Tehlikeli İnsanların Beden Dili
Bugünlerde her gün yeni bir trajediyle uyanıyoruz. Sıradan halka karşı sıradan insanlar tarafından küçük küçük bir sürü kötülük yapılıyor. İş yerlerinde, ailelerde, komşularda, lokantalarda, kafelerde tehlikeli insanlar var. Bunlar manipülatif davranışlarla zehirlerini akıtıyorlar.
Emekli FBI ajanı Joe Navarro en yaygın 4 tehlikeli insan tipini tanımanın yollarını öğretiyor: Narsist, Yırtıcı, Paranoid ve Duygusal Olarak Dengesizler.
Kendinizi ve ailenizi bu tür insanlardan korumak ve kurban olmamak için için bilmek, öğrenmek zorundasınız.
“Temel bir hayatta kalma rehberi.”—Mike Rocha, ABD Gizli Servisi
“Her kadın bunu okumalı."—Dr. Wendy Walsh
“Şiddet riskini bertaraf etmek için pek çok alet ve kitap bulunmakta, ama çok azı elinizdeki kitap gibi günlük hayatta işe yarıyor.” —Michel St-Yves
“Güven, dolandırma ve aldatmaca döngüsünün tuzaklarına düşmemek için, kurbanlarının kanını sömüren soğukkanlı duygu sömürücüler ortaya çıkınca çanların çalması için herkes bu kitabı okumalı." —Werner U. Spitz
“Navarro pek çok hayatı duygusal ya da mali açıdan enkaza çeviren zehir dolu insanlara karşı gözünüzü açıyor." —Laura Urquiza
Terapi
İnsanın insanı pek az dinler hale geldiği bir dünyada, psikoterapi, eşsiz bir insani karşılaşma imkânı sunar. Terapi odası, zamanımızda, pek çok kişinin gerçekten işitildiği tek yer haline gelmiştir. Peki, terapi odası değer-bağımsız bir alan mıdır, yoksa bütün kuramlar gibi modern terapi kuramlarının da berisinde bir kültür ve ideoloji saklamakta mıdır? Terapi: Kültürel bir Eleştiri adlı bu kitabında Prof. Dr. Kemal Sayar, bir şifa yönteminin kültürel çözümlemesini yapıyor. Zamanımız ‘psikolojik insan‘ın yükselişine ve ‘terapi kültürü‘nün yaygınlaşmasına tanıklık ediyor. İnsanlar kendilerini, modern çağda giderek daha fazla terapi diliyle ifade ediyor. Modern terapiler, bireyselleşme ve özgürlüğe vurgu yaparken, insanı toplumsal ve kültürel bağlamından uzaklaştırıyor mu? Modern terapiler eliyle yalnızlaşma, katı bireycilik, yabancılaşma veya narsisizm gibi modernliğe mahsus bazı ‘hastalıklar‘ çoğaltılıyor mu? Terapi, kimileyin çözümünü hedeflediği sorunları, kendi eliyle üretebilir mi? Elinizde tuttuğunuz kitap, hem bir modern çağ eleştirisi sunuyor, hem de bu sorulara cevap arıyor. Terapi: Kültürel Bir Eleştiri, psikoterapinin kendi içinden yükselen bir ses, bir eleştiri. Bireyi iyileştirmeye çalışırken, kendi içindeki açmazlara bakmayı başaramayan terapi yöntemlerine içeriden bir bakış. Prof. Dr. Kemal Sayar, insanın "kendisini tavaf eden hacı" olduğu bir zamanda, mesleki birikimini bir ayna misali psikoterapi kuramlarının üzerine tutuyor. İnsanın ilişki arayan bir varlık olduğunu söyleyerek, psikoterapi kuramlarındaki esaslı paradigma değişimine dikkatimizi çekiyor. Gündelik hayatı ve politikayı terapi odasının dışında bırakmayan, kültürel ve sosyal bağlama dikkat kesilen, ötekinin yüzünü bir çağrı olarak önemseyen, şiirsel ilhamlara açık bir psikoterapi öneriyor. ‘Çağın terapi odası‘nda kafası karışmış herkes için, yeni sorular sorduracak, insanı farklı ve derinlikli bir bakış açısıyla kavramamızı sağlayacak bir kitap. Şifa niyetine.
