm Çığlığı
Albay Protheroe'nun öldürülmesi St. Mary Mead halkını şaşırtmış ama pek de üzmemişti. Albayı öldürmekle katilin dünyaya büyük bir iyilik yaptığını söyleyen köyün papazı, Protheroe'nun genç ve fingirdek karısını da kocasını öldürmekle suçlamıştı. Peki sadakatsiz Bayan Protheroe ve genç ressam sevgilisi bu konuda ne düşünüyorlardı?Entrikalarla bezeli gerilimi yine kurnaz Jane Marple çözüyor.
Bu romanda okurla Miss Jane Marple ile ilk kez tanışıyor.
Ölüm Dalgaları
Gordon Cloade genç, güzel bir dulla evlendikten birkaç hafta sonra Londra semalarından yağan bombalara kurban gider. İkinci kere dul kalan Rosaleen Cloade beklemediği bir anda Cloade ailesinin servetine sahip olur. Ölen adamın yengesi, kısa bir süre sonra Hercule Poirot’yu ziyaret eder ve Rosaleen Cloade’in ilk kocasının hâlâ hayatta olduğunu "ruhlardan" öğrendiğini anlatır. Kadının tuhaf fikirleri, Hercule Poirot’nun şüphesini çeker. Ünlü dedektif, olayın altındaki gizemi çözmeye karar verir...
Ölüm Diken Üstünde
Baş Müfettiş Davy Şu Soruları Yanıtlamak Zorundaydı:
19 Kasım gecesi ne olmuştu?
Malinowski'nin otelle ne ilgisi vardı?
Elvira neden kaç parası olduğunu öğrenmek istiyordu?
Bertram Otelinde neler oluyordu?
Miss Marple odasının kapısından baktığı zaman kimi görmüştü?
Lady Sedgwick kapıcıyı nereden tanıyordu?
Humfries polislerden neden çekiniyordu?
Elvira kimden veya neden korkuyordu?
Neden Lady Selina herkesi tanıdıklarına benzetiyordu?
Piskopos Pennyfather neredeydi?
Ölüm Meleği
Jane Marple hiç beklemediği birinden bir mektup alır. Yolculuklarının birinde tanıştığı Bay Rafiel’den gelen mektup yaşlı kadını şaşırtır. Kısa bir süre önce ölen adam, onun adalet duygusuna güvendiğinden söz ederek bir cinayet olayının ortaya çıkarılmasını istemektedir. Ama tüm b u isteklerin dışında cevaplanmamış sorular vardır: Bir; sözü edilen cinayeti kim işlemiştir? İki; cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir? Tüm bu soruları cevaplandıracak olan yaşlı Marple, kalan zamanı ve düşmanını bilemeden hızla yol almak zorundadır... -Agatha Christie-
Ölüm Saatleri
Wilbraham Crescent 19 numaraya, kendisine gelen bir telefon üzerine giden Shelia Webb, evde orta yaşlı bir adamın cesediyle karşılaşır. Genç kadını hiç tanımayan kör ev sahibesi Bayan Pebmarsh ise, Cavendish Sekreterlik ve Daktilo Bürosu’nu arayıp Shelia’yı ismen istediğini inkâr eder. Ama ortada bir gerçek vardır. Birisi telefon edip Shelia’ı? o eve çağırmıştır. Ve daha da önemlisi her iki kadın ne birbirlerini ne de ölen adamı tanımamaktadır. Aslında hiç kimse hiçbir şey bilmiyordu. Ortada tek bir ipucu vardı ve zaman Hercule Poirot için hızla ilerliyordu. Cesedin bulunduğu odadaki saatlerin hepsi çalışıyordu, biri dışında... O da 16.13’te durmuştu.
Ölümle Randevu – Altın Kitaplar
"Nil’de Ölüm adlı romandan iki misli daha heyecanlı." Observer Petra’nın sarp kayalıklarının tepesindeki şişmiş ceset, iğrenç bir Buda heykeline benziyordu. Bayan Boynton’un bileğindeki minik iğne izi onun cinayete kurban gittiğini gösteren tek kanıttı. Cinayetin 24 saat içinde çözülmesi gerekiyordu. Hercule Poirot, Kudüs’te kulak misafiri olduğu sözleri anımsadı. "Onun bir an önce ölmesi gerek, anlıyorsun değil mi?" Bayan Boynton, Poirot’nun tanıdığı en iğrenç kadındı...
Ölümsüz Ece
İnsanoğlu, çağlar boyunca hep doğanın, dünyanın, evrenin gizemini çözmeye çabaladı. Bu yolla uygarlığın doruğuna ulaştı. Ama, yine de evrendeki tüm gizler çözülmüş değil. Gizemlerle dolu Ölümsüz Ece Olayı, uygarlığın beşiği sayılan Anadolu'da ortaya çıktı. Ölümsüz Ece'nin, üçbin yıllık yaşam serüveninin coşkusu, giderek tüm dünyayı sardı.
