Olağanüstü Bir Gece – Koridor Yayıncılık

85,00
“Zweig yazarların en olgunu; medeni, zarif, fakat asla usanmış veya alaycı olmayan; realist olmasına rağmen empati ihtimaline –zorunluluğuna– inanan biri.” — INDEPENDENT Varlıklı ve saygın bir aileden gelen Baron R., sıradan ve kusursuz bir hayat yaşıyormuş gibi görünse de bu kusursuzluğun ardında bastırılmış bir huzursuzluk ve tutku eksikliği yatar. Bir pazar günü at yarışlarında yaşadığı heyecan ve küçük bir kumar oynama macerası, Baron’un hayatını sonsuza dek değiştirecek bir gecenin başlangıcı olur. Gece ilerledikçe Baron, kendini Viyana’nın karanlık ve gizemli sokaklarında, toplumun dışlanmışlarıyla birlikte bulur. Bu olağanüstü gece, Baron’un bastırılmış duygularını açığa çıkaracak ve onu beklenmedik bir tutku ve özgürlük sarhoşluğuna sürükleyecektir. Stefan Zweig’ın zarif ve etkileyici üslubuyla kaleme aldığı bu eser, okurlarını sıradanlıktan kaçışın ve tutkulu bir yaşamın peşinden gitmenin heyecanına ortak edecek.

Palto Bez Ciltli

85,00
Koridor Yayıncılık – Palto Bez Ciltli

Az Şekerli

85,00

“Yerimden kalktım. Aynaya doğru ilerledim. İki hanımın sessizce beni dikizlemelerine aldırış etmeden baktım. Perişan bir haldeydim. Yüzüm sapsarıydı. Gözlerim kıpkırmızı. Kenarlarından fırlayan saçlarımı toplamak için şapkamı çıkarınca şöyle parmaklarımla bir tarasam elimde kalacaklarını sandım. Şapkamı giyip kenarlardan fırlayan saçları içeriye tıktım. Dışarı çıktım. Vapur Kadıköy’den kalkmış geliyordu. Haydarpaşa İstasyonu’na baktım. Kocaman kapılarından ötede kırmızı yeşil fenerli, demiryollu, trenli, yolculu, meraklı, düşünceli, perişan, yerini bulmaya çalışan bir âlem vardı. Her gün yüzlerce tren binlerce hikâye getiriyor, binlerce hikâye alıp gidiyordu.” “Hikâye Peşinde” adlı öyküden.

Tembellik Hakkı – Can Yayınları

85,00

Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı adlı eseri 1883’te yayımlanmasının ardından Komünist Manifesto’dan sonra en çok dile çevrilen, en çok baskısı yapılan, en çok okunan, atıfta bulunulan, tartışılan başyapıtlardan biri oldu. Lenin Rusya’da 1905 Devrimi sürecinde çok sayıda baskı yapan Tembellik Hakkı’nı Ekim Devrimi üzerinde önemli etkiye sahip yapıtlardan biri olarak tanımlamıştı.

19. yüzyılın sonlarında on yedi saate varan çalışma saatleri üzerine kapitalizmin insanı köleleştiren, mutsuzlaştıran ve yoksullaştıran düzenini keskin bir ironiyle eleştiren Lafargue Tembellik Hakkı’nda bir yandan da aşırı üretimin büyük savaşlara, sömürgeciliğe yol açacağını vurguluyor. Vahşi kapitalizmin yanı sıra çalışmaya övgüler yağdıran Marksist ideolojiyi de eleştiren Lafargue aylaklığı, tembelliği övmekten çok insanların yaşamaya vakit ayırması gerektiğini savunuyor.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Koridor Yayıncılık

85,00
Ünlü roman yazarı R., üç günlük dağ gezisinden döndüğünde postada, “Beni hiç tanımamış olan sana” diye başlayan imzasız, upuzun bir mektup bulur. Bu cümle bütün öykünün özetidir aslında. Yıllarca tek taraflı yaşanmış, bırakın karşılık bulmayı, farkına dahi varılmamış bir aşkın ilanı. Tanınmamak, bir değil birçok kez, hatta bir ömür boyu katlanılan bu kara yazgının üstelik bir başka kurbanı daha vardır. “… o gün beni tanımadığın için ilk kez acı duydum, senin tarafından tanınmamak, bu yazgıyı bütün bir ömür yaşadım ve onunla da öleceğim; tanınmamış, senin tarafından hâlâ tanınmamış bir şekilde.  O hayal kırıklığını sana nasıl anlatabilirim?”

Dönüşüm-Bez Ciltli

85,00
Koridor Yayıncılık – Dönüşüm-Bez Ciltli

Herakles – Hasan Ali Klasikler

88,00

Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi.

Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Herakles’te Euripides, mitolojik kahramanın ünü ve gücü doruktayken bir anda her şeyini yitirmesini anlatarak hayatın trajik yönünü ve kaderin değişkenliği vurgular.

Oyun, Seneca’nın en önemli eserlerinden biri olan Hercules Furens (Çıldıran Herkül) tragedyasına da esin kaynağı olmuştur.

Altın Yağmur

91,00
Kimliği hakkında çok az şey bildiğimiz, Bizans döneminden İstanbullu hemşerimiz, Mabeyinci Pavlos, özgün adıyla Paulos Silentiarios... İS altıncı yüzyılda, İustinianos’un sarayında bir tür mabeyincilik görevi üstlenen (sessizliği sağlayan kişi) Mabeyinci Pavlos’un ismi, kendisine atfedilenlerle beraber 80’in üzerinde epigramma ile iki uzun şiiriyle (biri Pythia kaplıcaları üstüne, diğeriyse Ayasofya’nın yapılışı onuruna yazılan ve kilisenin açılışında halka okunan Ayasofya’nın Betimi [Kırmızı Kedi Yayınevi 2018]) bugünlere kadar gelir. Mabeyinci’nin 70’in üzerinde epigramma’sını bir araya getirdiği Altın Yağmur kitabında, Samih Rifat’ın dört önemli kaynaktan, Anthologie Grecque (Pierre Waltz), Anthologie Grecque (Maurice Rat), Anthologie de la Poézie Grecque (Robert Brassilach) ve Poèmes Erotiques (Paul Le Silentiaire)  derleyip çevirdiği şiirler, yüzyıllar sonra biz okurlarını “sessizliğe” davet ediyor. “Daha ne kadar, ateşli bakışlarımızı saklayıp, kaş göz işaretleriyle yetineceğiz, söyle! Gel açığa vuralım sevdamızı ve karşı çıkarsa biri her acıyı unutturacak kavuşmamıza, bir kılıç çare olsun ikimiz için de: birlikte sahip olmak en güzeli, sonsuza dek, yaşama ya da ölüme.”

Atebetü’l – Hakayık – Hasan Ali Yücel Klasikleri 268

91,00

Edib Ahmed Yükneki (yaklaşık 11. yy sonu-12. yy ilk yarısı): Eserinde adının Edib Ahmed, doğduğu yerin Yüknek, baba adının Mahmud-ı Yükneki olduğu belirtilen şair hakkında çok az bilgiye erişilebilmiştir. Arapça ve Farsça bildiği tahmin edilmekte, esere sonradan eklendiği düşünülen bölümde gözlerinin görmediği söylenmektedir. Doğum ve ölüm tarihi gibi Yüknek ilinin yeri de kesin olarak tespit edilebilmiş değildir. Yazılı Türk edebiyatının ilk döneminden günümüze ulaşabilmiş az sayıda eserden biri olan Atebetü’l-Hakayık, Hakaniye lehçesi de denilen Karahanlı dönemi Türkçesinin nadir örneklerindendir ve Türk edebiyatı tarihinde ayrı bir öneme sahiptir. Uygur Türkçesi ve aruz ölçüsüyle yazılmış olan Atebetü’l-Hakayık, kolayca anlaşılacak ve akılda tutulabilecek şekilde düzenlenmiş, yazarı tarafından Büyük Emir Dad Sipehsalar Bey’e armağan edilmiştir.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Kırmızı Kedi Klasikler

91,00
Kırmızı Kedi Yayınevi – Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Kırmızı Kedi Klasikler

Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar

91,00

Katı ahlak kurallarının, tabuların egemen olduğu Victoria döneminde kıvrak zekâsı, ince alaycılığı ve sıra dışı hayatıyla çağının çok ilerisinde düşünen ve yaşayan yaratıcı bir dâhi olan Wilde, aynı zamanda bir eleştirmen ve estetik kuramcısı. Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar, yazarın sanata, hayata, aşka dair düşüncelerinin yanı sıra gözlemlerine dayalı toplumsal yorumlarının yer aldığı aforizmalardan oluşan eğlenceli bir derleme. Zirveden zindana her daim ışıldayan Wilde, belki de tüm zamanların en nüktedan kalemi.

