Olumlu Düşünmenin Gücü
Şiddetsiz İletişim – Bir Yaşam Dili
Yaşamın tüm alanlarında güçlü ve tatmin edici ilişkilerin tadını çıkarmak için…
Çoğumuz, doğduğumuz günden itibaren, insanlarla olan iletişimimizde “doğru/yanlış” çerçevesi içinde rekabet etmek, yargılamak, talepte ve teşhiste bulunmak üzere eğitiliriz. Bize öğretilen düşünme ve konuşma şekli, en iyimser haliyle bile iletişimi aksatır, hem kendi içimizde hem de başkalarına karşı yanlış anlaşılmalar ve hayal kırıklıkları yaratır.
Şiddetsiz İletişim, kendimizi ifade etme ve başkalarını dinleme biçimimizi yeni bir çerçeveye oturtmamıza ve ilişkilerimizde derinlerdeki ihtiyaçları duyabilmemize rehberlik eder. Sözlerimiz, alışkanlık haline gelmiş ve otomatik tepkiler olmaktan çıkıp ne istediğimizin farkında olma temeline dayalı bilinçli cevaplara dönüşür.
Şiddetsiz İletişim/Bir Yaşam Dili’nde M. B. Rosenberg, anlattığı hikâyelerle, paylaştığı deneyimlerle karmaşık iletişim sorunlarını, öfke ve şiddete götüren düşünce kalıplarını anlamayı, anlaşmazlıkları barışçıl görüşmelere dönüştürebilmeyi, kendimizi tam ifade edebilmeyi, korku, utanç veya suçluluk duygusu yerine empatiyle ilişkilerimize farkındalık ve derinlik kazandırmayı öğreneceğimiz uygulanabilir pratik yollar sunuyor.
* Bu kitaptaki tekniklerin, sözün tam anlamıyla dünyayı değiştireceğine inanıyorum. -Jack Carnfıeld (Tavuk Suyuna Çorba kitabının yazarı)
* Marshall Rosenberg’in dinamik iletişim yöntemleri, olası çatışmaları barışçıl diyaloglara dönüştürüyor. -Dr. John Gray (Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten adlı kitabın yazarı)
* Bu kitap, sağlığımızı ve ilişkilerimizi geliştirecek en etkili araçları sunuyor. -Deepak Chopra
Üç 21 Kuralı Şifa Ritüelleri
“Sonunu bilmeden sonuna gideceğiz.”
Para blokajlarını kaldırma, bağımlılıklar, kilo, ilişkiler, kendini sevme, bedensel şifa, hedef vizyonu, aile ilişkileri, dış dünyayla iletişim, ruhsal onarım ve başarı hedefleyenler için Aşkım Kapışmak’tan ritüellerle Üç 21 Kuralı!
Önce duayla başlıyor her şey sonra niyetlerimize varıyor.
Hayatın dengesi, ruhun dinginliği ve geçmişle yüzleşmek için; bolluk, bereket, başarı ve en önemlisi senin için...
Üç 21 Kuralı Şifa Ritüelleri’ni yapmaya hazır mısın?
Depresyondan Çıkış Yolu
Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor
Gelişimsel Çözüm Önerileriyle.
Elma Yayınevi, Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın yeni kitabı “Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor?” adlı eseriyle buluşuyor okurlarıyla.
“Çocuğumuzun beyninin içini görebilseydik ne olurdu acaba?” sorusunun cevabını merak ediyorsanız bu kitap tam size göre. Yazarın bilimsel gerçeklerin ışığında yazdıkları, günlük hayatımıza uygulayabileceğimiz kadar sade bir dilde. Kitap; içindeki örneklerle, fotoğraflarla, tablolarla tüm anne-babalar ve çocuk sahibi olmak isteyenler için bir rehber niteliğinde.
“İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap bizlerin sihirli gözlüğü. Bu kitabımda çocuk ve beyin konusunda yapılmış birçok araştırmanın sonucunu derleyerek ‘Çocuklarımızın beynine bakabilmenin bir yolu var’ demek istedim. Sadece olup bitenle ilgilenmeyip her bölümün sonuna gelişimsel önerilerimi eklemeyi de ihmal etmedim” diye başlıyor Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal yeni kitabına.
Keyifli okumalar…
Beni Neden Sevmedin Anne?
ANNESİ TARAFINDAN SEVİLMEYEN KIZ ÇOCUKLARI BÜYÜYÜNCE YANLIŞ ADAMLARI SEVER
Hadi Zarife, bu senin her şeyi değiştirebileceğin son şansın. Anla artık, sevgi zayıflık değil, bilakis insanı her kötülükten koruyan bir zırhtır. Sen kızının bu zırhını çaldın ondan, onu savunmasız, çırılçıplak bıraktın bu savaş alanında. Şimdi git ve teslim et ona doğuştan her çocuğun hakkı olanı. Yanında ol onun Zarife, yargılamadan, hırpalamadan... Karşılıksız sevginin ne olduğunu öğret ona, anne elinin şifasını göster. İlk defa yatır kızını dizine, okşa saçlarını. Ağlasın dizinde kızın, akıtsın içindeki irini, kiri, pası. Bu zamana kadar yapamadığın şeyi yap; okşa kolundaki süt lekesini, öp onu. “Benim güzel kızım...” de. “Geçti...” de. “Seninle gurur duyuyorum...” de. Hadi Zarife...
Her Şeyin Bir Anlamı Var
Kemal Sayar soruyor: İnsan varoluşa sinmiş olan o güzelliği nasıl ortaya çıkarabilir?
Kendinde saklı duran ve modern medeniyet tarafından âdeta baskılanan merhamet, şükran, cesaret gibi olumlu özelliklerini bilince nasıl taşıyabilir?
Her Şeyin Bir Anlamı Var, hem bu sorulara yanıtlar bulmaya çalışıyor hem de okurların iç dünyasına ayna tutuyor.