The Secret Sır
Avuçlarınızın içinde tuttuğunuz Büyük Sır
Avuçlarınızın içinde tuttuğunuz Büyük Sır Asırlar boyunca elden ele dolaştı. Ona gıpta ettiler. Sakladılar. Kayboldu, çalındı ve inanılmaz paralara satın alındı. Tarihin en önemli kişilerinden bazıları bu yüzyıllar yaşındaki Sır’rı çözmüştü. Platon, Galileo, Beethoven, Edison, Carnegie ve Einstein’ın yanı sıra kimi kaşifler, teologlar, bilim adamları ve büyük düşünürlerin çoğu Secret’a hakimdi. Sır, şimdi dünyaya açıklanıyor.
“Secret’ı öğrendikçe istedikleriniz en asıl sahip olabileceğinizi, nasıl istediğiniz her şey olabileceğinizi, ya da istediğiniz her şeyi nasıl yapabileceğinizi anlayacaksınız. Gerçekten kim olduğunuzu anlayacaksınız. Hayatta sizi bekleyen gerçek kusursuzluğu anlayacaksınız.” Girişten
The Secret filmi için www.thesecret.tv adresini ziyaret edebilirsiniz. Yüzyıllar boyunca, Büyük Sır’rın izleri sözlü gelenekte, edebiyatta, din ve felsefe tarihinde karşımıza çıktı. Ancak ilk kez, Secret’ın tüm parçaları, deneyimleyen herkes için yaşam dönüştürücü, inanılmaz bir esin kaynağına dönüşerek bir araya geliyor.
Bu kitapta, para, sağlık, ilişkiler, mutluluk ve dünyadaki her türlü tecrübenizde, hayatınızın her alanında, Secret’ı nasıl kullanacağınızı öğreneceksiniz. İçinizdeki gizli, dokunulmamış güce ulaştıkça, bu uyanışın hayatınızın her alanına mutluluk getirdiğini anlamaya başlayacaksınız. Secret, sağlık, zenginlik ve mutluluk elde etmek için Sır’rı kullanan kadın ve erkek modern zaman bilgelerinin deneyimlerini içeriyor. Onlar, Secret bilgisini uygulayarak hastalıkların yok edilebileceğini, büyük servetler kazanılabileceğini, engellerin aşılabileceğini ve büyük çoğunluğun imkansız kabul ettiği şeylerin başarılabileceğini anlatan hikayeleri günışığına çıkardılar.
Theta Healing Sıra Dışı Enerji Yaklaşımına Giriş
Dünya üzerindeki en güçlü enerji-şifa tekniklerinden birini keşfedin!
Üç küçük çocuk annesi olan Vianna Stibal’a, 1995 yılında, uyluk kemiğini hızla yok eden kanser teşhisi konuldu. Denediği tüm geleneksel ve alternatif tedavi yöntemleri başarısız olmuştu, ta ki daha önce sezgisel okuma seanslarında çalıştığı basit tekniği kendisi üzerinde uygulayana kadar. Kendini anında iyileştirmenin hayreti içerisindeki Vianna, bu yaklaşımı, yaptığı seanslarda başkaları üzerinde de kullanmaya başladı ve insanlardaki mucizevi iyileşmelere defalarca şahit oldu.
Daha da hayret verici olan şey, binlerce danışanıyla yaptığı çalışmalar sırasında, bu metodun başkalarına da öğretilebileceğini keşfetmesiydi. Şimdi, siz de, beyninizi Teta durumuna (4-7 Hz) nasıl getireceğinizi ve her şeyin içinde hareket eden yaratıcı enerji ile nasıl bağlantı kuracağınızı öğrenebilirsiniz.
Bu büyüleyici kitabın sayfaları arasında,
• Sizde hastalığı yaratan olumsuz düşünceleri anında nasıl değiştireceğinizi,
• Yedi Varoluş Seviyesi’ni; her şey olan sevgi ve enerjinin en yüksek seviyesiyle bağlantı kurmanıza izin veren kavramı,
• Her seviyede; fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal değişimi yaratma yeteneğini nasıl geliştireceğinizi keşfedeceksiniz
Tut Elini Yalnız Değilsin
Gerçek sevgiyi, ancak cesaret gösterenler deneyimler.
