Doğanın Anatomisi
Resimlerle Doğa Julia Rothman'ın doğada çıktığı büyüleyici görsel gezi sırasında sanat ve bilim iç içe geçiyor. Hayatınızda bir kez bile dağların nasıl oluştuğunu öğrenmek istemiş ya da mantarın yaşam döngüsünü, bir kuşun üzerindeki farklı tüy tiplerini merak etmişseniz Rothman'ın çizimlerini ve şemalarını incelemekten keyif alacaksınız. Rothman'ın toprağa ve suya, hayvanlara ve bitkilere ilişkin canlı açıklamaları, sizlere doğanın harikalarıyla ilgili yepyeni bakış açıları sunacak.
Okyanusun Anotomisi
Dünya okyanuslarına dair bu muhteşem görsel turla keyifli bir deniz macerasına atılın. Mercan resiflerini keşfedin, Kutup Denizi’nde seyahate çıkın ve denizin derinliklerinde yaşayan tuhaf deniz canlılarıyla tanışmak için derinlere dalın. Julia Rothman’ın sanatı ve bilimi birleştiren muhteşem çizimleri, dalgaların üstündeki ve altındaki yaşamın birçok büyüleyici yönünü gözler önüne seriyor.
Julia Rothman bir çizer olmasının yanı sıra kendine özgü tarzda duvar kâğıdı, çömlek, kumaş ve kırtasiye malzemeleri tasarlamaktadır. New York, Brooklyn’de yaşayan ve çalışan tasarımcı, New York Times’da köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca Çiftlik Anatomisi, Yiyecek Anatomisi ve Doğanın Anatomisi kitaplarının da yazarıdır. Rothman hakkında daha fazla bilgiye juliarothman.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Her Güne Bir Deney
Bütün ailenin katılabileceği deneylerle dolu, eğlenceli bir kitap!
Rüzgâr, dolu, şimşek, yağmur gibi atmosfer olayları nasıl oluşur? Bitkiler nasıl büyür? Merak ettiğiniz birçok doğa olayını evde bulabileceğiniz basit malzemelerle kendiniz deneyerek, görerek ve izleyerek öğreneceksiniz. İlginizi çeken konular hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz deneylerin yanındaki kutucukları da okuyabilir, merakınızı giderebilirsiniz. Üstelik çizimler de sizi çok güldürecek.
“Hayalet mürekkep nasıl yapılır?
Buzdolabı olmadan dondurma nasıl yapılır?
Sayılarla sihirbazlık nasıl yapılır?
Parmak izi nedir?”
Kozmos
"Carl Sagan zamanımızın en parlak bilim adamlarından biridir... İçinde varlığımızı sürdürdüğümüz akıllara durgunluk veren Kozmos’un sonsuzluğunu dile getirirken bilimin geçmişine, şimdiki zamanına ve geleceğine ilişkin muhteşem bir eser yaratmış." - Associated Press "Alanında göz kamaştırıcı, önerilerinde kışkırtıcı. Bu kitabı okuyan herkesin, etkisi altında kalacağından hiç kuşkum yok." - The Miami Herald "Sagan edebi bir coşkuyla yazıyor. Harika bir eser. İnsan aklının tüm noktalarına değinen Kozmos gerçek olmayacak kadar gerçek." The Cleveland Plain Dealer İnsanoğlu Uzay Okyanusuna Açılıyor Canlıların ve Evrenin Yapısı Doğa Yasaları Tüm Evrende Geçerlidir Cennet ve Cehennem Başka Gezegenlerde Yaşam Var mı? Keşif Yolculuklarının Öyküsü Samanyolu: Gecenin Belkemiği Zaman ve Mekân İçinde Yolculuk Başka Evrenlerin Kapısı Kara Delikler Sonsuzluğun Kıyısı: Dördüncü Boyut Aklın Evrimi Galaktik Uygarlık Yaşamak ya da Yok Olmak Konusunda Kim Karar Verecek?
Bilgiyle Sohbet
Avrupa Bilimler Akademisi’nin ve Amerikan Bilimler Akademisi’nin ilk Türk üyesi, Rus Bilimler Akademisi’ne Fuat Köprülü’den sonra seçilen ikinci Türk, Türkiye Bilimler Akademisi’nin en genç kurucu üyesi, TÜBİTAK Bilim Ödülü kazanan en genç bilim adamı... İki şeref doktorası, Paris’te Collège de France’da profesörlük, ulusal ve uluslararası otuz bir adet şeref payesi ve ödül.
Tüm bu nitelikleri şahsında toplayan Prof. Dr. A. M. Celâl Şengör halen İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ile Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde görevini sürdürmektedir.
Dünyanın en saygın jeolog, bilim adamı ve üniversite hocalarından biri olmasının yanı sıra Prof. Şengör’ün en önemli özelliği hayata bir bütün olarak bilim çerçevesinden bakmasıdır. Bu anlamda kelimenin tam anlamıyla bir “akademisyen”dir. Prof. Şengör’ün yirmi yılı aşkın süreyle çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan yazıları ve farklı platformlarda yaptığı konuşmalarının metinleri elinizdeki kitapta bir araya getirilmiştir.
Matematik Ve Korku
Bu kitabın matematik korkusunu yeneceği inancı (ne yazık ki) doğru değil. Matematikten korkmamak için öbür kitaplarımı da okumalısınız. Anlamadığınız yazıları atlayarak... Bir ya da iki yazıyı anlamamanız hiç önemli değil... Dünyanın sonu değil ya! Ben de her matematik yazısını (hatta çoğunu) anlayamam. Ama ilginizi çeken yazıları anlamaya çalışın, hatta yazının tamamını okumadan, kendi kendinize anlamaya çalışın. Yazıda sorulan soruyu illa çözebilmek gerekmez. Amaç, düşünerek, çalışarak, dirsek çürüterek mutlu olunabileceğini, eğlenilebileceğini göstermek. Eğlenmek için illa kahkaha ya da göbek atmak gerekmez! Kimileyin ciddi bir iş yaparak da eğlenilebilir. Matematik, herşey gibi, ancak emek verildikçe sevilir. Önemli olan çalışmak, emek vermek. Gerisi kendiliğinden gelir.
