İyi Geceler Bay Tom
Çöplük Kralı
Etiyopya'daki sokak çocuklarının gerçek yaşamına dayanan dokunaklı ama cesaret verici bir öykü…
Dani ile Mamo normal koşullarda asla karşılaşmayacaktı. Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'daki hayatları bambaşkaydı. Dani kocaman bir villada yaşıyordu, Mamo'nun ise evi yoktu. Ama bu iki çocuk şimdi şehrin sokaklarında kaçak. Biri despot babasından, ötekiyse bir insan tacirinden kaçıyor. Tesadüf onları bir araya getirince yetişkinlerin bencil dünyasında hayatı birlikte göğüslemek zorunda kalıyorlar.
Gölgelerin Efendisi 1- Gorlondaki Turnuva İlk Yılları
Ilk Yıllar, Gölgelerin Efendisi serisinin ilk kitabından 15 yıl önce geçen olayları anlatıyor...
Yıllar önce, Crowley ve Halt iki genç Orman Muhafızıyken, " Araluen büyük bir tehdit altındaydı. Gorlan Baronu Morgarath, Kral Oswald ile oğlu Prens Duncan'ın arasını açmaya çalışıyordu. Bir sahtekâra Duncan rolünü oynatarak baskınlar yaptırıyor, prensin itibanm yok ediyordu.
Amacı tahtı, ele geçirmekti. Morgarath, Orman Muhafızlarını görevden alarak kralın en etkili savunma gücünü ortadan kaldırmaya çalıştı. Ancak Crowley ve Halt, bu Orman Muhafızlarım bir araya getirerek Morgarath'a engel olmaya kararlıydı.
Tüm kozlar, Gorlan'da düzenlenen turnuvada paylaşılacaktı...
Koşmak İstiyorum
Hayatınızdaki en önemli şeyi kaybetseydiniz ne yapardınız? 16 yaşındaki Jessica bir atlet. Koşmayı seviyor. Koşmak onun için bir varoluş biçimi. Ama bir gün okul servisine çarpan kamyon, Jessica'nın tüm hayatını değiştiriyor. Bu kazada bir arkadaşları hayatını kaybederken, Jessica da tek bacağını yitiriyor. Jessica artık koşamayacak. Sahip olduğu o bir çift bacağın önemini işte o an kavrıyor. Doktoru takma bir bacakla yürüyebileceğini söylese de Jessica için tüm bunları kabul etmek çok zor; hayata yeniden nasıl başlayacak? Bir daha asla koşamayacağı gerçeğini nasıl kabullenecek? Bu 'ucube' haliyle ondan hoşlanan biri olacak mı? Jessica başta, kazada ölen takım arkadaşının yerinde olmak isterken, okulda daha önceleri herkes gibi görmezden geldiği serebral palsili Rosa'yla tanışıyor ve onun da yardımıyla hayata bakışı değişiyor. Çünkü Jessica'nın koçunun dediği gibi, 'Hayat başımıza gelenler değil, başımıza gelenlerden sonra bizim yaptıklarımızdır.' Sizce Jessica tekrar koşmayı başarabilecek mi? Bu bir inanç ve kararlılık öyküsü. Okurlar Jessica'nın iyileşme sürecine sevinçle ortak olurken sakatlıkları nedeniyle insanları hor görmemek ve onların gerçek güçlerini takdir etmek gerektiğini hatırlayacak. School Library Journal Jessica'nın koşma tutkusu, eski hayatını yeniden kazanmak için gösterdiği kararlılık ve azim, bu hikâyeyi okuyan herkesin yüreğine dokunacak. The Examiner %
Geçmişe Yolculuk
Ejderha Kalpli Kız
Deprem Gecesinde Büyük Sır
Asa
Ahi
Canım kâri, ben yazmaktan vazgeçmeyeceğim; yazmak benden vazgeçmedikçe. Yazacağım ve güzelleşecek her şey. Çünkü dedim sana; yazmak hayalden bir dünya kurmak gibi ve bazı şeylerin de hayalleri kendilerinden daha güzel. … Bu kez sana, bütün bu derdime bir dert daha katıp birini anlattım. Hatta şöyle bir cümle kurdum kitabın içinde; “Kitaplar bazen birilerini hatırlatmak için değil başka birilerini unutturmak için yazılır ama biz bilmiyoruz diye onlar yok mânâsına gelmez ki.” İşte bu sefer öyle birini anlattım sana; Ahî Evran’ı. Elbette ismini duydun ve biliyorsun. Ama o kadar. Aslında kimdi? Neden önemliydi ve neden unutturuldu? Pek çoğuna cevap verebilirim belki ama hepsine değil. Zira dedim ya “söylemediklerim de var.” … Zamanı aşacak bir hikâyem var sana anlatacağım. Bugünü, dünü ve maziyi bir arada bulacağın bir hikâye...