On Kişiydiler
Yıl 1939. Avrupa savaşın eşiğindedir. Her biri ürkütücü sırlar taşıyan on kişi, Devon kıyısında bulunan Asker Adası’ndaki ıssız bir malikâneye davet edilirler. Ancak malikâneye giden grubu bir sürpriz beklemektedir, zira ev sahibi Bay ve Bayan Owen ortalarda yoktur.
Geçmişlerindeki karanlık sırlardan başka hiçbir şeyleri olmayan bu insanlar adada mahsur kalmışlardır. Konuklar bir süre sonra gizledikleri sırları birbirlerine anlatmaya ve teker teker ölmeye başlarlar...
On Kişiydiler romanı, Amerika’da 1940’lardaki ilk basımından, İngiltere’de ise 1980’lerden beri And Then There Were None adıyla yayımlanmaktadır. Zamanında normal karşılanan ama aslında bu amaçla kullanılmasa da günümüzde ırkçı sayılabilecek bazı kelimelerin Agatha Christie’nin ailesinin ve ajansı ACL’in kararıyla yeni dile uyarlanması uygun bulunmuştur.
Bu nedenle daha önceleri On Küçük Zenci adıyla yayımlanan bu romanı kırıcı dilinden arındırarak yeni bir isimle okura sunmayı uygun buluyoruz.
Önüm Arkam Sağım Solum Sınav
Bitmek bilmeyen sınav koşuşturması içinde yalnız değilsiniz. Sizi anlayan ve düşünen birileri var. Karnınızda beliren o hafif sancı, derin derin nefes alma ihtiyacı, gözünüzü kapattığınızda beliren rakamlar, tarihler, formüller ve uykusuz geceler… Görünen o ki ufukta bir sınav var ve korkuyorsunuz. Bir girdap gibi hızla içine doğru çekiyor sizi. Sadece sizi mi? Anneniz, babanız ve tüm yakınlarınız da bu maraton için hazırlanıyor ve benzer korkular onları da sarmış. Tıpkı Sinan ve ailesi gibi… Sinan tüm bu sıkıntılardan kurtulmak isterken başına olmadık işler açılıyor. Evde, okulda, kursta hatta rüyalarında bile peşinden gelen sorunlarla baş edebilmek için kimi zaman buruk kimi zaman heyecanlı ve komik anlar yaşıyor.
Nehir Yarar, ÖNÜM ARKAM SAĞIM SOLUM SINAV ile yaşamlarını sınavlara göre düzenleyen gençlere yeni ve parlak bir ışık tutuyor.
Örümcek Ağı – Altın Kitaplar
Dışişlerinde gelecek vaat eden saygın bir diplomatın karısı olan Clarissa sürekli düş kurmakta, varsayımlar üretmektedir. Yine bir gün, “Aşağıya indiğimde kütüphanede bir ceset bulursam ne yaparım?” diye düşünür.
Ve sonunda ne yapacağını görme şansını yakalar, bir ceset bulur... hem de evinin salonunda.
Onu ortadan kaldırma çabası içinde, evindeki konuklardan kendisine destek vermelerini ve suç ortağı olmalarını ister. Ancak tam da cesedi yok edip, katili araştırma çabalarına giriştikleri sırada bir polis müfettişi çıkagelir ve bu gizem dolu olayların başlangıcı olur.
“Kendimi giderek artan bir sabırsızlıkla sayfaları çevirirken buldum...”
-David Robson, Sunday Telegraph
Oyun
Oyunda Kal
Varvar’ı, Yokol’u, Devsil’i ile gizemli bir kent, Varkent! Bilgisayar başında değme korsanları kıskandıracak kadar parlak, okulda sönük bir genç, Asım! Youtuber olmak isteyen arkadaşı, Mali! Varkent’ten bir tanıdık, Melis! Okulun en havalısı ve bir o kadar da acımasızı, Kutay! Süpsüp vidası, pıtpıt teli ile yapılan bir robot! Ağlak mantı, logosu ısırılmış limon olan bir teknoloji devi, haylaz bir papağan… Tüm bunların yolları kesişirse neler olur? Bakben misin, İzleben mi? Soluk soluğa bir maceraya ne dersin?
Koray Avcı Çakman keşfedilmeyi bekleyen bir dünyaya tıpkı bir gün ışığı gibi sızıyor.