Zamanın Kısa Tarihi
Yaklaşık kırk dile çevrilen ve dünya üzerindeki her 750 kişiden birinin edindiği Zamanın Kısa Tarihi çağımızın en büyük zihinlerinden biri olan Stephen Hawking’in sorularına yanıt aradığı bir kitap:
“Evren nasıl başladı ve başlamasını olanaklı kılan şey neydi?
Zaman her daim ileri doğru mu akar?
Evrenin bir sonu ya da sınırı var mı?
Uzayda başka boyutlar var mı?
Her şey sona erdiğinde ne olacak?”
Elinizdeki bu baskı Hawking’in 2016 yılında kitabını son kez gözden geçirdiği ve bir Ek yazdığı genişletilmiş baskıdan dilimize kazandırılmıştır. Hawking’in bu ekte de belirttiği gibi, evrenin başlangıcından 300.000 yıl sonrasını araştıran ve Hawking’in varlığını ileri sürdüğü uzayzaman dokusundaki kırışıklıkları tespit eden kozmik mikrodalga ardalan ışınımı uydularının (WMAP ve Planck) verileri ve LIGO deneyinin kütleçekim dalgalarını saptaması gibi yeni gelişmeler ışığında Zamanın Kısa Tarihi güncelliğini koruyor.
“Kozmolojinin karmaşıklığını herkesin anlayacağı şekilde basit bir açıklıkla ortaya seriyor... Müthiş bir beyin.”
- Observer
“Böyle büyük problemleri araştıran bir dehâyı izlemek heyecan verici.”
- Sunday Time
“Einstein’dan bu yana en büyük bilimsel zekâ.”
- Daily Express
Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu – Tanı Ve Baş Etme Yolları-Çocuk Ve Yetişkinlerde
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ya da kısaca DEHB, günümüzde çocuk ve ergen psikiyatrisinde en sık konulan tanılardan biri. Pek çok kişi bu sebeple, onun yaramaz veya tembel çocuklar için kullanılan moda bir kavram olduğunu düşünüyor. Peki DEHB tam olarak ne anlama geliyor? Gerçekten ebeveynlerin yetiştirme hatalarını ya da çocuğun karakter zaaflarını örtbas etmeye hizmet eden kullanışlı bir etiket mi, yoksa üzerine ciddiyetle eğilinmesi gereken bir sağlık sorunu mu? DEHB kişinin kendisiyle, aile üyeleriyle ve sosyal çevresiyle ilişkilerine nasıl yansır? Bu durumdan mustarip kişiler hangi duygudurum bozukluklarından etkilenirler? Odaklanma ve dürtüsellik neden temel bir zorluk olarak günlük hayata damga vurur? Çocuklarda ve yetişkinlerde aynı tanı kıstasları mı geçerlidir, yoksa semptomlar yaşla değişir mi? İlaç tedavisi kaçınılmaz mıdır, diğer seçenekler nelerdir? Fiziksel aktivitenin DEHB’yi yönetmekte nasıl bir rolü vardır? Tehlikeli davranışlar ve alışkanlıklar DEHB’lilerde daha mı sık görülür? DEHB’nin olumlu özellikleri nelerdir ve toplum açısından nasıl bir potansiyele sahiptir?
Psikosomatik hastalıklar ve psikoterapi uzmanı Astrid Neuy-Bartmann, Çocuklarda ve Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu: Tanı ve Baş Etme Yolları’nda, okuru DEHB’nin temel semptomlarıyla ve farklı tedavi yöntemleriyle tanıştırıyor. En yeni bilimsel bilgileri dikkate alarak konunun sadece uzmanlarca değil, DEHB’liler ve yakınları tarafından da hızla kavranmasını sağlıyor. Günlük hayatta karşılaşılan ve ilişkileri çıkmaza sokan çeşitli sorunları gidermek için vazgeçilmez bir başucu kitabı.
Para – Antik Çağdan Geleceğe
Para yokken insan vardı fakat insanlık tarihi parayla başladı.
O halde şimdiye kadar yapılmamış bir şey yapılabilir; insanlık tarihi “para” olgusu merkeze konularak yazılabilirdi.
Antik Çağdan Geleceğe PARA’da, paranın iktidar ilişkilerine, mitlere, toplumsal hayatın örgütlenme biçimlerine uzanan etkilerini görmek, çoğu yerde küçük anekdotlar biçimde anlatılan hadiselere şahitlik etmek gerçek bir okuma zevki veriyor.
Çoğumuzun zihninde soyut ve ‘kaydi’ bir anlam dünyasına işaret eden ‘para’nın tarihi seyir içindeki etkilerini bütünlüklü bir bakış açısıyla gösteren Dursun Ali Yaz, bugüne kadar ortaya konmamış bir bakış açısıyla geçmişten geleceğe paranın yazılmamış tarihini kaleme alıyor.
“Binlerce yıllık uygarlık yolculuğunda bizleri yalnız bırakmayan tek şey paraydı. İşte bu kitap, antik çağdan emekleyerek yola çıkıp şimdilerde ışık hızına erişen paranın muhteşem serüvenini merak edenler için yazıldı.”
Dursun Ali Yaz
“11.000 yıldır kullandığımız para türlerini bilim ve akıl eleğinden geçiren yazar, para olgusunu Trampa Para, Mal Para, Tartı Para, Madeni Para, Kâğıt Para ve Sanal Para olmak üzere altı kategoriye ayırıyor. Paranın ruhu, özü ve şeklini baz alarak yaptığı bu ayırımın para felsefesinde yepyeni bir sayfa açacağına inanıyorum. Uzun ve disiplinli bir çalışmayla ortaya çıkardığı eser, paranın yalnızca tarihini değil servet ve devlet kavramlarıyla ilişkisini sosyolojik, kültürel ve yönetsel açıdan irdeliyor."
