Belki Başka Zaman
Belki Başka Zaman, İbrahim Tenekeci’nin son dört yılda yazdığı şiirlerin toplamından oluşuyor.
“Dinledim ömrümü aşkın sesinden” diyen şairin yeni çalışmaları da Muhit Kitap’tan yayınlanacak.
İnsan yalnızken daha dürüsttür
Kalbin mutlaka ses olur sana,
Anlarsın bir gün ulu dağlarda
Bir nokta imiş koskoca ömür
Kimsenin Kalbi
Peltek Vaiz
Son Düzlük
Niçin İbrahim Tenekeci’nin şiirlerini okuyoruz? Birincisi, başarılı ve benzersiz bir şair. İkincisi, samimi. Tenekeci, hem sözden taviz vermeyen, hem de ses ve müzikaliteyi önceleyen bir şair. Sürprizli Üç Köpük çıkışından sonra şiir dilini daha da geliştirdi ve “işte budur” diyebileceğimiz bir ses tonu yakaladı.
İyi bir şairin yazdığı iyi bir nesri okuduğunuzda da bu ses tonunu duyarsınız. Elimde şimdi, İbrahim Tenekeci’nin Son Düzlük kitabı var. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz artık: Karşımızda sadece iyi bir şair değil, aynı zamanda usta bir denemeci var. “Meselesi” olan bir denemeci...
En güzel tarafı da şu: Tenekeci yazılarını, deneme türünün çatık kaşlı ciddiyetinden uzak tutuyor. Hem coşkulu, hem olabildiğince muzip. Daha da önemlisi, ilginç. İlginç olmaya çalışmayan bir ilginçlik bu. Sahici bir tarafı var yani...
İyi bir kitap okumak isterseniz, size, “deneme” türüne itibarını iade eden Son Düzlük’ü öneririm.
Ahmet Kekeç
Yeni Şafak Kitap
29 Aralık 2005
Sözü Yormadan
İbrahim Tenekeci’nin seçme şiirlerinden oluşan Sözü Yormadan, uzun bir çabanın özeti olarak okunabilir. Şiirler şairin kendi seçimidir. Böylece otuz yıllık bir yürüyüşün işaret taşları ortaya çıkmış oluyor.
Dünyaya kıyısı olmayan bir yer
Gelirken gördüğün her şeyden uzak
Mahremin elinden henüz çıkmamış
Ne güzel gülüyor, yardım almadan
Otursan yanına, ağlasan biraz...
Topraktan Yükselen
Şair İbrahim Tenekeci’nin seçme yazılarından oluşan Topraktan Yükselen, uzun bir yürüyüş ve incelikle işlenmiş bir emeğin mahsulü olarak Muhit Kitap’ta okuyucuyu selamlıyor.
Sade bir hayat yaşayan, büyüklük taslamayan, hırs yapmayan insanların başka bir şeye dönüştüğünü görmedim. Yolculuğa nasıl başladılarsa öyle devam ediyorlar. İnsana başladığı gibi bitirmenin sevinci yeter. Buna “istikamet” diyoruz.
Uçuş Denemeleri
Sabahın altısında kalktım ve yüzümü suyla tazeledikten sonra evden çıktım. Dışarısı, bundan bin sene önceki gibi tenhaydı ve olması gerekenin aslında bu olduğunu düşündüm. Karga ve sığırcık sürülerinin çığlık çığlığa yaptıkları görev dağılımı ve gözlerindeki uykuyu henüz atlatamamış bir kaç insan..
..Üzerine ölü toprağı serpilmiş insanlar, uyanmak için değil, işe geç kalmamak için yataklarından doğruluyorlar.
Biz gidiyoruz dünya, sen çok yaşa emi diyen şairi bir kez daha haklı buluyor ve kalıcı olanın bizim dışımızdaki her şey olduğunu düşünüyorum.