Bisiklet Yarışçıları
Sur ve arkadaşları bisiklet yarışlarına hazırlanmaya karar verip çalışmaya başlarlar. Daha ilk sürüşlerde şaşırtıcı biçimde kural tanımayan birine dönüşen Sur, bu yarışmada birinci olma fikrine kendini kaptırır. Başka bir şey düşünemez olduğunda bu durum onun bütün yaşamını etkilemeye başlar.
Bisiklet yarışları romandaki çocukların hayatlarındaki tek yarış değildir. Derslerden alınacak notlar, kazanmaları gereken sınavlar da yarışmalarını gerektirmektedir. Çocukların, önlerine hedefler koyarak, hayal kurarak ve bunların olmasını istemekle yetinmeyip çalışarak gelişebileceklerini gösteren; doğanın, sporun, ortaklaşa yapılan çalışmaların güzelliği ve değeri üzerine bir kitap.
Çuvaldiken Kasabası
Işıklı Ayakkabılar
Kış Ülkesi Çocukları
İklimleri değiştirmek mümkün olabilir mi?
İncelikli kalemiyle edebiyatımızda kendine has bir üslup yaratan Ferda İzbudak Akıncı'nın düşlerinden kopan Kış Ülkesi Çocukları , Kuzey Kutbu'na yakın hayali bir ülkede geçen, gerçeküstü bir serüvenin kapılarını aralıyor.
Merak duygusunu diri tutan olay örgüsü ve düşle gerçeği yarıştıran sürükleyici hikâyesiyle Bilgi Çağı çocuklarına yeni ufuklar sunan yazar, insan eliyle yaratılan teknolojinin hangi amaçlarla geliştirilebileceğini olağanüstü bir ütopik yaklaşımla ele alıyor.
Yaşadıkları toplumun kendilerine dayattığı düzenin dışına çıkmak isteyen gözü pek bir çocuğun düşleri uğruna giriştiği kaçış macerasını sayfalarına taşıyan bu sürükleyici bilimkurgu romanı, başka bir dünya yaratmanın mümkün olabileceğini ama en önemlisinin buna inanmak olduğunu dile getiriyor.
Karla kaplı tepeleri, çamları, bacasından duman tüten kırmızı kiremitli sivri çatıları, yapraklarını dökmüş çıplak dallı kayınları ve huş ağaçlarıyla bir masal ülkesini andıran Kış Ülkesi'nin güzellikleri anlatmakla bitmezdi. Her mevsim kışın yaşandığı bu ülkenin çocukları, sıcacık sobaların yanı başında kış masalları dinleyip Yaz Ülkesi'ni hayal ederek geçirirlerdi yılın dokuz ayını. Güneş de bu çocuklardandı kuşkusuz. Ama belki de aralarındaki en cesuru, en hayalperestiydi o. Vakit gelip de Yaz Ülkesi'ne gitmek için ailecek yola koyulduklarında aklında tek bir şey vardı. Geçirecekleri üç ayın sonunda eve geri dönmemek ve “Başakların Olgunlaştığı Yer” olarak da anılan Yaz Ülkesi'nin gizlerini keşfetmek. Üstelik bu yolda yalnız da değildi. Onunla aynı hayali paylaşan biri daha vardı…
Dört köşesinde dört mevsim yaşanan ülkelerin çocuklarını masal tadında bir serüvene davet eden Kış Ülkesi Çocukları , bilimi ve teknolojiyi insanlığın yararına kullanma yoluna giden hayali bir ülkenin eğrilerini ve doğrularını tartışmaya açarak, herkesi dünyanın bugünü ve yarını üzerine düşünmeye çağırıyor.
İnsanın “iyilik” uğruna dâhi olsa doğaya hükmetme çabasını gündemine alan evrensel konusuyla dikkat çeken bu roman, okurlarını Samanyolu'nun, yıldızların, hatta yıldız kümelerinin arasında merak uyandırıcı bir yolculuğa çıkarıyor.
Kuğu Gecesi
Ödüllü öykücü Ferda Gzbudak Akıncı’dan tadı damağınızda kalacak yepyeni öyküler…
Sıcacık öyküleriyle okurlarının kalbine dokunan Ferda İzbudak Akıncı, yeni kitabı “Kuğu Gecesi” ile öykücülükteki ustalığını bir kez daha gösteriyor.