Dr. Yılmaz Argüden
Geleceğin Fiziği
New York Times'ın en çok satanlar listesindeki Olanaksızın Fiziği (Physics of the Future) kitabında, önümüzdeki yüzyılın baş döndürücü, kışkırtıcı ve neşelendirici bir görünümünü, geleceği laboratuarlarında şimdiden icat eden, dünyanın en iyi üç yüzden fazla bilim insanıyla yaptığı görüşmelere dayanarak bize anlatıyor. Sonuç, tıpta, bilgisayarlarda, yapay zekayada, nanoteknolojide, enerji üretiminde ve uzay yolculuğunda devam edegelen devrimsel gelişmelerin, en otoriter ve bilimsel olarak hatasız bir tasviri.
Michio Kaku, başından sonuna kadar, sert ve soğuk bilimsel prensipleri aydınlığa kavuşturuyor, belli başlı teknolojilerin büyüyebilme oranlarını, ne kadar ileriye gidebileceklerini ve onların nihai limitlerini ve risklerini sorguluyor. 2100'e giden yıllara heyecan uyandıran bir bakış fırlatmak için çok büyük miktarda bilgiyi bir araya getiren Geleceğin Fiziği, önümüzdeki yüz yılın nefes kesecek bilimsel devrimlerinin içine doğru heycanlı, harikulade bir yolculuk sunuyor.
Soluk Mavi Nokta
Carl Sagan, keskin bakışını Evren’in muhteşem gizemine atmış ve dahası bunu dünya genelinde milyonlarca okurun rahatlıkla anlayacağı bir açıklıkla dile getirmişti.
Soluk Mavi Nokta işte bu taçlanmış çalışmanın adıdır. İnsan ırkı nihayet radikal anlamda yeni bir sınır bölgesine, yani uzayın sınırına gelip dayandığında, gelecek kuşaklar çağımıza geçip gitmiş bir zaman olarak bakacaklardır. Soluk Mavi Nokta’da Carl Sagan, kozmostaki bu muhteşem yeni tarihimizin izini sürüyor ve güneş sistemimizden çıkıp galaksilerin ötesindeki mesafelere yol alırken, bize daha önce bir karaltı gibi görünen bu yeni geleceği anlatıyor. Carl Sagan başka dünyaların keşfinin ve bu dünyalara olası yerleşimlerin ne bir fantezi ne de bir lüks olmadığı konusunda ısrarcı: elbette insan ırkının hayatta kalması için gerekli olan koşulların da farkında olarak sürdürülen bir ısrar bu...
Bir Varmış 1 Yokmuş
Genetik 101
DNA’nın yapısını, antibiyotik direncini, bakteri ve viru¨sleri öğrenmek isteyenler için...
Genetik yapımız kim olduğumuzu bu¨yu¨k ölçu¨de anlatır; biz de bu anlatıyı çocuklarımıza miras bırakırız. Göz rengimizden boyumuza, hangi hastalıklara yakalanma riskimiz olduğundan kaç yıl yaşayacağımıza kadar pek çok şey bu anlatıda mevcuttur. Peki ya bu¨tu¨n bunların ardındaki karmaşık ve bu¨yu¨leyici sistem nasıl işler?
Genetik 101, DNA’nın yapısı ve işleyişinden gen aktarımına, genetik bilimindeki son yeniliklerden u¨topik bir du¨nyanın kapılarını aralamışız izlenimi yaratan deneylere kadar milyonlarca yıllık evrim yolculuğumuzun en ilginç kısımlarını özetliyor. Bu kapsamlı ve eğlenceli kitapta genetik bilimiyle ilgili merak ettiğiniz her şeyi bulacaksınız.
Matematiğin Kısa Tarihi-Çetele Kemiklerinden Yapay Zekaya
Günümüzden yaklaşık 1200 yıl önce Abbasi halifesi el-Memun büyük matematikçi Harezmi’den matematiği herkesin anlamasını ve hem iş hayatında hem gündelik hayatında, arazi ölçümünde, ticari işlemlerde, miras paylaşımında kullanabilmesini sağlayacak bir elkitabı hazırlamasını istedi. Harezmi kitaba teorik bir bölüm de ekledi ve böylece ortaya meşhur Kitabü’l Muhtasar fi’l Hisabi’l Cebr ve’l Mukabele, yani bugün bilinen adıyla Cebir adlı eser çıktı. Dünya bu kitaptan çok şey öğrendi.
Matematiğin Kısa Tarihi’ni Launay’a el-Memun sipariş etmemiş olsa da, yazarın kaygısı halifeninkiyle aynı: sokaktaki insana matematiği tanıtmak, sevdirmek; bilimi hayatın içine daha fazla sokabilmek, böylece akılcı düşünceyi teşvik etmek, dolayısıyla refahı ve mutluluğu artırmak.
Matematiğe meraklı okur bu kitabın yardımıyla, çetele tutmaktan algoritma hazırlamaya, matematiksel düşüncenin tüm evreleri hakkında bilgi sahibi olacak…
Evren 101
Uzay yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?
Ders kitapları genellikle uzayın güzelliklerini ve gizemini sıkıcı tartışmalarla arka planda bırakırlar. Galileo da böyle bir şey istemezdi tabii ki! Bu yüzden, Evren 101 sıkıcı ayrıntılara ve uzun anlatılara girmeden, yıldızlarla bezenmiş gökyüzümüzün ardında saklanmış olanları keşfetmenizi sağlayacak ve ilginizi her daim canlı tutacak ilginç bilgileri sizlere eğlenceli bir dille sunmak için hazırlandı.
Büyük Patlama’dan Samanyolu’na, Isaac Newton’dan Henrietta Swan Leavitt gibi başarılı bilim kadınlarına, gökyüzüne dair her şeyi içinde barındıran bu elkitabı, başka hiçbir yerde bulamayacağınız resimler, tablolar ve eğlenceli astronomik bilgilerle dolu!
İster kara deliklerin ardındaki gizemi çözmeye çalışın ister en sevdiğiniz gezegenle ilgili daha fazla bilgi edinmeyi amaçlayın, bütün sorularınızın cevabı Evren 101’de; hatta farkında olmadan yanıtını aradığınız soruların bile...
