Azil

Orijinal fiyat: ₺310,00.Şu andaki fiyat: ₺264,00.

Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor. Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor. İnsanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor. Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor.

Bireyin yalnızlığı, toplum dışına çıkmasıyla sonuçlanıyor. Toplum dışına itilen (ya da bunu kendi tercih eden) birey, kendi doğrularını yaratıp onlarla yaşamaya başlıyor. Zamanla toplum ile birey arasında genişleyen ahlak farkı, ikisinin de hastalanmasının temel nedeni oluveriyor.

Hakan Günday Azil'de içinde yaşadığımız toplumsal yapıya yönelen eleştirisini, modern insanın "hiç"leşme sorunsalını, gerçek, hayal, kâbus arasındaki geçişler ile zaman ve mekân geçişlerini, yer yer sertleşen ifadelerle öyle ustalıkla aktarıyor ki, okuyucuyu adeta tokatlıyor.

Yazdıklarıyla uçları zorlayan genç yazar Hakan Günday her ne kadar yeraltı edebiyatı yapmadığını söylese de, insanı rahatsız ve tedirgin edici, hem sisteme karşı olan hem de sistemle iç içe geçen karakterlerine ustalıkla can veriyor. Günday, ana karakteri Asil'in psişik özelliğine ve dünya algısına uygun bir dili de büyük bir beceriyle kullanıyor. Roman boyunca çok sayıda felsefi tanımlama ve tespit, ana karakterin üslubuyla sıralanıyor.

 

Azrail Konuşuyor

Orijinal fiyat: ₺395,00.Şu andaki fiyat: ₺330,00.

“Yarın öğlen av başlıyor. Bu yüzü unutmayın!”

Yıl 2025. Amerika’da kâbus gibi bir düzen hâkimdi. Ülkeyi yönetenler büyük bir sınıf farkı yaratmışlardı. Halkın çoğu yoksuldu. Televizyon programları insanların para için hayatları üzerine bahse girdiği bir platform haline gelmişti.

Ben Richards da o çaresiz adamlardan biriydi. İşsizdi, parasızdı ve ümitsizdi. Hasta kızının tedavi olması gerekiyordu. Ben’in yapabileceği tek bir şey vardı: Koşucu programına katılmak ve bir milyon dolar kazanmak. Yarışmanın amacı onu öldürmekle görevli Avcılar’dan kaçmak ve otuz gün boyunca hayatta kalmaktı, hem de gezendeki hemen herkes onu seyrederken ve ele vermeye çalışırken...

Acaba şimdiye dek kimsenin sekiz günden daha fazla hayatta kalamadığı yarışmayı Ben Richards kazanabilecek mi?

Acımasız sistemi yenebilecek mi?

Sonucu ne olursa olsun, Ben bu ölüm kalım oyununda sonuna dek gitmeye hazırdı...

Babalar Ve Oğullar – Koridor Yayıncılık

Orijinal fiyat: ₺185,00.Şu andaki fiyat: ₺153,00.

En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.

Rus edebiyatındaki ilk modern roman kabul edilen Babalar ve Oğullar kuşaklar arası çatışmayı gerçekçilik penceresinden ele alan, yayımlandığı ilk günkü kadar sarsıcı ve heyecan verici bir başyapıttır.

Arkadi baba evine, yakın dostu ve akıl hocası Bazarov ile beraber döner. İnsanlara tepeden bakan ve hemen her konuda fikri olan Bazarov kısa sürede ev halkı için bir tehdit oluşturur. Batı taraftarı bu kentsoylu aydınların yanından, muhafazakar toprak sahibi ailenin yanına gittiklerinde ise Bazarov’un tavırlarında acımayla karışık bir kayıtsızlık göze çarpar. Yeninin eskiyle, modernin gelenekselle, üretimin yıkımla çatıştığı bu atmosferde Bazarov, kendisini asla anlamayan “baba” figürüyle daima ters düşer.

İnsan ruhundaki dalgalanmaları ve bulutlanmaları işlerken aşkın her türlü prensibi altüst edişini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan bu eseri Uğur Büke’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.

Babamı Kim Öldürdü

Orijinal fiyat: ₺190,00.Şu andaki fiyat: ₺155,00.

Birtakım iç hesaplaşmalar içindeki yazar uzun zaman sonra çocukluğunun geçtiği, küçük, çirkin bir Fransız kentinde yaşayan babasını ziyarete gider. Karşısında bulduğuysa, erkeklerin duygularını bastırması ve sert olması gerektiğini savunan, bugün “toksik erkeklik” denen kültürün içine doğmuş, kendisine rol model olan birçok erkek gibi erkenden okulu bırakıp işçiliği değişmez bir kader gibi sırtlanarak fabrikalarda çalışıp ellisinde yatağa mahkûm olmuş, zavallı bir adamdır.

Fransa’nın en etkili yazarlarından biri kabul edilen Édouard Louis bu kısa ve çarpıcı metinde mevcut düzenin grotesk gerçekliğini vurgularken, milyonlarca insanın hayatını etkileyip yöneten siyaset denen şeyin, siyasetçiler için aslında bir salon oyunundan başka bir şey olmadığını anlatıyor.

“Louis’nin bir yazar olarak en güçlü yanı, olguları kimi zaman takıntı noktasına varacak kadar tutkulu bir şekilde hissetmesi ve hislerini nötrlemek yerine onları araştırmaya açık, felsefi bir zihinle analiz etmesidir.”

Edmund White, The Guardian

Babamın Bağlaması

Orijinal fiyat: ₺245,00.Şu andaki fiyat: ₺209,00.

Beni bir ömür sekiz köşeli şapkasının gözünde taşıyan babamı başımın üstünde taşımak için yeniden uzun ve karlı yollara düştüm.

Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir yolculuk ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi âşıkların bayramına yetiştiren Yusuf, arabasının bagajında babasının eski bavulu, ön koltuğunda üç telli bağlaması ve port bagajında tabutuyla bu kez toprağına, evine, kendine doğru yol alıyor... Babamın Bağlaması’yla Âşıklar Bayramı’nın ikinci perdesi açılıyor, Yusuf o derin kuyudan çıkıyor: Upuzun bir yolda, geçmişin sırlarıyla, geleceğin belirsizliğiyle ve hevesinden arta kalanlarla yüzleşen Yusuf, aşka, ayrılığa, ölüme ve yalnızlığa yakılmış yepyeni bir türküye kulak veriyor.