Cesaret korkusuz olmak değil, korkuyla beraber hareket etmeye gönüllü olmaktır.
Mutluluğu yanlış yerlerde arayanlar yalnızlaştıklarını düşünür...
Oysa kimse yalnız değildir!
Bir elinle diğerini tutarak kendine destek olabilir, mutluluğu beklemek yerine var edersin.
Duygular hapis değil, özgürlüğe açılan kıymetli bir kapıdır.
Bu kitap korkularına rağmen adım atmaya cesareti olanların beynini, kalbini ve bedenini dönüştürecek olan 9 haftalık bir program içeriyor.
Süreç boyunca yaşamını yeniden yaratabilir, kendini dönüştürerek hayallerine yol açabilirsin.
Geleceğin, sadece şu andaki ellerinde.
Hadi şimdi cesur ol ve tut elini...
Üç 21 Kuralı Şifa Ritüelleri
“Sonunu bilmeden sonuna gideceğiz.”
Para blokajlarını kaldırma, bağımlılıklar, kilo, ilişkiler, kendini sevme, bedensel şifa, hedef vizyonu, aile ilişkileri, dış dünyayla iletişim, ruhsal onarım ve başarı hedefleyenler için Aşkım Kapışmak’tan ritüellerle Üç 21 Kuralı!
Önce duayla başlıyor her şey sonra niyetlerimize varıyor.
Hayatın dengesi, ruhun dinginliği ve geçmişle yüzleşmek için; bolluk, bereket, başarı ve en önemlisi senin için...
Üç 21 Kuralı Şifa Ritüelleri’ni yapmaya hazır mısın?
Uslu Çocuk Olmayı Bırak
Şımarma hakkınızı kullanmıyorsanız, siz kocaman uslu bir çocuksunuz.
Hoş geldiniz yaramaz çocuklar. Bu kitap içinizdeki uslu çocuğu biraz olsun azaltmayı hedefliyor. Nerede doğduğunuz, hangi coğrafyada kimlerin çocuğu olduğunuz önemli değil, önemli olan, hayatınız boyunca kendi ruhunuza, duygularınıza temas etmeniz gerektiğini öğrenmeniz. Yani kendiniz olmanız.
Çocukken zorla uslandırılmış çocuklardan biriyseniz, yetişkin olduğunuzda pusulanızı kaybettiyseniz, geçmişte yaşadıklarınız yüzünden kaybettikleriniz fazlaysa artık yaramazlık zamanınız gelmiş demektir.
Para, neşe, özgüven, cesaret ve iyi yaşam için içindeki yaramaz çocuğu canlandırma vakti. Kendin olma, sen olma vakti. Merkezde artık sen olacaksın yaramaz çocuk.
Şifa olsun.
Ustaca Sevmek
Yoğun bir yabancılaşma alıyor bizi, öz benliğimizden uzaklara sürüklüyor. Kendimizi oynadığımız rollerden ibaret görüyoruz. Özümüz yerine imajımızla bir tutuyoruz kendimizi. Bu da bizi başkalarının onayına bağımlı kılıyor. Sevgiyi dışımızda aramaya başlıyor, birbiri ardına bağımlılık ilişkileri kuruyoruz. Neyiz biz? Başkalarının sevgisine umutsuzca gereksinen varlıklar mı? Nasıl ilişkiler kuruyoruz? Uyuşturucu bağımlısıyla uyuşturucu satıcısı arasındaki vazgeçilmez ilişki gibi "cehennem ilişkileri" mi? Dünyayı nasıl algılıyoruz? Yüreğimizi en yakın bildiklerimize bile açamadığımız tehdit dolu bir yer olarak mı? Peki ya gerçek doğamız? Kim olduğumuz? Gerçek yaşam kaynağımız? Ustaca Sevmek, ustalıkların en büyüğü üzerine. Özgür sevgi, yaşayan ilişkiler, insanın unuttuğu öz benliği üzerine. Kendimizle, birbirimizle, yaşamla ilişkilerimizi cehennem ilişkilerinden cennet ilişkilerine dönüştürmek üzerine.