Beden
Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi'nin Yazarından
Sizi inşa etmek için gereken atom sayısı toplamda yedi milyar-milyar-milyar (7 oktilyon). Bu yedi milyar-milyar-milyar atomun sizi oluşturmak için duyduğu bu yoğun arzunun nedenini ise bilen yok.
Bütün hayatımızı bir bedende geçiriyoruz ama pek azımızın onun nasıl işlediğine, içinde neler olup bittiğine dair fikri var. Kulağa ne kadar inanılmaz gelse de, bir toprak parçasının içinde bulacağımız materyalin aynısından ibaretiz. Bizi oluşturan elementleri özel kılan tek şey, bizi oluşturuyor olmaları. Yaşamın mucizesi işte bu. Bu kitabın niyeti ise bu muhteşem düzeneği, kendimizi anlamak.
Ünlü kitabı Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi ile bilimi anlaşılır ve eğlenceli kılmakta çıtayı oldukça yükseklere çeken, çağımızın en büyük anlatıcılarından Bill Bryson, şimdi insan bedeninin işleyişine, kendini iyileştirme konusundaki olağanüstü becerilerine odaklanıyor. Kısa sürede bir klasiğe dönüşen Beden: Bir Kullanıcı Kılavuzu, işgal ettiğimiz alana, varoluşunuzun barındırdığı dehaya tekrar tekrar şaşırmanızı sağlayacak bir kitap. Anlatan Bryson olunca, bizim hikâyemizden daha büyüleyici bir hikâye, gerçekten yok.
“Bryson, metafor ve teşbihler konusunda benzeri olmayan bir anlatı üstadı... Baştan sona sürükleyici, kışkırtıcı ve eğlenceli.” Wall Street Journal
"Bir harikalar rehberi... Yaşama dair nihai bir reçete belki de.” Gavin Francis - Guardian
Yılın En İyi Bilim Kitabı - Sunday Times
Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü Finalisti
Yılın Kitabı Seçkilerinde - Washington Post • Financial Times • Boston Globe
Yaratıcı Tür
“Incognito ve Beyin'in Yazarından”
“Gerçekleri öğrenir, kurguyu üretiriz. Olanı kavrar, olabilecekleri düşleriz.”
İnsan dünyanın yeni versiyonlarını yaratıyor, hem de her gün. Yenilik üretme yeteneğimizin canlılar arasında eşi benzeri yok. İnekler koreografi hazırlamıyor, sincaplar ağaç tepelerine ulaşmak için asansör inşa etmiyor, timsahlar sürat motorları tasarlamıyorlar. Bizler ise, binlerce yıl önce meydana gelmiş bir evrimsel ince ayar sayesinde, deneyimlerimizi özümseyip onlardan “şöyle olsa ne olur”lar türetebiliyoruz.
Ünlü nörobilimci David Eagleman ve besteci Anthony Brandt şu sorunun peşine takılıyor: İnsanlığın yaratma becerisi ve güdüsünün temelinde yatan şey nedir? Zihnimizdeki yaratıcı yazılım nasıl çalışıyor, ona neden sahibiz ve bizi nereye götürüyor? Yaratıcı Tür, Picasso’dan konsept arabalara, şemsiyelerden Ay’a seyahate, eğitim sistemimizden ketçap şişelerine kadar uzanıp yaratıcı zihni mercek altına alan etkileyici bir yolculuk. Nörobilimdeki en yeni bulgulardan faydalanarak sahip olduğumuz bu derin, gizemli ve en önemli insan becerisinin temel işleyişini ilk kez böylesine görünür kılıyor ve hepimiz için daha yaratıcı bir geleceğin kapılarını aralıyor.
“İnsan yaratıcılığına görseller eşliğinde bir yolculuk… Zihnin işleyişine ilgi duyanlar mutlaka okumalı.”
- Wired
“Ağzı açık bıraktıracak kalitede... Deha kalitesinde.”
- Geoff Dyer, Observer
Dünyayı Değiştiren On Domates
Dünyanın Tüm Dertleri
"Dünya düzenden yoksun değildir. Güneş her sabah doğar. İnsanlar gençleşmez, yaşlanır. Bir sonuç her zaman bir sebebi izler. Dünyanın kumaşında bir düzen vardır."
Neden nefes alıp veririz? Para neden var? Yaşam neden cinsiyeti icat etmiştir? Neden bir şey olması, hiçbir şey olmamasına baskındır? Beyin nasıl çalışır? Gelişkin bir maymun soyundan başka bir şey olmayan ve DNA'sının üçte biri mantar DNA'sıyla ortak olan bizler nasıl yeryüzünün hakimi olduk? Zemin katta yaşayan insanların üst kattakilere göre geç yaşlandığını ya da uygarlık tarihindeki temel kırılma noktasının gıdaları pişirmeye başladığımız an olduğunu duymak sizi şaşırtır mıydı? Peki ya bizi kuşatan evrenin dev bir hologramdan ibaret olması ihtimali?
Karmaşık meseleleri biz sıradan insanlar için anlaşılır bir dille anlatmaktaki hüneriyle haklı bir şöhret edinen Marcus Chown bu kez büyük bir işe kalkışıyor: yaşama etki eden her şeyi anlamak ve anlatmak. Kapitalizmden görelilik teorisine, termodinamikten toplum dinamiklerine, seksten hayatın kökenine kadar her şeyi...
Dünyanın Tüm Dertleri meraklı bir zihnin, dünyada işlerin nasıl yürüdüğünü anlamak için çıktığı galaksiler, uygarlıklar ve türler arası bir yolculuk. Ve yan koltuk sizin için ayrılmış.
Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi
“Bu kitap matematikteki yerleşik sembollerin kökenlerinin ve evriminin izini sürmektedir. Esasen bir matematik sembolleri tarihidir, ancak aynı zamanda sembollerin matematiksel düşünüşü nasıl etkilediklerinin ve nasıl geniş ve kalıcı bir bilinçaltı esin yelpazesi uyandırdıklarının da keşfidir.”
