Yedilerin Gizemi
İflah olmaz bir uyku bağımlısı olduğunu kanıtlayan Gerry Wade'e arkadaşları bir şaka yapmak isterler. Sekiz çalar saatin sabah 6.30'dan başlayarak art arda çalması planlanır. Ancak sabah olduğunda saatlerden birinin kaybolduğu ve yapılan şakanın istenmeyen trajik sonuçlara yol açtığı görülür.
Chimneys Köşkü'nde dört yıl aradan sonra bir cinayet daha işlenmiştir ve bu son olmayacaktır. Cinayet mahallinde yedi çalar saatin bulunması ve kurbanların ağızlarından dökülen son sözlerin "Yedi Kadran" olması tesadüfi değildir. Tüm bilinmezler düğümü bu iki sözcükte saklıdır… İşi çözmek ise Başmüfettiş Battle ve arkadaşlarına düşer.
Yeşil Yol
Acımasız katillerin bulunduğu Could Mountain hapishanesinin E bloğuna hoş geldiniz. Buradaki mahkumlar ‘Yaşlı Sparky’ diye bilinen elektrikli sandalye için sıralarını beklerlerdi. Hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe için bütün katiller aynıydı. Ta ki John Coffey adındaki mahkumla tanışıncaya dek. Dev cüsseli, çocuk kalpli bu adam Edgecombe’un hayatını değiştirecekti.
Yoksa Sen Misin
Bürküt 15. yüzyılda Orta Asya’da yaşayan bir Türkmen kızı. Doğuştan Şamanlık yeteneğine sahip. Kutsal Vooo Bataklığı’nda boğulmak üzereyken çamurdaki Anaşidalar ona uzaylı-insan niteliği kazandırırlar. Çünkü kendisine göksel güçler tarafından, insan soyunun yok olmaması konusunda önemli bir görev verilmiştir.
Bengü ise 21. yüzyılda İstanbul’da yaşamaktadır. Kayak kazasında çığ altında kalır. Ruhu varlığından kıvılcım gibi sıçrayıp çıkar. Paralel evrenlerdeki geçmiş zaman katmanlarına savrulur. Orada Bürküt’e sığınıp onunla bütünleşir.
Bürküt, ruh eşiyle birlikte Asya’da on yıl süreyle destansı serüvenler yaşar. Sonunda Oğuz Kağan’ın Çin’de yaptırmış olduğu efsanevi Beyaz Piramitler’e ulaşır. İnanışa göre piramitlerde, tüm dünyada barışı sağlayacak gizemli bir güç saklıdır.
2001 yılbaşı gecesinde, dünyayı şaşırtan bir olay yaşanır. On yıl önce yarı ölü hâlde, bitkisel hayata tutsak olan on beş yaşındaki Bengü birdenbire canlanır. Çünkü ruhu, Bürküt’ten ayrılıp kendisine geri dönmüştür. Amaaa!
Yorgancı Hayal Ağacı Ve Kalaycı
Siz de mi tatili iple çekenlerdensiniz? O hâlde bu yaz Bora ile Titrekkavak’a gitmeye, orada Bora’nın babaannesinin kuyruklu dostları ile tanışmaya ne dersiniz? Ödevlerden sıkıldıysanız belki de Korsanlar Kralı Timuti size yardım edebilir. “Bayılırım maceraya!” diyenler, maymun yakalama operasyonu sizi bekliyor. Dikkat! Birbirinden heyecanlı bu öyküleri okurken, “Ah bizim evde de elektrikler kesilse!
Şu ocak kıvılcımlandıranlar, kapı gıcırdatanlar bize de uğrasa.” diyeceksiniz. Yorgancı ve kalaycıyı özleyecek, acemi şaire çok gülecek, hayal ağacının ve hayalbazın peşine düşeceksiniz. Koray Avcı Çakman yine çocuk dünyasına, gönlüne ve hayallerine dokunuyor. Sıcak bir dostluk tadında, bir çocuk kahkahasında…
Yurdumu Özledim
Çocuklar ayaza aldırmadan, okul bahçesinde koşuşup duruyorlardı. Yanakları al al olmuş, burunları kızarıp dudakları morarmıştı. Soğuk yel dikenli çalı gibi bedenlerini dalayıp geçiyordu. Bahçedeki yağmur birikintileri donmuştu. Çocuklar çukurların üstünü kaplayan ince buz katmanlarını kırma yarışına girişmişlerdi. Buzlar ayaklarının altında çıtır çıtır çatlayıp dağıldıkça, sevinçten uçuyorlardı. Böylece bahçede kuş gözü kadar çukurlarda bile buz komadılar, ezdiler, dağıttılar. Deri çukurlardaki donmuş yüzeylerin altında su doluydu. Bunları kırarken, dizlerine dek sulara battılar. Lastik ayakkabıları, el örmesi nakışlı yün çorapları, pantolon paçaları sırılsıklam oldu...
