Adrıana Mater
Uğradığı tecavüz sonucu hamile kalan ve çocuğunu aldırmayı reddeden anne Adriana, büyüdüğünde babasının gerçek kimliğini öğrenen ve onu öldürmeye yemin eden oğul Yonas, savaştan yaralı olarak dönen ve zamanının dolmasını bekleyen baba Tsargo ve Adriana'nın kız kardeşi Refka. Annelik ya da barbarlık; ölüm ya da yaşam; bağışlama ya da intikam... Amin Maalouf, bize sık sık Ortadoğu'yu ya da Balkanları anımsatan bir coğrafyada, savaşın yaşandığı bir ülkede, düşmanlığın ve yabancılığın eşiğinde, tükenmekte olan bir dünyanın eğretilmesini sunuyor. Maalouf'un Uzaktan Aşk'tan sonra ikinci librettosu olan Adriana Mater (Ana Adriana), insanoğlunun unutulmaz trajedilerine ışık tutuyor...
Andre Gide Günlük (1887 – 1925) 1.Cilt
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam
Aurelia
Ay Işığı
Ay Işığı, öykü alanında dünya edebiyatına damgasını vurmuş olan Fransız yazar Guy de Maupassant'nın on dört öyküsünden oluşan bir derleme.
Edebiyat yaşamına Flaubert'in çırağı olarak başlayan Maupassant, benzerine az rastlanır gözlem gücü, küçük ayrıntıları değerlendirme ustalığı ve doğrudan söylenenin gerisindeki ince alayla kaleme aldığı eserleriyle öykü türünü adeta yeniden tanımlamıştır. Olaylara, nesnelere hep dışarıdan bakan, okuru çok değişik çevrelerde, çok değişik insanlar arasında dolaştıran yazarın öykülerinin büyük çoğunluğu okuru hep derin bir gerçeklik duygusu içinde gülümsetir ya da ürpertir. Yazar, sıradan insanların yaşamındaki küçük dramlardan ve onların zihinlerini meşgul eden gündelik sorunlardan ironi dolu çarpıcı hikâyeler çıkarır.
Özlü, güçlü, keskin, ekonomik anlatımla güçlendirdiği gerçekçiliği ve kurgudaki ustalığıyla öykü türüne yeni bir anlayış getiren yazarın bu derlemesini Türkçe'nin usta kalemlerinden Tahsin Yücel'in çevirisiyle okurlara sunuyoruz.
Aya Yolculuk – Modern Klasikler 72
İnsanın Ay üzerinde ilk yürüyüşünden yaklaşık yüz yıl önce, 1865’te yayımlanan bu roman, insanlı Ay yolculuğuna dair bilimsel düş gücü ve hiciv yönünden hayli zengin bir kehanet gibidir. Baltimore Silah Kulübü’nün seçkin üyeleri, Amerikan İç Savaşı’nın sona ermesiyle boşluğa düşünce, kulübün başkanı bir uzay silahı icat ederek, Ay’a bir yolculuk gerçekleştirme önerisini ortaya atar. Yeni bir roman türünün, bilimsel romanın yaratıcısı olarak görülen Jules Verne, çağdaş bilimkurgunun da temellerini atmıştır. Bugün bizler için hiçbir şaşırtıcı yanı kalmamış birçok bilimsel gelişme, henüz ufukta yokken onun yapıtlarında ayrıntılarıyla anlatılmıştır. Verne, fantastik serüvenlerinde uzay yolculuğunun yanı sıra bilim ilerledikçe hayatımıza katılan denizaltıları, televizyonu ve oksijen tüpünü de öngörmüştür.
Aydınlık
Basel’in Çanları
Başlangıcından 2. Dünya Savaşı Sonuna – Fransızca Türk Edebiyatı
Bel- Ami
Binbir Hayalet
Alexandre Dumas (pe're) (1802-1870): On dokuzuncu yüzyılda bütün Avrupa'yı saran siyasal ve sosyal çalkantılar içinde yaşamasına rağmen, daha çok 16. ve 17. yüzyılın tarihsel olaylarını konu alan üç yüzden fazla roman yazdı. Döneminin sevilen ve çok okunan romantik yazarları arasında yer aldı. Günümüzde de merak ve ilgiyle okunan Üç Silahşörler, Monte Kristo Kontu, Demir maske ve Siyah Lale en tanınmış eserlerindendir.Binbir Hayalet’in öykülerini gerçek kişilerle örerek anlatan ve böylece konusuna sahicilik duygusu kazandıran A. Dumas, gerçek olayların korkunçluğunu da hayalet öykülerinin dehşetiyle örtülmüş olarak aktarıyor. Alev Özgüner (1960): Galatasaray Lisesi ve BÜ Orta Kademe Yöneticilik Bölümü'nü bitirdi. Çeşitli yayınevlerinde çalıştı. Aralarında Jules Verne, Emile Zola, Yasmina Khadra, Pierre Daix, Nelly Arcan, Andr'e Gorz'un da olduğu birçok yazarın eserlerini Fransızcadan Türkçeye çevirdi.