“Şimdi diyorum ki ben sana, her şeyin bir anlamı var. Çiçeğin, böceğin, dalları eğen rüzgârın, ağzımızdan çıktıktan sonra uzayda yüzyıllarca asılı duran sözcüklerin bir anlamı var. Hiçbir şey kaybolmuyor. Hiçbir hıçkırık, hayal kırıklığının yaydığı hiçbir titreşim, içimizde bir coşkunun pır pır kanatlanışı, asla kaybolmuyor. Kâinat gibi, insan da enerjisini sakınıyor. Sonra dağınık duran her şey, biz onu çağırmayı bilirsek, bir yapbozun parçaları gibi birleşip bir şey söylüyor.”
Hayatla Bir Anlaşma
Hayatın zorlukları bitmeyecekse, hayatla savaşmayı bırakmak ve bir anlaşma yapmak gereklidir. Bu anlaşma hem
hayatı olduğu gibi kabul etmeyi, hem de doyasıya yaşamak için eyleme geçmeyi içerir.
“Zihnimiz ve bedenimiz, travma ve benzeri yaraları iyileştirebilmek için sağlam bir donanıma sahiptir. İhtiyacımız olan şey, bu donanımın dilini anlayabileceğimiz şekilde bilgilenmektir. Derin bir içgörüye ihtiyacımız var. Ezbere ve hap bilgilerle kendimize yardım edebilmemiz pek mümkün değil. Ancak ‘travma bilgili’ bir perspektif, başka bilgileri tartma yetisini de geliştirir ve bu sayede kaynaklarda ne arayacağınızı çok iyi bilirsiniz.”
Klinik Psikolog Merve Başibüyük, problemleri çözebilmemiz için öncelikle ortada bir problemin olduğunu bilmemiz gerektiğini vurguluyor ve bizleri, çoğunlukla farkında olmadığımız, bazen kaçtığımız veya varlığını çoktan unuttuğumuz yaraları nasıl iyileştireceğimizi anlatan bir yolculuğa çıkarıyor. Yetişkinlikte yaşadığımız sorunları ve ilişkilenme biçimlerimizi daha iyi kavrayabilmemiz için farklı ekollerden ve çok aşamalı egzersizlerden faydalanıyor.
Okura “kendi kendinin psikoloğu olma” yöntemlerini anlaşılır bir dille ve cömertçe sunan Hayatla Bir Anlaşma, gündelik yaşantılarınızı iyileştirmenize yardımcı olacak değerli bir ilk yardım kitabı.
Beynine Format At
Sağlık, mutluluk, başarı ve tüm hedeflerine ulaşmak için beynine format at!
Evet, size gül bahçesi vaat ediyorum!
Bütün korkularınızdan arınacak, fobilerinizden, sigara bağımlılığından, kilolarınızdan kurtulacak; kronik ağrılarınıza, hayatınızı zorlaştıran yanlış inançlarınıza son vereceksiniz.
Hem de gayet bilimsel, etkin ve sistematik bir yöntemle. Çoğu durumda dakikalar içinde!
Tek şartım var! Siz de iyi bir öğrenci olacak, kendi üzerinizde çalışmak için zaman ayıracaksınız.
"Pozitif düşün, hayallerin gerçek olsun" diyen, etkisi "ara gazı" vermekten öteye gitmeyen kişisel gelişim kitaplarından siz de sıkılmadınız mı zaten?
Öyleyse tam yerine geldiniz demektir!Biz şimdi birlikte bambaşka bir şey yapacağız.Gerçek bir temizlik operasyonuyla "ilkel" programlarından bir türlü vazgeçmek istemeyen beynimize format atacağız!
Öz Şefkatli Farkındalık
“Acı kızgın bir boğa gibidir. Onu küçük bir yere kapatırsanız iyice vahşileşir ve kaçmaya çalışır. Ama açık bir alana koyduğunuzda sakinleşir. Farkındalık, acı için duygusal bir açık alan yaratır.”
“Neşelen.” “Bu kadar abartma.” “Kendin için üzülmeyi bırak.” “Her şeyi berbat etme.”
Tedirgin, üzgün, öfkeli ya da yalnız hissettiğinizde kafanızın içinde bu eleştirel sesleri duyuyor musunuz? Kendinize karşı yargılayıcı olmak yerine zorlu duyguları kabul etseydiniz hayatınız hangi noktada olurdu, hiç düşündünüz mü?
Dr. Christopher Germer yıllar süren bilimsel çalışmalarında mantığa aykırı gibi görünen bir sonuca ulaştı: Hepimiz acıdan kaçınıyoruz ama acıyı kabul etmek ve utanç duymadan ve yargılama olmaksızın kusurlarımıza, eksiklerimize şefkatle karşılık vermek, iyileşme yolunda olmazsa olmaz adımlardır. Bu bilgece ve anlamlı kitap öz şefkatin gücüne ışık tutarken, öz şefkat çalışmalarının nasıl uygulanabileceğini gerçekçi, bilimsel ve yaratıcı stratejilerle dile getiriyor.
Klinik Psikolog Dr. Christopher Germer Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikiyatri alanında öğretim üyesidir. Psikoterapi temelli farkındalık ve şefkat konularında, dünyanın dört bir tarafında seminerlere katılıp eğitimler vermektedir. Psikoterapi ve Meditasyon Enstitüsü ile Şefkat ve Farkındalık Merkezi’nin kurucularındandır. Kitabı 18 ülkede yayınlanan Dr. Germer, uluslararası alanda öz şefkatli farkındalık konusunun tanınmasında öncü olmuştur.
