16.50 Treni
Sıradan bir günde, her şeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.
Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.
Elspeth baktığı vagonun penceresinden çaresizlik içinde bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.
Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple’dan başkası değildir. Ve belki de Elspeth’e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli ne başka tanık ne de ceset vardır.
“Bu romanı okurken bir an bile sıkılmayacaksınız.”
Acı Kahve
Ünlü bir fizikçi olan Sir Claude Avory savunma sanayi alanında çok önemli bir formül üretir. Ancak aile fertlerinin bu formülü çalacağından şüphe etmektedir. Duruma açıklık getirmesi için ünlü dedektif Hercule Poirot'yu malikanesine davet eder.
Bu arada Sir Avory tüm aile fertlerini de çağırmıştır. Yemek sonrası kütüphanede bir yandan kahvesini yudumlarken bir yandan da onlarla sohbet edecektir. Çünkü formülün akrabaları tarafından çalındığını anlamıştır. Uşağına gizlice kapıyı kilitlemesini emreder, misafirlerine de ışıkların kısa bir süreliğine kapatılacağını ve formülü çalan kişinin kâğıdı sehpanın üzerine koymasını söyler.
Ancak ışıklar yandığında misafirler kendilerini hiç de beklemedikleri bir manzaranın içinde bulurlar; ortada boş bir zarf ve bir ceset vardır.
Poirot malikaneye ulaştığında Sir Avory'nin cansız bedeniyle karşılaşır.
Şimdi her şey ünlü dedektifin keskin zekâsına, müthiş dikkatine ve eşsiz gözlemine kalmıştır...
"Poirot... tıpkı sade bir kahve gibi canlandırıp ilham veriyor. Acı Kahve, Christie hikâyelerine yapılmış hoş bir katkı."
- Publishers Weekly
Arka Sokaktaki Cinayet
Silahı sağ elinde tutan bir kadın kendini sol şakağından vurmayı başarır. Çok gizli askeri planların kaybolması ile hayalet görüntüsünün arasında nasıl bir bağ vardır? Sir Gervase Chevenix-Gore’un ölümüne neden olan kurşun, odanın diğer köşesindeki aynayı nasıl tuzla buz etmiştir?
Güzel Valentine tatile gittiği Rodos Adası’nda içine düştüğü karmaşık aşk üçgeninden canını kurtarmak için adayı bir an önce terk etmeli midir? Hercule Poirot esrarengiz dört olayla karşı karşıyadır. Ve tüm olaylarda gerilim en yüksek noktadadır.
Bağdat’a Geldiler
Bayan Mcginty’nin Ölümü
Bayan McGinty’nin başına yediği darbe ölümüne neden olmuştur. Tüm şüpheler Bayan McGinty’nin pansiyoneri olan James Bentley üzerinde toplanır. Çünkü şüphelinin giysilerinin üzerinde kurumuşkan izleri ve maktüle ait birkaç saç teli bulunmuştur. Ama ortada önemli bir nokta vardır: Bentley bir katile benzememektedir. Acaba Poirot, cinayetten iki gün önce gazetede çıkan bir haber sayesinde bütün hünerini gösterip düğümü çözebilecek midir? Katil elini kolunu sallayarak ortalarda dolaşırken görev Hercule Poirot’yu beklemektedir.
Beş Küçük Domuz
Amyas Crale genç, yakışıkı ve ünlü bir ressamdır. Çapkınlığıyla tanınan Amyas, nedensiz bir şekilde öldürülür. Olayın gerisinde çözümlenemeyen pek çok şüpheli soru vardır ve bu ölüm yüzünden ressamın karısı suçlanır. Yıllar sonra Hercule Poirot’ya başvuran genç bir bayan, babasını öldürmekle suçlanan annesinin masumiyetini ispatlamak için Poirot’dan yardım ister. Artık sır perdesinin aralanma vakti gelmiştir ve Poirot iş başındadır.
Bilinmeyen Hedef
Çok sayıda bilim adamı bir anda ortadan kaybolur. Bu durum gizli haberalma servislerini iyiden iyiye endişelendirir.
Bu adamlar kaçırılmış ya da şantaj mı yapılmıştır? Yoksa beyinleri mi yıkanmıştır?
Tüm bu sırrın anahtarı bir kadında saklıdır, ama o da uçak kazasında ağır yaralanmış, hastanede ölüm döşeğinde yatmaktadır.
