Afedersin Hayat
Anılar Da Yakılır
Kan davası yüzünden yurtlarını bırakıp bir Akdeniz beldesine yerleşen iki varlıklı aile: Oflazoğulları ve Kozanoğulları...
Aşkla bağlanan bir yürek: Melek...
Şartlara yenik düşen bir adam: Cuma...
İstenmediğini bilmeden evlenen bir genç kız: Zeynep...
Gelecek nesillere gölge düşüren imkânsız bir sevda...
Anıların pençesinde kıvranan iki genç: Tunahan ve Berceste...
İftiralar, tehlikeli sırlar, servet kavgaları, husumetler...
Türk edebiyatının en üretken yazarlarından Ahmed Günbay Yıldız, 50. kitabıyla yine derinlikli, aşka ve hayata dair sorularla dolu, etkileyici bir romanla okurlarının karşısına çıkıyor: Anılar da Yakılır…
"Ve Allah aşkı yarattı, sevgi, şefkat ve hoşgörüyü yazdı insanların gönüllerine… 'Hayat sevgidir,' dedi, sevmeyi öğretti insanın kalbine… Sonra insanlara kimseye zararı dokunmayan hürriyeti bahşetti! Kendisi çizdi sınırlarını aşkın, ahlakın ve hürriyetin. Sevgi, saygı, hak ve hukuk silsilesinin en ince detaylarıyla işledi mahlûkatın vicdanına ve şefkati ekti duygularına insanın…"
Aşka Uyanmak
Babamdan Sonra
Bana Yarınları Anlat
Beni De Kalbinde Götür
Benim Çiçeklerim Ateşte Açar
Üniversiteyi yeni kazanmış, kendisini ve çevresini yazdığı hikayelerine aktaran, kalbi imanla dolu genç bir kız…
Neye inandığını bile düşünmeyen, hayatın zevklerinin peşinde bir delikanlı…
Üniversite koridorlarında tesadüfi bir çarpışma…
Masumca karşılaşan gözler…
Ve bambaşka yollara savrulan iki hayat…
Med-cezirlerle tükenen bir ömürün karşısında,
İnancın gölgesinde adım adım bir yükseliş…
Bir ömür boyu çırpınan ruhlar, sonunda mutluluğu bulacak mı?
Ahmet Günbay Yıldız’ın sade ve duru kaleminden, hafızalarda iz bırakacak dersler, mesajlar ve sürprizlerle dolu, kendini arayışı anlatan, her gencin okuması gereken muhteşem bir gençlik romanı…
Bir Dünya Yıkıldı
Boşluk
Herşey bir depremle başladı. Şiddetli bir yer sarsıntısının sebep olduğu bir felaket... Ve felakettenn pay alanlar ile çıkar sağlayanlar...
İyi ile kötünün bitmeyen kavgasına ayna tutan bu romanda bize ait izler bulurken, bazı şeyleri yeniden keşfetmenin de tadını yaşayacaksınız. Bir asra yakın dönemdir içinde bulunduğumuz sosyal atmosferin ve olguların minyatürünü sunan bu romanı bir solukta okuyacaksınız.
Bülbülü Susturmak
“Saklıyım ben benden bile, itirafım var, gönül dünyamı lisana döküp kendime bile aşikâr edemem. Bu yüzden gizemlerle doludur kalbimin mahzenlerinde sakladığım duygular. Ötmüyor içimde şakıyan bülbül, gönül bestesine engel olsun diye ona dut yedirip susturdular. Öyle saf, öyle berrak ve lekesiz ki mana ırmağım; gün olur, çöllere hayat verir umudundayım. Gizliyim, saklıyım, bilinmezdeyim...”
Elli yılı aşan yazarlık serüveni boyunca eserleriyle okurlarında derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız’dan tüm kısıtlamalara ve baskılara rağmen hayatın çıkmazlarına karşı koymayı başaran iki kız kardeşin kalplere dokunan hikâyesi: Bülbülü Susturmak...
Cemre Önce Kalbe Düşer
Çiçekler Susayınca
Cıvıl cıvıl çocukluk çağından gençliğin umut dolu günlerine doğru uzanan hayat çizgisiden nice insanlar kaybolup gitmiştir.
Pırıl pırıl sevecen bakan gözleriyle herkesi güzel gören nice genç kızlar ve delikanlılar kötülerin tuzaklarına ve çirkin emellerine kurban gitmiştir.
O kalpleri güzelliklerle dolu çocukların mutlu omaya hakları yok muydu?
Neden ağlayarak karanlıklara karışıp gittiler?
Bu dünyada mutlu olmanın yolu yok mu?
İşte gerçek hayatın içinden alınan bir kesit.roman kahramanlarımız da bu soruları kendilerine ve çevrelerine sordular. Siz de yaşadığımız bu dünyada gerçek saadeti arıyorsanız bu muhteşem romanı okumalısınız. Çünkü bugüne kadar binlerce kişi bu eseri okudu ve sorularının cevabını buldu.
Siz de memnun olacaksınız.
Dallar Meyveye Durdu
Ekinler Yeşerdikçe
Figan
Gidersen Veda Etme
Gül Ağacı Sana Benzer
Günahın Rengi
Güneşe Matem Düştü
Gurbeti Ben Yaşadım
Hayata Dair Notlar
Hülyalar Hüzün Açtı
İstanbul Yüzlü Kadın
“Gece şafağa dokundu dokunacaktı ama Dolunay önündeki yeni dünyanın sevinci ve tedirginliği içinde çırpınışlar veren yüreğini direnişe çağırıyordu, camın ardındaki puslu dünyayı pırıltılı gözleriyle kurcalarken…” Dolunay, tüm engellere rağmen gökyüzündeki bulutları dağıtıp, kalemiyle dünyasını aydınlatabilecek mi?
Ahmed Günbay Yıldız, İstanbul Yüzlü Kadın’da ahlak, aile ilişkileri, cinsiyet ayrımı gibi kavramları sorgularken, okurlarını soluksuz ve düşündürücü bir serüvene davet ediyor…
Kalbime Sessizliği Anlatamadım
Aşk sabır, aşk vefa, aşk hoşgörü ve sadakat... Aşk mutluluğu bekleyen gönüllerin özlem bestesini yapan kutsal bir dua... Aşk gurur ve kalpten silinmeyen duygularla ebediyete yazılan teslimiyet mektubu... Şayet aşkın vuslat varsa hayatın en anlamlı süsü olur. Ayrılık varsa susan gönüllerin sır kasasında toprağa düşen kaderi olur...
Bir taşra hikâyesi bu...
Yıllara yayılan, gelecek kuşaklara dokunan hazin bir aşk...
Kan davasının yıktığı yuvalar, ayırdığı gönüller...
Gerçek huzurun, barışın ve aşkın peşinde, arayış içindeki kalpler...
Bugüne kadar 50’yi aşkın eseriyle, Türk edebiyatının dikkat çekici yazarlarından biri haline gelen Ahmed Günbay Yıldız’dan okuru alıp sürükleyecek, aşka ve hayata dair sorularla dolu, çarpıcı bir roman: Kalbime Sensizliği Anlatamadım...