Piramit
Golding, kendi yaşamından izler taşıyan Piramit’te bizi 2. Dünya Savaşı öncesinde İngiliz taşrasının “sınıf takıntılı” ve boğucu ortamına götürür. İnsanların katı bir toplumsal hiyerarşiye göre konumlandığı, herkesin kendi yerini bildiği bu kasabada birbirine hiç temas etmeyen hayatlar sürülür. Anlatının henüz yetişkin dünyasındaki ilişkileri kavrayamamış bir gözlemcinin, genç ve toy Oliver’ın bakış açısından aktarılması ise ironiktir. Piramit, 1920’lerden 1940’lara uzanan yeniyetmelikten yetişkinliğe geçiş sürecine tanıklık ettiğimiz Oliver’ın çocukluğuna ve gençliğine ait trajik olduğu kadar da komik üç hikayeden oluşur.
Romanın başında sosyal merdivende yükselmek üzere ilk adımı atarak Oxford Üniversitesi’ne başlamaya hazırlanan Oliver, hem alt orta sınıftan gelen anne babasının “sınırlı” dünyalarına hem de kasabanın daha yüksek sınıftan sakinlerine karşı öfke doludur. Toplumsal tabakalaşma ve sınıf bilincine dayanan bu “piramit” benzeri yapı, Oliver’ın kişisel olarak aşması gereken bir engeldir.
Çatal Dil – Modern Klasikler 59
M.Ö Birinci yüzyılda kutsal Delphi şehrinin ünlü tapınağı zenginliğini ve dünyadaki nüfuzunu giderek yitirmektedir. Romalılar Yunan şehirlerine hâkim olmak üzeredir. Arieka adlı genç kız, Delphi’de Apollon adına kehanette bulunmak üzere Pythia olarak seçilir.
Apollon’un yeryüzündeki sesi olarak, tanrının hizmetinde geçirdiği yıllar boyunca Delphi’nin çöküşüne ilk elden tanıklık edecektir. Yaşlılığında geçmişe dönerek, sevgisiz bir ailede geçen çocukluğunu, psişik güçlere sahip genç bir bakire olarak Yüksek Rahip İonides tarafından Delphi’de üstleneceği rol için seçilişini, tanrılara karşı ikircikli tavrını ve hayatının bilicilikle geçen altmış yılını gözden geçirir.
Bu son romanını tamamlayamadan yaşama veda eden Golding, Çatal Dil’de bizi mazlum ama bağımsız ve olağanüstü sahici bir kadın karakterle tanıştırırken, eski Yunan dünyasını da capcanlı bir atmosfere büründürür.