Pek çoğumuz artı, eksi, eşittir gibi basit matematik sembollerini sık sık kullansak da çok azımız bu sembollerin 16. yüzyıldan önce var olmadıklarını bilir. Peki, bunun öncesinde matematikçiler ne yapıyordu? Matematik bugün bildiğimiz haline nasıl evrildi? Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi ’nde Joseph Mazur matematiksel notasyon sistemimizin gelişiminin ardındaki büyüleyici hikâyeyi bizlere anlatıyor. Sembollerin ilk kez nasıl kullanıldığını, zaman içinde sembollerin nasıl değişim geçirdiğini ve yazılı matematiğin sembol öncesi ve sonrası dönemde nasıl uygulandığını ayrıntılarıyla açıklıyor. 16.yüzyıldan önce nesir ya da nazım şeklinde kaleme alınan, hatta rakamların bile yazıyla gösterildiği metinlerle yapılan retorik cebir, semboller sayesinde bir dönüşüm geçirir. Bu sadece şeklen değil, matematiksel düşünceyi, yaklaşımı, anlamı, anlamayı ve iletişimi de değiştiren psikolojik bir dönüşümdür. Semboller benzerlik, ilişkilendirme, özdeşlik, çağrışım ve tekrarlanan imgeler yoluyla bizi etkiler, bilinçaltı çağrışımlarla yeni fikirlere kapı açar, deneyim ile bilinmeyen arasında bağlantılar kurulmasını sağlar ve temel matematik bilgisinin yayılmasını kolaylaştırır.
Matematiğin kelimelerden kısaltmalara, oradan sembollere uzanarak bugün bildiğimiz haline ulaşma serüveni Matematik Sembollerinin Kısa Tarihi ’nde çarpıcı tarihi anekdotlar eşliğinde sizleri bekliyor…
Canlı Devre
Incognıto Ve Beyin - Senin Hikâyen’in Yazarından
Madde yoksunluğu ile kırık bir kalbin ortak yönü ne? Anıların düşmanı neden zaman değil de başka anılar? Kolsuz bir insan nasıl dünyanın en iyi okçusu olabiliyor? Geceleri neden rüya görürüz ve bunun gezegenimizin dönüşüyle ne ilgisi var? Kör bir insan diliyle görmeyi, sağır bir insan derisiyle işitmeyi nasıl öğrenebilir?
Bu soruların yanıtı gözlerimizin hemen arkasında duruyor. Yaşadığımız gezegende keşfedegeldiğimiz en ileri teknoloji, kafatasının karanlık haznesinde taşıyıp durduğumuz şu bir buçuk kiloluk organda saklı. Nasıl ki hayatın heyecanı kim olduğumuzla değil, kime dönüşme sürecinde olduğumuzla ilgili, beynin sihri de onu oluşturan parçalardan çok, parçaların dinamik ve canlı bir doku oluşturmak üzere kendilerini durmaksızın yeniden dokumalarında yatıyor. Beynimiz, tıpkı dünyamız gibi, değişken ve akışkan bir sistem.
Kuşağının en iyi bilim anlatıcılarından David Eagleman Canlı Devre’de, en yeni bilimsel araştırmalar ve ilginç vakalar eşliğinde, şu satırları okumakla bile ebediyen değişecek beynimizin içyüzüyle tanıştırıyor bizleri.
“Göz alıcı... Isaac Asimov’dan bu yana, fikirlerini böylesine çokboyutlu ele alan bir bilim insanıyla karşılaşmamıştık. Oliver Sacks ve William Gibson, Carl Sagan’ın verandasında bir araya gelip yazsalar böyle olurdu dedirten bir kitap.” Wall Street Journal
“Eagleman, beynin uyum yeteneğine dair gizemi fazlasıyla ikna edici ve fazlasıyla sürükleyici bir şekilde sunuyor.” Khaled Hosseini
İncognito Beynin Gizli Hayatı
'Kendimizle aramızdaki fark, bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür.'
- Montaigne
Siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalının üstüne götüren kim? Neden sır saklamakta böylesine başarısız, nedenini bilmeden birini çekici bulmakta bu kadar başarılıyız? Eğer bilinçli zihin, yani sabah uyandığınızda sizinle birlikte uyanan ben, buzdağının yalnızca görünen kısmıysa, zihninizin geri kalanı tüm bir ömür neyle iştigal etmekte?
Ünlü nörobilimci David Eagleman, 20 dilde yayımlanan -ve neredeyse şimdiden klasikleşen- kitabı Incognito ile beynimizin derinlerine dalarak, yaptığımız, düşündüğümüz ya da hissettiklerimizin çok büyük bir kısmının bizden başka bir biz tarafından yönetildiğini ürkütücü bir berraklıkla ortaya koyuyor. Sadakat geninden sizi olmadığınız birine dönüştüren beyin zedelenmelerine; optik yanılsamalardan striptizcilerin neden ayın belirli zamanlarında daha çok para kazandığına; Truva fatihi Odysseus'tan renkleri işitip biçimleri tadabilen sinestezik insanlara kadar geniş bir yelpazeden vakaları ve araştırmaları bir araya getiren Incognito, beynimizin işleyişi ve çelişkileri hakkında olağanüstü bir keşif yolculuğu sunuyor.
"Bir kitap okudum, hayatım değişti."
- İsmet Berkan, Hürriyet
"Zihniniz bu kitap için size teşekkür edecek."
- Wired
Descartesin Yanılgısı
Descartes’ın, çok iyi bilinen “Düşünüyorum, öyleyse varım” söylemini dile getirdiği yüzyıldan bu yana bilim, bireyin gerçek varlığının kaynağı olarak duyguları çoğunlukla göz ardı etmiştir. Modern sinirbilimi bile yakın bir zamana kadar duygular yerine beyin fonksiyonlarının bilişsel tarafına odaklanma eğilimi göstermiştir. Ancak, Descartes’ın Yanılgısı eserinin yayınlanmasıyla birlikte bu tutum değişmeye başlamıştır. “Dünyanın önde gelen nörologlarından biri olan” (New York Times) Antonio Damasio, duygular ile rasyonalite arasındaki bağlantıya ilişkin geleneksel düşüncelere bu eserinde karşı çıkmıştır. Oldukça sürükleyici olan bu kitabında Damasio, hepimizin uzun zamandır şüphe ettiği şeyi -yani duygular bir lüks değildir, aksine rasyonel düşünce ve normal sosyal davranışlar için gereklidir söylemini- vaka çalışmaları yoluyla sergilerken okuru bilimsel bir keşif yolculuğuna çıkarıyor.