İnsanları Okumak
Beden dilinin önemini vurgulayan bir kitaptan daha fazlasını bulacağınız bu titizlikle araştırılmış ve detaylandırılmış rehberde fiziksel özellikler, ses kalıpları, ofis dekorları ve konuşma esnasındaki davranışlar gibi pek çok konu hakkında şaşırtıcı bilgiler edineceksiniz. Patronunuzun masasındaki fotoğraf çerçevesinin şeklinden bir tanıdığınızın fırtınaya küfretme biçimine kadar günlük hayatta karşılaşacağınız yüzlerce ayrıntıyı nasıl analiz edeceğinizi yine bu eşsiz eserde öğreneceksiniz. Amerika’nın bir numaralı davranış uzmanı Jo-Ellan Dimitrius bir insanı kitap gibi okuyabileceğimizi söylüyor. Yazar; görüntü, ses tonu, yüz ifadesi ve kişisel alışkanlıklardaki gizli mesajları yorumlayarak son yirmi yılda en ünlü duruşmalardaki jüri üyeleri, tanıklar, avukatlar ve yargıçların davranışlarını doğru tahmin edebildi. Fenomen yaratan bu kitapta ise evde, işyerinde ve ilişkilerimizde karşılaştığımız günlük problemleri çözmedeki kendi sıradışı başarısının sırlarını anlatıyor. "Dünyaca ünlü davranış uzmanlarından hayatınızı değiştirecek gizli ipuçları. -Larry King- "Paha Biçilmez Bir Kılavuz.. İnsanları akıllıca "okuma" konusunda yalnızca pratik ve değerli tavsiyeler içermiyor, aynı zamanda sayılamayacak kadar çok sözsüz mesajın farkına varmamızı sağlıyor." -Kirkus Reviews- "İnsanların gerçek görüşleri, güdüleri ve karakteristik özellikleri hakkında stratejiler... Bu kapsamlı ve ayrıntılı kılavuz, kişinin değerlendirme yeteneği ile değerlendirilme kriterlerini geliştirmede çok önemli bir kaynak." -Publishers Weekly-
Olandan Olasıya
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Bir çocuk psikiyatristinin not defterinden sıra dışı öyküler
Küçük bir çocuğun beyni travmadan nasıl etkilenir? Korku ve şiddet çocuğun beyninde nasıl bir tahribata yol açar ve bu beyin iyileştirilebilir mi?
Dr. Bruce Perry, olağandışı durumlara maruz kalmış çocuklara yardım ederek onları hayata yeniden kazandıran dünyaca ünlü bir çocuk psikiyatristidir. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’ta, karşılaştığı travma vakalarını bilimsel bir gözle irdeleyerek ve bunları herkesin kolaylıkla anlayabileceği hikayelere dökerek, aşırı strese maruz kalan beyinde tam olarak ne olduğunu açıklıyor ve bu beynin akıl almaz iyileşme kapasitesini ortaya koyuyor. Perry’nin stratejilerini öğrendiğinizde, travma geçirmiş çocukların fiziksel, ruhsal ve duygusal bakımdan nasıl iyileştirileceğinin ve sağlıklı bireylere dönüştürüleceğinin formülünü de elinizde tutuyor olacaksınız.
Beynin içinde olanları anlayabilmenin, psikolojik olarak en uç durumdaki çocuklar için bile bir umut ışığı olacağını gösteren bu kitap uzun süre hafızanızdan çıkmayacak.
Bırak
En son ne zaman kredi kartı ekstrenizi incelediniz?
Yoksa sizin için de ekstrenize bakmak en büyük kâbuslardan biri mi?
Nakit parayla aldığınız son şey neydi? Nasıl hissettiniz?
Titredi mi eliniz parayı verirken?
En büyük hayaliniz ne? Bahçeli ev mi? Tekne mi? Lüks araba mı?
Peki bu hayalin sizin olduğuna emin misiniz?
Başkasının hayalini satın alıp üzerinize giymek istiyor olmayasınız?
Psikolog değilim ama çok net bildiğim bir şey var: Parayla ilişkimiz fena halde duygusal! Aslında bizi para harcamaya iten en temel neden duygularımız. Eksiklik, değersizlik hissimiz. Ama kendimize de yüklenmeyelim. Sistem öyle şahane bir biçimde kurgulanmış ki cebimizdeki parayı kaşla göz arasında almayı bir güzel başarıyor. Biraz canım sıkkındı, ne yapayım bu kadarlık harcamam da olmasın mı yani bahanelerine sığınıyoruz, sistemin adına da tüketim toplumu deyip geçiyoruz.
Sistem bize her şeyi mutluluk, güzellik, seksapel, karizma, gençlik vaadinin paketine koyarak satıyor. Önce eksiklik duygusunu yaratıyor sonra bu eksikliği giderecek şeyi temassız alışverişin zahmetsiz bip sesiyle elimize bırakıyor.
İşin sonunda olan ise bize oluyor. Ek hesapla yaşıyoruz, maaşımızı görmeden kredi kartına yatırıyoruz, ekstrelerden öcü görmüş gibi korkuyoruz, her sabah alarmın sesini duyunca sırtında kırbaç görev başına çağrılan kürek mahkûmu gibi hissediyoruz.
Ama bu kitabı aldığınıza göre artık bunun değişmesinin zamanı geldi! Ben bu kitapla size paranın aslında ne olduğunu anlatacağım. Gerçekte ne işe yaradığını. Nasıl duyguyla hareket ettiğini. Ne yaparsak büyüdüğünü ne yapmazsak eridiğini.
Size önce harcarken kazanmanın yolunu öğreteceğim, sonra da en doğru yatırımlarla zengin olmanın.
Zenginlerin hep bildiği, nesillerdir uyguladığı çok basit kuralları anlatacağım.
Ki zenginliğin bir bakış açısı, bir zihin yapısı olduğunu kavrayalım.
Dediklerimi yaparsanız zengin olacağınızı garanti ederim.
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
“Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak.
Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi. Sadece kağıtlara bakarak berbat durumda olduğumuzu söylemek kolaysa da, gerçek oyun o kağıtlarla yapacağımız seçimlere, almaya karar verdiğimiz risklere ve birlikte yaşamayı seçtiğimiz sonuçlara bağlıdır. İçinde bulundukları duruma göre sürekli en iyi seçimleri yapanlar tıpkı pokerde olduğu gibi hayatta da öne çıkarlar ve illa da eline en iyi kağıtlar gelmiş olmaları gerekmez.
Küçük Şeyler 4 – Eşitler Evi
Biz köle miyiz?
Kollarımızda zincirler var mı?
Yüreklerimizde, zihinlerimizde zincirler var mı?
Galiba var. Çünkü bizler "çağdaş köle"leriz.
Evlerimizde, işyerlerimizde, marketlerde sloganlarla, kredi kartlarıyla, taksitlerle yönetilen, yönlendirilen köleleriz.
Kölelikten ya da kulluktan kurtuluşa nasıl geçebiliriz?
Yaşantılarımızı esirler evinden eşitler evine nasıl çevirebiliriz?
Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Küçük Şeyler" dizisinin yeni kitabı Eşitler Evi'nde bu konuları irdeliyor.
Tut Elini Yalnız Değilsin
Gerçek sevgiyi, ancak cesaret gösterenler deneyimler.
Cesaret korkusuz olmak değil, korkuyla beraber hareket etmeye gönüllü olmaktır.
Mutluluğu yanlış yerlerde arayanlar yalnızlaştıklarını düşünür...
Oysa kimse yalnız değildir!
Bir elinle diğerini tutarak kendine destek olabilir, mutluluğu beklemek yerine var edersin.
Duygular hapis değil, özgürlüğe açılan kıymetli bir kapıdır.
Bu kitap korkularına rağmen adım atmaya cesareti olanların beynini, kalbini ve bedenini dönüştürecek olan 9 haftalık bir program içeriyor.
Süreç boyunca yaşamını yeniden yaratabilir, kendini dönüştürerek hayallerine yol açabilirsin.
Geleceğin, sadece şu andaki ellerinde.
Hadi şimdi cesur ol ve tut elini...
Başarı Bilimi Konsept
Dünyada her gün 2500 yeni bilimsel araştırma yayımlanıyor! Çoğumuzun %1’inden bile haberi olmuyor. Haydi bir hayal kuralım: Milyonlarca araştırma içinden, kendini geliştirmeyle en ilgili olanları seçip, bir kitapta toplasak nasıl olurdu? İşte bu kitap, bu vizyonun ürünü!
Başarı bilimi, mutluluk bilimi, irade bilimi, motivasyon bilimi, karar alma bilimi, beyin bilimi gibi birçok konuda çözüm odaklı, yeni ve yararlı araştırmaları bir araya getirdik. Alanında çığır açan deneyleri özenle seçtik, kapsamlı bir şekilde analiz ettik, akıcı ve anlaşılır bir dille özetledik.
Ne varsa, bilimde var! Kendinizi geliştirmeyle ilgili klişelerden ve mantık kalitesi düşük fikirlerden bıktıysanız, geçerlilik testinden geçmiş bilimsel başarı tekniklerine hazırsınız demektir. Atatürk’ün de dediği gibi, ‘hayatta en hakiki yol gösterici bilimdir.’
Bu kitapta soyut teoriler değil, ‘gündelik hayat bilimi’ var. Hayatta karşılığı olan araştırmalar. Eski sevgiliyi unutmaktan İngilizce kelimeleri hatırlamaya, irade gücünü geliştirmekten maaşına zam istemeye kadar yaygın sorunlara yeni nesil bilimsel çözümler anlatılıyor.
Zaferini zeka ve zerafetle kazanmak isteyenler için, bilimsel başarı araçları bu kitapta! Hayatınızı bilimle büyütün!
- İrade gücü nasıl geliştirilir?
- Başarı motivasyonu nasıl artar?
- Ne kadar bağımsız beyinlisiniz?
- Çocuklara başarıyı nasıl anlatmalı?
- Kalıcı mutluluk için bilim ne öneriyor?
- Zaman merkeziniz hangisi; geçmiş, şimdi, gelecek?
- Zeka mı, çaba mı, güzellik mi başarıda daha etkili?
- Akıllı insanlar neden bazen saçma seçimler yapar?
- Mantıksızlığın kuşatmasında, akıl sağlığı nasıl korunur?
- Zihinsel bagaj yüklerinden kurtulmak için ne yapmalı?
Rağmenciler
Hayatta iki türlü insan vardır: saydıcılar ve rağmenciler.
Saydıcılar; şartlar daha farklı olsaydı, elinde daha iyi imkan olsaydı, başka biri olarak doğsaydı neler yapabileceğini anlatır. Saydıcıların söylenme sebebi, rağmencilerin başarı nedenidir.
Rağmenciler kayıtsız ve şartsız mücadele insanıdır. “Yapamazsın” diyenlere rağmen, kendi korkularına rağmen, engelleyen ailelere rağmen, duyarsız eşlere rağmen, ayrımcılığa rağmen, yöneticilere rağmen, yoksulluğa rağmen buz kıran gemisi gibi ilerler.
Bu kitap rağmenci karakter ve kafa yapısını anlatıyor. Acıyı akılla işleyenlerin, zorluklara göğüs gerenlerin, yedi kez düşse de
sırtı yere gelmeyenlerin hikâyeleri var.
Yazar kritik bir sorunun peşinde: Mücadeleci insanlar, hayatın en acımasız zorluklarıyla nasıl başa çıkıyor? Dirençli, dayanıklı, yılmayan insanların zihni nasıl çalışır?
Hayat üniversitesi, zorluklarla mücadele fakültesi, azmin zaferi anabilim dalından dersler alacaksınız.
Hepimiz biraz rağmenciyiz. Siz nelere rağmen başardınız?
İleri doğru koşarken sizi geriye çeken eller kimindi?
Herkese ve her şeye rağmen tek bir hayalin peşindeyseniz, bu kitap sizin için. Kötü günlerde ruhunuzu yükseltip, size kim olduğunuzu hatırlatacak.