Bu arada Kazablanka'da bir otel odasında, Hilary Craven isimli bir kadın intihar etmeye karar verir. Ancak hiç tanımadığı bir adam, bunun yerine kadına daha heyecanlı bir ölüm yolu önerir.
"Agatha Christie, bu dedektiflik öyküsüyle bizlere yine geri-lim dolu bir roman sunuyor."
Sunday Times
Briç Masasında Cinayet
Oldukça havalı biri olan Bay Shaitana evinde bir briç partisi düzenler. Ev sahibinin ansızın öldürülmesi, eğlenceli briç partisini bir cinayet soruşturmasına dönüştürür. Partiye davetli olan dört soruşturmacı -Hercule Poirot, Müfettiş Battle, Albay Race ve Ariande Oliver- diğer dört davetliden birinin cinayeti işlediğini düşünmektedir. Üstelik dört davetleninin de bu cinayeti işlemeleri için uygun fırsatları ve gizleyecek önemli sırları olduğu soruşturmalar sonucu ortaya çıkar. Acaba soruşturmacılar, hangi davetlinin ev sahibini öldürecek kadar önemli sırlar ve sönmeyen bir nefret taşıdığını bulabilecekler midir? Yoksa tüm davetliler ortak bir sırra ve geçmişe mi sahiptir?
Büyük Dörtler
Poirot'nun yatak odasının kapısında toza toprağa bulanmış bir adam durmaktadır. Zavallı adam Poirot'ya boş boş bakıp yere yığılır.
Bir anda neye uğradığını anlayamadan yaşlı dedektif pekçok bilinmezin ortasında kalakalmıştır.
Bu adam kimdir? Şok mu geçirmektedir? Dahası, bir kağıt parçasına defalarca karalanmış 4 rakamının bir anlamı var mıdır?
Cenazeden Sonra
Cora baltayla hunharca öldürülünce, bir gün önce kardeşi Richard’ın patavatsızca söylediği birsöz tüyler ürpertici bir anlam kazanır. Richard’ın vasiyetnamesi okunurken, Cora yüksek sesle, "Olay çok güzel örtbas edildi... Ama Richard cinayete kurban gitti değil mi?" diye sormuştu.
Çaresizlik içindeki aile avukatı bu sırrı çözmesi için Hercule Poirot’ya başvurur.
Cinayet İlanı
Yerel Gazete’de çıkan garip cinayet ilanı, Jane Marple dahil tüm Chipping Cleghorn köyü sakinlerini heyecanlı bir bekleyişe sürüklemiştir: 29 Ekim, Cuma günü, saat 18.30’ da Little Paddocks’ta cinayet işlenecektir. Bu çocukça bir şaka mıydı, yoksa zavallı Letitia Blacklock’u korkutmak için yapılan bir oyun muydu? Bu esrarengiz davetiyeye karşı koyamayanlar belirtilen zamanda Little Paddocks’un kapısında belirirler ve ışıklar söner... "Agatha Christie polisiye yazarlar tahtından asla inmeyecek. Her zamanki gibi zekice kurgulanmış bir eser..." A. A. Milne
Cinayetler Kulübü
Bir salı gecesi Jane Marple’ın evinde toplanan altı kişi, bundan böyle her salı akşamı aynı yerde toplanıp birbirlerine faili meçhul cinayet öyküleri anlatmaya karar verirler. Konuklar birbirilerine esrarnegiz öyküler anlatırken yaşlı eb sahibesini unuturlar. Fakat Miss Marple dikkatle dinediği he öykünün sonunda katilin kimliğini ortaya çıkarır.. Cinayetler Kulübü, eşi bulunmaz kısa öykülerden oluşmuş, sürprizlerle dolu bir kitap. "Öyküler öylesine mükemmel kurgulanmış ki insanı şaşırtıyor... Çoğu uzun bir roman olabilir." - Daily Mirror
Cinayetler Oteli
Geleneksel dekoru, kusursuz servisi ve görkemli görünümünün ardında yatan tehlikeli havasıyla "Cinayetler Oteli", Jane Marple’ın aradığı yerdir. Esrarengiz bir konuğun yanlış günde havaalanına gitmsiyle başlayan garip olaylar zincirinin böylesine gelişeceğini Bayan Marple bile tahmin edememiştir.
Baş Müfettiş Davy Şu Soruları Yanıtlamak Zorundaydı:
19 Kasım gecesi ne olmuştu?
Malinowski'nin otelle ne ilgisi vardı?
Elvira neden kaç parası olduğunu öğrenmek istiyordu?