Cevdet Kudret Roman Ödülü, Attilâ İlhan Roman Ödülü, Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü ve Sait Faik Hikâye Armağanı sahibi Kemal Varol, sinemaya da uyarlanan romanı Âşıklar Bayramı’nın devamı olan Babamın Bağlaması’nda, merhaba ile hoşça kal arasındaki derin vadide yankılananlarla yine akıllardan çıkmayacak bir yolculuğa çağırıyor. 

Çünkü ayrılık, sadece bir insandan değil, artık içinde olmadığımız bir hikâyeden de mahrum kalmak demekti.

Babamın Bavulu

Orijinal fiyat: ₺240,00.Şu andaki fiyat: ₺198,00.

“Yaşadığı kent İstanbul’un hüzünlü ruhunun izlerini sürerken, kültürlerin birbiriyle çatışması ve kaynaşmasının yeni simgelerini buldu.”

2006 yılının Aralık ayında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alırken sözlerine “Ölümünden iki yıl önce babam kendi yazıları, elyazmaları ve defterleriyle dolu küçük bir bavul verdi bana.” diye başlayan ve konuşmasını “bugün babam aramızda olsun çok isterdim.” cümlesiyle tamamlayan Pamuk, “Babamın Bavulu” adlı Nobel tarihinin en içten ve en iyi hazırlanmış konuşmalarından biriyle tüm dünyada büyük yankı bırakmıştı.

Babamın Bavulu’nun 2007 Şubat’ındaki ilk baskısı, yazarın aynı adlı Nobel konuşmasının yanısıra, 2005 yılında Alman Yayıncılar veKitapçılar Birliği Barış Ödülü’nü alırken yaptığı “Kars’ta ve Frankfurt’ta” konuşmasıyla, 2006 Nisan’ında Oklahoma Üniversitesi’nde Puterbaugh Ödülü’nü alırken yaptığı “İma Edilen Yazar” konuşmalarını içeriyordu.

Bu yeni basımda ise, Pamuk’un 2012 yılında Avrupa kültürüne katkı yapan yaratıcılara verilen Sonning Ödülü’nü (Danimarka) alırken yaptığı “Avrupa Fikri” adlı konuşması da yer alıyor.

Babamın Bavulu, Pamuk’un dünyasına ve yazarlığına adım atmanın en özlü kılavuzu...

“Pamuk, roman sanatını biz Batılıların elinden aldı ve bambaşka birşey haline getirdi.”

Babamın Yeri

Orijinal fiyat: ₺190,00.Şu andaki fiyat: ₺155,00.
Ernaux’nun babası, kızı öğretmenlik sınavlarını verdikten iki ay sonra ölür. Yazar bu ölümün ardından, yetersiz eğitim görmüş, çocukluğundan beri değeri ancak kas gücüyle ölçülmüş babasının işçilikten küçük esnaflığa geçişini, onun toplumsal konumunu ve kendisiyle ilişkisini eşeler. Satırlara dökülenlerse dramatik hatıralar değil, bir portre üzerinden anlatılan bir “sınıf” hikâyesidir.   Babamın Yeri , bir adamın hem toplumun hem de kızının gözündeki “yer”ini irdeleyen, son derece kişisel bir konuyu sakınmadan, alabildiğine yalın bir üslupla evrensele dönüştürerek aktaran bir metin.   “Duyguların ve ketumluğun iç içe geçtiği muazzam bir edebî başarı.” Le Monde   “Ernaux, Simone de Beauvoir’dan bir neslin tarihini tutan vakanüvis rolünü miras aldı.” Margaret Drabble    #fransızedebiyatı #toplumsalbellek #babakızilişkisi #sınıf #aile #otobiyografi

Babil

Orijinal fiyat: ₺600,00.Şu andaki fiyat: ₺495,00.

Son yılların en çok ses getiren romanlarından Babil şimdi Türkçede!

#1 NEW YORK TIMES ÇOKSATANI
NEBULA EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ
LOCUS EN İYİ FANTASTİK ROMAN ÖDÜLÜ
İNGİLİZ KİTAP ÖDÜLÜ YILIN KURGU KİTABI
GOODREADS YILIN EN İYİ FANTASTİK KİTABI FİNALİSTİ

Traduttore, traditore: Bir çeviri eylemi her daim bir ihanet eylemidir.

1928. Kolera yüzünden yetim kalan Robin Swift, gizemli Profesör Lovell tarafından Kanton’dan Londra’ya getirilir. Orada yıllar boyunca Latince, Antik Yunanca ve Çince öğrenir, bu çalışmalarının hepsi Oxford Üniversitesi’nin prestijli Kraliyet Çeviri Enstitüsü –diğer adıyla Babil– için bir hazırlıktır. Kule içindeki öğrencileriyle dünyanın çeviri merkezi ve daha da önemlisi, büyünün merkezidir. Gümüş-işleme –çeviride kaybolan anlamın büyülü gümüş külçelerle ortaya çıkarılması sanatı– imparatorluğun sömürgeleştirme arayışına hizmet ettiği için İngilizleri rakipsiz kılmıştır.

Robin için Oxford, bilgi arayışına adanmış bir ütopyadır. Ancak bilgi güce boyun eğer ve Britanya’da büyümüş bir Çinli olarak Robin, Babil’e hizmet etmenin anavatanına ihanet anlamına geldiğini fark edecektir. Çalışmaları ilerledikçe, Robin kendini Babil ile imparatorluğun yayılmasını durdurmaya adanmış karanlık Hermes Cemiyeti arasında sıkışmış bulur. Britanya, gümüş ve afyon üzerine Çin ile savaşa giriştiğinde Robin karar vermek zorunda kalacaktır...

Güçlü kurumlar içeriden değiştirilebilir mi, yoksa devrim her zaman şiddet mi gerektirir?

“Kuang bu kitapta kendini aşmış. Babil acımasız, nazik, destansı ve samimi; hem bir aşk mektubu hem de bir savaş ilanı. Mükemmel bir kitap.” –Alix E. Harrow

“Coşku dolu bir eser. Kuang’ın burada yaptığı şey daha önce edebiyatta yapılmadı.” –Tochi Onyebuchi

Badem Dalına Asılı Bebekler

Orijinal fiyat: ₺320,00.Şu andaki fiyat: ₺255,00.
İçime bir eziklik çöktü badem dallarına bakarken. Kasımın sonu yaklaşıyor. Yarın gökyüzü kararır, doğu yeli eser soğuk. Toprak donar. Eski kuyunun çevresindeki sular buz kesilir. Sonra kar yağar yeryüzüne lapa lapa. Karlara gömülür üzüm bağı ve yöresi. Biz, evlerimizde uyuruz. Ama evlerimiz tapınak içerisinde. Bilinmez. Yeşil üniformalılar tekme ve dipçikle kapılarımızı açarlar; gece demez, kış demez; bizi kamyonlara doldurup şehrin bir ucunda bekleyen, demirden sürgün trenlerimize götürürler. Kalır badem ağaçlarımız karlar altında. Kasımlar geçer, yeni Hıdrellezler gelir. Bademler çiçek açar. Yeni filizler fışkırır gövdeden. Ama kimse bakmaz, kimse anımsamaz badem ağaçlarını. Ben unutmayacağım ama sizi badem ağaçları! Ben usumda badem filizleriyle örülü bir çevre çizeceğim.