Neden Bu Kadar Akıllıyım

91,00

Neden Bu Kadar Akıllıyım? Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin otobiyografik nitelikte kurguladığı Ecce Homo’dan bir kesittir. Nietzsche’nin Ekim 1888’den buhran geçirdiği Aralık 1889’a dek üzerinde çalıştığı bu metin, filozofun kendisiyle ve eserlerine konu olan düşünce biçimiyle hesaplaşmasına dayanır. Bu kitapta yer verdiğimiz “Neden Bu Kadar Akıllıyım?”, “Neden Bu Kadar Bilgeyim?” ve “Neden Bu Kadar İyi Kitaplar Yazıyorum?” başlıkları, bir soru olmanın ötesinde, Nietzsche’nin kendini prototip insan olarak sunduğu eserinin belkemiğini oluşturur. Hıristiyanlık ve değer kavramlarının sorgulandığı; ahlak, özgür irade, Tanrı gibi anlam alanı sabitlenmiş kavramların tartışmaya açıldığı Neden Bu Kadar Akıllıyım?, Nietzsche’nin zihinsel yetilerini yitirmeden önce giriştiği son hesaplaşmadır.

Ayaşlı Ve Kiracıları

91,00

Ankara’da yeni yapılmış bir apartmanın dokuz odalı bölüğünde yaşayan Ayaşlı ile kiracılarının ilişkileridir anlatılan. Kadınlı erkekli bu mozaikte, inşası süren Cumhuriyet’in sosyal meseleleri de işlenir. Memduh Şevket her bir kiracısını, ayrı ayrı romanı yazılacak ilginçlikte kişilerden seçer. Bunu yaparken küçük bahislerle aralarındaki mücadeleyi sürükleyici, akıcı bir dille yazmayı başarır.

Üç Başlı Ejderha – Modern Türk Edebiyatı Klasikleri 34

93,00

“Leylâ Erbil acıyı, sevgiyi, inancı, ölümü ‘estetize’ etmekten kaçınır. Kişilerini trajik kahramanlara dönüştürmemeye özen gösterir. Onlar ‘Bizhalk’ın üyesidirler: Hatalı, yalancı, duyarsız, çıkarcı, zayıftırlar. Zaaflarını hoş görmez kişilerinin. Tam tersine onlara vurgu yapar. Erbil’de düzenin yandaşları gibi düzenin karşıtları da aynı acımasız ‘eleştirel bilinç’ önündedirler. Olumlu kişileri bile kurtulamaz eleştirilmekten.

(...)‘Siyasal’ bir okumaya son derece açık ve uygun olan Üç Başlı Ejderha, yazarın araya girerek Burmalı Sütun çevresinde yeni bir anlatısal katman oluşturmasıyla, beklenmedik bir kesintiye, bir belirsizleştirilmeye uğratılır. Sorular yanıtsız bırakılmıştır. Geride kalan sadece kötülük ve tarihten devralınmış siyasal cinayetlerdir...”

Ahmet Oktay

*Üç Başlı Ejderha *Bir Kötülük Denemesi

 

Kızıl Veba – Can Yayınları

95,00

Jack London’ın 1912 yılında The London Magazine’de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba, modern edebiyatın ilk post- apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir. London romanında, 2013’te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği, ilkel yaşamın geri döndüğü, gerçekleşmesi son derece muhtemel bir “yeni” dünya tasavvur eder. Salgın sürecinde izolasyonun önemini, nüfus yoğunluğunun, özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü, insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği, kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini, biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler.

Bundan 108 yıl önce, şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London’ın yazdıkları şimdierde, seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez, diğer bir deyişle “siyah kuğu” vakası olmadığını, insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte. Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra, farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor.

Ermiş Ciltli

95,00
Koridor Yayıncılık – Ermiş Ciltli

Toplum Sözleşmesi

99,00
Jean-Jacques Rousseau tarafından 18. yüzyılda toplumun nasıl yönetilmesi gerektiğini ele alan ilk eserlerden biri olan Toplum Sözleşmesi, eşitsizlik, toplum hakları, yasalar, demokrasi, siyasetin nasıl şekillenebileceği gibi konulara odaklanıyor. Rousseau’ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olmaz.   “Hiç şüphesiz salt akıldan kaynaklanan evrensel bir adalet vardır, ancak aramızda kabul edilen bu adalet karşılıklı olmalıdır. Doğal yaptırımların yokluğunda adalet yasaları insanlar arasında etkisiz kalır. Dürüst insan herkese karşı yasalar çerçevesinde davrandığı ve hiç kimse aynı şekilde karşılık vermediği zaman bu yasalar kötüye iyilik ederken dürüstün mahvoluşuna sebep olur. Bu yüzden hakları görevlerle birleştirmek ve adaleti nesnesiyle ilişkilendirmek için anlaşmalara ve yasalara ihtiyaç duyulur.”