Yüreğimin Kıyısında
Zafere Açılan Kapı
Zamansız Şehrin Çocukları
Kimliklerinin inşasında yaşadıkları semtin ve dönemin çocuklar üzerindeki etkisi… Dayanışma ve birliğin somut ve soyut kültürel mirasla ilişkisi… Geçmişin, bugün ve gelecekle ilgisi… Üç çocuk üç çocukluk... Marcus, Agâh, Defne birbirlerinden farklı yüzyıllarda ama aynı şehirde, hatta aynı semtte yaşamış, aynı sokaklarda yürüyüp aynı mekânlardan geçmiş ve üç ayrı yazarın kaleminde hayat bulmuş üç çocuk. Bu üç ayrı dönemin, birbirlerine görünmez bağlarla bağlı çocukları arkadaşlarıyla ve kardeşleriyle birlikte 4. yüzyıldan günümüze, Konstantinopolis’ten İstanbul’a, Kiklobion Burnu’ndan Zeytinburnu’na uzanan heyecan verici maceraların da başkahramanları. Bizans Dönemi’nde yaşayan ve mozaik ustası olma hayalleri kuran Marcus; Osmanlı Dönemi’nde yaşayan ve sorularına Mevlevihane’de yanıt arayan Agâh; 2023 Türkiye’sinde yaşayan ve Minecraft’ta İstanbul’u inşa eden Defne… Mozaikler, semboller, mühürler, elementler, arkadaşlıklar, sonsuza kadar süren gizemli bağlar… Değişip giden mekânlarda, akıp giden zamanda yaşayan zamansız bir şehrin çocukları…
Zarif Bir Cinayet Gecesi
Stonygates’teki genç suçluların islah edildiği bir vakfın sahibi olan arkadaşı Carrie Louise’i ziyaret eden Miss Marple tehlikenin yak- laşmakta olduğunu hisseder.
Bir gece suçlu gençlerden biri, vakfın yöneticisini silahla öldürmeye çalışınca korkuları gerçekleşir. Yönetici, yara almadan kurtulur ama malikânenin diğer tarafındaki beklenmeyen ziyaretçi, onun kadar şanslı değildir.
Bu bir rastlantı mıdır? Miss Marple’a göre değildir. Miss Marple kurbanın, esrarengiz ziyaretinin altında yatan sırrı ve cinayeti çözmek için tüm becerisini kullanır...
“Çok zekice yazılmış.”—Guardian
Zehiri Kim Verdi
Luke Fitzwilliam yıllardan sonra İngiltere'ye dönüyordu artık. Vapurdan inip gümrüğe girdiği sırada, acaba buraya yeniden alışabilecek miyim, diye düşündü. Diğer yolcularla birlikte, vapuru beklemiş olan Londra trenine binerken hala bu soru vardı aklında. İşim yok artık... Küçük bir gerilim var. Bol vaktim olacak. Ne yapacağım? Neyle oyalanacağım?
Zor Değil Sıra Dışı Çocuk
Zor Görev
Zürafa Saklama Rehberi
Uluslararası çoksatan “Zürafa Saklama Rehberi” şimdi Altın Kitaplar’da! Upuzun zürafalar, sevgi ve doğa üzerine çok eğlenceli bir hikâye! Evinde zürafa beslemeyi hiç düşündün mü? “Evet!” dediğini duyar gibiyim. Zürafadan harika bir evcil hayvan olur, öyle değil mi? Peki ya annen ve baban seninle aynı fikirde değilse? Aslında evde zürafa beslemenin harika bir yolu var: zürafayı saklamak! Peki ama nasıl? Zürafa Saklama Rehberi ile evcil zürafanıza evde kolayca bakabileceksiniz!