Bertram Otelinde neler oluyordu?
Miss Marple odasının kapısından baktığı zaman kimi görmüştü
Lady Sedgwick kapıcıyı nereden tanıyordu?
Humfries polislerden neden çekiniyordu?
Elvira kimden veya neden korkuyordu?
Neden Lady Selina herkesi tanıdıklarına benzetiyordu?
Piskopos Pennyfather neredeydi?
Doğu Ekspresinde Cinayet
Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemez durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağ salim trende olduğu anlaşılır. Ancak, defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir. Sonunda, trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar. Ancak kimi yolcular cinayetin izlerini yok edebilmek için yaşlı dedektifin dikkatini dağıtmaya çalışırlar. Poirot, kehanet sayılabilecek bir saptamayla cinayeti bir değil iki şekilde çözümlemeyi başarır.
Esrarengiz Sanık
Mary Gerrard’ı öldürmekle suçlanan genç ve güzel Elinor Carlisle, sanık kürsüsünde sessizce oturuyodu. Tüm kanıtlar onun aleyhineydi. Bu cinayeti ondan başkası işleyemezdi. Çünkü öldürücü zehri ancak o, ele geçirebilirdi. Düşmanca fikirlerin hâkim olduğu mahkeme salonunda, suçu kanıtlanana dek Elinor’un masum olduğuna inanan tek kişi; Hercule Poirot’ydu. Yani Elinor ile idam sehpası arasındaki tek kişi...
Fare Kapanı
Fare Kapanı, Monkswell Köşkü’nde geçer. Hava çok soğuktur ve gökyüzü henüz yağmamış kar bulutlarıyla dolu ve karanlıktır.
Koyu renk palto giymiş olan bir adam Culver Sokağı’nda ilerleyerek 74 numaralı apartmanın kapısı önündeki basamaklardan çıkar. Atkısını yukarı çekerek çenesini sarmış, şapkasını gözlerine kadar indirmiştir. Parmağını düğmeye basar ve zilin aşağıdaki bodrum katında tiz bir sesle çaldığını duyar. Dışarıda duran adamın yalnızca silueti belli olmaktadır. Alçalmış gibi gözüken gökyüzü bu gölge için uygun bir arka plandır. Adam merdivendeki dönemeci aştıktan sonra usulca ıslık çalmaya başlar. Bir çocuk şarkısıdır bu… “Üç Kör Fare…”
Üç Kör Fare
Üç Kör Fare
Nasıl koşuyorlar bak,
Nasıl koşuyorlar bak!
Hepsi de çifçinin karısının peşinden koştular.
Kadın da kuyruklarını et bıçağıyla kesti.
Hayatın böyle garip bir şey görün mü hiç?
Şu
Üç Kör Fare
Gibi…
Filler De Hatırlar
Bayan Oliver dikkatle aynaya bakıyordu. Bir ara şöminenin rafında duran saate bir göz attı. Saatin yirmi dakika geri olduğunu düşündü. Sonra tekrar aynada saçlarına baktı. Bayan Oliver'ın bütün kusuru saç biçimini sık sık değiştirmesiydi. Bunu kendisi de itiraf ediyordu zaten. Hemen her modeli denemişti. Ciddi havalı, kabarık saç... Buklelerin zeka dolu alnı ortaya çıkacak şekilde, geriye doğru taranması... Daha doğrusu Bayan Oliver alnına bakanların zeki olduğunu düşüneceklerini ummuştu. Yazar bundan başka kıvırcık saçlarını hafifçe dağıtarak sanatkarca bir şekli de denemişti. Ama bugün saç modelinin önemli olmadığını o da biliyordu. Çünkü bu sabah pek ender yaptığı bir şeye kalkışacak, yani şapka giyecekti...
Frankfurt Yolcusu
Gizli Düşman
Beş parasız genç Tommy ile güzel Tuppence, heyecanlı bir yaşam özlemi içinde Genç Maceracılar Ortaklığı adında bir şirket kurarlar. Artık hem sevdikleri hem de para kazanacakları bir işte maceraya atılmaya hazırdırlar.
Ne var ki iki arkadaş, gizemli Bay Whittington adına giriştikleri ilk işte kendilerini korkunç bir komplonun ortasında bulurlar. Acemi ama cesur ortaklar, acımasız Boris'in oyunlarına gelip bir batağın içine çekileceklerini akıllarının ucundan bile geçirmezler.