Siyasal Gövde

99,00
Rousseau’nun dört bölümden oluşan Toplum Sözleşmesi adlı eseri 1762’de yayımlandığında halk egemenliği ve genel irade ilkelerini gündeme getirerek yeni bir çığır açtı. Filozof, insanın özgür ve akıllı bir varlık olarak varoluşunu güvence altına alacak koşulları, onu türdeşlerinin zorbalığından koruyacak, bireyin doğal özgürlük kaybını daha yüksek bir özgürlük türüyle telafi edecek tedbirleri ünlü toplum sözleşmesi ve genel irade teorisiyle ortaya koydu.   Siyasal Gövde yazarın bu ünlü eserinin, toplumun bir sözleşme yoluyla doğduğundan bahseden ilk bölümünü ve yürütme gücü olarak çeşitli yönetim biçimlerini ele alan üçüncü bölümünü kapsıyor. Rousseau’nun kuramı yazılmasının üzerinden iki yüz elli yıl geçmiş olmasına rağmen, güncel siyasal tartışmalarımıza ışık tutmaya devam ediyor.   #kısaklasikler #toplumsözleşmesi #halkegemenliği #birey #özgürlük #demokrasi

Sergüzeşt – Bilge Kültür Sanat

99,00


Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır. Dilber Kafkasya'dan Türkiye'ye getirilmiş genç bir kızdır. Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır. Samipaşazâde Sezai Dilber'in Kafkasya'da başlayıp Mısır'a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır. Sevgilisi Celâl Beyin Dilber'e kavuşmak için önüne gelene onu sorması, her ağlayan insanı sevgilisi sanması, Mısır'da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır. Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir. Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır.

Sergüzeşt

99,00
Kırmızı Kedi Yayınevi – Sergüzeşt

Seçme Öyküler

Orijinal fiyat: ₺135,00.Şu andaki fiyat: ₺105,00.
Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.     Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur. Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.

Deniz Feneri

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺105,00.
İndigo Kitap – Deniz Feneri

Beyaz Diş – İndigo Kitap

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺105,00.
İndigo Kitap – Beyaz Diş – İndigo Kitap

Hastalık Hastası – Hasan Ali Yücel Klasikleri 274

Orijinal fiyat: ₺128,00.Şu andaki fiyat: ₺105,00.

Moliere [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji’nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi gördü, 1641’de kabul edildiği barodan ayrıldı. Zamanını ve dehasını tiyatroya adadı. Ölene dek, yani otuz yıl boyunca tiyatro eserleri yazdı, yönetti ve temsillerde rol aldı. Klasik Fransız komedyasının kurucusu olarak kabul edilmesini sağlayan bir gelenek yaratmayı başardı. İlk olarak 1673 yılında Palais-Royal’de sahnelenen bu oyun Moliere’in yazdığı son komedyadır. Daha önce Orta Çağ tiyatrosu ve commedia dell’arte tarafından da işlenen tıp eğitimi, hekimlik gibi temaları ele alır, bu iki kurumu acımasızca eleştirir. Oyunun ilk temsillerinde hastalık hastası Argan’ı da kendisi oynamıştır. Bu temsillerden birinin sonuna doğru sahnede fenalaşmış, kısa bir süre sonra da hayatını kaybetmiştir. Hastalık Hastası prologları ve ara oyunları da içeren tam metniyle Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi’nde.

Kreutzer Sonat

Orijinal fiyat: ₺128,00.Şu andaki fiyat: ₺105,00.
Tolstoy, öyküsüne dayanak noktası olarak Bethoven’in Kreutzer Sonat müziğini alarak yazdığı bu eserine bir tren yolculuğunda sohbet eden yolcuların konuşmasıyla evlilik öncesi, evlilik ve evlilik sonrası eşler arası ilişkiler üzerinden toplumsal yaşama dair fikirlerini kendine has diliyle anlatır..

İrade Eğitimi – Hasan Ali Yücel Klasikleri 409

Orijinal fiyat: ₺128,00.Şu andaki fiyat: ₺105,00.

Jules Payot (1859-1940): Fransız pedagog, eğitimci, Cumhuriyet Dönemi Fransası’nın radikal düşünürlerinden. Eğitimin, bilgi sağlamanın yanı sıra akılcı bir iradenin oluşturulmasını gözetecek şekilde yenilenmesi için verdiği mücadeleyle dönemin eğitimcilerini derinden etkiledi. En ünlü eseri İrade Eğitimi yayımlandığında Fransız ve yabancı basında büyük bir ilgi uyandırdı ve kısa sürede pek çok dile çevrildi. Payot eserinde özellikle öğrencilerde, genel olarak da bütün entelektüel çalışanlardaki irade zayıflığının nedenlerini araştırır. İnsanı irade zayıflığından kurtaracak duyguları doğuracak veya güçlendirecek araçlarla, kendimize hâkim olmamızı engelleyen duyguları yok edecek veya bastıracak araçları tespit eder. Bu araçların nasıl kullanılacağını da dört yıllık inceleme ve düşünce çabasının sonucu olan İrade Eğitimi eserinde bütün öğrencilere, öğretmenlere, entelektüel çalışanlara örnekleriyle gösterir. Bilim insanının görevini “geleceğin bizim istediğimiz gibi olmasını sağlayabilecek duruma gelmek” olarak gören Payot’nun büyük bir tevazu ile eserinin önsözünde belirttiği gibi: Bu yolda daha atılacak çok adım var..