Kuantum Üstünlüğü
Çok satan Tanrı Denklemi kitabının yazarından; yapay zekâyı güçlendirebilecek, küresel ısınma, açlık ve tedavisi olmayan hastalıklar gibi insanlığın en büyük sorunlarından bazılarını çözebilecek ve nihayetinde bilimin en derin gizemlerini aydınlatabilecek, insanlığın bir sonraki büyük teknolojik başarısı olan kuantum hesaplamaya dair heyecan verici bir yolculuk. Tüm profesyonel hayatını kuantum teorisi üzerine çalışmalar yaparak geçirmiş olan Dr. Michio Kaku, kendine özgü akıcı anlatımıyla, bu heyecan verici bilimsel gelişmenin ve insanlığın geleceğine sahip çıkma yarışının büyüleyici hikâyesini anlatıyor.
Evren Avucunda
“Bu kitabın iki vaadi var: sadece tek bir denklem kullanmak (E = mc2) ve hiçbir okuru geride bırakmamak. Üç yüz seksen sayfa ve beş milyar yıllık göz alıcı bir yolculuk.”
- Alexander Masters / The Spectator
Evrende yalnız değiliz.
Evrene yapacağımız bu yolculukta da.
Kumsalda yatmış gökyüzünü seyrederken biri elimizden tutuveriyor ve bizi muazzam bir yolculuğa çıkarıyor; karadeliklere, en uzak galaksilere ve kâinatın başlangıcına götürüyor.
Bir atomun çekirdeğine dalıyor, zamanda yolculuk ediyor, Güneş’in içine giriyoruz. Dokunuyoruz.
Christophe Galfard, evreni avucumuza bırakıyor.
Fransa’da yılın bilim kitabı seçildikten sonra 20 dile çevrilen Evren Avucunda kısa sürede bir popüler bilim klasiğine dönüştü. Gezegenimizin en özel bilim anlatıcılarından Christophe Galfard –ki kendisi Stephen Hawking’in öğrencisi– denklemler yerine hayal gücümüzden faydalanarak bizleri kelimenin gerçek anlamıyla “bambaşka dünyalara” götürüyor.
Olanaksızın Fiziği
Kaku bu kitabında, geleceğe ilişkin bazı tahminlerin olanaklı olanın sınırları ötesinde ebediyen kalmak zorunda olacağını, bazılarının da nihayetinde gerçekleştirilebileceğini nedenleriyle açıklamayı amaçlıyor. Bu tür sorular genellikle bilimkurgunun alanıdır ve bilim burada susmayı tercih eder. Kaku, işte tam da bu noktada, buradaki boşluğa el atıyor…
– The Economist
Işınlama, zaman makineleri, kuvvet alanları, yıldızlararası uzay gemileri; bunlar yalnızca bilimkurgunun alanları mı yoksa geleceğin kullanılabilir teknolojileri mi? Star Trek, Star Wars, Back to the Future gibi filmlerin fantastik dünyaları ünlü fizikçi Michio Kaku tarafından ciddi, bilimsel ve şaşırtıcı bir bakış açısı ile yeniden ele alınıyor ve günümüzden bir bakışla evrenin fizik yasalarının yakın ve uzak bir gelecekte bize neler sunacağı tartışılıyor.
Eğlendirici, bilgilendirici ve yaratıcı; Olanaksızın Fiziği bizi insan dehasının ve bilimsel olanın sınırlarına bir yolculuğa çıkarıyor.
Bilim ve bilimkurgu arasındaki arayüzün şaşırtıcı bir keşfi; mükemmel bir araştırma; canlı, müthiş keyif verici bir anlatım…
– Fritijof Capra, Tao’nun Fiziği” ve “Leonardo’nun Bilimi” adlı kitapların yazarı
Beyin
Bu, Beyninin Yaşadıklarınla Birlikte Nasıl Şekillendiğinin ve Yaşamının Beynin Tarafından Nasıl Şekillendirildiğinin Hikayesi.
Büyük ilgi gören kitabı Incognito ile nörobilimi geniş kitlelerle buluşturan David Eagleman, bizi içimizdeki kozmosa doğru hızlı ve nefes kesici bir yolculuğa çıkarıyor: Gerçek nedir? “Sen” kimsin? Nasıl karar veriyorsun? Beynin neden başkalarına ihtiyaç duyuyor? Teknoloji “insan olmak”ın anlamını değiştirebilir mi?
Durak durak ilerleyen bu büyüleyici yolculuk ekstrem sporlar dünyasından ceza hukukuna, yüz ifademizden beyin ameliyatlarına, içgüdülerden ölümsüzlük arayışına kadar uzanıyor. Yol üstünde, muazzam karmaşıklık barındıran beyin hücreleri ve onları birbirine bağlayan trilyonlarca sinirin arasında görmeyi pek de beklemediğiniz bir şey beliriyor: kendiniz.
"Nörobilimin dahice yazılmış hali. Soluksuz okunuyor.”
- Guardian
Eşyanın Tabiatı
“Kendimizi uygar saymak hoşumuza gidebilir ancak bize
uygarlığı bahşeden, büyük ölçüde malzeme zenginliğimizdir…
Biz onları yarattık, onlar da karşılığında bizi
bugünkü halimize getirdiler.”
Malzemeler dünyasında yaşıyoruz. Etrafımız gündelik tasarım ve mühendislik mucizeleriyle çevrili. Çeliği düşünün: Ağzımıza sokuyor, istenmeyen tüylere karşı kullanıyor, içine biniyoruz. En sadık dostumuz ama nasıl işlediğini bilmiyoruz. Cam neden saydam? Lastiğe esnekliğini veren ne? Ataş neden bükülüyor? Bir malzeme neden göründüğü gibi görünüyor, neden davrandığı gibi davranıyor?