Bakire İle Çingene Yeni Beyaz Kapak

Orijinal fiyat: ₺140,00.Şu andaki fiyat: ₺115,00.

Yvette, rahip olan babası, kız kardeşi, büyükannesi ve halasıyla birlikte bir köyde yaşamaktadır. Annesinin genç ve beş parasız bir adamla kaçmasından sonra buraya taşınmışlardır. Yvette ve kardeşi Lucille’in, tekdüze köy yaşamı son derece sıkıcıdır. Ne var ki Yvette bir süre sonra bir Çingene’yle tanışacak, o güne kadar hiç bilmediği duyguların tadına varacak, bu olay onun tüm yaşamını değiştirecektir. Modern çağ İngiliz edebiyatının en büyük yazarlarından David Herbert Lawrence’ın, ünlü Lady Chatterley’in Âşığı’ndan hemen önce kaleme aldığı Bakire ile Çingene, çok geçmeden yazarın en önemli eserlerinden biri kabul edilir oldu. Bu kısa romanda Lawrence, çoğu kez olduğu gibi cinselliği olanca içtenliğiyle ele alıyor. Bakire ile Çingene, yazarın “özgürleşmenin öncüsü” olarak görülmesine yol açan yapıtlarından.

Bale Okulu-2 Yeni Bir Yıldız

Orijinal fiyat: ₺145,00.Şu andaki fiyat: ₺120,00.
Beyaz Balina Yayınları – Bale Okulu-2 Yeni Bir Yıldız

Balinanın Ölümü

Orijinal fiyat: ₺340,00.Şu andaki fiyat: ₺281,00.

1938 yılında, uzak bir Galler adasının kıyılarına ölü bir balina vurur. Tüm hayatını adada geçirmiş Manod için bu, hem bir kıyamet alameti hem de adanın kıyılarının ötesinde neler olabileceğinin bir sembolü gibidir. Babası ve kız kardeşiyle yaşayan genç Manod, ailesinin nesiller boyunca yuva bildiği, güzel ama bir o kadar da hırçın adanın ötesindeki hayatı keşfetme arzusundan kurtulamaz.
Kıyıya vuran balinanın ardından ada kültürünü incelemek üzere gelen iki İngiliz etnograf, ona hem kendi adasının uzağındaki hayata bir bakış hem de bir kaçış ihtimali sunar. Manod, topluluğunun yanlış anlaşıldığına dair şüphelerine rağmen, bambaşka duygularla hesaplaşmak zorunda kalacaktır.
 
Balinanın Ölümü, keskin bir zekâyla yoğrulmuş ışıl ışıl anlatımıyla üzerlerine kapanan dış dünyayla yüzleşmek zorunda kalan insanların hikâyesi... O’Connor, uçurumun kenarındaki bir topluluğun ve bir kadının incelikli portresini ustalıkla gözler önüne seriyor.
“Balinanın Ölümü, aşk ve kayıp, tanıdık ve yabancı, güven ve ihanet, kara ve deniz, yaşam ve ölüm gibi pek çok kutup arasında gidip gelen, şaşırtıcı derecede kendinden emin bir ilk roman. O’Connor, Manod’da baştan çıkarıcı ve aldatıcı bir anlatıcı yaratmış: Dünyayı onun gözünden görmeyi çok sevdim ve romanın bitmesini istemedim.” -Maggie O’Farrell, Evlilik Portresi ve Hamnet kitaplarının New York Times çoksatan yazarı
“Balinanın Ölümü, sakin, aydınlık bir kusursuzlukla yazılmış, her duygusu özenle işlenmiş, ada hayatının dramını delici bir doğrulukla gözler önüne seren güçlü bir roman.” -Colm Toibin, New York Times çoksatan yazarı
“Balinanın Ölümü’nün sessiz ritmi, tutunulan ve salıverilen kaybın derin bir melodisini içeriyor. Büyük bir değişim hakkında zarif ve çetin bir hikâye.” -Anne Enright, Booker Ödüllü yazarı
“Büyük bir değişimin eşiğindeki dünyada geçen enfes, çağrışımlarla dolu bir ergenliğe giriş hikâyesi.” -The Observer, 2024 Yılının En İyileri
“O’Connor her şeyin eşiğinde bir ruh hali yaratıyor: yetişkinlik, bir topluluğun sonu ve romanın geçtiği zaman göz önüne alındığında savaş. Bu aynı zamanda çatışan ideolojilerin birbirlerine karşı köpürüp kaynadığı bir dönem ve O’Connor tüm bunları ve daha fazlasını en ince ayrıntılarıyla resmediyor.” -Crack Magazine
“Akıldan çıkmayacak, telaşsız, sıra dışı bir ilk roman... O’Connor kırsal olanı, izole olanı fetişleştirme eğilimimizi ve bir inceleme nesnesi haline gelmenin ne anlama geldiğini berrak bir bakışla sorguluyor.” -Joanna Quinn, The Whalebone Theater’ın New York Times çoksatan yazarı
“Apaçık ve zarif... O’Connor’ın mükemmel ilk romanı ... bir karakterin kendine özgü varoluşunu sahicilikle parıldatan, titizlikle gözlemlenmiş bir yazım örneği.”-Maggie Shipstead, New York Times Book Review