Her şeyin göründüğünden farklı anlamlar ifade ettiği bu işte acaba gerçek neydi? Agatha Christie'nin yarattığı Tommy ve Tuppence karakterlerinin bu ilk romanı, Çarlık Rusya'sı dönemindeki uluslararası entrikaları, cinayetleri ve gerilimi anlatan muhteşem bir eser...
Güvercinler Altında Bir Kedi
Meadowbank, zengin aile kızlarının eğitim gördüğü ünlü bir yatılı okuldur. Gece yarısı spor salonundan gelen esrarengiz ışık iki öğretmenin dikkatini çeker. Salona gidip baktıklarında pek de sevilmeyen beden eğitimi öğretmeninin cesedi ile karşılaşırlar; kadın kalbinden vurulmuştur. "Kedi" saldırıya geçmiştir, bu yüzden okulda kargaşa başlar. Öğrencilerden Julia Upjohn bir tesadüf eseri kısmen de olsa cinayetlerin sebebini öğrenir, üstelik Hercule Poirot’nun yardımı olmadan. Bundan sonraki kurbanın kendisi olacağından emindir. "Eğlenceli, harika bir roman." -Daily Express-
Hercule’ün On İki Görevi
Dış görünümüyle Hercule Poirot'nun mitolojik Yunan kahramanı Herkül (Hercule) ile uzaktan yakından bir benzerliği yoktu. Fakat bu zeki dedektif de Herkül gibi toplum içinde meydana gelen tatsız olayların sorumlularını bulup yakalamakta ustaydı.
Emekli olmasına yakın, on iki vakanın çözümünü üstlenen Poirot, tarihte işlenmiş suçlardan çıkarımlar yapıp becerilerini kahramanca kullanarak olayları çözümleyebilecekti.
Hollow Malikanesi Cinayeti
Lucy Angkatell'in köydeki evine öğle yemeği için davet edilen Hercule Poirot tatsız bir olayla karşılaşır. Kanlar içinde bir adam yüzme havuzunun yanında yatmaktadır. Başucunda duran karısının ise elinde bir tabanca vardır.
Poirot soruşturmaya başlayınca, o saygıdeğer yaşamların gerisinde arapsaçına dönmüş aile sırlarının varlığını keşfeder. Ve herkesten şüphelenmeye başlar...
İskemlede Beş Ceset
Herkes tarafından sevilen dişçi Dr. Morley’in intihar etmesi için nasıl bir sebep olabilirdi? Duygusal çelişkiler içinde değildi, parasal ve gönül sorunları da yoktu. Hercule Poirot ile neden buluşacaktı? Meraklı dedektif bu intihar hikayesine inanmamıştı. Doktorun hastalarının, ortaklarının ve dostlarının ifadelerini almaya başlayan Poirot, sonuçta korkunç bir gerçekle karşılaştı. Dr. Morley ne ilk, ne de son kurbandı...
Kader Kapısı
Tommy ve Tuppence Beresford çifti, İngiltere’de eski bir köşk satın alırlar. Köşkün önceki sahipleri geride birkaç değersiz oyuncak ve bir dizi antika kitap bırakmıştır. Bir gün, tozlu kütüphane raflarında bulduğu Kara Ok adlı kitap Tuppence’ın ilgisini çeker. Kitabı tekrar okumaya başladığında bazı sözcüklerin altlarının kırmızı kalemle çizilmiş olduğunu fark eder. İlk başta anlamsız gibi görünen sözcükleri yan yana getirince ortaya çok garip bir mesaj çıkar: “Mary Jordan’ın ölümü normal değildi.” Beresford’lar olayın gizemini çözmek için köyde araştırma yapmaya başlarlar. Ancak gözden kaçırdıkları bir konu vardır. Mary Jordan’ı öldüren katiller hâlâ birilerini öldürmek için hazır beklemektedirler.
Köşkteki Esrar
Arkadaşı için yerine getireceği basit bir angaryanın onu uluslararası bir cinayet komplosunun tam ortasına düşüreceği Anthony Cade'in aklının ucundan bile geçmezdi.
Birileri ne pahasına olursa olsun Herzoslovakya'da monarşinin tekrar kurulmasına engel olmak istiyordu.
Tüm bu bilinmezler düğümünü çözmek için güçlerini birleştiren Scotland Yard ve Fransız Emniyeti Sûrete dönüp dolaşıp aynı noktada kilitleniyorlardı... Ta ki Bacalar Köşkü'nde işlenen cinayet, bilinmezler düğümünün çözülmesini sağlayan ipucunu verene kadar.