Lal
Affet Beni Allahım
Bir Deistin Gözyaşları.
Öksüz ve yetim büyüdüğüm bu hayat yolunda, bütün manevi değerlerimi yitirmiştim.
Darmadağın olmuş zihnimle Allah’ı unutmuş, ateizmle yatıyor, deizmle kalkıyordum.
Öyle ki hiç durmadan varlığımı sorgulamaktaydım:
“Ben kimim?”
“Nereden geldim? Nereye gidiyorum?”
“Bu hayatın anlamı ne?”
“Gerçekten bu âlemin bir yaratıcısı var mı?”
Artık şüpheler ve çelişkiler rüzgârının önünde kurumuş bir yaprak gibi savruluyordum.
Tam pes ettiğim anda karşıma çıkmıştı, o esrarengiz adam…
Sanki efsunlu bir kalem, gözyaşıyla yoğrulmuş hayat hikâyemi yeniden yazmaya başlamıştı.
Bu kitap, deizm ve ateizm yolunda inancını yitiren bir gencin, yürek burkan yaşanmış hikâyesidir.
Bizimle Başladı Bizimle Bitti
Senden Gidemiyorum
Sana Kalbimi Açtım
Bir Hayal Yeter
The New York Times çoksatan yazarı Debbie Macomber’dan yürek ısıtan bir roman daha... “Noel romanlarının resmi yazarı” olarak anılan Macomber, en iyi bildiği şeyi yapmaya, sevginin ve ilişkilerin gücünü okurlarına anlatmaya devam ediyor. Noel zamanının ve yılbaşının yeni şanslar için en uygun atmosfer ve metafor olduğunu vurgulayan yazar, “taze başlangıçlar” temasıyla bir araya gelen serinin dördüncü ve son kitabıyla karşımızda...
Kardeşi için yaptığı fedakârlık, Shay Benson için demir parmaklıkların ardına düşmek demekti. Hapishaneden çıktığında yeni bir hayata sahip olabilmek için pek umudu yoktu. Ta ki Peder Drew Douglas ile tanışana dek... Shay, eski bir mahkûm olarak toplumun önyargılarını kırabileceğine inanmaya başlıyor; Drew, eşini kaybettikten sonra yeniden sevebileceğine... Shay ve Drew’nun yolları sadece kesişmiyor, birlikte hayatlarını anlamlı bir özgürleşme hikâyesine dönüştürüyorlar. Hayata tutunmak için bir hayalin yetebileceğini kanıtlıyorlar.
Bir Hayal Yeter, kendi “yeni başlangıçları” için emek veren iki kişinin hikâyesi. Yaşama sıkı sıkıya bağlanmak için ihtiyacımız olan iki temel değeri, inancı ve aşkı, hayatın gerçekleri üzerinden okuyucuyla buluşturan bir Debbie Macomber romanı.
“Duygusal, romantik ve ilham verici, romantik kurgunun usta ismi Macomber’ın son romanı mutlaka okunmalı! Shay’in yolculuğu cesaretle dolu ve hikâyesinde okuyan herkes için bir şeyler var.”