İnsan Ne İle Yaşar – Koridor Yayıncılık

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺108,00.

En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.

Edebiyatçı, filozof ve eğitimci kişiliğiyle toplumun aynası olan, çağının en büyük yazarlarından Tolstoy'un bu eseri, insanın dünyaya geliş amacı ve hayattaki önceliklerine, birleştirici güç olan sevgiye, insanın özünde var olan iyiliğe, açgözlülük ve tokgözlülüğe, hırsa dair içerdiği eşsiz hikâyelerle kendinize dışarıdan bakabilmenizi sağlıyor.

Her biri sizi ayrı diyarlara götürecek, aklınızı, ruhunuzu ve kalbinizi besleyecek, kimi zaman sizi vicdanınızla baş başa bırakacak, kimi zaman içinizdeki kilitlenmiş kapıları açıp karşınızdaki komşunuzun kapısını çalmanıza vesile olacak. Zihnimizin uzanamadığı kuytu köşelere sokulmak için ruhumuzu ve kalbimizi el feneri yapacağımız, bize değerlerimizi yeniden hatırlatacak ve kazandırdıkları ömür boyu unutulmayacak bir şaheser.

Yeraltından Notlar – Koridor Yayıncılık

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺108,00.
Koridor Yayıncılık – Yeraltından Notlar – Koridor Yayıncılık

Genç Werther’in Acıları – Koridor Yayıncılık

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺108,00.

En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.

Yaşadığı ruhsal bunalımdan kurtulabilmek için şehirden uzaklaşan Werther, yerleştiği yeni çevrede soylu bir ailenin kızı Lotte’ye imkânsız bir aşkla tutulur. Aralarındaki güçlü bağa rağmen Lotte’nin başkasıyla nişanlı olması ve evlenmesi, zaten güçsüz olan kalbi için çok fazladır. Zihni ışıksız bir zindana dönen Werther, tutkulu aşkına ve umutlarına rağmen kendini geri dönülmez bir yolun başında bulur.

Fırtına ve Coşku, Klasisizm ve Romantizm akımlarının güçlü temsilcisi Goethe’nin henüz yirmi beş yaşındayken, kendi yaşadığı umutsuz ilişkiden esinlenerek yazdığı Genç Werther’in Acıları, şiirsel dili ve tutkulu anlatımıyla döneminin temel eserleri arasında sayılmaktadır.

Kendini kapana kısılmış hisseden gençlerin ve çaresiz âşıkların manifestosu haline gelen bu eseri, Yeşim Tükel Kanra’nın özenli çevirisiyle sunuyoruz.

Kira Kiralina – Modern Klasikler 162

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺108,00.

Panait Istrati’nin ilk yapıtlarından olan Kira Kiralina, 1924 yılında yayımlandığında büyük ilgi topladı ve yazarın gelecek şöhretinde büyük pay sahibi oldu. Adrien Zograffi adlı kahramanının adını taşıyan dizinin ilk kitabı Kira Kiralina’da yazar, Tuna Nehri’nden Kahire’ye uzanan bir coğrafyanın insanlarını canlı portreler halinde betimliyor. Adrien’in Stavro’yla karşılaşmaları üzerinden, mülksüz, yurtsuz bir insan için özgürlüğün ve ahlakın anlamını tartışıyor. Istrati Doğu’yu toz pembe bir masal halinde değil, geleneksel devlet, aile, cinsiyet bağlarının dışındaki insanların bitimsiz dayanak
arayışlarından kesitlerle sunuyor.

Perili Bostan – Toplu Hikayeleri – Birinci Cilt

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺108,00.

“Osman Cemal, hikâyelerinde, İstanbul’un kenar semtlerinin insanlarına yönelmiş, konularını onların günlük yaşayışlarından çıkarmıştır. Çoklukla mizah dergileri için yazılmış olan bu hikâyelerde, olaylar ve kişiler gülünç yanlarıyla alınmış, eğlenceli bir hava içinde işlenmiştir.”