Destek göremeyenler. Kendi göbeğini kesenler.
Boyun eğmeyenler. Rağmenciler. Bu kitapta birleşin! “Yapamazsın” diyenlerden başka kaybedecek kimseniz yok.
Dünyayı ne kapitalizm kurtaracak ne de sosyalizm, tek kurtuluş yolu var: Rağmenizm!
Eleştirel Düşünmenin Yolları
Etkili İletişimin 13 Kuralı
İyi bir izlenim bırakmak için ikinci bir şansınızın olmadığı bir dünyada etkili insan olmayı denerken tökezlediğinizde, aslında neyi yanlış yaptığınızı hiç düşündünüz mü? On dakikadan kısa bir süre içinde karşınızdaki kişinin güvenini kazanmak istemez miydiniz?
Bir merak kancası ya da vücut dilindeki ufak bir değişiklik ilişkinin tüm rotasını değiştirebilir. Romantik buluşmalardan iş görüşmelerine ve suçlu analizlerine kadar pek çok durumda karşınızdakinin yüksek sesle söyleyemediği şeyleri eski FBI danışmanı Jack Shafer’ın gözünden bakarak çözebilir, insanların zihinlerini ve kalplerini yararlılığı kanıtlanmış psikolojik taktikler ile fethedebilirsiniz.
Artık kelime mayınları ya da buna benzer tuzaklar engeliniz olmaktan çıkıyor. Bu kitap size iletişimin ve etkili insan olmanın 13 altın kuralını gösterecek.
Ben De Az Değilim
Son zamanlarda sosyal medyada gördüğümüz, günlük yaşamda vitrinlerde şahit olduğumuz ve zaman zaman da bizim yaptığımız yansıtmalar var.
Ben değerliyim, ben hep haklıyım, benim gibisini zor bulur, hep alacaklıyım, belirsizliğe gelemem gibi...
Ya bizde de hatalar varsa?
Hep biz mi haklıyız?
Hep biz mi mağduruz?
Hep kader, evren, dış güçler mi suçlu?
Elbette hayır!
Ben de az değilim yani…
Günü kurtarmayan bahanelerden sıyrılma ve yüzleşme vakti. Bu kitapla sahici bir yüzleşmeyle kendine bakacak, doğru kendilik algını inşa edebilecek, psikolojik sağlamlığını güçlendirecek ve ikili ilişkilerindeki hatalarını
tespit edebileceksin.
Nerede hata yapıyorum?
Hangi döngülerden çıkamıyorum?
Neden oyuncu değişse de senaryom değişmiyor?
Ve daha fazlası.
Kendinle yüzleşmeye var mısın?
Kusursuz değilsin ama bütün kusur sende de değil.
Çocuklar Nasıl Başarır ?
İnatçı çocuk azimli çocuğa nasıl dönüşür?
Çocuklar başarı cesaretini nasıl kaybeder?
En büyük başarılar hangi yaşlarda gelir?
Kullandığımız kelimeler çocukları nasıl etkiler?
Çocuklara vazgeçmemenin gücü nasıl anlatılır?
Çocukların irade gücü nasıl geliştirilir?
Bilgisayar oyunları okul notlarını nasıl etkiler?
Dışlanmış çocuklar zaferlerini nasıl kazanır?
Çocuklara insan ilişkileri kurmak nasıl öğretilir?
Genler çocuğun başarısını ne kadar etkiler?
Zekaya övgü mü çabaya övgü mü başarı getirir?
Ailenin ilk çocuğu daha mı başarılı oluyor?
Çocuğunuz yeni nesil lider olmaya aday mı?
Çocuğa para vermek, ders notlarını yükseltir mi?
Konsantrasyonu nasıl yeniden kazanabiliriz?
Çocuğunuz kirpi beyinli mi, tilki beyinli mi?
Doğduğu ay çocuğun başarısını nasıl etkiler?
Yetenekli çocuklar yokluktan mı bolluktan mı çıkar?
En yakın arkadaşlar not ortalamasını nasıl etkiler?
İyi bir alışkanlık kaç günde, nasıl yerleşir?
İnsanlar asırlardır eski bir soruya yeni cevaplar arıyor: Çocuklara başarıyı nasıl öğretmeli?
Başarı kitapları 3 milyon okura ulaşan Mümin Sekman ile Columbia Üniversitesi’nde “üstün yetenek eğitimi” doktorası yapan Dr. Bahar Eriş, çocukların başarısını artırmak için beyinlerini birleştirdi.
Anne, baba ve öğretmenler başta olmak üzere, çocukların başarısına ilgi duyan herkesin kullanabileceği, yeni ve yararlı yöntemleri ortaya çıkardılar.
Bu bir “aile boyu başarı” kitabı. Başarılı çocuk büyütme biliminin kapsamlı ve kullanışlı bir özeti. Merkezinde büyük bir arayış var: Bir çocuk kapasitesindeki en yüksek başarı noktasına nasıl ulaştırılır?
“Evlenmeden önce çocuk yetiştirmekle ilgili altı teorim vardı. Şimdi altı çocuğum var ve hiç bir teorim yok!” demişti şair John Wilmot.
Çocuk gelişimi yazarı Adel Faber de itiraf etmişti: “Kendi çocuklarım olmadan önce harika bir anneydim!”
Tüm bunlar ne anlama geliyor? Dünyadaki değişim hızı, çocuk yetiştirme tekniklerinde gelenekten köklü bir kopuş yarattı. Sezen Aksu deyişiyle, artık “bildiklerimiz çektiklerimize yetmiyor.”
Bu kitap çocukların başarısına dair en can alıcı sorulara, yeni nesil bilimsel cevapları anlatıyor.
Çocuklara mücadele gücü nasıl kazandırılır? Başarı baskısı yapmadan, çocukların başarı istekleri nasıl kışkırtılır? Çocuğun mutluluğu ile başarısı arasındaki optimum denge nasıl kurulur?