Baliverna’nın Çöküşü

Orijinal fiyat: ₺425,00.Şu andaki fiyat: ₺351,00.
İtalyanca edebiyat söz konusu olduğunda yaratıcı gücü ve özgün kurgularıyla sivrilen romancı, öykü ve oyun yazarı Dino Buzzati’nin sanatının zirvesine işaret eden öykülerin ilk durağı:  Baliverna’nın Çöküşü . Kitaba adını veren hikâye “Baliverna'nın Çöküşü”nde sıradan bir adam, serseriler ve haydutlar için bir sığınak haline gelmiş, harabe bir manastır olan Baliverna’nın duvarına gizlice tırmanmaya karar verir. Bu düşüncesiz hareketiyse binanın çökmesiyle cezalandırılır ve bunu kaçınılmaz yüzleşme takip eder. “Einstein ile Karşılaşma”da, dehanın bilimsel keşiflerini teşvik eden gizli gücün sırları ortaya çıkar. “Rigoletto” ya da “Makine” gibi öykülerde, mitler ve doğanın gerçeğiyle karşı karşıya gelen, insanın tüm olumsuz yönlerini cisimleştiren otonom bir kişiliğe bürünen modern makineler başroldedir. “Tanrı’yı Gören Köpek” ise karakterlerin betimlenişiyle, olayların dramatik gelişimiyle ve beklenmedik sonuyla kusursuz bir bütünlüğe sahiptir. Birdenbire ortalıkta dolaşmaya başlayan ve Tanrı’yı görmüş olabilecek bir köpeğin insanların iyiliklerini ve kötülüklerini yargılayan bakışlarına karşı koymak mümkün müdür?   “Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” -Jorge Luis Borges “Buzzati bütün kitaplarında gerçekçilik ile inanılmazı, akılcılık ile tuhaflığı, ciddiyet ile delişmenliği, metodik olan ile kuralsızlığı harmanlamayı başarmıştır. […] Buzzati bu dünyayı, her şeyden öte işlevsel, nahif, yalın, kimi zaman dokunaklı, dahası romantik bir dille ‘düşsel’ kılar.” -Claudio Toscani “Gözünü ısrarla kötülüğe çeviren, inatla ‘pişmanlık’ ve ‘acı’ gibi sözcükleri kullanan Buzzati, insanoğlunun büyük bir yıkıma neden olduğu halde kendini yumuşak, hoşgörülü ve süslü yalanlarla kandırdığı bir çağda sert bir yazar olarak görülebilir. Aslında Dino Buzzati, tam da bu nedenle, insan aklının gizemi yenmek ve unutmak için kılık değiştirmekten tamamen vazgeçtiği bir geleceğin yazarıdır.” -Fausto Gianfranceschi

Balık İzlerinin Sesi

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺234,00.
'- Anne tarafından Afife Jale’ye akraba oluyorum. Babamın kökleri dePirî Reis’in amcası Kemal Reis’e uzanır, dedim gururla. - Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla.- Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş... olağanüstü... Anlamalıydım... Çoktan anlamalıydım...

Balıkçı Korsanlar

Orijinal fiyat: ₺250,00.Şu andaki fiyat: ₺205,00.
Güneş doğuyor. Mavi Sardalya enginlere açılıyor. Palamut Kasabası’nın en şenlikli gemisi Mavi Sardalya’nın balıkçıları bu sabah kıyıdan ayrılmamış. Mürettebat toplanmış, merakla ortalarda görünmeyen Kaptan Hamsisever’i bekliyor. Dün tayfalardan Yağlıhamsi, “Hep aynı. Hep aynı...” geçen günlerini değiştirmek için yüreğinden geçenleri dillendirdi. Mürettebat bu durumdan biraz endişeli. Kaptan ise kararını verdi: Birlikte yeni bir sefere çıkacaklar! Bu sefer, fırtınasıyla, keşfedilen adalarıyla, sualtından çıka gizemli sandığıyla, onları Kızılkorsan’ın hazinesine ulaştıracak. Hazineyi bulmak kolay... Bulduğunu anlamak ise marifet! M. Banu Aksoy, her günü aynı şekilde yaşamaktan sıkılıp değişikliklere cesaret eden bir mürettebatla tanıştırıyor okurlarını. Birbiriyle atışmaktan geri durmayan Pembesomon ile leziz yemekler yapan Konserve’nin, dürbün gözlü Tüysüzkerevit ile meraklı kızı Barbunya’nın, iki çocukluk arkadaşı Zargana ile Yağlıhamsi’nin, muzip dede Hamsipaluk’un, çatık kaşlarının ardındaki sevecen bakışlarıyla Kaptan Hamsisever’in, eski yelken şampiyonu dümenci Çiroz’un macera dolu, bir o kadar da komik hikâyesine davet ediyor.

Balıkçı Ve Oğlu

Orijinal fiyat: ₺295,00.Şu andaki fiyat: ₺244,00.

"Keşke İnsanlar da Yunuslar Kadar İyi Olsaydı"

Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor.

Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri haberlerden aşina oldukları ölü insan bedenleri ve yarı ölü bir bebek evliliklerinin tam ortasına düşerek bir bomba etkisi yaratıyor; aile ilişkilerini bambaşka bir çehreye büründürüyor.

Balıkçı ve Oğlu, Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair çok şey söylüyor. Bunun ötesinde göçmenlerin bir bilinmeze doğru göze aldıkları yolculuğu, hayatta kalma çabalarını ya da ölümü; kısacası “deryaya yakın, dünyadan uzak” yaşamlarını odağına alıyor. Livaneli’nin belki de en şiirsel romanı olan Balıkçı ve Oğlu; aile, aşk, ebeveynlik, evlat, kadın dayanışması, dostluk, göç, doğa üzerine çağdaş bir epope.

Zülfü Livaneli’nin, uzun bir aradan sonra yazdığı ve heyecanla beklenen yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, ustalıkla seçilen tasvirlerle okurun zihninde capcanlı bir anlatı oluşturuyor.

Balonla Beş Hafta – Modern Klasikler 174

Orijinal fiyat: ₺166,00.Şu andaki fiyat: ₺135,00.

1863 yılında yayımlanan Balonla Beş Hafta, Jules Verne’in hem ilk romanı hem de muazzam Olağanüstü Yolculuklar koleksiyonunun ilk yapıtıdır. Üç İngiliz kâşifin o dönemde Avrupalıların gözünde hâlâ gizemini koruyan Afrika kıtasını balonla baştan başa aştıkları macera dolu yolculuğun hikâyesi, sonraki Jules Verne romanlarına da damgasını vuran bütün özellikleri taşır. Yenilikçi bir bilimsel icat, gerilim ve sürprizlerle dolu girift bir olay örgüsü, bilinmeyene yapılan bir yolculuk, hedeflerine ulaşma yolunda gözünü budaktan sakınmayan karakterlerin sergilediği azim ve cesaret, dostluk ve sadakat temaları, yazarın muziplik sınırında gezinen mizahıyla harmanlanmıştır. Roman, bütünüyle kurgu bir yapıt olmasına karşın gerçek bir gezi günlüğü edasıyla kaleme alınmıştır. Karakterlerin Afrika halklarına ilişkin gözlem ve söylemleri, o dönemde Avrupa’daki düşünce ikliminin, Batılıların kendilerinden olmayana yönelik yaklaşımlarının izlerini taşır.