Ustalık
Yaşamını güç yasalarını inceleyerek geçiren Robert Greene şimdi tarihin en kudretli insanlarının güç sahibi olmak için geçtiği yolların sırlarını sizlerle paylaşıyor. İlk kez bu kitapta tanımlandığı gibi eğer zorlu ama açık yolları izlersek, hepimizin içinde saklı olan usta olma potansiyelini ortaya çıkarırız.
Seçtiğiniz alanın sırlarını öğrenin, sıkı bir çıraklığa boyun eğin, yılların getirdiği deneyimlerin gizli bilgilerini özümseyin, rakiplerinizi geride bırakın ve sonunda içinizde biçimlenecek olan mükemmeliyet modellerini ortaya koyun. Einstein, Darwin ve bu kitap için görüşülen dokuz çağdaş ustanın davranışlarını dikkatle okuduktan sonra, içinizdeki tutku açığa çıkacak ve “usta” olacaksınız.
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak.
Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi. Sadece kağıtlara bakarak berbat durumda olduğumuzu söylemek kolaysa da, gerçek oyun o kağıtlarla yapacağımız seçimlere, almaya karar verdiğimiz risklere ve birlikte yaşamayı seçtiğimiz sonuçlara bağlıdır. İçinde bulundukları duruma göre sürekli en iyi seçimleri yapanlar tıpkı pokerde olduğu gibi hayatta da öne çıkarlar ve illa da eline en iyi kağıtlar gelmiş olmaları gerekmez.
Utangaçlık Ve Sosyal Kaygı Çalışma Kitabı
Sosyal Durumlar Korkunuz, İstediğiniz Hayatı Yaşamanızı Engelliyor mu?
Utangaç olmak kötü bir şey değildir. Ama sosyal kaygınız başkalarıyla ilişki kurmanızı, eğitim veya kariyerinizde ilerlemenizi ya da günlük işlevlerinize devam etmenizi engelliyorsa, keyifli, doyum verici bir yaşam için korkularınızla yüzleşmeniz gerekebilir. Utangaçlık ve Sosyal Kaygı Çalışma Kitabı’nın bu yeni baskısında, bunu yapmanızda size yardımcı olmak için kapsamlı bir program yer almaktadır.
Bu çalışma kitabındaki aktiviteleri tamamladığınızda:
Kendi kendinizi değerlendirme ile güçlü ve zayıf yönlerinizi açığa çıkarmayı
Korkularınızı keşfetmeyi ve incelemeyi
Değişim için kişiselleştirilmiş bir plan yapmayı
Sosyal durumların üstüne hafifçe ve yavaşça giderek, planınızı eyleme dönüştürmeyi öğrenebilirsiniz.
Tedavi, ilaç tedavileri ve diğer kaynaklar hakkında da bilgiye yer verilmiştir. Bu programı tamamladıktan sonra etrafınızdakilerle bağlantı kurmak için donanımlı hale geleceksiniz. Kısa bir süre sonra da sosyal dünyaya aktif şekilde katılmanın tüm avantajlarının keyfini çıkarmaya başlayacaksınız.
Uyanışa Üç Adım
Her insanın içinde en az üç kişilik vardır. İlki gerçekte olduğu, ama farkında olmadığıdır. İkincisi olduğunu düşündüğüdür. Üçüncüsü ise insanlara yansıtmak istediğidir. Gerçek insan gerçekte kim olduğundur. Sen çok mütevazı olduğunu düşünürsün ama için egoyla doludur. İnsanlara sürekli hizmet eden bir insan olduğunu düşünüyorsundur ama içten içe herkesin sana hizmet etmesini istiyorsundur. Sen gerçekten de olduğunu anladığın insan mısın? Eğer olduğunu düşündüğün kişide takılıp kalırsan gerçek içsel benliğini asla bilemeyeceksin.