Gençler İçin Beş Sevgi Dili
Ergen çocuklarınızın sizi en iyi anlayacağı Sevgi Dilini konuşun. Tıpkı yetişkinler gibi gençler de sevildiklerini hissetmeye büyük bir ihtiyaç duyarlar. Ancak bu gerçeği çocuklarımıza iletebilmek bazen hiç de sorunsuz olmayabiliyor. Çünkü insanlar sevgiyi farklı -çoğu zaman birbiriyle çatışan- yollarla alıp veriyorlar. Gerçekse, diyor Gary Chapman, her ana baba ve çocuğun beş farklı sevgi dili konuşmakta olduğu. Çocuğumuzun kendi sevgi dilinin farkında ya da ona hazırlıklı olmadığımızda ise ortaya ciddi çatışmalar çıkıyor. Nitelikli zaman. Sevgi sözcükleri. Armağanlar. Fiziksel temas. Hizmet davranışları. Gençler İçin Beş Sevgi Dili, sevginin işte bu beş ayrı ifade yolunu öğrenmemiz için yazıldı. Geçtiğimiz on yıl içinde Chapman‘ın bütün dünyada büyük ilgi gören kitabı Beş Sevgi Dili, sayısız evliliğin duygusal ortamında dönüşüme yol açtı. Yazar elinizdeki kitabıyla da ergen çocuklarınıza sevginizi ifade etme konusunda kapılar açacak içgörüler sunuyor.
Anne’nin Duygusal Yokluğu
Çocuklukta Yaşanan Duygusal İhmalin
Görünmez Etkilerini Bilmek ve İyileştirmek
Anneniz dalgın, mesafeli, hatta küçümseyici miydi? Kurduğunuz ilişkiler ya da kendinize verdiğiniz değer konusunda sorunlar yaşadınız mı? Duygusal açıdan orada olmayan annelerin yetişkinliğe erişmiş çocukları, genellikle hayatlarında neyin eksik olduğunu tam olarak anlayamazlar. Buna karşılık, ihmalkar annelerin çocukları yaşadıkları duygusal travmanın farkındadırlar ama bunun kalıcı ve zarar veren etkilerini gözden kaçırırlar.
Psikoterapist Jasmin Lee Cori binlerce kişide yetersiz annelik yüzünden açılmış her türlü yaranın iyileşmesine yardımcı olmuştur. Yazar, öncü niteliğindeki bu kitabının yeni baskısında, hem anneye hem de çocuğa şefkatle yaklaşmakta ve şu konulara açıklık getirmektedir:
Checklist Manifesto
"Gawande, kalemi neşter kadar keskin, konuya X ışınlarıyla bakan bir yazar. Tanı: Muhteşem." -Time- "Yıllardan beri bu kadar etkileyici bir kitap okumamıştım. Gawande muhteşem bir yazar ve bu kitabın iddialı amaçları var." -Malcolm Gladwell- "Hor görülebilecek kadar basit bir fikir hakkında dahiyane bir kitap.Gawande tezini o kadar başarılı savunuyor ki, kimsenin bu kitabı ikna olmadan kapatma şansı yok." -Seattle Times- "İçtenlikle söylüyorum, bu kitap dünyaya bakışımı değiştirdi. Yıllardır okuduğum en iyi kitap." -Steve Levitt-New York Times Frekanomics Blog "Akılla yazılmış, tecrübe ile sınanmış." -Washington Post- Daha uzun süre eğitim görüyor, daha fazla uzmanlaşıyor, daha ileri teknoloji kullanıyor ama yine de hata yapıyoruz. Ve bunun nedeni son derece basit: artık sahip olduğumuz bilgi hacmi ve karmaşıklık düzeyi, bireyler olarak bu bilgiyi tutarlı, doğru ve güvenli biçimde iletme becerimizi aşmış durumda. Time dergisi tarafından 2010’da dünyanın en etkili 100 insanı arasında gösterilen Atul Gawande, daha iyisini başarabileceğimiz görüşünü savunuyor ve çözüm olarak bize olabilecek en mütevazı yolu gösteriyor: kontrol listesi. Gawande, gerçek hayattan akıl almaz öyküler eşliğinde, kontrol listelerinin, uçakları uçurmaktan ileri derecede incelikli teknik gerektiren gökdelenler inşa etmeye dek, yaptığımız en zor işlerden bazılarını nasıl altından kalkılabilir hale getirdiğini açıklıyor. Kendi deneyimine dayanarak, doksan saniyelik bir kontrol listesinin, dünyanın dört bir yanındaki sekiz hastanede, hemen bütün cerrahi girişim türlerinde, ölümleri ve komplikasyonları, ek maliyet getirmeksizin, üçte biri aşan oranda azaltmayı nasıl başarabildiğini gözler önüne seriyor. Checklist Manifesto, yaşamımızdaki karmaşıklığın doğasını irdeleyen, merak ettiren ve eyleme geçirten bir kitap. İşini doğru yapmak isteyen herkes için...
30 Adımda Özgüven
Kendinizi hiç güçten düşmüş, kararsızlık içinde, yabancılara karşı kapalı veya yeniliklerle baş edemeyecek durumda hissettiniz mi? Nerede olduğunuza ya da kiminle olduğunuza bağlı olmadan dört dörtlük bir özgüven edinmenin yollarını bu kitapta bulacaksınız. Hem de 30 günlük bir programla, pratik yöntemleri kolayca hayata geçirerek.
Artık siz de,
-Tanımadığınız insanlarla dolu bir ortamı kısa sürede arkadaşlarla çevrili bir yer haline getirecek,
-Kendinizi sürekli eleştirmek yerine kendi kendinizin koçu olacak, hataları bir başarısızlık olarak görmektense onlardan ders çıkaracak,
-Bir yerlere yalnız gidecek ve herhangi bir korku hissetmeyecek,
-Karşılaştırma tuzağından kendinizi koruyacaksınız.
