Anahtar Öyküler
Tuna, bir odada gözlerini tavana dikerek dinleneceği günün hayalini kurardı hep... Şansa bakın! İsteği masallardaki gibi şıppadak gerçek olmaz mı!
Tuna’nın başına ne mi geldi?
Az bilinen, nerdeyse on binde bir rastlanan bir şey! Tuna, ilaçların yan etkisi denemeleri için kobay olmadı. Uzay kampındaki uzun süreli uzay görevinin, astronotlarda yaratacağı psikolojik etkileri araştıran gruba denek olarak da girmedi. Hepsinden farklı, bambaşka bir şey geldi başına.
İlk iki gün yalnızlık çekmedi ve birileriyle konuşmaya ihtiyaç bile duymadı. Ama sonra... Bir değil, birçok gün yalnız kalacağı fikrine alışması zordu. Neyse ki teyzesinin kartondan yaptığı bir teleskop, Tuna’nın odasındaki pencereyi kocaman bir dünyaya açtı. Tuna'nın gördüğü, yüzlerinde rengârenk anahtar desenleri olan bir peron dolusu insandı ve o yüzlerdeki anahtarları sayıyordu...
Usta yazar Sevim Ak, çocuk edebiyatı alanındaki 30 yılı aşkın deneyimi ve özgün anlatımıyla bu romanında, tüm okurlarını anahtar deliğinden içeri davet ediyor.
Arkadaşım Kirpi – Fom Kitap
Bugün yeni bir gün! Üstelik dünden daha sürprizli bir gün. Çocuklar yeni güne saklanan cevapların peşinde, bir o kadar heyecanlı. Umut Barış kendi uçurtmasını yapıp uçurabilecek mi? Yağmur’un doğum gününe kimler yetişebilecek? Uğurböceği Umut bir daha onları görmeye gelecek mi? Bambi, kirpiyi yeniden ziyaret edebilecek mi? Ya U-gi ve Barış’ın sınırlar ötesi dostluğu nasıl ilerleyecek?..
Kitaplarında okurlarını farklı çağlarda yolculuklara çıkaran Bilgin Adalı , bu kez öyküleriyle çocukları günlük hayatın akışında hayallere, arkadaşlıklara, deneyimlere, karşılaşmalara konuk ediyor.
Arkadaşım Olmak İster Misin ?
Ketçap mısın, mayonez mi?
Konuşmayı mı seversin, dinlemeyi mi?
Arkadaşınla eğlenmek mi istersin yoksa ciddi şeylerden konuşmak mı?
Kendine benzeyen bir arkadaş mı tercih edersin, yoksa senden farklı olan mı?
Sırlarını ve kalbini paylaşmak ister misin?
Arkadaşım olmak ister misin?
Bu kitap arkadaşı olmayan çocuklar için yazıldı. Tıpkı kasabaya yeni taşınmış Hedwige gibi.
Tabii onun diğer yalnız çocuklardan bir farkı var. Hedwige’nin çok parlak bir fikri var. Arkadaş anketi!
Ödüllü yazar Susie Morgenstern’den arkadaşlık üzerine naif ve eşsiz bir öykü.
Atatürkün Küçük Kulübesi
Yarım milyon okura ulaşan Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler kitaplarının yazarı Süleyman Bulut’un yazıp deneyimli sanatçı Ergün Gündüz’ün resimlediği Atatürk’ün Küçük Kulübesi’nde Atatürk’ün doğa ve hayvan sevgisine yakından tanıklık edeceksiniz.
Atatürk, o zamanlar kırlık, yeşillik bir alan olan Söğütözü’nde küçük bir kulübesi olsun istiyordu. Kır yürüyüşünden sonra dinleneceği, kahve içebileceği küçük bir kulübe… Yanındakiler, “Yaparız Paşam,” dediler. Ama bunun için on beş yirmi söğüt ağacının kesilmesi gerektiği anlaşılınca Atatürk’ün kaşları çatıldı.
Sonra ne mi oldu?
Çocukların ya da çocuklarla birlikte büyüklerin de hayranlıkla ve merakla okuyacağı gerçek bir öykü…
Bir Haftada Orhan Veli
Yalın bir anlatım benimseyip Türk şiir dilini, konuşma diline yakınlaştırarak yeni bir şiir anlayışını, üslubu edebiyatımıza kazandıran Orhan Veli’nin eserleri bugün hala her yaştan okuru yakalamayı başarıyor.