—RT Book Reviews
“Bir Hayal Yeter... O kadar gerçekçi ki kitap bittiğinde bunun bir kurgu olduğuna inanmak kolay değil. Öyle de olsa bu karakterlere veda etmek zor. Bu bağımsız romanın bir Hallmark filmi olmasını umacak ya da hemen devamını okumayı isteyeceksiniz. İlham verici, anlatılması zor bir hikâye... Okumanız gerek.”
—The Free Lance–Star
“Debbie Macomber’ın Bir Hayal Yeter kitabı insan hoşgörüsü ve dostluk üzerine harika bir roman. Macomber, insanların ne kadar değerli olduğunu ustalıkla ispat ediyor.”
—Fresh Fiction
Kahve Soğumadan Önce
Düş Kefeni
Bir Kış Rüyası
New York Times çoksatan yazarı Debbie Macomber’dan içinizi ısıtacak aşk kokan bir hikâye daha...
Yüksek lisans öğrencisi Ashley Davison, Noel tatilini Seattle’da tek başına yaşayan annesiyle birlikte geçirmeyi iple çeker. Eski ordu istihbarat subayı olan Dashiell Sutherland’in de Seattle’da
bir iş görüşmesi vardır ve 23 Aralık’ta orada olmak zorundadır. San Francisco’dan Seattle’a olan uçak biletleri tükenince ikisi de ne yapacaklarını bilemeden havaalanında sıkışıp kalır. Son çare
bir araba kiralamaktır ve kiralık tek bir araba kalmıştır. Ashley ve Dashiell kalan tek arabayı birlikte kiralamaya karar verir ama ikisi de onları bekleyen zorlu yolculuktan habersizdir.
Bu iki yabancı önce sessizce yola çıksa da saatler ilerledikçe birbirlerine karşı koyamayıp aralarındaki buzları eritirler. Tatlı sert sohbetleri koyulaştıkça sadece ortak yönlerini keşfetmekle
kalmazlar, aynı zamanda birbirlerine karşı koyamadıklarını da fark ederler. Yolculuk sırasında gerçekleşen beklenmedik olaylar, Seattle’a varışlarını geciktirse de gafil avlandıkları bu duygu, aralarındaki bağı daha da güçlendirecektir. Yağan ilk karın bu iki hassas kalbe muhteşem bir hediyesi vardır...
“Muhteşem ve iç ısıtan bir hikâye... Bol kahkaha ve aşk dolu.”
– Romance Reviews Today
Direksiyon
Gece Yarısı Güneşi
Gündüzsefası
Çete: Karşılaşma
Bülbülü Öldürmek
Açık Yaralar Ve Dikiş İzleri
“Hiç kimse özgür değildir. Herkes kendi zihninin esiridir.”
Daha karanlık, belki biraz da mavi; ama asla yeteri kadar aydınlık değil. Siyah Kuğu serisiyle karanlıkta kalmış kapılardan birini aralayan Beyza Aksoy, Açık Yaralar ve Dikiş İzleri ile çok daha fazlasının anahtarlarını elinde tutuyor.
Önce hayaller ölür. Ve unutmayın, karanlığın içindekileri bir kez gördüğünüzde bir daha asla eskisi gibi olamazsınız.
“Pencereleri kapatsan da dışarıdaki kötülüğün içeriye sızacak bir yol bulduğunu biliyorum ama yine de ışıkları söndürüp onlarla körebe oynayabilirsin,” diye mırıldandım. “Direksiyon başında sinirlendiğinde hızı artırabilirsin, dışarıda koşmaya başlayabilirsin ama öfkeni sindirmeyi öğrenmezsen kafanın içindeki o bir metrekarelik alanda felç geçirirsin.” Çantamı çıkardım ve kucağıma aldım.