Sam Horn'un gerçekleştirilmesi mümkün tavsiyeleri, eğlendirici anekdotları ve bilge sözleri sayesinde daha önceki koşullarınız ya da yaşantınız ne olursa olsun zarafete, dinginliğe ve güce erişebilirsiniz.
Vagus Sinirine Reset At
Mutlu Olma Sanatı
Mutlu Olma Sanatı Bertrand Russell’ın iyi bir yaşam sürmek isteyenlere sunduğu bir reçetedir. Kişisel Gelişim kitaplarının vermeyi vaat ettiği ama veremediği mutluluk sırlarını açıklar. Russell’a göre mutluluk birtakım insanların bizim elimizden alabileceği temel insan haklarından biri değildir. Kişi mutluluğa başkalarını suçlayarak değil, belirlediği hedeflere erişmek için mücadele ederek ve bu mücadele sırasında eğlenerek ulaşır. Üstelik kişi bu mücadeleyi iç dünyasına değil, sosyal yaşamına dönerek vermelidir. Deyim yerindeyse, Mutlu Olma Sanatı, kişisel gelişim vaat eden bir popüler felsefe kitabıdır.
Yaratıcı Dehanın Sırları
Nato ve ABD Ordusu İstihbarat Uzmanları İle Akademisyenleri Tarafından Başvuru Kaynağı Olarak Kullanılan Kitap.
Yaratıcılık tam olarak nedir? Neden bazı insanlar diğerlerine göre daha yaratıcıdır? Sırları öğrenilebilir mi? Bir çığır açan bu kitapta dünyaca ünlü bir yaratıcılık uzmanı olan Michael Michalko tüm bu sorulara ve daha fazlasına yanıt vererek günlük hayatınızda kolayca uygulayabileceğiniz teknikleri tanıtıyor.
Michalko okuyuculara yaratıcı insanların nasıl düşündüklerini anlatmak ve sırlarını açıklamak için Leonardo da Vinci’den Charles Darwin’e, Thomas Edison’dan Walt Disney’e kadar tarihteki en büyük yüz düşünürü mercek altına alıyor. Entrepreneur dergisinin bu kitabı iş dünyasında mutlaka okunması gereken kitaplar arasında göstermesi bir rastlantı değildir. Yaratıcılığı uyandırmak için pratik egzersizler ve stratejiler sunan bu özgün kitap düşünme tarzınızda bir dönüm noktası yaratmayı ve günlük hayatta karşınıza çıkan zorlukları yenmede yenilikçi çözümler üretmenize yardımcı olmayı hedefliyor.
Artık siz de başka hiç kimsenin görmediği gibi görebilir, düşünmediği gibi düşünebilirsiniz.
Mutlu Evliliğin Sırları
Değerler Psikolojisi Ve İnsan
Cesaret, sadakat, affetme, paylaşma, cömertlik, alçakgönüllülük, özeleştiri, adalet ve diğerleri…
Toplumun geneli tarafından kabul edilen bu ortak kavramlar; bir anlamda, mutluluğun standartlar kümesidir.
Değerleri bir banka hesabına benzetirsek, iyi yatırımlar yapan kişinin hesabı ona kâr getirecektir. Ne kadar kâr ettiği hemen anlaşılmasa da bu, ileri yaşlarda faydasını göreceği bir birikim olacaktır. Doğaya ya da ailesine yatırım yapan kişinin, bu yatırımların kendisine geri döneceğini bilmesi gerekir.
Bugünün toplumsal yapısına baktığımızda, değerler artık cümle içinde kullanılan kelimelerden ibaret. Oysa değerleri gölgeleyerek toplumları değiştiren bütün kötülükler, ağaçlarda saklı kurtlar gibidir. Nasıl ki kurtlar ağacı içten kemirerek devirirse, sosyal yozlaşma ve kuralsızlık da toplumu böyle çürütür.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bizleri toplumun manevi dinamikleri olan değerlerin hayatımıza yeniden hakim olması için bir adım atmaya çağırıyor, değer eğitiminin insandan başlayarak topluma yayılması gerektiğini söylüyor ve bir Güzel İnsan Modeli sunuyor.
Sınırlar
Hayatınızı Kontrol Etmek İçin Ne Zaman Evet Nasıl Hayır Demelisiniz.
- Hayatınızı kontrol etmekte zorlanıyor musunuz?
- İnsanlar sizden faydalanıyorlar mı?
- Hayır demekte zorlanıyor musunuz?
- İstekleriniz gerçekleşmediği için hayal kırıklığına uğruyor musunuz?
- Birisi zamanınızı, sevginizi, enerjinizi ya da paranızı istediğinde nasıl cevap vermelisiniz?
Sınırlar kim olduğunuzu ve kim olmadığınızı gösterir. Sınırlar hayatınıza yön veren kişisel çizgilerdir. Zihinsel, fiziksel ve ruhsal sınırlarınızı öğrendikten sonra, insanların size ne yaptırıp yaptıramayacaklarını açık ve net olarak siz belirleyin.
Bu kitapta öğrenecekleriniz, hayatınızda birçok şeyi değiştirecek.
Sevmediğiniz yemeği yemeyin, istemediğiniz ortamda bulunmayın, eşiniz yürüyüş yapmayı sevmiyor diye onunla televizyon seyretmeyi kabul etmeyin. Sınırlarınızın içinde kişisel alanınız ve bu alanın içinde duygularınız, yapmak istedikleriniz ve ihtiyaçlarınız, dışında ise istemedikleriniz vardır. Siz nerede durmak istiyorsunuz?
Siyah Gölgende Sensin
"Yolu bilmekle o yolu almak, o yolda su içmek, o yola teslim olmak arasında fark vardır. Siyah olmadan beyaz olamazsın. Beyaz olmadan gri... Gri olmadan gümüşe dönüşemezsin. Gümüşü tecrübe etmeden altını taşıyamazsın."