 

Bambaşka

Orijinal fiyat: ₺239,00.Şu andaki fiyat: ₺192,00.
Ey gül devrinden koparılan taze yara, çağlar aştım şehrinden Kandillerinden damıtılan ecel gömleğiyle düğümlendi dilim Toplandıkça dağıldığım şehrayin, kırk yamalı kalbimin kilidi Kırıntılarım kuşlarla cilveleşirken bir arpa boyu yol gidemediğim   Çözülemeyen sırrın imece sarhoşluğunda tek celsedeyim, bambaşka

Bana Aşkla Gel

Orijinal fiyat: ₺249,00.Şu andaki fiyat: ₺200,00.
Yakalandığım en güzel hastalığın belki de tek kelime ile ifade edilmesiydi aşk. Her sızlattığı yara, ondan da azılı, ondan da acımasız… En umulmadık anda açtığı şefkat kolları da olmasa, kim katlanırdı ki bu illete? Yağmurun getirdiği toprak kokusunu, denizin kayalıklarla sevişirken çıkardığı o sesi, güneşin uyku mahmurluğunu alan tazeliğini, rüzgârın şevkle saran sadakatini, bulutların insan tahlil ettiren o şekillerini aşktan başka hangi duygu sunabiliyor ki insana? Sevgili mi? O, aciz bedene ayrı bir yürek sızısı değil mi zaten? Köre resim göstermeye çalışmak gibidir yâre aşkı sunmak, tattırmak, yaşatmak… Yâr, benim savaşıma silahsız cepheler açma! Evvela aşkı hisset iliklerine kadar ve ona bulan etinle, kemiğinle. Ardından bul beni, herkesin unuttuğu anda. Önce aşka tutul, yandıkça bana tutun! İlk sen bul o mukaddes hissi. Sonra sığın onun koynuna ve bir gece yarısı çal kapımı. Velhasıl sen bana aşkla gel sevgili, bana aşkla gel.

Bana Bir Resmini Yolla

Orijinal fiyat: ₺500,00.Şu andaki fiyat: ₺413,00.

Sözüm telden gelir, aklım gülden gelir, elin oğlu elden gelir, eğlen gönlüm eğlen, yaşam dediğin ‘sevi’mden gelir, yarın beklediğin ölüm, şaşırtır seni bugünden gelir…”
Bana Bir Resmini Yolla, kışlada başlayan dostluğun küçük mektuplarla çoğaltıldığı, türkülerle düşleri süsleyen, Türkiye’nin 30’lu yıllarına mercek tutan, Cumhuriyet aydınlığını, devrimlerin etkilerini, hastalıklarla mücadeleyi satırlardan yansıtan bir vefa öyküsü.
Edebiyatımızın usta kalemi Hidayet Karakuş, akıcı ve yalın kalemiyle bizim masalımızı anlatıyor.

 

Bana Seni Seviyorum Deme Evlen Benimle

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺265,00.
Tuzlu kahve gerçek aşkın sıvı halidir...   Hayatta birçok kez haksızlığa uğrarız.  Lakin öldüreceğini sandığımız hiçbir acıda yılmayız... Herkesin bir hikâyesi vardı. Kimi dile getirmedi acıyan yanlarını. Oturup kâğıda döktü acılarını. Kimi yalnızca sustu, içine ata ata doldu taştı... Yine de tek kelime edemedi. Hayat kimine sevebileceği nice kalpler sundu, kimse sevemedi. Elbet benim de dile getiremediğim acılarım var.  Anlatmak istesem anlatılmaz... Zaten bazı acılar dile getirilemez. Getirilmek istense de kelimeler yetmez... Dilinden, “Seni seviyorum,” sözü eksik olmayan insanlar zaten sevemez. Aşk hissettirmektir, emektir, bunu kimse bilmez. Dil, “Seviyorum,” dese de her yürek sevemez.   Erkek, “Seviyorum,” der,  sevdiği kadının tuzlu kahvesini içer.

Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺265,00.

Sen benim kalbimin kafası güzel halisin...

Sevmekten daha önemli şeyler vardır.
Hissettirmek gibi, koklayarak öpmek gibi… 
Bazen sevilmekten çok varlığını hissetmek istersiniz. Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz.Kadınlar sevildiğini duymaktan çok hissetmek ister.
Sevdiği adamın sevgisini hisseden kadından daha güzeli yoktur.
Sevdiği kadına sevgisini hissettiren erkeğin aşkına doyum olmaz.
Ben bu kitapta kendimi sana hissettirmeye geldim. 
Ben sevdikçe hissettirdim, sen hissettikçe gittin.
Oysa sen benim kalbimin kafası güzel haliydin…
Ve o gün öyle bir gittin ki ben o günden sonra kendimi hissetmedim…
Ve o kalple seni sevdim.
Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz…

Bana Seni Seviyorum Deme Sev

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺265,00.
Çünkü zaman değil, en çok sevgi iyileştiriyor insanı.   Kurduğum en güzel hayallerim yıkıldı.  Hem de beklenmedik insanlar tarafından. Bense bu duruma sadece sessiz kaldım. Korkaklığımdan değil, kırgınlığımdan. İnsanın bazen en çok söylemesi gereken şeylerin yerine sahne alır suskunluğu. Ben de sustum ve kendi gösterimi kendim izledim. Gişe rekoru kıran bu gösteride, başrolü yalnızlığım ve hayal kırıklıklarım oynadı.  Ben de yalnızca izledim. En güzel hislerimi değmeyecek insanlar uğruna heba ettim...

Barbarın Kahkahası

Orijinal fiyat: ₺260,00.Şu andaki fiyat: ₺221,00.

Hiçbir trajedi kişisel değildir: sirayet eder, bulaşır ve sonunda herşeyin rengini, kokusunu değiştirebilir. Sema Kaygusuz yeni romanı Barbarın Kahkahası'yla bir motelde olup bitenlerle bir ülkeyi anlatıyor.

Tatil, dinlenme, tembellik zamanının beklenmedik ve pek nahoş bir şekilde kesintiye uğraması motel ahalisi arasında gerginliklere, bastırılmış kişisel hesaplaşmaların gün yüzüne çıkmasına, dillendirilememiş acıların ortalığa saçılmasına sebep olur. Tüm bu olan bitene bir ergenin sert, zalim ve el yordamıyla giden "erkek olma" uğraşları da eşlik eder.

