Sadist
Ünlü yazar Paul Sheldon, bir dağ yolunda trafik kazası geçirir. Kar fırtınasının ortasında baygın ve yaralı bir haldeyken, yazarın romanlarının saplantılı bir hayranı olan Annie Wilkes tarafından “kurtarılır”. Eski bir hemşire olan Wilkes’ın evine götürüp bir odaya kapattığı Sheldon neyle karşı karşıya kaldığını anladığında, hayal gücünün sınırlarını zorlayan “sancılı” günler de başlamış olacaktır.
Sadist, psikolojik gerilim türünün başyapıtları arasında gösterilen ve Stephen King’in parlak yaratıcılığını ortaya seren çok özel bir roman… "Alo?
Burası Sidewinder Polis Karakolu. Ben Memur Humbugagy." "Beni dinleyin, Memur Humbugagy. Çok dikkatle dinleyin ve sözümü kesmeyin. Çünkü ne kadar zamanım olduğunu bilmiyorum. Adım Sheldon. Size Annie Wilkes'ın evinden telefon ediyorum. En aşağı iki haftadan beri burada hapisim. Hatta belki de bir aydan beri hapis!" "Annie Wilkes mı?" "Hemen buraya gelin. Bir ambulans da yollayın. Ve Tanrı aşkına, kadın eve dönmeden buraya gelmeye çalışın!"
Şahidin Gözleri
Londra’nın zengin ailelerinden Argyle’lerin malikânesi korkunç bir cinayetle sarsılır. Zengin, güzel ve iyi yürekli Bayan Argyle çalışma odasında başına şömine maşası vurularak öldürülmüştür. Tüm şüpheler evin oğlu Jacko Argyle’yi işaret eder. Mahkeme Jacko’yu ömür boyu hapse mahkûm eder fakat genç adam cezaevinde zatürreeden ölür.
...Ve iki yıl sonra Doktor Arthur Calgary adında biri ortaya çıkıp cinayetle ilgili yeni bilgiler ortaya atar; Jacko suçsuzdur. Doktorun bu açıklamaları ailede eski yaraların açılmasına ve belki de gerçek katilin yeniden harekete geçmesine neden olacaktır...
Şairin Köpeği
Şairler Ve Yazarlar Sözlüğü
Yazarlar ve Şairler Sözlüğü, ilköğretim ve orta öğretim kurumları öğrencilerine Türk ve dünya edebiyatınn şair ve yazarlarını tanıtmak amacıyla hazırlandı.
Bu sözlükte, şair ve yazarların yaam öykülerine, sanat anlayışlarına ve eserlerine yer verildi.
Yazarlar ve Şairler Sözlüğü'nün öğrencilerimize ve öğretmenlerimize yararlı bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Saklı Dünyaya Yolculuk
Hangisi daha önemli? Insanların alıskanlıklarını sürdürmesi mi yoksa dünyanın kendini sürdürmesi mi?.. Tortuya dönüsmüs denizler, sisle kaplı gökyüzü, dogal olanın dogadan koptugu bir dünya... Ama belki de güzel olan ne varsa henüz yitip gitmemisti.
Ada’yla Doruk, amcalarının yanında birkaç hafta geçirmek üzere Isık Limanı adlı, kendi hâlindeki kasabaya gelirler. Pamir de büyükbabasının emanetini teslim etmek üzere aynı kasabada trenden iner; onun pesi sıra ise iri yarı ve esrarengiz bir adam!..
Ancak aslında Isık Limanı sıradan bir yer degildir ve yolları kesisen bu üç çocuk, kasabanın derinliklerindeki büyük sırdan habersizdir.
Kâsif’in haritasının izinde, sıcak hava balonuyla yapılan yolculuk heyecanlı oldugu kadar tehlikeli de geçer. Hayal bile edemeyecekleri gizemlerle dolu saklı dünyaya ulastıklarında ise artık tek bir düsünceleri vardır; yer altındaki güzellikleri yeryüzüne tasımak!