Bir gün uyanmak zorunda kalacaksın. Uyku sonsuza dek süremez ve uyku ebedi bir dinlenme hali olamaz, karanlık nihai hakikat deneyimi olamaz. Er ya da geç uyanmak zorunda kalacaksın her şey sana bağlı. Ama uyandığın zaman daha önce uyanmadığın için pişmanlık duyacaksın elini uzatman yeterliydi, sana öyle yakındı ki.
Görebilen insan düşünmez. Sadece göremeyen insan düşünür. Düşünmek bir cehalet göstergesidir; bilgi göstergesi değil. Ne kadar çok düşünürsen o kadar cahil olduğunu unutma. Bildiğin zaman düşünceler kaybolur.
Uzun İlişkilerin Sırrı
"Beni olduğum gibi sev, olmamı istediğin gibi değil!"
İlişkiler, insanın kendiyle yüzleşme alanlarıdır. Hepimiz her insanda bambaşka insanlar olur, başka yönlerimizi, başka yüzlerimizi görürüz.
İlişkiler, yaşam yolculuğu boyunca tecrübe ettiğimiz gelişim sürecinin en kıymetli parçalarıdır. İlişkiler, sınavımız değildir. Bir başarı ya da başarısızlık hikâyesine de dönüştürülmemelidir. İlişkiler dönüşüm alanlarımızdır, kendimizi bir başkasında görmek, kendimizi bir başkasında sevebilmek, hatta çoğu zaman kendimizle ilk kez tanışmaktır.
Uzun bir ilişkinin sırrı sevmek ama kırmadan, dökmeden sevebilmek. Bugünlerde insanların sevilmeye ama kırmadan dökmeden sevilmeye ihtiyacı var. Güvenebilmeye ihtiyacı var, çünkü güvenin olmadığı yerde sevgi de olamaz. Sabra ihtiyacı var, hemen ilk kavgada ayrılmaya değil, mücadele etmeye. Çünkü sevmek için yürek ama sürdürmek için emek gerek. İnsanların, kendilerini olduğu gibi seven kişilere ihtiyacı var, onları değiştirmeye çalışanlara değil. Ve tabii ki ilgiye... Çünkü ilgi görmeyen her şey ölür, çiçekler bile.
Bu kitap uzun ilişkilerin sırlarını samimiyetle ve açık yüreklilikle paylaşmayı hedefliyor.
Hakan Mengüç, eserleri 13 farklı dile çevrilen ve uluslararası alanda tanınmış bir yazar ve akademisyendir. Aynı zamanda, kendi bestelerinden oluşan müzikleri, dünya genelinde geniş bir dinleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edilmektedir.
Vagus Sinirine Reset At
Ya Bir Yol Bul Ya Bir Yol Aç Yada Yolda Çekil
Bir gün tek başına.
Hayat üzerine hayaller kurarak,
Hayatının yönünü ve yolunu ararken,
Kim olduğunu ve ne istediğini düşünürken,
"Kendime yeni bir ben lazım" dersen,
İyi bir kitap çok şeyi değiştirebilir!
"Yeni başlayanlar için başarı"yı anlatan bu kitap, Sekman'ın ilk çalışmasıdır. Hayatının yönünü ve yolunu arayanlara, çıkmaz sokağa girmiş olanlara, kim olduğunu ve ne istediğini bilmek isteyenlere kılavuzluk edecek bir başarı haritasıdır.
Şu hayatta ait olduğunuz yeri bulmanız için...
Yakın
Hepimiz bir diğerinin hikâyesinin bir köşesi, birbirini bir yerlerde mutlaka tamamlayan film kareleriyiz. Kendimize yaklaştıkça ben, biraz uzaklaştıkça diğerleriyiz. Ve eğer tek bir sesin peşinden gideceksek hayatta, bu sadece kendi sesimiz. Çünkü yazdığımız eninde sonunda kendi hikâyemiz.
Sakin kitabıyla bizi her anın içinde gizli sakinlik adalarına davet eden Ege Soley, şimdi de kendimize daha yakın hissetmenin yollarını açıyor bize. Dünyanın gürültüsünden, hayatın hızından uzun zamandır ihmal ettiğimiz kendi sesimizi duymak için...
