Çocuklar Ve Çiçek Mezarlıkları
Karşınızdaki çocuk; bir yaban mersini, papatya, gündüzsefası, cennetkuşu çiçeği, gelincik, gök sarmaşığı ya da yeşil kanatlı yabani orkide olabilir. Hepsinin farklı ihtiyaçları, farklı hassasiyetleri vardır. Onlardan rengârenk tarhlar yerine, kasvetli çiçek mezarlıkları yaratmak istemiyorsanız başkasının çizdiği otoyolları, sizi gitmenizi istedikleri yerlere doğru yönlendiren işaretleri, politize olmuş düşünce kalıplarını, karmakarışık çizgilerle dolu haritaları ve bilindik yollardan gitme konforunu terk edin. Çocukların kendi yollarını çizmelerine ve kendi ruhlarını bulmalarına izin verin. Gölgesinde nefesleneceğiniz bir ulu çınar, bir yönder, bir bilge bulun. Birbirinizle yaptığınız iyi şeylerin ve güzelliklerin mayalarını paylaşın, emanetler alın ve emanetler verin. Ezilmemiş otlarla örtülü yeşil bayırlara tırmanın, taşları kaldırıp altlarına bakın. Mısır, pancar ya da pamuk tarlalarında başıboş dolaşın. Karşılaştığınız ıssız kulübelerin kapılarını tıklatın. Sükûtu sevin ve yüceltin. Sol yanınızda hiç durmadan atıp duran ve sesini size duyurmaya çalışan o ritmi dinleyin.
Duvarın Ardı – Dünyanın Son İnsanları
Yaşanan nükleer savaş sonrası bir yaşlı bakım merkezine sığınıp hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan bir avuç insan... Bu merkezi yöneten Hugo ve askerleri... Yok olmanın kıyısındaki insanların sıfırdan başlayan bir yaşam mücadelesi... Açlık, yoksulluk, esaret, teknolojik cihazlardan yoksunluk...
Uygarlığın en üst seviyesindeki dünya nükleer savaşla nasıl tepetaklak olur? Peki ya savaştan önceki dünyayı neredeyse hiç görmemiş biri, telefonun ya da internetin ne olduğunu nasıl anlayabilir ya da nârenciye bahçesi ve gelincikli bir yamacın kokusunu nasıl bilebilir? Enkaza dönmüş bir dünyada yaşlı bakım merkezinde kalanlar gerçekten güvende midir?
Bu bir hayatta kalma, dostluk ve aile hikâyesidir.
Gizemli Yazar Per
İlham Çobanı
Yeşil Kafalar 1 – Ormanı Yemek Yasak
Yeşik Kafalar’ın kafaları gerçekten yeşil mi? Yoksa onlar birer uzaylı mı? Bu kitap, küçük yeşil kafaları olan uzaylı çocuklarla mı ilgili? Durun durun, hayır! Aksine bu hikaye; ağaçlara şiirler okuyan, kuş yuvalarını kurcalayan ve yıldızları kavanoza dolduran dört acayip arkadaşın maceralarını anlatıyor. Neşeli, haylaz, mızmız, obur, şakacı ve sizden biriler. Sıradan olmaları başlarının canavarlarla, kemiklerle ve cevizlerle belaya girmesine engel değil tabii.
Yeşil Kafalar, diğer insanları ormanı yemenin yasak olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Başarılı oldular mı, yoksa vazgeçip ormandan bir ısırık da onlar mı aldılar? Tüm bunlar ve diğer gayretkeş serüvenler için kitabın sayfaları arasında sörf yapmanız gerekecek. Ormanı yemeye çalışacak kadar şaşkına dönmüş insanlarla tanışmak ve sizin çevrenizde de onlardan birileri olup olmadığını öğrenmek istemez misiniz? Belki yan komşunuz belki karşı kaldırımdaki iş yeri sahibi, ormanı yemek için kurulan abur cubur topluluğun üyelerinden biridir. Şey, belki de siz bile… Kim bilir?
Yeterince Tembel Misin? – Aylaklar İçin Matematik
Matematik zekâsı efsane midir? Rögar kapakları neden yuvarlaktır? Tembellik asaletimizden mi gelir?
Fibonacci’ye tavşandan yahni yerine matematik yaptıran nedir? Doğa hangi dilde şarkı söyler?
Canımız matematiğe mi emanet? Altın orana sadece zenginler mi sahip olabilir? Neden kelebeklere
iyi davranmalıyız? Bıyıkların matematikle ne ilgisi var? Matematiği yapmak için gerçekten
çoraplarımızı mı çıkarmalıyız? İyi bir miço nasıl olunur? Bir suçlunun matematik bilmesi neyi
değiştirir? Alaylı kunduzların mektepli mühendislere okuduğu meydan nasıl sonuçlandı? Brokoliyle
matematik nasıl yapılır? Hepimiz açlıktan mı öleceğiz? Kredi kartlarının şifreleri neden çözülemiyor?
Rastgelelik gerçekten gerekli midir? Hamburgerin siyasilerle ne alakası var? Matematiğe göre simitle
kahve fincanı aynı şeyler midir? Bir saniye nasıl bir felakete sebep olabilir? Doğa dans etmeyi nereden
öğrendi? Mısır Piramitleri’nin boyunu 30 cm’lik cetvelle nasıl ölçersiniz? Bilgisayarlarımıza satranç
oynamayı kim öğretti? Bezelyeler hakikaten olasılık biliyor mu? Ev yapımı fraktal daha mı sağlıklıdır?
Pisagor’un namını inşaat işçileri mi yürütüyor? Bir gün neden 24 saattir?