“Bir de...” Paketten bir tane çıkardım. “Yaralarını kapatmak yerine açıkta bırakırsan insanların ellerine kolayca mikrop kapmanı sağlayacak yegâne silahı vermiş olursun. Zehirli iğneyi. İğne asla zehre batırılmamıştır, onu tutan insanlar zehirlidirler.” Çantamın fermuarını kapattım. “Sonra dikiş izi kalır. O iz geçmiyor.”
Salgın
Elveda Geçmiş
Hayatınız paramparça olduktan sonra yaşamaya nasıl devam edersiniz?
Nichole, kocası Jake’in onu aldattığını öğrendiğinde kusursuz hayatı geri dönüşü olmayan bir şekilde mahvolur. Oğlu, yeni işi ve yeni hayatı arasında dengeyi kurmaya çalışırken Nichole, Jake’in neredeyse her açıdan zıddı olan Rocco’yla tanışır. Kaba ve aksi tavırlarına rağmen Rocco iyi bir baba ve düşünceli bir arkadaş olduğunu kanıtlar. Ancak aralarında bir ilişki başladığında Jack aralarına girmek ve Nichole’u geri kazanmak için elinden geleni yapacaktır.
Leanne kocasının sadakatsizliklerini yıllarca görmezden gelir ama Nichole sayesinde o da hayatını değiştirecek adımı atar. Artık özgür bir kadın olarak bir sosyal merkezde göçmenlere İngilizce öğretirken, Ukraynalı çekici bir erkekle tanışır: Nikolai. Romantik ilişkilerin karmaşıklığından ve kalbinin kırılma ihtimali yüzünden ondan uzak durmaya çalışsa da kendini Nikolai’a kaptırmaya başlar. Ne var ki beklenmedik bir trajedi her şeyi altüst edecektir.
Sorunlu evliliklerini cesurca arkada bırakıp hayata yeniden başlayan bu iki kadının güçlü ve umut veren hikayesi, size her kadının kendine yeni bir yol çizebileceğini ve aşkı bulabileceğini hatırlatacak.
Ateş Ve Kan
Tanrılar, Targaryenlar için bir kez daha yazı tura atıyor… ya kan ya da ateş.
Dünyaca bilinen ve televizyona uyarlanan Taht Oyunları’nın yazarı George R. R. Martin’den Targaryenların tarihi bütün detaylarıyla anlatılıyor!
Takvimler geriye dönüyor, haneler yükselip yıkılıyor ve taht oyunlarının hem en kolay hem de en zor olduğu dönemde Targaryen tarihinin bütün detayları ilk kez gözlerimizin önüne seriliyor.
Taht Oyunları’nda yaşanan olaylardan yüzyıllar önce, –Valyria Kıyameti’nden sağ çıkan tek ejderlordları ailesi olan– Targaryen Hanesi, Ejderha Kayası’na yerleşmişti. Westeros tarihinin en şanlı ama bir o kadar da tartışmalı hanesinin öyküsü, Ateş ve Kan’da, ateş ve kanla yazılıyor. Ejderhanın ejderhayla, kardeşin kardeşle savaştığı, bildiğimiz anlamda Westeros’u Westeros yapan bu dönem, Demir Taht’ın yaratıcısı efsanevi Fatih Aegon’la başlıyor. Fatih’ten sonra gelen âlimler ve zalimler, korkaklar ve kahramanlar ama en çok da muazzam ejderhalar o tahtı elinde tutmak isteyen kral ve kraliçelerin hırslarının bir parçası oluyor.
Peki Ejderhaların Dansı boyunca aslında neler yaşandı?
Yedi Krallık nasıl kuruldu? Kıyamet’ten sonra Valyria’yı ziyaret etmek neden o kadar tehlikeliydi? Daenerys’in üç ejderha yumurtasının kökeni neydi? Hisar’ın bilge üstadı tarafından nakledilen ve ressam Doug Wheatley’nin elinden çıkma yepyeni siyah-beyaz illüstrasyonlarla süslenmiş bu çok önemli tarihçede cevabını bulan soruların birkaçı işte bunlar.