Kaygusuz okurlarının iyi tanıyacağı kendine has üslubuyla ilerleyen roman, alttan alta sürdürdüğü polisiye roman gerilimini de final sahnesine kadar taşımayı başarıyor.

Barbaros Hayrettinin Hayatı

Orijinal fiyat: ₺150,00.Şu andaki fiyat: ₺124,00.
Kırmızı Kedi Yayınevi – Barbaros Hayrettinin Hayatı

Barem Kanunu

Orijinal fiyat: ₺125,00.Şu andaki fiyat: ₺105,00.

“Ben İstanbul’dan döndükten sonra şu mahud ‘Barem Kanunu’nu Ankara’da yeni çıkmaya başlayan Başkent adlı bir dergide tefrika ettim. Ama on beş yirmi tefrika sürdü, sonra şimdi burada anlatması çok uzun ihtilaflar yüzünden kesmeye mecbur oldum. Yalnız sana şunu söyleyeyim: Romanım çok istediğim gibi oldu. Zevkine, bilgisine güvendiğim bir iki dostumdan da çok teşvik gördüm.”
Melih Cevdet Anday’ın Şevket Rado’ya yazdığı bir mektuptan alıntılanan bu satırların izi sürülerek ortaya çıkarılan Barem Kanunu, 77 yıl sonra ilk kez kitaplaşıyor!  1946’da, henüz otuzlu yaşlarının başındayken giriştiği bu ilk tefrika roman denemesinde Anday’ın, atmosfer yaratma, karakter inşası ve kurmaca yeteneğinde daha başından ne denli usta olduğu görülüyor.  Barem Kanunu, Melih Cevdet Anday’ın edebî biyografisini sıfırlayarak yeni bir tarih başlatacak…
Ama bu memuriyet hayatı hiç de dışardan görüldüğü gibi değildi ki. Bir gün hiç tanımadığı asık suratlı bir adam odadan içeri giriyor, bütün memurlar asker gibi ayağa dikiliyorlar; sanki hayatları bu adamın dudakları arasındaymış gibi korkudan titreşiyorlardı. Tabii gün geçtikçe yavaş yavaş o da bu memurlara benziyordu. Memuriyetin beğenilecek nesi vardı yani?

Barışın Akılalmaz Yolculukları

Orijinal fiyat: ₺245,00.Şu andaki fiyat: ₺203,00.
Günışığı Kitaplığı – Barışın Akılalmaz Yolculukları

Başıbozuk Sevdalar

Orijinal fiyat: ₺320,00.Şu andaki fiyat: ₺272,00.

Onunla bir ömür değil onun için bir ömürdür sevda

“Suç bende! Acılarımı dışa vursam sorun yok. Ama olabildiğince acılaşmış sözcükleri ortalığa saçacağıma yutuyorum. Pervasızca zehirliyorlar beni...” diyor Şiir.

“Kardeşlik zorunlu arkadaşlık, arkadaşlıksa seçilmiş kardeşliktir” dedirten bir can dost, Eda var yanında. Ve Şiir’in hayatına dokunan üç erkek...

“Bugüne kadar duyduğum, okuduğum, dinlediğim ya da seslendirdiğim bütün şiirlerden daha güzelsin!” diyen Ezel.

“Aşkın yaşı yoktur, mantığı da” tezini savunan Baran.

Ve hikâyesi, “Seni herkesten kıskanıyorum” ile “Nereden sevdim o zalim kadını” arasında sıkışıp kalmış bir Recep.

Şiir’in ruh hali ise karmakarışık. Şöyle ifade ediyor kendini:

“Bütün renkler çekip gitmiş hayatımdan
Siyaha, beyaza razıyım da...
Kapkara bir kuytunun derinine itivermişler beni
Gözlerim gökkuşağının yedi rengine hasret
Dokunsalar tel tel dağılacak yüreğim
Beynimse çoktan yükünü almış
Darmadağın...”

Başka

Orijinal fiyat: ₺249,00.Şu andaki fiyat: ₺200,00.
Bedeni çalınan bir gencin, hırsızlarla nefes kesen mücadelesi...   Romanlarımın içine girmeyi, orada yaşayan karakterlerle vakit geçirmeyi severim. Elinizdeki itirafı yazarken ise tam tersi kıyısında, köşesinde dolaştım. Yanlışlıkla atacağım sakar bir adım, hercai akıp giden azgın bir nehre kapılıp sularında boğulmama neden olabilirdi. İşlek bir caddede karşıdan karşıya geçmek gibiydi sayfalarında seyahat etmek. Her an büyük bir kamyonun altında kalabilir, eğer hâlâ can vermediysem soluğu acil serviste alabilirdim. Son noktayı koyup korkularımdan sıyrıldıktan sonra sanki kendim yazmamışım gibi bağımsız bir okuyucu gözüyle hepsini okudum. Böylesi çok daha güvenliydi. Daha ilk sayfada heyecan koluma girdi ve romanın sonuna kadar bana eşlik etti. Bazen güldüm, bazen düşündüm, bazen de ağladım. Son sayfada yazar iyi ki yazmış dedim. Buruk bir tat ruhumu titretti.   Kalemin kâğıda tutkusudur roman. Ben o tutkuyu sayfaların içinde çok defa görebildim. Hadi buyur, kapağı arala ve ne demek istediğimi kendi gözlerinle gör. Eğer içinde kendinden bir şeyler bulursan bil ki sen de bendensin ve sende de en az benim kadar hatta benden de ziyade bir delilik var. Unutma sınırları korumakla değil, sınırları yıkmakla başlar özgürlük...   Turgut Ülgezer

Başka Bir Gezegen Yok

Orijinal fiyat: ₺175,00.Şu andaki fiyat: ₺145,00.
Genç Timaş – Başka Bir Gezegen Yok

Başkalarının Tanrısı

Orijinal fiyat: ₺320,00.Şu andaki fiyat: ₺264,00.