Cevdet Kudret

Türk edebiyatında Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar çizgisinin takipçisi olarak görülen Osman Cemal Kaygılı, tam anlamıyla bir İstanbul yazarıdır. İstanbul’un kenar mahallelerinde doğup büyüyen yazar, yetiştiği çevreden hayatı boyunca kopmamış, eserlerini gözlemci gerçekçi bir bakış ve mizahi bir üslupla kaleme almıştır. Yazar, 1923-25 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış hikâyelerden oluşan elinizdeki derlemede, dönemin edebiyat dünyasının dışında kalmış karakterleri çevreleriyle birlikte okurla buluşturmuştur.

Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) İstanbul’da doğan Osman Cemal Kaygılı, iptidâî mektep ve rüştiyeden sonra Menşe-i Küttâb-ı Askerî’den (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) mezun oldu. 1906’da Erkânıharbiye’de memurluğa başladı. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’ndaki bir gösteri sırasında taşkınlık yapması ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışması dolayısıyla Refik Halit ve Refi Cevat gibi isimlerle birlikte Sinop’a sürüldü. Sürgünden sonra memuriyete geri döndü. I. Dünya Savaşı’nda seferberlik ilan edilince seyyar tümenlerde kâtiplik yapmaya başladı. Bir süre sonra sağlığı bozuldu ve malulen emekli oldu. Geçinebilmek için tiyatroculuk, sütçülük, pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çeşitli işler yaptı. 1925’te başladığı Türkçe öğretmenliğine 1944 yılına kadar devam etti. İlk yazıları 1910 yılında Eşek ve Karagöz dergilerinde çıktı. 1921’de Ayine adında bir mizah dergisi çıkardı. Yazılarında Anber, Kanber ve Cımbız takma adlarını da kullanan Osman Cemal Kaygılı’nın Alay, Güleryüz, Aydede, Akbaba, Kurun , Zümrüd-i Anka, Şebab, Yıldız, Papağan ,Yenigün, Haber, Son Telgraf gibi çeşitli süreli yayınlarda fıkra, hikâye, roman, mizah, anı, sohbet, araştırma, sözlük ve röportaj türünde yazıları ve eserleri yayımlandı. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Koridor Yayıncılık

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺108,00.
“İdam cezasında ısrar eden hukukçular şunu dikkate alsınlar. Son yüzyılda idam cezası zayıflığın, güçsüzlüğün, bitişin göstergesi olarak görülüyor. Giderek azalıyor, yok olmak üzere. İşkence bitti, çark dağıtıldı, darağacı yerinden söküldü. Tuhaf olan giyotinin hâlâ revaçta olması. Bay Guillotin insanları severdi.” 1829 yılında genç Victor Hugo, ölüm cezasını eleştirip karşı çıkarak Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nü yazmıştır. Bu eserinde ölümü bekleyen bir insanın duygu ve düşünce dünyasını aktarırken, insanları ölüm cezasının ahlaki ve toplumsal sonuçlarını sorgulamaya davet eder. Mahkûmun mu, onun idam edilmesini coşkuyla bekleyen halkın mı yoksa hukukun mu daha vicdansız olduğu sorusuyla okuru baş başa bırakır. Bir insanlık manifestosu sayılabilecek bu eser yayımlandığı dönemde büyük sansasyon yaratmış, ilk baskılarında yazar adı belirtilmemiştir.

Esrar-I Cinayat – Türk Edebiyatı Klasikleri 51

Orijinal fiyat: ₺132,00.Şu andaki fiyat: ₺109,00.

Edebiyatımızda birçok yazınsal türde eser veren Ahmet Mithat Efendi’nin Esrâr-ı Cinâyât Cinayetlerin Sırları- adlı polisiye romanı, olayların akışındaki kurgu ustalığı ve karakterlerinin güçlü bir şekilde canlandırılmış olmasıyla yazarın övgüyü hak eden eserleri arasına girmiştir. Bir genç kızın cesedinin bulunmasıyla başlayan roman, intihar süsü verilerek öldürülmüş ikinci bir kişinin bulunmasıyla sürükleyici şekilde devam ederken, polis şefi Osman Sabri ile Muharrir Efendi’nin işbirliği ve dikkatli takipleri sonucu bambaşka bir hale bürünür. Dönemin adalet sistemini, yargılama usullerini rüşvet ve kayırmacılığı gözler önüne sererek eleştiren roman, yazarın usta işi üslubunu da yansıtarak şaşırtıcı bir sonla biter.

Dünyanın Ucundaki Fener – Modern Klasikler 173

Orijinal fiyat: ₺132,00.Şu andaki fiyat: ₺109,00.

