Sunanın Serçeleri
Suna'nın Serçeleri, akıcı üslubu ve zengin temalarıyla oldukça keyif veren bir öykü ve masal kitabı. Hareketli ve sevgi dolu bir çocuk olan Suna'nın, geçirdiği bir kaza sonucu yürüyememesini ve bu vahim olay sonrasında kendi iç evreninde yaşadığı tüm duygulan anlatıyor Suna'nın Serçeleri. Suna, belki de yaşadığı olayı unutmak ve iyileşmek adına fantastik bir dünya kuruyor kendine ve her gün bir serçe gelip ona kısa öyküler anlatıyor. Sonunda bir gün Suna kendi gerçeklerine dönüp onlarla yüzleşiyor ve iyileşme süreci asıl o zaman başlıyor. Kısa öykü ve masallardan oluşan Suna'nın Serçeleri, usta yazar Gülten Dayloğlu'rıun özgün kurgusuyla yıllardır çocuklar tarafından hep başucu kitabı olarak okunmaktadır.
Tavan Arası Sırları
Timur’un İkinci Fili
Timur’un birinci filini Nasreddin Hoca fıkralarından birinde tanımıştım. İkinci fili ise tanıma şansım olma- mıştı çünkü fıkra tam da orada bitmişti. İşte bu kitabı, o ikinci fille tanışmak için yazmaya başlamıştım fakat karşıma sürpriz karakterler de çıktı. Lemide işte onlardan en önemlisiydi. Kitaplar böyledir, bizi umulmadık kişilerle tanıştırma gücüne sahiptir. Geçmiştekilerle de gelecektekilerle de, fillerle de ve elbette cesur çocuklarla da... Lemide bana nasıl yol gösterdiyse size de gösterecektir. On dördüncü yüzyıla ışınlanmaya hazır mısınız? Merak etmeyin, eskisinden daha sağlam geri döneceksiniz. Miyase Sertbarut tarihe mizahi bir bakış atıyor. Çocuk merakıyla, çocuk gözüyle, çocuk özgürlüğüyle...
Tombik Ayı Acıkınca
Tombik Ayı Hastalanınca
Tombik Ayı Uyuyamıyor
Tombik Ayı Uyuyunca
Karma Wilson, Kuzey Idaho’nun vahşi doğasında bekâr bir annenin tek çocuğu olarak büyüdü. Üç çocuk annesi olan yazar, küçük çocuklar için esprili resimli kitaplar ve ilkokullar için komik ve hüzünlü şiirler kaleme alıyor. Bugüne kadar 40’tan fazla kitabı yayımlanan Karma Wilson, New York Times`ın en çok satan çocuk kitabı yazarlarından biridir. Genç okurlara yazmanın ve şiirin temellerini öğreterek ilham verme yetene- ğiyle ünlüdür. Yazar, eşi ve iki kedisiyle birlikte Montana’daki çiftliğinde yaşıyor.
Tuhaf Bir Otel
1963 yılında Ceyhan'da doğdu. Keloğlan, Jules Verne, Orhan Kemal ve Karabaşlarıyla büyüdü. Okula giderken hep karnı ağrıyordu. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi, yine karnı ağrıyordu. Öğretmenlik yaptı, karnının ağrısı geçmiyordu. Yazmaya radyo tiyatroları ile başladı. Öykü, roman, masal türlerinde yapıtlar verdi. Karnının ağrısı geçti. Kitapların bütün ağrılara iyi geldiğini düşünüyor.