Yankı Odası
Yaratıcı Dehanın Sırları
Nato ve ABD Ordusu İstihbarat Uzmanları İle Akademisyenleri Tarafından Başvuru Kaynağı Olarak Kullanılan Kitap.
Yaratıcılık tam olarak nedir? Neden bazı insanlar diğerlerine göre daha yaratıcıdır? Sırları öğrenilebilir mi? Bir çığır açan bu kitapta dünyaca ünlü bir yaratıcılık uzmanı olan Michael Michalko tüm bu sorulara ve daha fazlasına yanıt vererek günlük hayatınızda kolayca uygulayabileceğiniz teknikleri tanıtıyor.
Michalko okuyuculara yaratıcı insanların nasıl düşündüklerini anlatmak ve sırlarını açıklamak için Leonardo da Vinci’den Charles Darwin’e, Thomas Edison’dan Walt Disney’e kadar tarihteki en büyük yüz düşünürü mercek altına alıyor. Entrepreneur dergisinin bu kitabı iş dünyasında mutlaka okunması gereken kitaplar arasında göstermesi bir rastlantı değildir. Yaratıcılığı uyandırmak için pratik egzersizler ve stratejiler sunan bu özgün kitap düşünme tarzınızda bir dönüm noktası yaratmayı ve günlük hayatta karşınıza çıkan zorlukları yenmede yenilikçi çözümler üretmenize yardımcı olmayı hedefliyor.
Artık siz de başka hiç kimsenin görmediği gibi görebilir, düşünmediği gibi düşünebilirsiniz.
Yaşam Kitabı
13 yaşındayken dünya öğretmeni seçilen Krishnamurti, hayatını dünyayı dolaşarak, insanlarla yaşama ve dünyaya dair konuşarak geçirdi. Kendisine mesihlik yakıştırılmış olmasına rağmen bunu hiçbir zaman kabul etmedi. Onun için, karşılaştığı herkes başlı başına bir “birey”di. Bu nedenle öğretmekten çok paylaşmayı ilke edindi. Yine de dünya üzerindeki milyonlarca kişi ondan çok şey öğrendi.
Yaşam; karşılaşılan durumlar, zorluklar ve onlara yanıt sürecidir. Karşılaşılan durum ve zorluklar her zaman yenidir ama tepkiler hep eskidir. Koşullanma ve geçmişin sonucu anlamına gelen bu tepki, kınanmadan ve disipline sokulmaya çalışılmadan anlaşılmalı. Bu, her günü yeniden, sonuna kadar ve tam anlamıyla yaşamak demektir. Tam anlamıyla yaşamak; ancak sevgi olduğu, kalbinizin sözcüklerle ve zihnin ürettiği şeylerle dolu olmadığı zaman mümkündür. Sevgi olduğu zaman bellek sona erer ve işte o zaman her an, yeniden doğuştur.
Yaşama Sanatı
Çağdaş psikolojinin en önemli isimlerinden biri olan Adler, kurucusu olduğu “bireysel psikoloji”nin temel ilkelerini açık seçik dile getirdiği bu kitabında yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu, sağduyu eksikliği gibi neredeyse adıyla özdeş kavramları irdeliyor; çocukların okul eğitimi, evlilik, özgürlük, toplumsal koşullardan kaynaklanan erkek ve kadın farklılığını somut örneklerle inceliyor.
“Adler’in psikolojik sistemi, psikoloji tarihinde ilk defa, bugün ‘toplumbilim’ diye tanımladığımız yöne dönük bir sistem olarak ortaya çıkmıştır.”
Gardner Murphy
“Demokrasi, eşitlik, davranışlar ve işbirliği kavramları Freud’un yazılarında hiç ele alınmamıştır. Buna karşılık Adler, ahlaken geçerli ya da ‘zihnen sağlıklı’ insan ilişkileri konusundaki fikirlerini rahatlıkla ortaya sermiş biridir. Bunlar büyük ölçüde ‘toplumsal ilgi’ ve işbirliği eğilimiyle karakterize edilmektedir. Adler değerlerin rolü konusunda zamanından çok daha ileridir. Bu yüzyılın başında, cinsel davranışları incelemek bile büyük kabahat sayılıyordu. Ahlaki davranışların bilimsel incelemesini yapmak ise tümüyle olanak dışıydı.”