Listerdalein Gizemi
Heyecan verici, gizemli, aynı zamanda gerilim dolu on iki öykü… Lordun gizemli kayboluşu, trendeki tuhaf karşılaşma, garip bir cinayet soruşturması, emekli dedektifin katil avı, bir sepet vişne arasına gizlenmiş gerdanlığın sırrı, gerilim romanları yazarının cinayetten tutuklanması, tuhaf bir evlilik teklifi, Raca’nın kaybolan zümrüdü.
Tüm bu öykülerin tek bir ortak noktası var: O da Agatha Christie'nin usta kalemi.
“Tüm bu öyküler hiç istisnasız deneyimli ve usta bir yazarın elinden çıkmış...”
The Times Literary Supplement
Lord Edgware’ İ Kim Öldürdü ?
Jane, kocası ile arasının açıldığını ve ondan kurtulabilmek için cinayeti bile göze alabileceğini söylediğinde Dedektif Poirot da oradaydı. Şimdi, o korkunç adam öldürülmüştü ve ünlü dedektif oyuna getirildiğini hissediyordu. Ayrıca, ortada çözüm bekleyen sorular vardı: Jane bir yandan arkadaşlarıyla yemek yerken bir yandan da aynı saatlerde kütüphanesinde akşam vaktinin keyfini çıkaran Lord Edgware’i nasıl bıçaklayarak öldürebilirdi? Üstelik lord, boşanmaya razı olduğuna göre Jane’in adamı öldürmesi için nasıl bir nedeni olabilirdi?...
Mavi Trenin Esrarı
Lüks Mavi Tren Nice’e ulaştığında, kondüktör derin uykuya dalmış Ruth Kettering’i uyandırmaya çalışır. Ancak Ruth bir daha asla uyanmayacaktır. Yüzüne aldığı ağır bir darbe sonucu öldürülmüştür. Ayrıca kadının paha biçilmez yakut takıları da ortadan kaybolmuştur. Tüm olasılıklar değerlendirildiğinde, bir numaralı katil zanlısı Ruth’un ayrı yaşadığı kocası Derek’tir. Ama Dedektif Poirot toplanan kanıtlardan tatmin olmamıştır. Sonunda esrarengiz cinayeti trende tekrar sahneye koymaya karar verir...
“Polisiye romanlar kraliçesinden eşsiz bir cinayet romanı daha.”
- Sunday Express
Miss Marplenin Son Maceraları
Agatha Christie’nin Türkiye’de İlk Kez Yayınlanan Eseri
Birincisi, kilisedeki esrarengiz yaralı adam... sonra ölü adamın gömdüğü hazinenin esrarı... ceset ve mezura... kâhya kadının at ka-zasındaki rolü... hırsızlıkla suçlanan kız... karısını hançerleyerek öldürmekle suçlanan bir adam. Bu altı vakanın tek bir ortak noktası var... Jane Marple’ın tümdengelimci şaşırtıcı gücü.
N Veya M ?
İkinci Dünya Savaşı’nda Kraliyet Hava Kuvvetleri, Luftwaffe savaş uçaklarını İngiltere sınırlarının dışında tutmaya çalışırken, düşman içeride sinsi bir tehdit oluşturmaktadır. Nazi casusları sıradan vatandaş maskesi altında amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadırlar.
Artan baskı nedeniyle gizli haber alma servisi sıradışı iki casusa görev verir. Tommy ve Tuppence Beresford adındaki karıkocanın görevi deniz kenarındaki Sans Souci Pansiyonu’ndaki renkli kişiler arasında gizlenen haini bulup ortaya çıkarmaktır. Bu görev deniz kenarındaki gezilerden ibaret değildir. N ve M İngiltere’nin en iyi ajanının yaşamına son vermişlerdir...
""Sonu muhteşem bir sürprizle biten... baştan sona heyecan dolu bir öykü!"
-Obsever
"Her zamanki gibi dahiyane şekilde kaleme alınmış."
-The Guardian
Nil’de Ölüm
Linnet Doyle genç, güzel ve zengin bir kadındır. Dünyada her şeye sahiptir... Hatta en yakın arkadaşının sevdiği adama bile. Linnet ve yeni kocası, Nil Nehri’nde çıktıkları bir tekne gezisinde ünlü dedektif Hercule Poirot ile tanışırlar. Huzur dolu keyifli bir gezi olmasına rağmen Poirot’nun isim veremediği, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğuna dair içinde bir
sıkıntı vardır...