Edebiyatımızın en önemli şairlerinden Orhan Veli’yi daha yakından tanıma kitabı olarak hazırladığımız Bir Haftada Orhan Veli , yedi ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümü bir gün olarak düşündüğümüzde; bu kitapla her yeni güne şairin bir fotoğrafıyla başlayacaksınız. Ardından bir şiiriyle güne devam edecek; sonrasında hikayelerinden birini okuyup Fransızcadan çevirdiği şiirlerden birini mırıldanarak, her bir günü dostlarına yazdığı mektuplarla sonlandırmış olacaksınız.
Üstelik bu bir haftayı başlatmak için pazartesiyi beklemenize gerek yok… Şimdiden iyi haftalar…
Bir Haftada Sabahattin Ali
Gerçekçi üslubu ve samimi diliyle yaşadığı dönemin toplumsal sorunlarına dikkat çeken Sabahattin Ali’nin eserleri bugün hala güncelliğini sürdürüyor ve her yaştan okuru yakalamayı başarıyor.
Edebiyatımızın en önemli yazarlarından Sabahattin Ali’yi tanıma kitabı olarak hazırladığımız
Bir Haftada Sabahattin Ali, yedi ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümü bir gün olarak düşündüğünüzde; bu kitapla her yeni güne bir fotoğrafıyla başlayacaksınız. Ardından yazılarından bir alıntıya rastlayacaksınız. Sonrasında en sevilen öykülerinden birini okuyup şiirlerinden birini mırıldanarak günü sonlandırmış olacaksınız.
Üstelik bu bir haftayı başlatmak için pazartesiyi beklemenize gerek yok... Şimdiden iyi haftalar...
Bizim Evin Halleri
Böyle bizim evimiz. Değişse de, dönüşse de, kimi zaman alt üst olma hâli yaşamış olsa da. Kayıplarımız olsa da, ayrılsak da, ayrı düşsek de, yine de duygularımız baki. Özlüyoruz nitekim kaybettiklerimizi, soruyoruz görmediklerimizi, bekliyoruz gözlediklerimizi.
Burası bizim ev ama aynı zamanda sizin ev. Okurken epey tanıdık gelecek size. Kim toplu kim dağınık şahıslar, etrafa saçılmış eşyalar; eş, dost, akrabalar; konular ve komşular, huylular ve huysuzlar, saygınlar ve düşkünler, birbirine koşanlar ve birbirinden kaçanlar, suskunlar ve çenesi düşkünler, görmek istenilenler ve uzak durulanlar; merhametliler, adaletliler, dürüstler ve hayırhahlar; magandalar, kabadayılar, sahtekârlar ve tamahkârlar… Hepsi burada.
Belki bir kaçını, birkaç sahnesini ancak sunabildik sizlere. Gerisini siz kıyas edersiniz. Okuyan yazandan arif gerek demişler. Hele bir okuyalım, belki sizin aklınıza daha ilginç şeyler gelir, söz olur, ifadeye bürünür, yazıya dökülür, kitap suretinde görünür.
Ama önce gelin hep birlikte şunları bir okuyalım. Bir görelim, neymiş şu bizim evin hâlleri?
Buzdolabının Sırrı
Bug ve Dilan, yeni taşındıkları 1920'lerden kalma evde mutfağın bir köşesinde duran buzdolabında bir gariplik olduğunu fark ederler. İki kardeş, buzdolabının neredeyse onlarla iletişime geçmek, bir şeyler söylemek istediğini düşünür. Acaba eve yerleşirken dolapta gördükleri yoğurtlar karın doyurmaktan başka bir işe de yarıyor olabilir mi dersiniz?
Çetin Ceviz Sıradışı Bir Ödev Hikayesi
“Merhaba. Ben Çetin Ceviz. En sevdiğim oyuncaklarım tornavidalarım, kablolarım, pillerim, lambalarım olmuştu. Ufak tefek icatlarım da vardı tabii ama bu icatlar Fen ve Teknoloji dersinin ödevi için yeterli değildi. Çok daha büyük bir şey yapmalıydım. Tüm kasabada ses getirmeliydi. Herkes onu konuşmalıydı. Sıra dışı olmalıydı...