Bir Aşk Sayfası
1878 yılında yayımlanan Bir Aşk Sayfası , Emile Zola’nın yirmi iki yılda tamamladığı “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adlı yirmi kitaplık dizinin sekizinci kitabıdır. Dizinin en çok gürültü koparan iki romanı Meyhane ile Nana ’nın arasında yayımlanan Bir Aşk Sayfası , bu iki fırtınalı romanın ortasında sakin bir durak, bir soluklanma gibidir.
Roman, Paris’in eteğinde bir mahallede hasta kızıyla birlikte yaşayan dul Hélène Grandjean ile komşusu Doktor Deberle arasındaki gizli aşkı anlatır. Tekdüze bir yaşamı delip geçen aşkın bir çocuğun ruhunda yarattığı çalkantılar; yalnızlığı, ihtirası ve anneliği arasında bocalayan bir kadın; farklı toplumsal kesimlerin aşkı farklı yaşayışları...
Romanın başkişisi Hélène pencere kenarında dikişini dikerek düşüncelere dalarken, okurlar da hem tüm bunlara, hem de müthiş bir gözlem gücüyle betimlenen Paris manzaralarına tanık olurlar. Paris bu romanın kahramanlarından biridir âdeta.
Dramatik gücü nedeniyle yazarın diğer birçok romanı gibi sinemaya da aktarılan Bir Aşk Sayfası ’nı, ülkemizin en yetkin Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun akıcı Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.
Bir Delinin Anıları
Bir Deneme Bir Ders: Eiffel Kulesi ve Açılış Dersi
Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Koridor Yayıncılık
“İdam cezasında ısrar eden hukukçular şunu dikkate alsınlar. Son yüzyılda idam cezası zayıflığın, güçsüzlüğün, bitişin göstergesi olarak görülüyor. Giderek azalıyor, yok olmak üzere. İşkence bitti, çark dağıtıldı, darağacı yerinden söküldü. Tuhaf olan giyotinin hâlâ revaçta olması. Bay Guillotin insanları severdi.”
1829 yılında genç Victor Hugo, ölüm cezasını eleştirip karşı çıkarak Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nü yazmıştır.
Bu eserinde ölümü bekleyen bir insanın duygu ve düşünce dünyasını aktarırken, insanları ölüm cezasının ahlaki ve toplumsal sonuçlarını sorgulamaya davet eder. Mahkûmun mu, onun idam edilmesini coşkuyla bekleyen halkın mı yoksa hukukun mu daha vicdansız olduğu sorusuyla okuru baş başa bırakır.
Bir insanlık manifestosu sayılabilecek bu eser yayımlandığı dönemde büyük sansasyon yaratmış, ilk baskılarında yazar adı belirtilmemiştir.
Bir Rehineye Mektup
Çalı Horozu
Cesar Birotteau
Çin’de On Beş Sohbet
Claude’un İtirafları
Cuma ya da Pasifik Arafı
Dar Kapı – Timaş Yayınları
Hayatın biricik anlamı olacak kadar derin bir aşkın trajediye dönüştüğü Dar Kapı’da sorgulanan, erdeme giden yolun zorluğudur. Jerome bütün erdemlerini aşkıyla ayakta tutarken, Alissa gerçek erdemin her şeyden arınmış olması gerektiğine inanır.
Fedakârlık nedir, insan aşk için nelerden vazgeçer? Peki ya ilahi aşk?.. Saflık için, Tanrı’ya tertemiz geri dönmek için, erdem olarak kabul edilen değerleri korumak için insan hayatını verebilir mi?
Dar Kapı, tercihlerini zor olandan yana kullananların yaşadığı ruhsal fırtınalarını gözler önüne sererken, Nobel Edebiyat Ödüllü André Gide, çarpıcı üslubuyla okuru derinden etkiliyor.
Değirmenimden Mektuplar – Can Yayınları
Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilköğretim okullarında okutulmak üzere seç tiği 100 Temel Eser'den biri olan Değirmenimden Mektuplar, dünya klasikleri arasında önemli bir yere sahiptir. Kitap, ünlü Fransız yazar Alphonse Daudet'nin Provence'taki eski bir değirmende yazdığı ve her birinde bir öykünün anlatıldığı mektuplardan oluşur. Değirmenimden Mektuplar'da yer alan bazı bölümler, hâlâ dünya edebiyatının en çok bilinen öyküleri arasında yer alır.
Şehrin kalabalığından ve insanlardan kaçan, huzuru sığındığı doğada arayan yazar, gözlemlerini aktardığı öykülerden oluşan eseri için, "Bu kitap, yazdıklarım arasında benim en çok sevdiğimdir" demiştir.