Bay Lear
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺330,00Şu andaki fiyat: ₺330,00.
“Raslantıdan kaçma. Rastlantının kucağına düş, o senden akıllı,” diyen Oktay Rifat, 1982 yılında yayımlanan üçüncü romanı Bay Lear’de, Shakespeara’in krallığını kızları arasından bölüştürmek isteyen ve sahip olduğu gücü paylaştırmaya kalkışınca kendisini trajik olayların kucağında bulan yaşlı kralı Lear gibi bir yaşlı adamın çevresinde kurar hikayesini. Bir de yıldızım vak kimi zaman başımı kaldırıp baktığım, her seferinde bulduğum. Bir üçgenin uçlarıyız. Kıyıdaki yıldız pencere, gökteki yıldız taraçada ben. Denize bakmadan eve giremem.Eve girmeden denizi düşünemem. Ay ışığında, aralık bıraktığı kapıyı itiyorum usulca. Elimi tutuyor, elleri soğuk. Vermekten çekiniyor elini soğuk olduğu için biliyorum bunu.Perdesini aralıyor, oturuyoruz yan yana ağaçlara karşı ağır memeleri avucumda. Perdeleri inik her zaman. O gün açıktı, bugünkü gibi aklımda, bahçenin ağaç karartısı, yanızlığı ve susuzluğu ömrün ve her çeşmenin başında duran o nöbetçi bendim, kendim için, onun için. O durağa varmamız gerekli. Yan yana oturduk ayı görünmeyen gecenin acık karaltısında. Belli ki bir dolap ve sandalye bize bakıyor. Tiftik battaniyenin tüyleri uzun, saçları ağzıma giriyor, elim en sıcak kuyuda.Ata binip dönüyorum yalıya.At yok. bir kamçı vuruyorum sağrısına ağaçların içinden düz gidiyor önce, yamaçtan aşağı sarınca ağaçların içinden düz gidiyor önce, yamaçtan aşağı sarınca yitiyor gözden. Fatma yok dönmedi. Uzandık yan yana. Geldi korkarak iç dinezine gecenin elime uzattım ve tuttum. At kapıda bekliyor yalıda. Kayık daha bitmedi.
| Yayınevi | Yapı Kredi Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Oktay Rifat |
| Sayfa Sayısı | 212 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Yapı Kredi Yayınları – Bay Lear
/n
“Raslantıdan kaçma. Rastlantının kucağına düş, o senden akıllı,” diyen Oktay Rifat, 1982 yılında yayımlanan üçüncü romanı Bay Lear’de, Shakespeara’in krallığını kızları arasından bölüştürmek isteyen ve sahip olduğu gücü paylaştırmaya kalkışınca kendisini trajik olayların kucağında bulan yaşlı kralı Lear gibi bir yaşlı adamın çevresinde kurar hikayesini. Bir de yıldızım vak kimi zaman başımı kaldırıp baktığım, her seferinde bulduğum. Bir üçgenin uçlarıyız. Kıyıdaki yıldız pencere, gökteki yıldız taraçada ben. Denize bakmadan eve giremem.Eve girmeden denizi düşünemem. Ay ışığında, aralık bıraktığı kapıyı itiyorum usulca. Elimi tutuyor, elleri soğuk. Vermekten çekiniyor elini soğuk olduğu için biliyorum bunu.Perdesini aralıyor, oturuyoruz yan yana ağaçlara karşı ağır memeleri avucumda. Perdeleri inik her zaman. O gün açıktı, bugünkü gibi aklımda, bahçenin ağaç karartısı, yanızlığı ve susuzluğu ömrün ve her çeşmenin başında duran o nöbetçi bendim, kendim için, onun için. O durağa varmamız gerekli. Yan yana oturduk ayı görünmeyen gecenin acık karaltısında. Belli ki bir dolap ve sandalye bize bakıyor. Tiftik battaniyenin tüyleri uzun, saçları ağzıma giriyor, elim en sıcak kuyuda.Ata binip dönüyorum yalıya.At yok. bir kamçı vuruyorum sağrısına ağaçların içinden düz gidiyor önce, yamaçtan aşağı sarınca ağaçların içinden düz gidiyor önce, yamaçtan aşağı sarınca yitiyor gözden. Fatma yok dönmedi. Uzandık yan yana. Geldi korkarak iç dinezine gecenin elime uzattım ve tuttum. At kapıda bekliyor yalıda. Kayık daha bitmedi.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Blackpınk
Jisoo, Jennie, Lisa ve Rosé… Bu birbirinden yetenekli ve güzel dört kız, bundan yıllar önce hayatlarındaki en büyük tutku olan müziğin peşinden gitmeye karar verdiklerinde, günün birinde tüm dünyayı kendilerine hayran bırakacaklarını tahmin edebilirler miydi?
Hayranların uzun bekleyişinin ardından 2016 yılında çıkışını yapan efsanevi K-Pop grubu Blackpink, bir ay gibi kısa bir sürede neredeyse tüm müzik listelerinde üst sıralara yerleşmiş ve ileride neler başarabileceklerinin sinyalini vermişti. Çok geçmeden dünyanın her yerinde konserler vermeye başladılar ve milyonlarca hayran kazandılar. Onları bu kadar başarılı yapan şey ise yıllarca gece gündüz çalışıp kendilerini geliştirmeleri, her seferinde daha iyi sahne performansları sergilemek için gösterdikleri çaba ve en önemlisi, hayran grupları Blink’in tükenmeyen sevgisiydi. Bu kitap sayesinde herkes tarafından çok sevilen Blackpink üyeleri ve Blink’ler hakkında pek çok şey öğrenecek, K-Pop dünyasının derinlerine ineceksiniz.
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.