Sonra bir fotoğrafa rastladım evde. Dedem ve ben… Babama ve bana çok benzeyen bu adam, beni kucağına almış, gülümsüyordu… Birdenbire harika bir fikirle kendime geldim. Bana icat yapmamda yardım edecek kişi karşımda gülümsüyordu. Uçmayı öğrenen bir devekuşu kadar mutluydum. Hayalimde, saatte doksan kilometre hızla dedeme doğru koştum…”
Sinan Yaşar’ın ilk kitabı olan Çetin Ceviz - Sıra Dışı Bir Ödev Hikâyesi’nde gelişen aile bağlarını, akla hayale gelmeyen icatları ve birçok hayvanın bilinmeyen özelliklerini okuyacaksınız.
Çetin Ceviz Ve Çetonya
“Tıpkı Dünya’mıza benzeyen bir gezegenin üzerindeydim. Yerde toprak, toprak üzerinde bitkiler vardı. Bitkiler olduğuna göre, su ve oksijen de olmalıydı. Bunları, bir saniyeden daha kısa bir sürede kafamdan geçirirken maskelerimize gelen uyarı ile oksijenin varlığını da anlamış olduk. İkimiz de maskelerimizi çıkardık ve yürümeyi yeni öğrenen bir bebek şaşkınlığıyla etrafımızı incelemeye başladık. Kocaman ve bomboş bir gezegenin üzerinde, sadece iki kişiydik. Her şeyi en baştan başlatabilirdik.”
Sinan Yaşar’ın sevilen karakteri Çetin Ceviz’in soluksuz ilerleyen macerası Çetin Ceviz ve Çetonya – Sıra Dışı Bir Uzay Hikâyesi’nde uzayın bilinmezliklerini, dede-torunun cesaretleriyle besledikleri umutlarını, bilim insanlarının keşif yapmaya dair o dinmek bilmez iştahlarını ve başka gezegenlere yolculuk ettikçe Dünya’mızdaki yaşamın o müthiş benzersizliğini okuyacaksınız.
Okur Profili: 3. Ve 4. Sınıflar
Çetin Ceviz Ve Gözlüklü Çocuk Sıra Dışı Bir Kardeşlik Hikayesi
Sıra Dışı Bir Kardeşlik Hikayesi.
“Gözlüklü Çocuk, göz açıp kapayıncaya dek bizi gezegenin iki kutbundan birine getirdi. Etrafımız alabildiğine beyazdı. Kuzey Kutbu olduğunu tahmin ediyordum. Her ne kadar güneş olsa da daha önce böyle bir soğuk gördüğümü hatırlamıyorum. Büyük bir derin dondurucunun içindeydim sanki. Her ne kadar çevremizde bir tane bile görmesek de penguenler gibi birbirimize sokulup ilerliyorduk. Bir yandan da etrafımı izliyordum. Beş ay önce çöl sıcağındaydık, şimdiyse dünyanın en soğuk noktalarından birinde. Üstelik her an dünyanın en büyük kara etoburu kutup ayısıyla burun buruna gelebilirdik.”
Sinan Yaşar’ın Çetin Ceviz üçlemesinin bu kitabı Çetin Ceviz ve Gözlüklü Çocuk – Sıra Dışı Bir Kardeşlik Hikâyesi’nde sıfırdan doğan kardeşlik bağlarını, gezegenin en zorlu coğrafyalarındaki inanılmaz maceraları ve doğanın bilime nasıl ilham verdiğini okuyacaksınız.
Çetin Ceviz Ve Mucide Sıra Dışı Bir Arkadaşlık Hikayesi
“Kedi Ağacı’ndan kafama iki tane elma düştü. Kiraz ağacından düşen iki elma! Ben daha ne olduğunu anlayamadan birisi konuşmaya başladı: ‘Gökten iki elma düştü, biri sana, birisi yanındaki köpeğe. Üçüncüsü düşmedi; çünkü o, benim elimde.’
Daha önce hiç görmediğim bir kız, ağacın dalına oturmuş, gülerek bana bakıyordu. Elinde tozlu, kalın ve eski bir defter vardı. Daha doğru düzgün yüzünü bile göremeden ağaçtan atlayıp uzaklaştı. Hergünaç bile peşinden koşamayacak kadar şaşırmış, donup kalmıştı.
Kendimi sonsuz evren içinde meteor yağmuruna tutulmuş bir gezegen gibi hissediyordum.”