Dünya’nın Ucundaki Fener Jules Verne’in son yapıtlarından olup ölümünden sonra, 1905 yılında oğlu Michel Verne tarafından yayımlandı. Bilim-kurgu ve spekülatif edebiyatın öncü adlarından olan Jules Verne, bu yapıtında gerçek bir ortamdan, ıssız Estados Adası’ndaki deniz fenerinden esinlenmişti. Yazarın yapıttaki titiz coğrafi betimlemeleri, ayrıntılarla ördüğü denizcilik bilgileri, insanlığın ufkunda yaşanan bir serüvenin hem dekorunu hem araçlarını oluşturuyordu. 1859 kışında çalışmaya başlayan fenerin ilk bekçileri Vasquez, Felipe ve Moriz, Güney Atlantik’in güneydoğu ucunda, iki okyanusu birbirine bağlayan ticaret gemilerine kılavuzluk ederken, çok geçmeden adada yalnız olmadıklarını sezeceklerdi. En çetin doğa koşullarına dayanıklı inşa edilmiş olan bu fener, uygarlığın sınırında yaşamaktan beslenen sinsi düşmanlara da aynı şekilde dayanabilecek miydi? Jules Verne akıl ile gücün, nitelik ile niceliğin, hesap ile hırsın kıyasıya çekiştiği öncü bir serüven öyküsü sunuyor okura.

1984 – Modern Klasikler 163

Orijinal fiyat: ₺134,00.Şu andaki fiyat: ₺111,00.

1984, hiç kuşkusuz 20. yüzyılda yazılmış en güçlü metinlerden biridir. Orwell’in 1949’da yayımlanan karşı-ütopyacı romanı, kâbusu andıran bir gelecek vizyonuyla her kuşaktan okuru derinden etkilemiştir. 1984, dünyanın sürekli birbiriyle savaş halindeki üç totaliter devletin egemenliği altında bulunduğu düşsel bir gelecekte geçer. Her şeyin devlet tarafından denetlendiği belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı sarsıcı bir uyarıdır. Etkisi yayımlanışının üzerinden geçen yetmiş yılda hiç azalmadığı gibi daha da artan roman, bugün kolektif belleğimize kazınmıştır adeta. Bunda çeşitli sinema, televizyon ve sahne uyarlamalarının yanı sıra başka yapıtlara ilham vermesinin de rolü büyüktür. Geçen yüzyıldan başka hiçbir roman, gücünden bir şey yitirmeden bu denli göz önünde olmamıştır. Bugün 1984’e atıfta bulunmadan totaliter rejimlerden, propagandadan, gözetlemeden ve gerçeğin saptırılmasından söz etmek neredeyse imkânsızdır. Roman ayrıca popüler kültüre “Büyük Birader”, “çiftdüşün”, “düşünsuç”, “yenikonuş”, “Düşünce Polisi”, “101 No’lu Oda” gibi terimlerden oluşan bir sözdağarı armağan etmiştir.

 

Hayvan Çiftliği – Dokuz Yayınları

Orijinal fiyat: ₺140,00.Şu andaki fiyat: ₺112,00.
“İnsan’a ve kullandığı bütün yöntemlere düşmanlık beslemeniz gerektiğini asla unutmayın. İki ayağı üzerinde yürüyen her şey düşmanınızdır. Dört ayağı üzerinde yürüyen veya kanatları olan her şey dostunuzdur. Şunu da unutmayın, İnsan ile mücadele ederken sonunda ona benzememeliyiz. Onu alt ettiğinizde bile onların davranışlarını benimsemeyin. İnsan’ın bütün alışkanlıkları kötüdür. Ayrıca, her şeyden daha önemlisi, hiçbir hayvan kendi türüne zorbalık etmemelidir. Zayıfı, güçlüsü, akıllısı, safı, hepimiz kardeşiz. Hiçbir hayvan, başka hayvanları öldürmemelidir. Bütün hayvanlar eşittir.” Yaşlı Reis’in çağrısıyla tüm hayvanlar, özgürlüğün ve eşitliğin hüküm süreceği yepyeni bir düzenin hayalini kurmaya başlar. Onları bu düzene götürecek ilk adım, Başkaldırı olacaktır. Olur da, eskinin Beylik Çiftliği artık Hayvan Çiftliği adını alır. Hayvanlar, tüm ülkeyi şaşkınlığa sürükleyerek kendi kendilerini yönetmeye başlarlar. Artık insanlar için değil, kendileri için çalışmanın verdiği mutlulukla, yaptıkları her şeyi büyük bir sevgiyle, umutla ve şevkle yapmaya başlarlar. Ta ki iktidar hırsı onları da vurana kadar… George Orwell, Hayvan Çiftliği’ni yazarken Stalin dönemini eleştirmeyi amaçlamıştır. Bununla birlikte, eşitlik ilkesiyle yola çıkan devrimlerin bile nasıl totaliter sistemlere dönüşebileceğini her detayıyla gözler önüne sermesi bakımından zamanın ötesine geçen bir alegori niteliği taşımaktadır.