Yeni kitabı için hayal dünyasının kapılarını sonuna kadar açan yazar, “Kuğu Gecesi”nde anlattığı beş öyküsünde de hayatın gerçeklerine değinmeyi ihmal etmiyor.
“Kuğu Gecesi” her zevke hitap eden renkli bir öykü seçkisi sunuyor: Ferda İzbudak Akıncı yeni öykülerinde, Serpil’in gidişinin ardından gözyaşlarına boğulan bir akasya ağacının hayata nasıl tutunduğunu, yirmi metrelik dev bir gürgen ağacının dibinde biten taze bir gürgen fidanının Sümela Manastırı’nı nasıl hayranlıkla selamladığını, bir zamanlar sahibinin ilk göz ağrısı olan kırmızı bir gitarın nasıl unutularak yalnızlığa terk edildiğini anlatıyor okurlarına. "Neşeli Karınca" ve kitaba da adını veren "Kuğu Gecesi" öyküleri ise yalnız başlarına bile kitaplaştırılabilecek türden etkileyici iki güzel öykü. Kısacık ömrüne isyan eden, meraklı ve neşeli bir karıncanın dünyayı ve diğer karınca kolonilerini keşfetmek üzere cesurca atıldığı macera dolu yolculuk, okurları yaşamlarının tekdüzeliğini kırıp kendi sınırlarını aşmaları için yüreklendiriyor. Ay ışığı eşliğinde çeltik tarlaları arasında yürüyüşe çıkan küçük bir kızın kuğulara ulaşmak için atıldığı düşsel yolculuk ise herkesi duygu seline boğacak türden.
Ferda İzbudak Akıncı, her şeye rağmen direnmek, pes etmemek, çalışmak, merak etmek ve çabalamak gibi insani duygular etrafında şekillendirdiği yeni öykülerini içtenlikle ve duru bir dille anlatmış. Her okurun kendinden izler bulacağı bu öykülerin yarattığı duyguyu ifade etmeye ise kelimeler yetersiz kalır, okumak gerek.
Kuş Kulesi
"Çınarla kule, eğilip duvar dibinde uyuyan çocuğa baktılar. Altın rengi kirpiklerine ay ışığı vurmuştu. Öyle güzeldi ki...
- Üşüyecek, dedi kule.
Çınar, iyice gerinip şöyle bir silkelendi. Pek çok yaprak döküldü dallarından. İnce bir rüzgar çınardan dökülen yaprakları süpürüp kulenin kapısından içeri soktu.
Kuşlar yuvalarından çıktı. Kanatlarını şöyle bir çırptılar. Kulenin karanlığında pırıltılı tüyler uçuştu. Çocuğun üstü kuş tüyleriyle kaplandı."
Mutluluk Sokağı
Geleceğe uzanan bir yolculuk romanı Mutluluk Sokağı. Yeni kazandığı okula başlamak için başka bir şehre doğru yola çıkan, iki ablası gibi evden ayrılarak kendine yeni bir yaşam kuracak olan bir gencin dopdolu hikayesi.
Bu yolculuk aynı zamanda geçmişe de götüren bir yolculuktur. Geride kalan çocukluğun, cıvıltılı kız kardeşlerin, özverili yaşamlanyla bütün sorunları aşmaya çalışan anne babanın ve anılarla dolu bir evin özlemi ise en yakın yol arkadaşı...
Ferda İzbudak Akıncı'dan yine bir solukta okunacak bir ilkgençlik romanı...
Rüzgar Masalları
Birbirinden güzeldir rüzgrın anlattığı masallar. Çocukların saçını okşar, topunu alıp uzaklara götürür, gemileri sallar. Kimi kez bir kumsalda uzanıp dinlenir, kimi kez bir dağ başında gök gürültüsüyle satranç oynamaya gider. Giderken de bacalardaki dumanları alır birbirine karıştırır. Yepyeni masallar çıkar ortaya. Gökyüzünde toplanır bu masallar. Yeryüzüne yağar sonra. Yeryüzü güzelleşir.
Ferda İzbudak Akıncı, Su Masalları’ndan sonra Rüzgar Masalları’nı yazdı. Çocuklar bundan böyle rüzgârın sesini sevinçle beklesin diye…