Yüzleşmek; kendinle, geçmişinle, ailenle, çevrenle, doğayla, seni sarmalayan ve var eden her şeyle...
En büyük cesaret, güç, özveri, özgüven, öz idrak, sorumluluk, sevgi, nefret... hepsi yüzleşmede saklı değil mi?
Lacivert'in, Mor'un, şimdi de Siyah'ın var karşında yani en zoru, en zorlayıcısı, en acımasızı...
Öyleyse ışıkla aydınlansın karanlığın, kuytu köşelerin. Barış ve huzur çalsın o karanlık odanın kapısını. Siyahın beyaz olsun, nefretin sevgi, sevgin Aşk olsun...
Pınar Boylu Gogulan, Siyah kitabıyla insanı sorgulamaya, anlamaya, keşfetmeye devam ediyor.
Konfor Krizi
New York Times çoksatan yazarı Michael Easter’dan, konfor alanınızın sınırlarında yaşamanın ve vahşi doğayla yeniden bağlantı kurmanın evrimsel açıdan zihinsel ve bedensel faydalarına bir keşif yolculuğu.
Birçok açıdan hiç olmadığımız kadar rahatız. Ancak korunaklı, ısı kontrollü, aşırı beslenen, yeterince zorluk çekmeyen yaşamlarımız aslında en acil fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarımızın önde gelen nedeni olabilir mi? Bu sürükleyici araştırmada, ödüllü gazeteci Michael Easter, mantık dışı bir çözümün yaşamı iyileştiren sırlarını açığa çıkaran bağımsız vizyonerlerin, yıkıcı dahi araştırmacıların ve zihin-beden kondisyonu öncülerinin peşine düşüyor: konforsuzluk. Easter’ın evrimsel meydan okuma ihtiyacımızı anlama yolculuğu onu, şampiyon sporcular yetiştirmek için eski bir Japon uygulamasını kullanan NBA’in en iyi egzersiz bilimcisiyle tanışmaya; bir Oxford ekonomisti ve Budist liderin dünyaya ölümün bize mutluluk hakkında neler öğretebileceğini gösterdiği mistik Bhutan ülkesine; doğanın fiziksel ve zihinsel dayanıklılığımızı test ettiğini keşfeden genç bir sinirbilimcinin açık hava laboratuvarına götürüyor.
****
“Sağlığınıza, zindeliğinize ve kişisel gelişiminize seviye atlatmak için farklı bir şeyler arıyorsanız, işte bu kitap tam size göre.”
-Melissa Urban, Whole30 CEO’su ve The Book of Boundaries kitabının yazarı
“Michael Easter’ın dehası, sezgisel olarak bildiğimiz şeylerin yanına verileri dahil etmesidir. Çalışmaları birçok kişiye hayatlarını daha iyi hale getirmeleri için ilham verdi.”
- Dr. Peter Attia, Outlive kitabının yazarı
Nevrotik Bir Gezegenden Notlar
Sunday Times #1 Bestseller
"Zamanı Durdurmanın Yolları"nın Yazarından
Dünya aklımızı zorluyor. çılgın ve gergin bir gezegen, telaşlı ve gergin insanlarını yaratıyor; politikadan vücut kitle endeksimize hemen her şey bizi dehşete düşürüyor.
Çılgın bir dünyada çıldırmadan nasıl yaşarız?
Çevremiz kesintisiz anksiyete kaynağına dönüşmüşken nasıl mutlu hissedebiliriz?
Matt Haig, haberlerden sosyal medyaya, iş ortamından bağımlılıklara çevremizi kuşatmış dış etkenlerin “nasıl hissettiğimiz” üstündeki etkisini anlamaya, dijital çağın törelerini sorgulamaya, biraz daha serinkanlı olmaya çağırıyor bizleri. Nevrotik Bir Gezegenden Notlar, anksiyete ve panik atakla uzun yıllar mücadele etmiş bir 21. yüzyıl insanından, böyle bir yüzyılda kendimizi mutlu, bütün ve insan hissedebilmek üzerine kişisel ve yaşam dolu bir bakış. Duygularımızın, sahip olduklarımız kadar mühim olduğunu gösteren, dünyadaki o pek kıymetli vaktimizi nasıl harcadığımızı değiştirebilecek bir kitap.
Her Şey Seninle Başlar 9+ Yaş Üzeri
Sinem Kobal’ın fotoğraflarıyla
Her şey seninle başlar!
Sen yürürsen, yollar küçülür.
Sen durursan, her şey gözünde büyür.
Ne kadar iyi hazırlanırsan, o kadar az korkarsın.
Nasıl yapabileceğini öğrenirsen, sen de yapabilirsin.
Yeryüzündeki herkes gökyüzüne aynı mesafededir.
Aklını kullan, güçlü ol, gülümse ve sıkı çalış!
Sen "büyüdükçe" korkuların küçülecek!
Başarı kendini iyi hissettirecek.
Haydi, şimdi sıra sende!
Her Şey Seninle Başlar, Çocuk!
8 yılda 1.000.000 okura ulaşan Her Şey Seninle Başlar, anne babaların ısrarlı isteğiyle çocukça"ya çevrildi.
Kitabın yazarı Mümin Sekman ile genç kuşağın başarılı oyuncusu Sinem Kobal, kitabın çocuk versiyonu için bir araya geldiler. Sekman, çocuklara başarısızlık korkusunu yenmek ve özgüveni artırmak için yapılması gerekenleri öykülerle anlattı, Sinem Kobal da fotoğraflarıyla fikirleri "canlandırdı"! Böylece hem anne babaların "yararlı" bulduğu hem de çocukların "eğlenerek öğrendiği" bir kitap ortaya çıktı.Çocuklarına kendi ayakları üzerinde durmayı ve hayatı cesurca yaşamayı öğretmek isteyenler için...