Oyundasın – Oyunda Kal 2
Okulun silik ve sönük genci Asım’ın yaptığı “Bakben” adlı bilgisayar karakteri bir anda herkesin ilgi odağı olmayı başarmıştı. Ancak Şeker Holdingin hırslı patronu, Bakben uygulamasının üzerine konuverdi. Üstelik artık sanal değil, kanlı canlı ve yakışıklı bir Bakben vardı karşımızda…
Asım, “Neler oluyor?” diyemeden bir de İzleben çıktı ortaya! Bakben’in başına gelen İzleben’in de başına gelecek mi? “Ben İzleben’im!” diye etrafta boy gösteren güzeller güzeli kız gerçek İzleben mi? Peki ya tokyok kurabiyesinin, okul koridorlarında koşturan bir hemstırın, Erik Dalı çalıp oynayan Hüsmen’in, ünlü youtuber Aşkın Taşkın’ın tüm bunlarla ne ilgisi var?
Oyunda Kal serisinin ikinci kitabında soluk soluğa macera devam ediyor, sırlar bir bir açığa çıkıyor.
Özgürce Koş
Parker Pyne İz Üzerinde
Mutsuz musunuz? Eğer öyleyseniz Bay Parker Pyne’a başvurun. Richmond caddesi - 17 numara. Bu spot "kalp uzmanı" Bay Parker Pyne’a aittir ve sabah gazetelerinin ilan sayfalarında yayımlanır. Hayatlarının bir noktasında umutlarını yitirip çaresizliğe düşen insanlar, telaş ve şaşkınlık içerisinde Parker Pyne’ın ofisine koşarlar. Güçlü içgüdüleri, insan doğasını iyi bilmesi ve yetenekli yardımcılarıyla Bay Pyne, gerçek bir sihirbaz gibi umutsuzların düşlerini gerçekleştirmeye çalışır; tabii ufak bir ücret karşılığında...
Parpat Dağının Esrarı
Bitkilerle zihinsel iletişime giren küçük bir çocuk, önce kendi evinin bahçesini, sonra yaşadığı kasabanın park ve bahçelerini bin bir renkli çiçeklerle donatır. Bu çocuk daha sonra bitki bilgini olur. Çevresel kirlilik nedeniyle dünyadaki tüm bitkiler bozulup kararmaya başlamıştır. Bitki bilgini, doğanın yeniden yeşermesi, bitkilerin eski durumlarına kavuşması için çalışmalar yaparken kendini, binlerce yıldır gizemli bir dağ olarak bilinen Parbat Dağlinın içinde bulur. Ve böylece, yeryüzünde insanları şaşkınlık ve merak içinde bırakan görkemli, gizemli olaylar başlar... Parbat Dağı'nın Esrarı heyecanlı kurgusu ve akıcı anlatımıyla çocuklara yaşadıkları dünyayı korumaları ve ona katkıda bulunmaları için yeni bir kapı aralıyor.
Peri Masalı
Dünya tehlikede… Hem bizimki hem de diğeri…
Charlie Reade on yedi yaşında, beyzbol ve Amerikan futbolunda başarılı, sıradan bir lise öğrencisidir. Bir gün Radar adında bir köpek ve onun sahibi Bay Bowditch’le tanışır.
Bay Bowditch bir tepede, tekinsiz görünen büyük bir evde tek başına yaşamaktadır. Evinin arkasında zaman zaman tuhaf seslerin duyulduğu bir kulübe, kulübenin içindeyse bir kuyu vardır.
Ve masal bu ya, bu kuyu bambaşka bir dünyaya açılır.
Gökyüzünde iki ayın ve bizim dünyamızdaki gökbilimcilerin hiç görmediği yıldızların parladığı, korkunç cezalara maruz kalmış prens ve prenseslerin sürgün edildiği, sakinlerinin hastalıkla lanetlendiği bir dünyaya...
Dahi yazar Stephen King, iyi ile kötünün savaştığı paralel bir dünyanın kapılarını aralıyor ve hayal gücünün en derin kuyusuna iniyor. Peri Masalı, King’in diğer eserleri kadar şaşırtıcı ve ikonik. Kahraman rolüne soyunan sıradan bir genç adamın olağanüstü macerasını konu alan gerilimli ve tatmin edici bir roman.
KİTAPTAN ALINTILAR
“Cesurlar yardım eder. Korkaklar sadece hediyeler getirir.”
“Herkesin içinde karanlık bir kuyu var bence ve o kuyu asla kurumuyor. Sorumluluğu kabullenerek oradan içiyorsun. Ve su aslında zehir.”
“İyi insanlar karanlık zamanlarda daha çok parlar.”
“Bence tüm dünyalar sihirli. Sadece sihirlerine alışıyoruz.”
“Sizin de muhtemelen bildiğiniz üzere sevgili okur, en derin etkileri bırakan ve en uzun süre aklımızda kalan çocukluğumuzda duyduğumuz hikâyelerdir.”