Mark Miodownik bizi malzemelerin iç dünyasına götürüyor. Mucidini idamdan kurtaran porselenden ayakkabılarımızdaki köpüğe, elinizdeki kâğıttan uygarlığımızın günah keçisi betona kadar, yaşamlarımızı şekillendiren bu mucizelerin nasıl doğduğunu, keşiflerinin ardında yatan akılalmaz öyküleri ve tüm bu yolculuğun insan ırkının becerisine, yaratıcılığına dair ne anlattığını ortaya koyuyor.
Eşyanın Tabiatı’nı benzersiz kılan, 20 dilde yayımlanmış bir popüler bilim klasiğine dönüştüren şey Miodownik’in saplantı derecesindeki tutkusu ve bu tutkuyu kelimelerle bize bulaştırma becerisi. Sadece etrafımızdaki nesnelere değil, dünyaya bakışımızı da değiştiriyor.
Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü
“Bu kitap yüzünden sabahladım.”
Olıver Sacks
“Miodownik betonu bile ışıldatacak kadar iyi yazıyor.”
Fınancıal Tımes
“Ustaca yazılmış, fazlasıyla keyifli.”
Observer
Sherlock Holmes Gibi Düşünmek
Gayet basit, Watson” diye başlayan ve Watson'un “tabii ya, bunu ben niye göremedim" diye hayıflanmasıyla sonlanan her bir Sherlock çözümlemesi bize şunu söyler: Sherlock Holmes insan zihninin erişilebilir sınırları içinde işini görmektedir; karakter kurmaca da olsa, zihni mümkün olanı simgeler. Peki ama bizler (yani genel olarak Watsonlar) Holmes’un olağanüstü zihinsel becerilerinden biraz olsun nasiplenemez miyiz?
Maria Konnikova bunun mümkün olduğunu söylüyor. Örtülü önyargılarımız güçlü ama kırılmaz değil; alışkanlık siperlerimiz sağlam ama yıkılmaz değil. Modern psikoloji ve nörobilim ile ünlü Sherlock vakalarını harmanlayan Mastermind, önce Sherlock'un bu davalarda neyi diğer herkesten farklı yaptığını gösteriyor, sonra bizim de aynı yaklaşımı kullanabilmemiz için zihinsel bir yol haritası sunuyor. Biraz farkındalık ve biraz egzersiz ile Holmes’un alametifarikası olan gözlem, hafıza, yaratıcılık ve tümdengelim gibi meziyetleri nasıl içselleştirebileceğimizi ve bunun sonucunda nasıl algımızı keskinleştirip, yaratıcı yönümüzü parlatabileceğimizi gösteriyor.
Büyük ilgi gören ve 17 dile çevrilen Mastermind, zihnimizi bir üst seviyeye çıkarmak için eşsiz ve en az Sherlock öyküleri kadar sürükleyici bir rehber.
"Holmes'un bakış açısı ile modern nörobilimin leziz bir birleşimi"
- New York Times
"İlk sayfasından son sayfasına kadar büyüleyici"
- Brain Picking
"Kendiniz hakkında ustalaşmanız için heyecan verici bir yolculuk. Rehberiniz Sherlock Holmes."
- Steven Pinker
İnsan Vücuduna Seyahat
“Muhteşem... Bunun gibi bir kitap okumadım.”
- John Berger
“...sinir kasa, kas kirişe, kiriş ise sağduyuya uyar. Ve sağduyu, ruhun makamıdır.”
- Leonardo da Vinci
Vücudumuzu yakından tanıdığımızı zannederiz ama insan bedeni aslında çoğumuz için keşfedilmemiş topraklardır. Kaçımız kalbin insan refahıyla nasıl bir bağlantısı olduğunu biliyor? Ya da epilepsi nöbetlerinin beyni nasıl etkilediğini? Veya ayağın insanlık açısından neden belirleyici rol üstlendiğini? Ödüllü yazar Gavin Francis İnsan Vücuduna Seyahat’te okurları bedenin saklı kalmış patikalarında gizemli bir yolculuğa çıkarırken organlarımızın mucizevi işleyişini anlamamızda bize rehberlik ediyor.
Cerrah, acil tıp uzmanı ve aile hekimi olarak edindiği tecrübelerden yola çıkan Francis hastalarının öykülerini, tıp tarihi, felsefe ve edebiyatla harmanlayarak insan vücudunu hastalıkta ve sağlıkta, yaşarken ve ölürken anlatıyor. İnsan Vücuduna Seyahat özünde insan olmanın anlamına dair derin düşünceler barındıran, vücudunuza bakış açınızı değiştirecek şiirsel ve dokunaklı bir kitap.
Bilimin Büyüsü
Bilim dışında bilgi kaynağı olduğunu iddia edenler yanılmaktadır, ki bunun tarihte sayısız örneği mevcuttur. Ne mitolojiler ve dinler ne büyü ne de falcılık bilgi kaynağıdır. Tarih boyunca bilim adı altında “yalancı bilimler” (psödobilim) diyebileceğimiz; kehanet, astroloji, sihirbazlık, “gizli” (okült) bilimler gibi konular insanlara bilim diye sunulmuştur. Ama bunların hiçbiri bilim değildir; arkalarında ya safdil inanış ya da düpedüz sahtekârlık vardır.
İnsan, düşünmeye başladığı andan itibaren merak ederek öğrenmek, çevresinde olan biteni anlamak istemiştir. Bu biyolojik evrimin insana verdiği bir dürtüdür. İnsan, fiziksel olarak zayıf bir varlıktır. Ne kendini koruyabilecek doğal silahları (boynuz, tırnak, zehir vb.) ne de hız, uçmak gibi düşmanlarından kaçışını kolaylaştıracak becerileri vardır. Tek silahı aklıdır.
“Sorgulamanın cezalandırıldığı bir toplumda gelişme nasıl oldu?” diye düşünebilirsiniz. Bunun cevabı basittir: Her toplumda asi kafalar, her türlü ceza ve zorlamaya karşı duyduğunu, gördüğünü sorgulayan zeki bireyler türer. İşte yenilik ve gelişme bu nadir kişilerin sorgulamaları ve yeni düşünceler üretmeleri sayesinde olmuştur.