Başkanın Öldürüldüğü Gün

Orijinal fiyat: ₺230,00.Şu andaki fiyat: ₺190,00.
1970 yılında Mısır Devlet Başkanı Nasır'ın ölümünden sonra başa geçen Enver Sedat, 1973 yılındaki Arap- İsrail Savaşı'nda Sina'yı geri alarak gösterdiği başarının ardından İnfitah denilen açık kapı politikasını uygulamaya koymuştu. Devlet kurumları özelleştirilmiş, Mısır piyasası Batı'ya kapılarını açmıştı. 1981'de, zaferinin yıldönümü kutlamalarının yapıldığı gün, askeri birliklerin geçit töreni sırasında Sedat, köktendinci olduğu sonradan anlaşılan üniformalı biri tarafından vurulur. Mahfuz'un bu suikasttan birkaç yıl sonra yazdığı bu kısa roman, sadece Başkanın son gününü işlemekle kalmıyor, Elvan ile Randa'nın, Mısır'ın orta sınıfından iki genç nişanlının zor zamanlarda yaşanan aşkını da anlatıyor. Mahfuz'un, bir aşk hikâyesinin fonunda ülkesinin geçirdiği dramatik bir dönemi başarıyla işlediği romanda, Başkanın öldürülmesi, o gün işlenen tek cinayet olarak kalmayacak, iki gencin hayatları bir başka ölümle birlikte beklenmedik bir yöne sapacaktır.

Batan Güneş

Orijinal fiyat: ₺180,00.Şu andaki fiyat: ₺149,00.

“Daha önce tatmadığım bir korku tarafından ele geçirilmiştim. Aşk acısı denen şeyin bir parçası mıydı bu da? Issızlığın ortasında dikilirken güneş batmıştı ve gecenin çiyi üstüme yağarken ölmekten başka çarem yokmuş gibi hissettim.”
 
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, sıradışı hayatıyla da meşhur Osamu Dazai’nin savaş sonrası manevi bağları kopmuş bir Japonya’yı arka planına yerleştirdiği romanı Batan Güneş yayımlanır yayımlanmaz sansasyon yarattı. Dazai’nin şair sevgilisi Şizuko Ota’yla yaşadıklarından ve onun günlüklerinden faydalanarak kaleme aldığı roman, küçük bir ailenin adım adım yıkıma nasıl gittiğini gözler önüne seriyor. 
 
Bir zamanlar zengin olan aristokrat bir ailenin 29 yaşındaki kızı Kazuko ve annesi, Tokyo’daki lüks evlerini satıp İzu Yarımadası’ndaki bir evde kıt kanaat yaşamaya çalışırlar. Ancak kırılgan bir dengeye oturmuş hayatları, Kazuko’nun İkinci Dünya Savaşı’nda kaybolmuş erkek kardeşi Naoci’nin dönüşüyle altüst olur. Annesinin sağlığı giderek kötüleşir ve tüm paraları Naoci’nin Tokyo gezilerinde çarçur olurken Kazuko da gönlünü alkolik bir yazara kaptıracak ve başına gelenler topluma karşı hissettiği yabancılaşmayı giderek derinleştirecektir.

Batı Penceresinin Meleği Yeni Beyaz Kapak

Orijinal fiyat: ₺290,00.Şu andaki fiyat: ₺240,00.

Baron Müller kendisine miras kalan günlükleri karıştırırken, Kraliçe I. Elizabeth’in büyücüsü John Dee’nin hayat hikâyesiyle karşı karşıya olduğunu anlar. Baronun yazgısı, Dee’nin yarım bıraktığı işlerle ilintilidir ve baron hem kendisinin hem de Dr. Dee’nin yazgısını tamamlamak için zaman ve mekânda farklı izler sürmeye başlar, böylece büyük simyacının ölümsüzlüğü bulduğu dünyaya dalar. Dee’nin hayattaki son akrabası Baron Müller, şimdi geçmişin hatalarını düzeltmek, pürüzlerini gidermek durumundadır. Batı Penceresinin Meleği büyü ve simyayla dolu bir öykü, okült bir metin. Gustav Meyrink’in bu son romanı, çoktan tükenmiş gibi görünse de yaşanmaya devam eden hayatlarla, bugünün görüngülerinde yüzeye çıkan geçmişin yansımalarıyla ilgili. Batı Penceresinin Meleği, başka yaşamların ve başka dünyaların birbiriyle bağıntılı olarak yan yana varlık gösterdiği çok katmanlı bir evren.

Baudelaire Fraktali

Orijinal fiyat: ₺260,00.Şu andaki fiyat: ₺215,00.

Şair Hazel Brown bir sabah oldukça tuhaf dekore edilmiş bir otel odasında uyanır ve Charles Baudelaire’in tüm eserlerini yazdığını fark eder. Hayır, Baudelaire’in kendisi değildir ama onun eserlerinin muharriri olmuştur! Bu ne kadar şaşırtıcı olursa olsun, Hazel Brown için yazar olmak üzere çıktığı imkânsız yolculuktan daha şaşırtıcı değildir. “Lanetli şair” ruhuyla canlanan Brown Londra, Vancouver, Paris ve Fransız kırsalı arasında mekik dokuyacaktır. 1980’lerin başından günümüze akıcı bir şekilde, kiralık odadan kiralık odaya geçerken modernite, yoksulluk ve mükemmel ceket gibi Baudelaire saplantılarını düşünür... Bu artık bir dişi-dandy’nin hayatının efsanesidir.
Bir yandan büyülü gerçekçilik, bir yandan feminizm ve feminist poetika, bir yandan terzilik tarihi, bir yandan kitap tutkusu, bir yandan çağdaş sanat ve 19. yüzyıl resmine duyulan aşk ve en çok da bir kadınlık hikâyesi Baudelaire Fraktali. Kanadalı şair Lisa Robertson’un “ilk romanı” geleceğin klasikleri arasında…

Bay Lear

Orijinal fiyat: ₺400,00.Şu andaki fiyat: ₺330,00.

"Raslantıdan kaçma. Rastlantının kucağına düş, o senden akıllı," diyen Oktay Rifat, 1982 yılında yayımlanan üçüncü romanı Bay Lear'de, Shakespeara'in krallığını kızları arasından bölüştürmek isteyen ve sahip olduğu gücü paylaştırmaya kalkışınca kendisini trajik olayların kucağında bulan yaşlı kralı Lear gibi bir yaşlı adamın çevresinde kurar hikayesini. Bir de yıldızım vak kimi zaman başımı kaldırıp baktığım, her seferinde bulduğum. Bir üçgenin uçlarıyız. Kıyıdaki yıldız pencere, gökteki yıldız taraçada ben. Denize bakmadan eve giremem.Eve girmeden denizi düşünemem. Ay ışığında, aralık bıraktığı kapıyı itiyorum usulca. Elimi tutuyor, elleri soğuk. Vermekten çekiniyor elini soğuk olduğu için biliyorum bunu.Perdesini aralıyor, oturuyoruz yan yana ağaçlara karşı ağır memeleri avucumda. Perdeleri inik her zaman. O gün açıktı, bugünkü gibi aklımda, bahçenin ağaç karartısı, yanızlığı ve susuzluğu ömrün ve her çeşmenin başında duran o nöbetçi bendim, kendim için, onun için. O durağa varmamız gerekli. Yan yana oturduk ayı görünmeyen gecenin acık karaltısında. Belli ki bir dolap ve sandalye bize bakıyor. Tiftik battaniyenin tüyleri uzun, saçları ağzıma giriyor, elim en sıcak kuyuda.Ata binip dönüyorum yalıya.At yok. bir kamçı vuruyorum sağrısına ağaçların içinden düz gidiyor önce, yamaçtan aşağı sarınca ağaçların içinden düz gidiyor önce, yamaçtan aşağı sarınca yitiyor gözden. Fatma yok dönmedi. Uzandık yan yana. Geldi korkarak iç dinezine gecenin elime uzattım ve tuttum. At kapıda bekliyor yalıda. Kayık daha bitmedi.