Şampanyadaki Zehir
Muhteşem yemeklerle donatılmış yedi kişilik bir sofrada altı kişi oturuyordu. Yedinci kişinin yerindeyse Rosemary Barton’un anısına bir biberiye (rosemary) dalı duruyordu. Bir yıl önce meydana gelen o acı olayı kimsenin unutmak istememesi garipti. Çünkü güzel yüzü acıdan tanınmaz hale gelen genç kadın, bu masada son nefesini vermişti. Rosemary Barton tanıştığı her insanda güçlü duygular uyandıran güçlü duygular uyandıran güzel bir kadındı. Ne yazık ki bir olay sırasında uyandırdığı başka bir güçlü duygu onun sonunu hazırlamıştı.
Şehzadenin Yolculuğu
Sekizinci Renk
Ela, sıradan öğüt ve eleştirilere uyarak yaşama yumuşak iniş yapmak istemiyordu. Hayatı deneyerek, kalıplaşmış kuralları aşan özgür ve sıradışı bir kimlik edinmeyi amaçlıyordu.
O, çok renkli düşler kuruyordu. Örneğin; gökkuşağının sadece yedi renk olduğuna inanmıyordu. İnsanoğlunun gözlerini bürüyen bağnazlık perdesi yırtıldığında, yepyeni renklerin ortaya çıkacağına yürekten inanıyordu.
Ortaokul ve lise yıllarında, bu amaç ve inançlar doğrultusunda yanlış ya da doğru, acıklı veya gülünç pek çok serüvene atıldı. Ailesi ve arkadaşlarıyla sürtüşmelere girdi. Acı, korku, kaygı ve düşkırıklığıyla birlikte sevincin, coşkunun, aşkın ve mutluluğun doruklarında yaşadı.
Sembol Avcıları
Seni Kediyorum
Sessiz Tanık
Emily'nin başına gelenler için herkes yaramaz köpeği suçladı. Ama topa basarak merdivenlerden düşen Miss Emily bunun bir kaza olmadığına, akrabalarından birinin kendisini öldürmek istediğine inanıyordu.
17 Nisan'da Hercule Poirot'ya bir mektup yazarak şüphelerini dile getirdi. Her nedense mektup ünlü dedektifin eline 28 Haziran'da geçti... Ama bu arada iş işten geçmiş, Emily ölmüştü...
Sihirli Okul Otobüsü Besin Zinciri
Sittaford Malikanesinin Gizemi
Dartmoor’da gözlerden uzak bir malikânede, küçük bir masanın etrafında toplanan altı kişi ruh çağırıyordu. Ruh, Albay Trevelyan... cinayete... kurban... gitti... diye yazınca gerilim doruğa çıktı.
Bu gerçekten karabüyü müydü yoksa korkunç bir şaka mı? Trevelyan’ı bulunca bu sorunun cevabını da bulacaklardı. Ne yazık ki, albayın evi çok uzaktaydı ve kar yolları kapatmıştı. Birisinin yürüyerek oraya gitmesi gerekiyordu.
“Her zamanki gibi Christie’nin en iyi romanlarından biri.”
-Books
“Agatha Christie... Tartışmasız polisiye romanların kraliçesi.”
-Sunday Express
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?
Sıfıra Doğru
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda yazı hayatına atılmış olan Agatha Christie tüm dünyada polisiye romanların kraliçesi olarak bilinir. Özellikle, yarattığı ufak tefek bir adam olan Belçikalı dedektif Hercule Poirot polisiye roman literatüründe en bilinen ve sevilen kahramanlarından biridir.
Tüm dillere çevrilen yetmiş yedi dedektif romanı ve öykünün satışları milyonlarla ifade edilmektedir.
Nevile Strange yeni karısı Kay’la çok mutludur.
Eylülde Martı Burnu’ndaki halasını ziyaret etmeyi düşünmektedir. Ama aynı zamanda Nevile’in eski karısı Audrey’de orada olacaktır...
Agatha Christie’nin ölümsüz eserlerinden Sıfıra Doğru okuyucuyu başından sonuna dek heyecanlı kılmayı başarıyor.