Tuhaf Mahallenin Esrarengiz Misafirleri
Aras’ın üniversiteyi kazanmasıyla birlikte bütün aile yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda kalırlar. Ve yıllar önce aile büyüklerinin aniden terk ettiği şehre hatta eski mahalleye geri dönerler. Bu geri dönüş en çok babaanneleri Muazzez Hanım’ı huzursuz eder. Dilara ile Aras, babaannelerinin neden bu kadar tedirgin olduğuna bir anlam veremezler ve davranışlarından şüphelenirler. Bu şüphe onları tuhaf olayların ve karmaşık bir deneyin içine sürükler. Alışılmışın dışında bir mahalle… Kulakları sağır edecek alışkanlıklar… Mahalledeki gizemli olayların peşine düşen iki torun ve bir babaanneyle birlikte etraflarındaki herkesi birbirine yaklaştıran sırlar…
Tunadan Uçan Kuş
Boris, Tuna kıyılarında yaşayan, çok akıllı ve olağanüstü yeteneklere sahip bir çocuktu. Padişah fermanıyla devşirmeye alındı. Zorla annesinin kollarından koparılan Boris, Başkent İstanbul'a götürülürken, Turnacıbaşı'nın elinden kaçtı. Daha sonra, azılı eşkiya Dramalı Deli Hüseyin'e tutsak oldu. Afrika'da köle pazarında satılarak, kendini Habeşistan sarayında buldu. Diri diri gömülme pahasına, buradan kurtarıldı. Yeniden İstanbul'a getirildi. Adı değiştirilip Behram oldu. Kısa sürede Padişah'ın gözüne girdi. Topkapı Sarayında, Enderun okulunda eğitim görerek, yükselmeye başladı.Behram, Tuna'dan uçan bir kuştu. Asya, Afrika, Avrupa göklerinde, yıllar yılı kanat çırptı. Soluk kesici serüvenlere daldı. Başından akla gelmedik olaylar geçti. Sonra bir gün, kanadı kırıldı. Ama, o yılmadı. Yaşamı boyunca, zihin, bellek ve gönül kanatlarıyla uçmayı sürdürdü. Devrişmelikten, Osmanlı İmparatorluğunun Başvezir'liğine yükselen Behram'ın ibret dolu yaşamını heyecanla okuyacaksınız.
Türkçe Sözlük Temel Eğitim
Tutumlu Köpeğim
Dünyada çocuklar için yayımlanmış para hakkındaki en başarılı kitap
Kira günün birinde evlerinin önünde yaralı bir labrador bulur ve onu eve getirerek bakımını üstlenir. Zamanla yaralı köpekle aralarında kuvvetli bir bağ oluşur. Fakat bu sevimli köpeğin kimsenin bilmediği bir özelliği vardır: O gerçek anlamda bir finans dahisidir ve Kira’ya hayallerinin aslında gerçekleşmesinin mümkün olduğunu öğretir. Bu sevimli labradorun etkileyici öyküsü gerek küçüklere, gerekse büyüklere parayı nasıl doğru bir şekilde kullanmaları gerektiğini esprili bir dille anlatıyor.
Bodo Schafer nasıl birikim yapabileceğimizin en temel ve en önemli noktalarını açıklarken bir yandan da basit, etkili yöntemlerle parayı nasıl değerlendirebileceğimizi öğretiyor.
Welt am Sonntag
Tutumlu Köpeğim geç kalınmış öncü bir çalışma sayılabi- lir. Parayla ilgili bütün ön yargıları yıkıyor. Böylece bakış açımızın genişlemesini sağlıyor.
Dünyaca ünlü çocuk psikoloğu
Prof. Dr. Jürgen Zimmer
Üç Perdelik Cinayet
Ünlü bir tiyatro oyuncusunun evindeki akşam yemeğine on üç konuk davetlidir. Ne var ki konuklar arasında bulunan yumuşak huylu rahip Stephen Babbington şanssız bir gecesindedir. Adamcağızın yudum yudum içtiği içki boğazına kaçar ve çırpınarak ölür. Rahibin içki kadehi kimyasal analiz için adli tıbba yollanınca, Poirot’nun tahmin ettiği sonuç ortaya çıkar: Kadehte zehir izine rastlanmamıştır. Şimdi oldukça karmaşık bir durum ortaya çıkmıştır, çünkü cinayet işlemek için geçerli bir neden de yoktur.