“İnanılmaz şeylere alışıyor insan, o kadar. Denizkızları ve IMAX, devler ve cep telefonları. Senin dünyandalarsa uyum sağlıyorsun. Harika bir şey, değil mi? Ama başka bir açıdan bakınca bir bakıma korkunç.”
“Disney prensi olmak istemiyorum. Prens olacaksam da karanlık bir prens olmak istiyorum.”
“Utanç da kahkaha gibi. İlham gibi. Kapıyı çalmıyor.”
“Hiçbir şey bekleme ama umudunu asla kaybetme.”
“Zaman aslında su, Charlie. Hayat ise onun altından akıp gittiği köprü.”
“Peri Masalı çoklu evrende geçen, edebiyat türleri arasında dolaşan ve King severler için eski hikâyelere bolca atıfta bulunan bir roman. Unutulmayacak tuhaf karşılaşmalar ve iyi işlenmiş, çoğu zaman heyecan verici olaylarla dolu sürükleyici bir kitap. Sürprizlerle sürekli değişen hikâye örgüsüne rağmen Peri Masalı’ndaki en büyük sürpriz King’in sabit okuruna mutlu son sözü vermesi olabilir.”
-The New York Times
“Stephen King klasik bir masalın tüm cüretkârlığını, büyüsünü ve hatta romantizmini sunmuş bu kitapta, yine de King’in kendine özgü tedirgin edici tarzı rüyalar âlemine sürüklenmenize müsaade etmeyecek.”
-Vanity Fair
“Çok güzel... çocuk klasiklerinin ürpertici gerilimini yakalıyor.”
- The Chicago Tribune
“Bir zamanlar Stephen King 'Peri Masalı' adında bir roman yazmaya cesaret etti ve kitabın basit ama yüce adının hakkını verdi... Kitap yaratıcılıkla dolup taşıyor... Zamansız ve güncel olan iyiye karşı kötünün hikâyesi... Son sayfayı çevirdikten sonra ruhen biraz daha güçlü
hissedecek, başka hikâyeler okumak isteyecek ve hatta belki de sonsuza dek mutlu yaşayacaksınız.”
-USA Toda
“Bu güzel, heyecanlı, dokunaklı masalı yazmak onu mutlu ettiyse, bir okur olarak size neler hissettireceğini bir hayal edin.”
- Bangor Daily News
Poirot Araştırıyor
Amerikalı ünlü bir film yıldızının, eşsiz elmasının büyüleyici ve romantik öyküsü etrafında gelişen korkunç bir cinayet...
Londra’nın en lüks semtinde inanılmaz ucuza kiralanan dairenin tuhaf gizemi...
Laneti yüzyıllar ötesine uzanan Mısır firavununun insanları ürperten öyküsü...
Son nefesini vermek üzere olan bir adamdan gelen trajik telefon...
Hepsi birbirinden ilginç, sürükleyici ve sonucu asla tahmin edilemeyen on bir sıra dışı Poirot öyküsünü okurken nefesiniz kesilecek!
“Muhteşem bir koleksiyon... çok zekice kurgulanmış harika bir kitap.”
- Literary Review
Porsuk Ağacı Cinayeti-Baskıda
Bir yudum çayla başlayan olay trajedi ile son bulur. Bir fincan çay içen varlıklı Rex Fortescue birdenbire hastalanıp ölür... Kurbanın cebinde bulunan bir avuç çavdar tek ipucudur... Kurnaz Jane Marple eski bir çocuk tekerlemesini anımsayana dek cinayetin nedeni anlaşılamaz... Jane Marple öykülerinin en iyisi olarak nitelenen bu kitabın dâhiyane kurgusu okurları son sayfaya dek soluksuz bırakacak.
“Tek kelimeyle mükemmel.”
- Times Literary Supplement
“Christine’nin dehası bir yıldız gibi parlıyor...”
- New York Times
Reyhan
Roger Ackroyd Cinayeti
King’s Abbot köyündeki sakin yaşam bir anda altüst olur. Dul bir kadının şüpheli intiharı asılsız dedikodulara yol açar. Köy, ilk kocasını öldürdüğünü bilen biri tarafından kadına şantaj yapıldığı ve Roger Ackroyd’un onun gizli aşığı olduğu söylentileriyle çalkalanmaktadır. Fakat Ackroyd cinayete kurban gidince, tüm şüpheler ev halkının üstüne odaklanır. Kendini emekliye ayıran ve sebze yetiştirmek için King’s Abbot köyüne yerleşen, Hercule Poirot, istemeden cinayete el koyar ve şeytani bir zekaya sahip katili yakalamaya çalışır.