Thomas Szasz
Yaşama Tutunmak İçin Nedenler
Yazar Olmak İstiyorum
Yeni Nesil Öğretmen Olmak
Yıka Beynini
Bilinçaltına format at!
Sorun sende değil! Onda!
Kimden mi söz ediyorum? Başımızın üstünde yeri olan beynimizden tabii ki… Tamam, kabul! Daha yüzde 10’unu bile kullanamazken bizi uzaya gönderdi! Sayesinde “Işınla beni Skati” cümlesini kurmamıza az kaldı! Ama bazen işleri çok abartıyor. İşgüzarlık etmeye kalkıyor.
Kötü hiçbir şey olmasa da hayatımız çocukluğumuzdaki kadar keyif vermiyor… Genciz, güzeliz, yakışıklıyız, işimiz gücümüz var çok şükür ama sokaktaki çiçekçinin özgüvenine sahip değiliz… Toplantıda bir konuşma yaparken, hiç çalışmadan sözlüye kalkmış öğrencinin ruh haline girebiliyoruz.
Neden sizce? Çünkü beynimizin yıkanmaya ihtiyacı var! Çünkü doğduğumuz andan itibaren yaşadığımız her negatif durumu arşivleyen, korkuları, kaygıları biriktirip her yeni koşulda önümüze diken bir koleksiyoncu o!
Gelelim iyi habere! Çözüm çok kolay! Hadi ona her şeyin yolunda olduğunu söyleyelim. Ve bu kitapla başarı, sağlık, özgüven, bolluk ve bereket için beynimizi formatlayalım…
Zengin Baba Yoksul Baba
Özellikle teknolojinin, robotların ve global bir ekonominin kuralları değiştirdiği bir dünyada, zengin olmak için yüksek gelirinizin olması gerektiği efsanesini çürütür.
Aktif yatırımlar edinmenin ve oluşturmanın neden yüklü bir maaştan daha önemli olabileceğini, işletme sahiplerinin ve yatırımcıların keyfini sürdüğü vergi avantajlarını öğretir. Evinizin aktif bir yatırım olduğuna karşı meydan okur; emlak balonu patladığında ve yüksek faizli mortgage fiyaskosu şiddetlendiği zaman milyonlarca insanın doğrudan öğrendiği gibi.
Bize okul sistemlerinin parayla ilgili öğrettiklerine neden güvenmememiz gerektiğini hatırlatır ve bu önemli yeteneğin neden bugün hiç olmadığı kadar önemli olduğunu açıklar. Çocuklarınıza paraya dair neler öğretmeniz gerektiğini açıklar, böylece onlar da günümüz dünyasının zorluklarına ve fırsatlarına kendilerini hazırlayabilir ve hak ettikleri zengin yaşamı sürebilir.
“Zengin Baba Yoksul Baba, finansal geleceklerinin kontrolünü eline almak isteyenler için bir başlangıç noktasıdır.”
-USA Today
Bu kitap Zengin Baba felsefesinin bir parçasıdır: oku, tartış, çalış…
Ve tekrar tartış. Bu 20. yıla özel baskı, okuyup, tekrar okuyup tartışırken ve arkadaşlarınızla ya da ailenizle bu kitabı incelerken size rehberlik etsin diye 9 Yeni Çalışma Oturumu Bölümü içerir.
“İnsanların maddi olarak sıkıntı çekmesinin başlıca nedeni, yıllarını okulda geçirip parayla alakalı hiçbir şey öğrenememeleridir.
Sonuç olarak bu insanlar para için çalışmayı öğrenirler, ama asla parayı kendileri için çalıştırmayı öğrenemezler.”
- Robert Kiyosaki
Robert Kiyosaki dünya genelinde milyonlarca insanın parayla ilgili düşünme şekillerine meydan okudu ve onları değiştirdi. Genel inanışa ters düşen bakış açısıyla Kiyosaki, dobra konuşması ve cesaretiyle ün kazandı. Dünya çapında finansal eğitimin sıkı destekçisi olarak kabul edildi.