Üçüncü Kız
"Birinci sınıf bir Agatha Christie romanı." Sunday Telegraph Londra’da bir apartman katında yaşayan üç genç kızın birbirinden farklı meslekleri vardır. Kızlardan biri sanat galerisi yöneticisi diğeri yetenekli bir özel sekreterdir. Üçüncü kız ise... Hercule Poirot her zamanki gibi kakaosunu içerken üçüncü kız karşısına dikilip bir cinayet işlediğini söyler ve oradan uzaklaşır. Poirot bu olayın ardından genç kızı ve ailesini araştırmaya başlar. Bu arada genç kız ortadan kaybolmuştur. Gitgide karmaşıklaşan olaylar Poirot’yu cevapları bilinmeyen soruların peşine düşürür. Kız suçlu mu, masum mu ya da deli mi? Poirot’nun bu soruları cevaplandırabilmesi için sağlam kanıtlara ihtiyacı vardır...
Umut Ekenler
Memleket yangın yeriydi. Genç yaşlı, kadın erkek demeden tüm toplum büyük bir kargaşanın eşiğinde, sahip olduğu her şeyi kaybetmek üzereydi.
Düşman dört bir yanda, yıllarca komşu görünenler pusuda, asker yorgun, açlık kapıdaydı...
Tüm bunlara dur demenin vakti gelmiş de geçiyordu. Anneler, babalar, gençler, çocuklar ve yaşlılar millî mücadelenin korkmaz bir neferi olarak vatanı korumak, düşmanları ülkeden kovmak ve özgür bir gelecek uğruna o büyük önderin, Mustafa Kemal'in peşinden gitmeye hazırlanıyordu.
Nice Mustafalar, Osmanlar, Aliler, Kemaller, Gazi Dedeler, Hatice Kadınlar vardı bu mücadelenin kilometre taşlarında.
Onlar umut ektiler, ışık oldular, can verdiler. Sokaklarda özgürce koşalım, rahatça uyuyalım, vatan toprağına bir tek düşman ayağı basmasın diye.
Umut Ekenler, işte o destanı yazanların hikâyesidir.
Ünsüz Youtuberin Günlüğü
Bu kitapta youtuber olmak isteyenlerin macerası var. Kimi bunu başarır, kimi komik kalır, kimi de youtuber olamayınca Ezgi gibi kaleme sarılır. Ezgi ve okul arkadaşlarının başlangıçtaki amaçları yalnızca eğlenmektir.
Fakat bir süre sonra işin rengi değişir ve birden bambaşka bir sorunla karşı karşıya kalırlar. Okulun “Son Zil” gecesine katılmayıp süt fabrikasının kapısına dayanırlar. Ama fabrikanın içindeki “Madre” ne sizin ne de onların hayal ettiği gibidir; gördükleri sistem, insanlık için başka türlü bir “Son Zil”dir.
Ünsüz Youtuberın Günlüğü'nü soluksuz okuyacak, üretim ve reklam dünyasının perde arkasını daha iyi göreceksiniz.
Ünsüz Youtuberın Günlüğü Cesaret Oyunu
Ezgi ve ekibi bu kez lisede. Okullarının adı Mermerciler Lisesi olsa da mermer ocağında dinamit patlatmaya niyetleri yok. Ama telefonlarına gelen mesajlara kafa patlatacakları çok açık. Bu mesajları yollayan kim? Cesaretlerini kim yokluyor? Onları aptalca şakalara yönlendiren bir telefon uygulamasının kime ne faydası var? Eğer bu bir tuzaksa kimler tuzağa düşecek? Hadi hep birlikte “play” tuşuna basalım, Mermerciler Lisesindeki şamatayı kaçırmayalım
Ünsüz Youtuberın Günlüğü Layksızlar
Ezgi ve arkadaşları bu kez ilginç bir kamptalar. Üstelik yanlarında ne telefon ne tablet var. Oysa birlikte fotoğraf çektirmeye can attıkları iki ünlü de aynı kampta. Bu ünlülerden biri futbolcu, diğeri dizi oyuncusu. Başkalarından layk almadan böylesi durumların tadı çıkarılamaz mı? Bir şeyler yapma motivasyonumuz diğer insanların beğenisine mi bağlı? Bunu öğrenmek için siz de Pars’ın kontenjanından yararlanın. Nuh’un Gemisi Kampı’na gidecekler listesine adınızı yazdırın. Veli izin belgesini de yanınıza almayı unutmayın.