Sinan Yaşar’ın ikinci kitabı olan Çetin Ceviz – Sıra Dışı Bir Arkadaşlık Hikâyesi’nde gelişen arkadaşlık bağlarını, akla hayale gelmeyen yolculukları ve uzaya dair birçok bilinmeyen gerçekleri okuyacaksınız.
Çizgi Roman Faresi
50'den fazla dile çevrilen, Uluslararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari'nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari'yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Anlaşabilir miyiz, anlaşamaz mıyız?
Hayatında bir değişiklik yapmaya karar veren çizgi roman faresi, gazetedeki sayfasından fırlayıp kendini gerçek dünyada bulur. Ama gerçek farelerle aynı dili konuşamadığı için onlarla bir türlü anlaşamaz. Arkadaş olabilmek için ille de aynı dili mi konuşmalıyız? Anlaşılır olabilmek için sadece sözcüklere mi ihtiyaç duyarız?
Hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Dedemin Sihirli Mutfağı
Işıl ışıl bir dünyanın kapıları açılıyor! Sizce orası dedenin mutfağı mı yoksa torunun oyun alanı mı?
Renkli malzemeleriyle, fırça ve boyalarıyla tam bir panayır yeri sanki. Hadi beklemeyin daha fazla…
Siz de katılın oyuna
Aytül Akal’ın benzersiz anlatımı ve Emel Alp Sarı’nın yaratıcı çizimleriyle, unutulmayacak bir yolculuğa çıkacaksınız.
Dünya Bizim Evimiz
Usta yazar Süleyman Bulut’un kaleminden akıcı bir ekoloji öyküsü okurlar ile buluşuyor. Yazar bu kitapta sorularına, çocukların cevap bulmasını hedefliyor. Defne’nin gözünden dünyamıza neler yaptığımızı hep birlikte araştırıyoruz.
Bu defa cevaplar sizde.
Arka kapaktan:
Defne, anneannesine sordu:
Anneanne, güzelim dünyamıza kim yaptı bunları?
Deniz bize ne verdi?Biz denize ne verdik?
Toprak bize ne verdi?
Biz toprağa ne verdik?
Gökyüzü bize ne verdi?
Biz gökyüzüne ne verdik?
Orman bize ne verdi?
Biz ormana ne verdik?
Portakal ağacı bize ne verdi?
Biz portakal ağacına ne verdik?
Arılar bize ne verdi?
Biz arılara ne verdik?
Süleyman Bulut’un kaleminden biz ulaşan Dünya Bizim Evimiz’i usta çizer Ferit Avcı resimledi.
Dünyanın En Şişmanı
Usta yazar Sevim Ak’ın özgün anlatımıyla, önüne çıkan harika bir fırsatın izini süren, çektiği fotoğraflarla kendi içinde ve yaşadığı mahallede yepyeni bir yolculuğa çıkan bir çocuğun umut dolu hikayesi…
Karnesindeki düşük notları yüzünden yüzü bir türlü gülmeyen Berk, köşeye sıkışmış durumda! Ailesi ondan ne çok bekliyor… O ise, hangi işe el atsa, hangi hobiye merak sarsa hemencecik vazgeçiyor. En sevdiği şey, yan gelip yatmak, bir köşede saatlerce mışıl mışıl uyumak olunca… Yaptığı bu tercihin, yoluna sereceği sürprizlerden habersiz oysa.
Düş Peşine
Hayal ve Maja’nın internette başlayıp İstanbul’un tarihi sokaklarına, oradan da Çocuk Ülkesi’ne uzanan dostlukları Kapadokya’da devam ediyor. Çocuklar Ülkesi’nin kurtarıcıları, iki ayrı dalda açan iki güzel çiçek, kış mevsiminin sarıp sarmaladığı masalsı bir diyarda yeniden bir araya geliyor.
Hayal ve Maja; Güzel Atlar Ülkesi’nde, kazandıkları yeni dostlarla bakalım kendilerini nasıl bir macera içinde bulacaklar? Haydi, peri bacalarının büyüleyici coğrafyasına doğru birlikte yol alalım!
Züleyha Ersingün’ün hünerli kaleminden, düşlerinin peşini hiç bırakmamaya söz veren çocuklara…
Duvarlar Resim Olsa
Sevim Ak’ ın, Anıl Tortop’un çizimleriyle daha da sevilen romanı Duvarlar Resim Olsa FOM Kitap ’ta!