Sınav Bitti Eller Havaya
Sınıftan Yükselen Sesler
Yedi çocuk. Bir sınıf. Olağanüstü bir öğretmen. Ve hayatlarını değiştiren bir okul yılı. Snow Hill Okulunun yedi öğrencisi için 5. sınıf hiç de kolay başlamamıştır. Okulun yenisi, uyum sorunu yaşayan akıllı ve hoşgörülü Jessica... Dostunuz gibi görünüp arkanızdan iş çevirebilen baş belası Alexia... Sürekli hınzırlık peşinde koşan sınıfın en yaramazı Peter... Gözlerinden zekâ fışkıran Luke... Çekingen yapılı, en ufak şeyden kırılabilen Danielle... Ailesi nedeniyle arkadaşlarınca dışlanan utangaç Anna... Ve okuldan ölesiye nefret eden aksi yaradılışlı Jeffrey. Fakat yeni öğretmenleri Bay Terupt, "yaşa ve öğren" adını verdiği alışılmadık eğitim metoduyla, azarlamak yerine davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşmelerini sağlayarak onlarla nasıl başa çıkacağını biliyor gibidir. Ancak belki de bu metodun da bir sınırı olmak zorundadır. Çünkü karlı bir günde yaşanan korkunç bir kaza herkesi ve her şeyi değiştirecektir... Rob Buyea’nın bu sıra dışı romanı yedi çocuğun dilinden ayrı ayrı aktarılıyor. Her birinin değişik bir hikâyesi ve öğretmenlerini eşsiz kılan niteliklere farklı bir bakış açısı var. Sınıftan Yükselen Sesler, olumlu düşünmeyi öğreten, öğrenmek için çaba göstermek gerektiğini anlatan, bizi biz yapan en büyük değerler olan yardımlaşmayı ve dostluğu yücelten muhteşem bir roman.
Sıra Dışı Kötülük
Gizemli cinayetlerin kraliçesi Agatha Christie, Cinayet Ustası’nın bu sürükleyici devam kitabında “ortadan kayboluşundan” iki ay sonra, bir İngiliz ajanının gizemli ölümünü araştırmak için Kanarya Adalarına gidiyor. Ünlü yazarın olağanüstü dedektiflik yeteneği Özel Ajan Davison’un dikkatini çeker. Onun yoğun ısrarlarıyla, İngiliz Gizli İstihbarat Servisi Ajanı Douglas Greene'in tuhaf ve korkunç ölümünü araştırmak için göz alıcı bir yolcu gemisiyle Kanarya Adalarına doğru çıktığı yolculukta bir kadının gemiden dondurucu sulara atlayarak intihar etmesine tanık olur. Bu şok edici deneyimden sonra, adalardaki yemyeşil bir vadide bulunan Taoro Otel'e ulaşır. Orada, Douglas Greene cinayetine karıştığından şüphelendiği iki adamın da dahil olduğu çeşitli ve büyüleyici bir karakter kadrosuyla tanışır. Ancak Agatha çok geçmeden hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını fark eder ve gemideki genç kadının sözde intiharının Douglas Greene cinayetiyle bağlantılı olduğunu öğrenince çok şaşırır. Şimdi yaşanan her şeyi arkasında bırakabilmek için bu uğursuz gizemde sıra dışı kötülüğün maskesini düşürmek zorundadır.
Son Kara Kedi
Önce İpekkuyruk ortadan kayboldu. Ardından Arap. Sonra sırayla Mırnav, Ziynet, Ramses, Kömür, Hamurabi ve Katran. Bütün bu kedilerin tek bir özellikleri dışında hiçbir ortak noktaları yoktu. Bir tek renkleri aynıydı. Kara, kömür karası renkleri!
Uzak bir adada, batıl inançlı gizli bir örgütün üyeleri, uğursuzluk getirdikleri bahanesiyle en acımasız yöntemleri kullanarak bütün kara kedileri yok etmeye karar verirler. Tam da amaçlarına ulaşacakken bu anlamsız nefretten sadece tek bir kara kedi kurtulmayı başarır. Bunun üzerine batıl inançlı zalimler bu kara kediyi bulup öldürmeye ant içerler.
Bu öykü; acımasız bir kovalamaca, umutsuz bir aşk ve haince bir ihanetin öyküsüdür. Bu öykü; batıl inançlara, önyargılara, ayrımcılığa direnmenin, yani son kara kedinin öyküsüdür!