Ünsüz Youtuberın Günlüğü Troller
Bana trol sayını söyle sana ne olacağını söyleyim!
Ezgi’nin annesi belediye başkanlığı seçimi için aday olur. Onu bu yola iten ise reklamcı Ethem amcadır. Seçim kampanyasını o üstlenir. Ezgi ve arkadaşları da internette, sosyal medyada trollük yaparak karşı tarafı zayıf düşürmeye çalışacaktır. Tabii seçim kampanyasına dâhil olan çocukların karşısında elleri armut toplamayan rakipleri vardır. Böylece trollük iki tarafın da silahı hâline gelir. Bu mücadele, okuru bir yandan güldürürken bir yandan da reklamların hayatın her alanında algıyı nasıl değiştirebileceğini gözler önüne sermektedir.
Ustalık
Yaşamını güç yasalarını inceleyerek geçiren Robert Greene şimdi tarihin en kudretli insanlarının güç sahibi olmak için geçtiği yolların sırlarını sizlerle paylaşıyor. İlk kez bu kitapta tanımlandığı gibi eğer zorlu ama açık yolları izlersek, hepimizin içinde saklı olan usta olma potansiyelini ortaya çıkarırız.
Seçtiğiniz alanın sırlarını öğrenin, sıkı bir çıraklığa boyun eğin, yılların getirdiği deneyimlerin gizli bilgilerini özümseyin, rakiplerinizi geride bırakın ve sonunda içinizde biçimlenecek olan mükemmeliyet modellerini ortaya koyun. Einstein, Darwin ve bu kitap için görüşülen dokuz çağdaş ustanın davranışlarını dikkatle okuduktan sonra, içinizdeki tutku açığa çıkacak ve “usta” olacaksınız.
Uykusuzluk – İnsomnia
STEPHEN KING’IN UZUN YILLARDIR BASKISI OLMAYAN MUHTEŞEM ROMANI
Ralph Roberts, emeklilik günlerinde eşinin yasını tutarak uzun, uykusuz geceler geçirecegini bir kez olsun düşünmemişti. Ama şimdi sevgili Carolyn'ını kaybetmiş, günden geceye, her geçen dakika daha da erken uyanmaya başlamış ve sonunda uykusuzluğun kendisini tamamen esir aldığı o tedirgin edici anlara gömülmüştü…
Uykusuz geçen gecelerde yaptığı yürüyüşler sırasında bir şeylerin ters gittiğini fark eden Ralph, halüsinasyon olmasından şüphe ettiği birtakım tuhaflıklar görmeye başlar; bazı insanların başlarından yükselen ipler, karanlık çökünce şehirde dolasan iki küçük adam ve diğerleri…
Ancak Ralph’in tanık oldukları uykusuzluğun getirdiği halüsinasyonlardan çok daha fazlasıydı. Gerçekte Derry’de habis ruhlar kol geziyor, şehrin sıradan görüntüsünün altında dehşet verici güçler kuytularda saklanıyordu.
Artık Ralph’in en büyük sorunu uykusuzluk değildi; şehir boğazına kadar ölümün soğuk karanlığına gömülmüştü.
Romanlarını Maine’de kurgulamayı seven Stephen King, Uykusuzluk’ta bir kez daha buraya dönüyor. Yazarın iliklere işleyen bir gerçekçilikle doğaüstü korku unsurlarını bulusturduğu bu şaheserini elinizden bırakamayacaksınız.
Vatan İçin
Ve Ayna Kırıldı
St. Mary Mead sıradan bir İngiliz taşrasıydı, ta ki ünlü film yıldızı Marina Gregg gelene dek. Gossington Malikânesi’ni satın alan Marina bir davet verir. Davet sırasında konuklardan biri ölür. Kokteyl kadehine zehir konmuştur. Tüm ipuçları asıl hedefin Marina olduğu ve zavallı Heather Badcock’un yanlışlıkla öldüğü yönündedir. Gerçekten de olay bu kadar basit midir? Miss Marple bu cinayette de bir gizem olduğunu düşünür, çünkü en sessiz ve huzurlu köylerde bile karanlık sırların saklandığına defalarca tanık olmuştur...
Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu
Gülten Dayıoğlu Çocuk Ve Gençlik Edebiyatı Vakfı 2017 Çocuk Roman Ödülü
İnsanlar birbirlerinin arasına sınırlar gerip, o sınırlar için kavga ederler; ama hayvanlar sınırlar arasında özgürce gezerler. Kimse onlara pasaport sormaz, sınır ihlali yaptığı için cezalandırmaz, onları sınır dışı etmez. Oysaki insanlar böyle mi? Sınırlar arasındaki mülteci kamplarından gökyüzünü işgal eden gökdelenlere, kuruyan derelerden betonlaşan şehirlere kadar dünyanın tüm sorunları insanların ürünü... Ömür Kurt bu kitapta dünyaya gökyüzünden bakıyor. Kuzey ormanlarından yola çıkan bir yaban ördeği ailesinin göç yolculuğunda iyiyle kötüyü, savaşla barışı, coşkuyla hüznü harmanlayarak sımsıcak bir öykü anlatıyor bizlere. Hep duygu yüklü, biraz hüzünlü, ama daima umut dolu...
Yabancı Dil Perisi
Yada’nın Gizil Gücü
Yada’nın bir bilimadamı olan babası Apam, Çinli Beyin Avı Örgütü’nden kaçarken birdenbire ortadan kaybolur. Bir Çin casusu olan Yada’nın annesi de onu yetimhaneye terk edip Çin’e döner. Kısa bir süre sonra babaannesi ve dedesi küçük çocuğu yetimhaneden kaçırarak çiftliklerine giderler. Artık Yada’nın bakımını bu yaşlı çift üstlenmiştir. Yaşadıkları çiftliğin kâhyası Temir, alabildiğine gizemli bir adamdır.
O, bu yaşlı çiftin sırdaşı ve can yoldaşıdır. Temir, zaman geçip Yada büyüdükçe babasının ölmediğini, bir yerlerde gizemli bir yaşam sürdüğünü söyleyip durur. Ama küçük kıza hiçbir zaman gerçekleri söylemez. Yada, babasını merak eder ve sonunda onu bulmaya karar verir. On dört yaşına geldiğinde, karanlık geçmişinden habersiz, babasının peşine düşer. Bunun için internette açılan "Babamı Arıyorum" adlı bir siteye babasıyla ilgili ipuçlarını vererek onu aramaya başlar. Ancak Yada bu yüzden hem kendini, hem babasını hem de tüm ailesini büyük bir tehlikeye sürükler.
Yaşlı Çınar Ağacı
Yavaş Ebeveynlik
Yedilerin Gizemi
İflah olmaz bir uyku bağımlısı olduğunu kanıtlayan Gerry Wade'e arkadaşları bir şaka yapmak isterler. Sekiz çalar saatin sabah 6.30'dan başlayarak art arda çalması planlanır. Ancak sabah olduğunda saatlerden birinin kaybolduğu ve yapılan şakanın istenmeyen trajik sonuçlara yol açtığı görülür.
Chimneys Köşkü'nde dört yıl aradan sonra bir cinayet daha işlenmiştir ve bu son olmayacaktır. Cinayet mahallinde yedi çalar saatin bulunması ve kurbanların ağızlarından dökülen son sözlerin "Yedi Kadran" olması tesadüfi değildir. Tüm bilinmezler düğümü bu iki sözcükte saklıdır… İşi çözmek ise Başmüfettiş Battle ve arkadaşlarına düşer.
Yeşil Yol
Acımasız katillerin bulunduğu Could Mountain hapishanesinin E bloğuna hoş geldiniz. Buradaki mahkumlar ‘Yaşlı Sparky’ diye bilinen elektrikli sandalye için sıralarını beklerlerdi. Hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe için bütün katiller aynıydı. Ta ki John Coffey adındaki mahkumla tanışıncaya dek. Dev cüsseli, çocuk kalpli bu adam Edgecombe’un hayatını değiştirecekti.