Zihnimi Aç
NeuroZihin uygulamalarına hoş geldiniz!
Zeki ama çalışmıyor! Bir türlü derslere kafasını veremiyor! Tableti hiç elinden düşürmüyor! Neden derslerini aklında tutamıyor? Bir türlü istediğim seviyeye gelmiyor!
NeuroFormat’ı duymuşsunuzdur. Hani travmatik olayların beyindeki etkisini temizleyerek muazzam psikolojik ve hatta fizyolojik iyileşmelere yol açan sistem. Biz NeuroFormat’ın travmatik olayları çözmesindeki etkisi ve birçok başka sistemi bir araya getirerek bu sefer çocuklarınızın başarısının önündeki engelleri kaldırıyoruz. Ve şimdi yepyeni bir programla karşınızdayız: NeuroZihin!
Ben de bir kız babası olarak görüyorum ki çocuklarımızın işi bizimkinden çok daha zor.
Başarılarının önünde engel olabilecek sayısız ayartmayla, ekran ve oyun bağımlılıklarıyla, öğrenme güçlüğü, özgüven, motivasyon ve hafıza sorunlarıyla uğraşıyorlar. Üstüne üstlük başarının tanımı, çerçevesi, yöntemi de hızla değişiyor. Ve rotayı adeta her gün yeniden oluşturmak gerekiyor. Peki bu zorlu koşullar altında çocuklarının başarısını isteyen anne-babalar olarak ne yapabiliriz? Ne yapmalıyız?
Bugüne dek psikoloji ve sağlık konusunda NeuroFormat ile binlerce kez ezberleri bozduk.
Şimdi sırada çocuklarımızın başarısı var.
Zor Çocuk – Kural Tanımayan Çocuklar İçin 10 Günlük Program
Ebeveynliğin böyle olacağını hiç düşünmemiştiniz. Kolay olmayacağını biliyordunuz tabii ama bu kadar zor olacağını da tahmin etmemiştiniz. En küçük talebinize bile itiraz ediyor; yemek yemeye, yatma saatine, aile içinde geçerli kurallara, ödev yapmaya, bilgisayar oyununu bırakmaya direniyor.
Onu bu kadar çabuk öfkelendiren şeyin ne olduğunu, nasıl bu kadar çabuk tetiklendiğini anlamaya çalışmaktan yorgun; evdeki çatışmalar karşısında bunalmış hissediyorsanız önce derin bir nefes alın ve bu kitaba bir bakın!
Dr. Jeffry Bernstein, yirmi beş yılını karşı gelen çocuklar ve aileleriyle geçiren, üç binden fazla aileye bu konuda rehberlik eden bir uzman olarak size ışığın hiç de uzakta olmadığını gösteriyor. Hazırladığı “10 Günlük Program” ile evdeki çatışmaları adım adım ilerleyerek nasıl çözeceğinizi, çocuğunuzun inatçı ve karşı gelen tavrını birlikte nasıl değiştirebileceğinizi açıklıyor.
Birbirini takip eden 10 adımla her gün biraz daha iyiye gittikçe bu programa duyduğunuz güveni pekiştirecek; sakin, kararlı ama kontrolcü olmayan bir ebeveynlik tutumu geliştirerek evinizde bambaşka hava estireceksiniz.
“Bu kitabı okuma kararı aldığınız için sizi alkışlıyorum. Sayfalar ilerledikçe kitabın çocuğunuzun karşı gelme seviyesini ciddi oranda azaltacak bir sürü güçlü strateji yüklü olduğunu fark edecek ve bunları uygulayıp çocuğunuzla ilişkinizi geliştirdikçe işlerin nasıl yoluna girdiğini göreceksiniz. Kendi davranışlarınızı değerlendirmeniz ve çocuğunuza daha yapıcı bir şekilde yaklaşmanız için size birtakım tüyolar ve egzersizler de vereceğim. Danışanlarımın çoğu bu hedeflere nasıl ulaştıysa sizin de ulaşabileceğinizi biliyorum.”