Ayaşlı Ve Kiracıları
₺91,00
Ankara’da yeni yapılmış bir apartmanın dokuz odalı bölüğünde yaşayan Ayaşlı ile kiracılarının ilişkileridir anlatılan. Kadınlı erkekli bu mozaikte, inşası süren Cumhuriyet’in sosyal meseleleri de işlenir. Memduh Şevket her bir kiracısını, ayrı ayrı romanı yazılacak ilginçlikte kişilerden seçer. Bunu yaparken küçük bahislerle aralarındaki mücadeleyi sürükleyici, akıcı bir dille yazmayı başarır.
| Yayınevi | İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Memduh Şevket Esendal |
| Sayfa Sayısı | 232 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “12, 50 X 20, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Ayaşlı Ve Kiracıları
/n
Ankara’da yeni yapılmış bir apartmanın dokuz odalı bölüğünde yaşayan Ayaşlı ile kiracılarının ilişkileridir anlatılan. Kadınlı erkekli bu mozaikte, inşası süren Cumhuriyet’in sosyal meseleleri de işlenir. Memduh Şevket her bir kiracısını, ayrı ayrı romanı yazılacak ilginçlikte kişilerden seçer. Bunu yaparken küçük bahislerle aralarındaki mücadeleyi sürükleyici, akıcı bir dille yazmayı başarır.
İlgili ürünler
Böyle Buyurdu Zerdüşt – Kırmızı Kedi Yayınevi
“Herkes için ve hiç kimse için bir kitap!”
Böyle karşılıyor eser bizleri.
Bu kitapta Nietzsche, şiirsel bir üslupla felsefi meseleleri dile getirmiş, kendi felsefi düşüncelerini ve kavramlarını açıklamıştır.
Düşünce tarihinde çığır açmış, üslubuyla kitabı belli bir kategorinin içine hapsedemediğimiz, edebiyatla felsefi çalışmanın sınırlarında gezinen eserde Nietzsche’nin “Ben bu kulaklara göre ağız değilim” gibi cümlelerini okurken tekrar tekrar düşünecek ve emin olun bu eseri defalarca okuyacaksınız!
Unutmadan, Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt için “Yazılmış en derin eser” dediğini biliyor muydunuz?
Ceza Sömürgesi
Franz Kafka’nın külliyatından seçilen hikâyelerden oluşan Ceza Sömürgesi toplamda dört hikâye içeriyor. Bu hikâyeler de Dava ve Dönüşüm kitaplarında olduğu gibi, okuyucuyu Kafka’nın gizemli labirentlerinde dolaştırıyor ve modern hayatta bazen silik bir tablonun siması bazen de tabloyu bizatihi kendisi yapan insanın yasalar karşısındaki tutum ve davranışlarını betimliyor. Kafka’nın öykü ve romanlarında kullandığı ana unsur olan metafor ve çağrışımlar, bu hikayelerde de yer alarak okuyucuyla Kafka’nın kurmaca dünyası arasında kuvvetli bir bağ oluşturuyor.
Deccal Hristiyanlığa Lanet
Nietzsche, ölümünden sonra yayımlanan başyapıtında, çoğunluk karşısında azınlık bile olamayacak bir azlığı ifade ederken, o zamana kadar sağır kalınmış doğrulara kulak verecek yeni bir vicdanın doğuşunu muştuluyor, tıpkı bir peygamber gibi. O günden bugüne çok şeyler değişti. Hıristiyanlığa lanet okuyanlar, hele ki bu coğrafyada, hiç az değil. Keza yeni bir vicdanın doğuşunu bekleyenler de. Ama söz savını koruyor hâlâ:
“Bu kitap en azlarındır.”
Dorian Grayin Portresi – Kırmızı Kedi Yayınevi
Sahaf Mendel
“Zweig’ın eserini övmeye nereden başlayacağını bilemiyor insan.” –Ali Smith
Viyana’nın edebiyat camiasında el üstünde tutulan Sahaf Mendel aksi ama aksi olduğu kadar da eşsiz hafızaya sahip biridir. Her gününü aynı kafenin aynı masasında oturarak, bilgeliğinden yararlanmak için gelen ziyaretçilerle konuşarak geçirir. Tek tutkusu ise saplantı derecesinde bağlı olduğu kitaplardır, onlarla alakalı değilse çevresinde ne olduğu umurunda değildir, yaklaşan savaş bile. Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde Viyana’nın çehresi değişirken, Sahaf Mendel’in de hayatı “düşman” ile işbirliği yaptığı suçlamasıyla altüst olacaktır.
Zweig, yozlaşarak parçalanan Avrupa’yı arkaplanına yerleştirdiği ve mütevazı bir yaşamın trajedisini aktardığı Sahaf Mendel ’in her sayfasında geniş bir durum panoraması sunuyor.
Seçme Öyküler
Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.
Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur.
Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.