Noel Kekinin Gizemi
İngiltere'nin kırsal kesiminde Noel zamanı bir ev düşünün. Şöminede odunlar çıtır çıtır yanıyor, birbirinden lezzetli yiyecekler ko-nuklara ikram ediliyor. Böyle bir ortamda cinayet işlenebileceği hiç aklınıza gelir mi?
Hercule Poirot'nun yastığının üstüne bırakılan not, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösteriyordu. Ta ki karların içinde genç bir kızın cesedi bulunana dek...
Noel Kekinin Gizemi'ndeki altı öyküde, Hercule Poirot'nun gizemli cinayetleri çözümlemekte ne denli usta olduğunu görüyoruz.
Ölüm Çığlığı
Albay Protheroe'nun öldürülmesi St. Mary Mead halkını şaşırtmış ama pek de üzmemişti. Albayı öldürmekle katilin dünyaya büyük bir iyilik yaptığını söyleyen köyün papazı, Protheroe'nun genç ve fingirdek karısını da kocasını öldürmekle suçlamıştı. Peki sadakatsiz Bayan Protheroe ve genç ressam sevgilisi bu konuda ne düşünüyorlardı?Entrikalarla bezeli gerilimi yine kurnaz Jane Marple çözüyor.
Bu romanda okurla Miss Jane Marple ile ilk kez tanışıyor.
Ölüm Dalgaları
Gordon Cloade genç, güzel bir dulla evlendikten birkaç hafta sonra Londra semalarından yağan bombalara kurban gider. İkinci kere dul kalan Rosaleen Cloade beklemediği bir anda Cloade ailesinin servetine sahip olur. Ölen adamın yengesi, kısa bir süre sonra Hercule Poirot’yu ziyaret eder ve Rosaleen Cloade’in ilk kocasının hâlâ hayatta olduğunu "ruhlardan" öğrendiğini anlatır. Kadının tuhaf fikirleri, Hercule Poirot’nun şüphesini çeker. Ünlü dedektif, olayın altındaki gizemi çözmeye karar verir...
Ölüm Diken Üstünde
Baş Müfettiş Davy Şu Soruları Yanıtlamak Zorundaydı:
19 Kasım gecesi ne olmuştu?
Malinowski'nin otelle ne ilgisi vardı?
Elvira neden kaç parası olduğunu öğrenmek istiyordu?
Bertram Otelinde neler oluyordu?
Miss Marple odasının kapısından baktığı zaman kimi görmüştü?
Lady Sedgwick kapıcıyı nereden tanıyordu?
Humfries polislerden neden çekiniyordu?
Elvira kimden veya neden korkuyordu?
Neden Lady Selina herkesi tanıdıklarına benzetiyordu?
Piskopos Pennyfather neredeydi?
Ölüm Meleği
Jane Marple hiç beklemediği birinden bir mektup alır. Yolculuklarının birinde tanıştığı Bay Rafiel’den gelen mektup yaşlı kadını şaşırtır. Kısa bir süre önce ölen adam, onun adalet duygusuna güvendiğinden söz ederek bir cinayet olayının ortaya çıkarılmasını istemektedir. Ama tüm b u isteklerin dışında cevaplanmamış sorular vardır: Bir; sözü edilen cinayeti kim işlemiştir? İki; cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir? Tüm bu soruları cevaplandıracak olan yaşlı Marple, kalan zamanı ve düşmanını bilemeden hızla yol almak zorundadır... -Agatha Christie-
Ölüm Saatleri
Wilbraham Crescent 19 numaraya, kendisine gelen bir telefon üzerine giden Shelia Webb, evde orta yaşlı bir adamın cesediyle karşılaşır. Genç kadını hiç tanımayan kör ev sahibesi Bayan Pebmarsh ise, Cavendish Sekreterlik ve Daktilo Bürosu’nu arayıp Shelia’yı ismen istediğini inkâr eder. Ama ortada bir gerçek vardır. Birisi telefon edip Shelia’ı? o eve çağırmıştır. Ve daha da önemlisi her iki kadın ne birbirlerini ne de ölen adamı tanımamaktadır. Aslında hiç kimse hiçbir şey bilmiyordu. Ortada tek bir ipucu vardı ve zaman Hercule Poirot için hızla ilerliyordu. Cesedin bulunduğu odadaki saatlerin hepsi çalışıyordu, biri dışında... O da 16.13’te durmuştu.