İnceldiği Yerden Kopar

Orijinal fiyat: ₺136,00.Şu andaki fiyat: ₺113,00.

İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilk çevrilen 19. yüzyıl Rus romancıları arasında yer alır. Moskova, Petersburg ve Paris üniversitelerinde öğrenim gören Turgenyev döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Zayıf iradeli Rus aydınlarını, serflerin yaşantısını, toprak sahibi soyluların aşklarını ve kendisini yakın hissetmediği radikal genç kuşağı tarafsız ve gerçekçi bir dille eserlerine aktarmıştır. 1847’de yayımlanan İnceldiği Yerden Kopar evlilikten korkan ve bahaneler uydurup manevralar yapan bir adamın hayatının hatasını sahneye taşır. Sığıntı 1848’de yayımlanmıştır ve zengin bir çiftlik sahibinin evinde yıllarca sığıntı olarak yaşayan yoksul bir aristokratın öyküsüdür. Oyunda yaşlı adamın gerçek kimliğinin ortaya çıkmasıyla yaşanan şaşkınlık ve bunu izleyen olaylar sergilenir.

Troyalı Kadınlar – Hasan Ali Yücel Klasikler

Orijinal fiyat: ₺138,00.Şu andaki fiyat: ₺114,00.

Euripides (MÖ y. 484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşır, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Troyalı Kadınlar Atinalıların Melos Adası’na çıktıkları seferden hemen sonra yazılmıştır. Euripides Atina’nın Melos’taki acımasız tutumunu eleştirmek için yazdığı bu tragedyada kimseye hesap vermek zorunda olmadıklarını düşünen istilacıların ahlâk ve hukuk dışı davranışlarının kurbanlarına ve kendilerine etkilerini inceler. Bu yönüyle savaş karşıtı bir eser olan Troyalı Kadınlar Seneca ve Jean Paul Sartre’a da aynı konuda yazmak için esin vermiştir.

De Profundis

Orijinal fiyat: ₺140,00.Şu andaki fiyat: ₺115,00.

De Profundis (Lat. “derinlerden”), Oscar Wilde’ın Reading Hapishanesi’ndeki tutukluluğunun sonlarına doğru, Ocak-Mart 1897’de, sevgilisi “Bosie” Lord Alfred Douglas’a yazdığı onlarca sayfalık bir mektup. Hapishane müdürü Nelson, yazmanın Wilde’a iyi geleceğini düşünerek bu mektubu yazmasına izin verir. Muhatabına gönderilmeyen mektup, Wilde’ın serbest kaldığı 18 Mayıs 1897’de müdür Nelson tarafından kendisine geri verilir. Dünya edebiyat tarihinin en bilinen mektuplarından biri olan De Profundis’in ilk yarısı, Wilde’ın “ahlaksızlık” nedeniyle hapse girmesine sebep olan Lord Alfred Douglas’la ilişkilerine ve abartılı yaşam biçimlerine ilişkindir ve iletişimleri kopmuş iki sevgiliden birinin diğerine “sitem”leriyle doludur. Mektubu her anlamıyla klasik bir metne dönüştüren ikinci yarısı ise Wilde’ın edebiyat, sanat ve hayata dair düşünceleriyle şekillenir. Hapishanedeki ruhsal gelişimini ve romantik, bireyci bir sanatçı olarak nitelendirdiği İsa Mesih’le özdeşleşmesini anlatır. Genç sevgilisine olan kini yumuşamaya başlar ve nihayetinde mektup “Sevgili dostun” hitabıyla biter.
De Profundis, Celâl Üster’in açıklamalı notları ve ustalıklı çevirisiyle…
“Yazmaktan başka çare bulamadığım ve ikimizin hayatından, geçmişten ve gelecekten, acılara dönüşmüş güzel şeylerden ve mutluluğa dönüşebilecek acı şeylerden dem vuran bu mektupta gururunu can evinden vuracak pek çok şey bulacağından hiç kuşkum yok. Öyle olursa eğer, bu mektubu tekrar tekrar oku, ta ki gururunu yok edinceye kadar.”

Kuyruklu Yıldız Altında İzdivaç

Orijinal fiyat: ₺140,00.Şu andaki fiyat: ₺115,00.
Kırmızı Kedi Yayınevi – Kuyruklu Yıldız Altında İzdivaç