Gökbilimsel
Elementsel
Periyodik Tablo ile Evrendeki Neredeyse Her Şeyi Nasıl Açıklarsınız?
Cep telefonlarımızı titreştiren element hangisidir? Peki ya fotoğraf çekmemizi sağlayan element?Hidrojeni hayal edilebilecek en temiz yakıt yapan nedir? Periyodik tablo bugünkü haline nasıl geldi?Bir gün gezegenimizi terk etmek zorunda kalsak bizi hangi element kurtarır?
Elementler insanın dünyayla ilgili anlam arayışında her zaman önemli bir yer tuttu. Büyük Patlama’dan bugüne; yediğimiz yemekten soluduğumuz havaya, çakmağımızdan çıkan kıvılcımdan musluğumuzdan akan suya, X-Men’den Demir Adam’a kadar her şeyin özünde elementler var.
Tim James, Daily Mail tarafından Yılın En İyi Kitapları arasında gösterilen Elementsel’de, periyodik tabloyu mizahi anlatımıyla ders kitabı sıkıcılığından kurtarıyor ve evrenle ilgili neredeyse bütün sorularımızı cevaplıyor. Bizi hem bildiğimiz elementlerin farkında olmadığımız özellikleri ve kullanımlarıyla hem de periyodik tablonun en köşede kalmış elementleriyle tanıştırıyor.
“Bir kimya öğretmeni olan Tim James okurun dikkatini nasıl çekeceğini iyi biliyor… Elementsel hem eğlendiriyor hem öğretiyor. Eğlenceli çizimleri, çılgın mizahı ve verdiği çeşit çeşit bilgiyle Elementsel bizi Mendeleyev’in hayalini kurduğu her şeyin ötesinde bir âleme götürüyor.” - The Wall Street Journal
“Öğrenciler ve bilimsel metinlere yeni başlayanlar için ideal. Yıldızların bileşiminden insanlar için en yararlı elementlere, James her okura uygun, kısa, etkileyici ve neşeli bölümler sunuyor.” - Publishers Weekly
“Bilimin sıkıcı ve yavan olması gerektiğini kim söyledi? Tim James olmadığı kesin. İster kuvvetli asitleri ya da bir anda yanmaya başlayan insanları, ister bütün elementlerin karışımının nasıl bir sonuç doğuracağını anlatsın, bu kitap periyodik tabloya hayat veriyor.” - The New York Post
İzafiyet Teorisi
1921’de Nobel Fizik Ödülü’nü alan Einstein’ın adıyla özdeşleşen İzafiyet Teorisi geçerliliğini kanıtlamış en temel fizik kuramlarından biridir. Einstein’ın sözleriyle, “bir lise mezununun anlayabileceği düzeyde” kaleme alınan kitap, kuramsal fiziğin matematiksel yönünü pek tanımayan okuyucuların İzafiyet Teorisi’ni tam olarak anlayabilmelerini sağlamak amacıyla yazılmıştır.
Ölünceye dek nükleer silah üreticileriyle mücadele eden ünlü fizikçinin düşüncelerini –hiç kuşkusuz– sıkılmadan, kurmaca metinlerden aldığınız hazza eşdeğer bir hazla okuyacaksınız.
“Fizikle pek uğraşmamış olan okuyucuların ayrıntılara boğulup ağaçlardan ormanı göremez hale gelmesini istemedim. Umarım kitap okuyucuya düşünce dolu birkaç nefis saat geçirtebilir!
- A. Einstein
Felsefe Artık Çok Kolay: Herkes İçin Aristo
Aristoteles, kendinden sonraki herkese mantığı öğreten, bugün dahi kullandığımız felsefi kavramları üreten ve en az bunlar kadar önemli olarak, kendinden önceki bilgi ve düşünce birikimini kitaplarıyla bizlere taşıyan büyük bir düşünür. Ancak onunla aramızdaki zaman farkının yirmi beş yüzyıl olduğunu göz önüne alacak olursak, söylediklerinin anlaşılmasının ne derece zorluklar taşıdığını da kestirebiliriz. Aristoteles, her ne kadar evrensel anlamda yaptığı tartışmalarla doğudan batıya pek çok düşünürü derinden etkilemiş ve onlar aracılığıyla defalarca kendisinden bahsettirmiş de olsa, gerek tartışmalarının derinliği gerekse kullandığı terminoloji bakımından modern okurun yabancı kaldığı bir düşünürdür.
Mortimer J. Adler’in Herkes İçin Aristoteles kitabı, bu büyük düşünürün bu kadar eski zamanda yaşamış olmasına rağmen neden bugün bile canlı bir düşünceye sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Adler, ağır felsefi terminolojiden kaçınarak bunun yerine, eğitimli ancak felsefe arka planı olmayan tüm okurların anlayacağı şekilde Aristoteles felsefesini açıklıyor. Felsefeye doğrudan ilgisi olmayan okurun dahi ilgisini çekecek anlatımıyla yazar, Aristoteles’i ve bununla birlikte sonraki filozofları anlamak için bir anahtar sunuyor.
Bu kitap, derinliği kaybetmeden Aristoteles felsefesini ve onun günümüzdeki önemini anlatırken herkes için bir felsefeye giriş kitabı olma; aynı zamanda felsefeyi nasıl kullanacağımızı da anlatan bir başucu kaynak özelliğini taşıyor.
Düşünen, düşünmeyi seven, kendine vakit ayıran ve kendine ayırdığı vakti değerlendirmek isteyen herkes için...
Dr. Yasin Ramazan
Boğaziçi Üniversitesi
Einsteindan Ötesi
Michio Kaku İçin Övgüler: "Bu adam, bilimi ilgi çekici hale getirmeyi biliyor" - Philadelphia Inquirer "Kaku’nun süper sicim kuramı ilkelerine yaptığı keşif gezisi duru, hareketli ve doyurucu... Stephen Hawking kadar kışkırtıcı." -Kirkus Reviews- "Açık ve gülümseyen tarzıyla [Kaku] en göksel fikirleri dahi dünyaya indirmeyi başarıyor." -The Wall Street Journal- "Bilimsel görüşleri bu dünyanın ötesinde." -Los Angeles Times-