Maske, izolasyon, hijyen… Üçü de 2015’te yazılan bu kitapta geçiyor. Umut, heyecan ve renkler… Sağlık, arkadaşlık ve fırçalar… Duvarlar bu bileşenlerle resim olacak…
Fulya, kocaman bir odası, içine kurulduğunda rengarenk dünyalara daldığı bir düş koltuğu ve kitaplarla dolu kütüphanesi olsa da yeni taşındıkları evde kendini yalnız hissediyordu.
Yüzünde yeniden gülücükler açması için penceresinin ötesindeki balkon komşusu Gülce ile tanışmayı beklemeliydi. Duygularını birbirlerine akıtmak, birlikte gülmek ve hiç unutamayacakları öyküler yaratmak için…
Fulya ve Gülce'nin arkadaşlığını, usta yazar Sevim Ak’ın benzersiz anlatımıyla, dayanışma içinde, hayallerle kenetlenen sıcacık bir dostluk romanı olarak okuyacaksınız…
En Şanslı Sayı
50’den fazla dile çevrilen, Ulu slararası Hans Christian Andersen Ödüllü yazar Gianni Rodari’nin özellikle yeni okuma çağındaki çocuklar için yayına hazırlanan Rodari’yle Düşünüyorum serisi ile çocuklar hikâyeyi okuduktan sonra kitabın sonunda yer alan felsefi tartışma sorularını cevaplayarak merak ettikleri kavramlar hakkında düşünme ve sorgulamama yeteneklerini geliştirebilecekler; okudukları hikâyeyle tek bir duruma farklı açılardan bakarak kendi fikirlerini keşfedecek, kendi görüşlerini sorgulayacaklar.
Az mı, çok mu?
Toplama, çıkarma, çarpma, bölme.
Matematik işaretleri On’un peşine düşer. Onu eksiltirler, bölerler, hiç durmadan azaltırlar. Üstelik diğer sayılar da yardımına koşmaz. Bu kovalamaca sürüp giderken şansız On’un bir anda şansı döner ve çarpabileceği en doğru matematik işaretine çarpar. Sayılar neye yarar?
Matematiği neden öğreniriz?
Esrarengiz Duman
Pelin bir gün gizemli bir isimden, sihirli bir mektup alır... Öyle ki, mektubun içinden yayılan esrarengiz duman, Pelin'i içine alır ve üç yaşında yaşadığı sıra dışı olaylara onu geri götürür. Pelin'in Şanghay'da yarım kalan macerası yıllar sonra, İstanbul'dan tekrar Şanghay'a uzanır ve hayatına dair tüm düğümleri çözülür...
Çocuk yazınının usta kalemi Aytül Akal, macera dolu bu romanında, kişinin içinde barındırdığı gizli güçle aşamayacağı hiçbir sorununun olmayacağına vurgu yapıyor.
Evlere Sığmayan Macera
Üç kişilik bir müzik grubu kuran Kerem, Emre ve Arda, harçlıklarını birleştirip bir ev kiralamaya karar verirler. Sabah akşam gürültülerinden şikayet eden anne babalardan, komşulardan uzak, gönüllerince müzik yapabilecekleri ve özgürce oyun oynayabilecekleri kendilerine ait bir yer…
Kerem’in ablası Sinem’i de gizli planlarına dahil ederler. Ancak kiralık ev hayalinin heyecanlı bir maceraya dönüşeceğini hiçbiri tahmin edememişti.
Çocuk ve gençlik edebiyatında özgün tarzı, akıcı dili ve okurunu ters köşe yapan sürprizli kurgularıyla tanınıp sevilen Aytül Akal’dan, odalara sığamayan, kendine ait bir evde gönüllerince gürültü yapmanın hayalini kuran meraklı çocuklar için sürekleyici ve eğlenceli bir roman.
Gacagucu Ve Dünyanın Öbür Ucu
“Tam üç milyon yıl önce, ormanın derinliklerinde güneşli bir günde hava birden karardı. Yumuşak toprağın üzerine bembeyaz karlar yağdı. Çiçekli böcekli topraklar yerini buzlara bıraktı. Dünyanın öbür ucundaki Gacagucu, toprağın altında kaldı. Büyük bir buz kütlesi, bedenini kuşattı”
Sinan Yaşar, Gacagucu ve Dünyanın Öbür Ucu kitabıyla minik okurları hayvanlarla dolu esrarengiz bir maceraya çağırıyor.