Bay Mercedes

Orijinal fiyat: ₺620,00.Şu andaki fiyat: ₺518,00.

Bakalım bu oyunda kim av, kim avcı olacak?

Bill Hodges: Emekli polis
Brady Hartsfield: Bill Hodges’un asla çözemediği cinayetlerin faili.

Şimdi bir kez daha büyük bir oyunda karşı karşıyalar. Dünyanın en çok satan yazarı Stephen King’den zamana karşı yarışan yüksek gerilimli bir romanı.

Bayan Peregrine İn Tuhaf Çocukları 2. Kitap Gölge Şehir

Orijinal fiyat: ₺550,00.Şu andaki fiyat: ₺454,00.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nın Macerası Gölge Şehir'de Devam Ediyor! 3 Eylül 1940. On tuhaf çocuk, ölümcül canavarlardan oluşan bir ordudan kaçıyor. Ve onlara yardım edebilecek tek kişi var, o da bir kuşun bedenine hapsolmuş durumda.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nda başlayan olağanüstü yolculuk, Jacob Portman ve arkadaşlarının, dünyanın tuhaf başkenti olan Londra'ya yaptıkları yolculukla devam ediyor. Orada, müdireleri Bayan Peregrine'e yardım etmenin bir yolunu arayan tuhaf çocukları, savaş yüzünden yaralanmış bu şehrin karanlık köşelerinde korkutucu sürprizler bekliyor. Serinin ikinci kitabı Gölge Şehir de merak uyandıran eski fotoğraflarla heyecan verici bir hikâyeyi bir araya getiren, eşsiz bir kitap. Gölge Şehir'e yapılacak bu yolculukta siz de yerinizi ayırın!

"Gergin, duygusal ve tuhaf mı tuhaf. Fotoğraflar ve metin birbirini tamamlayarak unutulmaz bir hikâye yaratıyor." -John Green, Aynı Yıldızın Altında'nın çoksatan yazarı
"Tuhafın tadını almışları heyecanlandıracak bir macera…"

-Kirkus Reviews

"İlk kitabın hayranları, bu kitabın içindeki ganimetlere bayılacak."

-School Library Journal-

"Güçlü bir devam kitabı, ilki kadar sürükleyici ve bağımlılık yaratıcı."

-Hypable

Bayan Peregrine Nin Tuhaf Çocukları 3.Kitap Ruhlar Kütüphanes

Orijinal fiyat: ₺580,00.Şu andaki fiyat: ₺479,00.

Tuhaf çocukların hikayesi, serinin üçüncü kitabı Ruhlar Kütüphanesi’yle son buluyor.

Olağanüstü güçlere sahip bir çocuk. Ölümcül canavarlardan oluşan bir ordu. Tuhafların geleceği için verilen destansı bir savaş.

Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları ile başlayan ve Gölge Şehir ile devam eden macera, Ruhlar Kütüphanesi’nde nefes kesici bir son buluyor. Öykümüz on altı yaşındaki Jacob’ın yeni bir özel güç keşfedip, tuhaf yoldaşlarını sıkı korunan bir kaleden kurtarmak için tarihin içine dalmasıyla başlıyor. Bu yolda Jacob’a, ateşi kontrol edebilen Emma Bloom ve kayıp çocukları bulmakta üstüne olmayan Addison MacHenry adlı bir köpek eşlik ediyor.

Günümüz Londra’sından, Viktorya İngilteresi’nin en korkunç mahallesi olan Şeytanın Arka Bahçesi’nin labirentvari arka sokaklarına seyahat edecekler. Burada, bütün tuhaf çocukların kaderleri belirlenecek. Serinin önceki kitaplarında olduğu gibi, Ruhlar Kütüphanesi heyecan verici fantazi ile daha önce hiç basılmamış eski fotoğrafları ve eşi benzeri olmayan bir okuma deneyimini kusursuz biçimde bir araya getiriyor.

Bazı İnsanlar Böyle Yaşar – 4 Ciltli

Orijinal fiyat: ₺489,00.Şu andaki fiyat: ₺395,00.

Müzayedeye katılan Lina ve Aral, kendilerini bir sirk gösterisinin ortasında bulduğunda başrol olduklarını fark etmeleri uzun sürmez. Sirkin perdeleri kapanmamak üzere açıldığında ise oyun başlar ve gerçek ile illüzyon birbirine karışır. Yaşam ile ölüm arasında tercihler yapmak zorunda kalan Lina, damarlarında akan kanı inkâr edemeyecek durumdadır. Ortaçağ’dan bu yana kanında taşıdığı DNA onun için bir lanet, Circus için bir lütuftan ibarettir ve Yüksek Şûra’nın bunun peşini bırakmaya niyeti yoktur. Gölgesinde yetişmiş üç cennet çiçeğinden biri ayaklarına dolanarak onu da yeraltına çekmek ister. Lina ya mecburiyet tasmasını takacak ya da sevdiklerini bir bir darağacına uğurlayacaktır…

Damarlarımda akan ağır kan…  Üzerimde taşıdığım ruh yalnızca yedi gram. Al benden neyimi istiyorsan. Kendisine olan saygısını da yitirdiğinde ne yapar insan? Kim açar kapısını, kendinden bile kaçsan? Kalmak mı zor gitmek mi? Otuz beş binde verilen bir karar… Hangisi yaşatır, hangisi derinden yaralar? Verilmesi zor cevaplar… Tek tesellisiyse; bazı insanlar böyle yaşar… Bu hayatı mutlaka kazanacağım Aral…